- 25/07/2010 | Hey Jo:Gladiatus gibisi ne geldi ne de gelir gerek...
- 25/07/2010 | necibe:bu filmi seyretmek istiyorum
- 20/07/2010 | okuyucu:Maalesef değil.Tobey Maguire uzun süre önce...
- 20/07/2010 | rent a car:TeÅŸekkürler…
- 20/07/2010 | populer:http://www.poppuler. com/bloglar adresinde blog...
!f İstanbul 2010, ikinci günü “abla” iki film görür: YüreÄŸimdeki Diken, Mary ve Max
Fransa 2009 yapımı YüreÄŸimdeki Diken: Yönetmen Michel Gondry, oyuncular Suzette Gondry, Jean-Yves Gondry… Önceki festivallerden birinde, Lütfen BaÅŸa Sarın filmini çok gülerek, severek izleyen “abla” ile küçük kız kardeÅŸinin, adı yanına bir iÅŸaret koydukları izlenesi yönetmen Michel Gondry, bu kez Suzette Hala’sının odağında olduÄŸu bir çeÅŸit belgesel çekmiÅŸ. Güzergâhı, kuzeni Jean-Yves Gondry’nin, detaylı, geniÅŸ, özenli tren maketinin tabelalarıyla belirlenen geçmiÅŸ yıllara yolculuk, mutlu ama geçim sıkıntısındaki Suzette Hala’nın öğretmenliÄŸinin ilk yıllarını anlatır. 1960′ların başında, öğretmen-derslik sıkıntısıyla, sınıf farkı olmaksızın öğrencilerin -bizdeki gibi- bir arada okuduÄŸu bir daÄŸ köyünde, çukurdaki okulun üzerine yukarıdan geçen kamyonlardan birinin düşeceÄŸi kaygısıyla iÅŸe baÅŸlayan Suzette, tulumba bozuk olduÄŸundan suyunu dereden taşımak zorundadır. “En büyük tatminini…” soran yeÄŸenine, ilkokul birinci sınıfın sonunda okumayı öğrenen çocuklar olduÄŸunu anlatır.
Öğretmenden çok eÄŸitimci Suzette, “abla”ya, Cumhuriyetin ilk yıllarında tayin olduÄŸu köye at üzerinde giderken yolu kesilen, köyün yeni öğretmeni olduÄŸu anlaşılınca büyük itibar gördüğünü anlatan, 94 yaşında yitirdikleri kendi halası ile, kızları liseye giderken okuyup aldığı İ.Ü. Pedagoji diplomasıyla iÅŸe koyulup 80′lerden bu yana yürüttüğü anaokulundan mezun ilk öğrencileri ÅŸimdilerde hayata atılmış, idealist öğretmen, sevecen eÄŸitimci teyzesini hatırlatır.
Ebeveynleri de işin içine çeken Suzette, havuzu olan köyde çocukların yüzme öğrenmesini sağlar; havuza gidiş dönüş sırasında dersten çalınan zamanı yolboyu çarpım tablosu ezberleyerek değerlendirir. Başta müfredata ayak uydurmakta zorlansa da, sonradan kendine has kişiliğiyle ürettiği yöntemler Bakanlığın önerileri arasına alınır.
Trenle beraber yol alan Suzette, oÄŸlu, yeÄŸeni…, kimi yıkılmış, bazısı ev olmuÅŸ eski okulları bulur, eski öğrenci ve velilerle buluÅŸurlar. Güzel, verimli bir yaÅŸamın ucunda -ne yazık- Suzette Hala eÅŸcinsel oÄŸluyla saÄŸlam bir diyalog kuramamanın acısını taşır; “Jean-Yves” der, “benim yüreÄŸimdeki diken…”
Filmlerin sürelerini hesaba katarak yaptığı ayarlamaları boÅŸa çıkaran, tam saatinde de baÅŸlamayan uzun reklam filmleri dolayısıyla, YüreÄŸimdeki Diken bitmeden, koltuÄŸunda diken varmış gibi yerinden fırlayıp Salon 4′e, bir sonraki film için koÅŸturan “abla”, !f organizasyonuna, hafta içi ilk üç seansı emekli tarifesi 5 TL’de tuttukları için duyduÄŸu minnettle, daha bir hoÅŸgörülüdür.
Avustralya 2009 yapımı Mary ve Max: Yönetmen Adam Elliot, seslendirenler, Toni Colette, Philip Seymour Hoffman, Eric Bana…
Gerçek bir öyküye dayanan, Avustralya Melbourne’da, sık sık tadılması gerekli yetiÅŸkin içeceÄŸi ÅŸeri, bir yerlerden bir ÅŸeyleri “ödünç alma” bağımlısı annesi ve Earl Grey çay poÅŸetlerini zımbalama iÅŸinden artakalan zamanında otoyol kıyısında bulduÄŸu kuÅŸları dolduran babasıyla yaÅŸayan 8 yaşındaki Mary ile Newyork’lu mektup arkadaşı 44 yaşındaki asperger hastası Max arasında çeyrek yüzyıl süren mektup arkadaÅŸlığını anlatan muhteÅŸem bir canlandırma filmi.
Aynı çizgi filmi izleyip, yıllar boyu birbirlerine çikolatalar yollayarak sürdürdükleri dostluk, Max’in akıl hastanesine yatması ile arada kesintiye uÄŸrar, Mary’nin akıl hastalıkları ile ilgili araÅŸtırması -Max’ın küslüğü üzerine hamur olacak- kitap olur, Max lotodan büyük ikramiyeyi kazanır, Mary kendisine daktilosunun M harfini sökerek yollayan mektup arkadaşının kırgınlığını aÅŸamaz, alkolik olur, eÅŸini yitirir… Neden sonra bebeÄŸi ile Newyork’a varan Mary’e, Max’in, duvarlar boyu ütülenip, ÅŸeffaf dosyalara konmuÅŸ mektupları, kırmızı ponponu, gözyaÅŸları ÅŸiÅŸesi… dışında söyleyebileceÄŸi bir ÅŸey yoktur. OlaÄŸanüstü duyarlılıkla zengin insan hikâyesi, üstelik canlandırma! “Abla” daha ne isteyebilir?
- Kategori:
- !f İstanbul
|- Film Festivali
- Film Ekibi:
Adam Elliot, Eric Bana, Jean-Yves Gondry, Michel Gondry, Philip Seymour Hoffman, Suzette Gondry, Toni Colette


