1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (Henüz oy verilmemiş)
Loading ... Loading ...

“Abla” Yamazakura, Yarının Anıları ve Günışığı Temizleme Åžirketi’ni görür; arada 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti açılış törenini izlemeyi ihmal etmez.

Evinden 12:15′te çıkıp, Bomonti’den Osmanbey’e varan, Rumeli Caddesi’nden Harbiye’ye by-pass yapan “abla”, yer numarası dağıtım saatinde G-Mall’da olursa da, beklenmedik ilgiden kafası karışıp bizlere benzemiÅŸ dakik Japon organizyonu çoktan numaraları dağıtmış! İki öğrencinin uyarmasıyla masaya yanaşıp, kalabalık arasından uzanarak parmak kaldıran “abla”, 160 numarayı, ardından, -çinko!- diye seslenerek gülüşmelere yol açan yirmilik gruplardan biriyle biletini almayı baÅŸarır.

Japon Sineması’ndan Yeni Yapıtlar 2010 baÅŸlıklı toplu gösterimden 2007 yapımı Yamazakura (Yaban Kirazı Çiçekleri): Yönetmen Tetsuo Åžinohara, oyuncular Lena Tanaka, Noriyuki HigaÅŸiyama… Beylikler döneminde, ikinci evliliÄŸini görücü usûlü -dul oluÅŸunu başına kakan, Bey’e yaltaklanarak zenginleÅŸmiÅŸ ailenin oÄŸluyla- yapan Noe, düğüne yakın bir tarihte kaybettiÄŸi sevdiÄŸinin anısını taşıyarak yalnız yaÅŸayıp ölmüş halasının mezarını ziyaret ettiÄŸi bir gün, çiçek açmış Yamazakura aÄŸacından bir dal koparmasına yardım eden kılıç ustasının, -reddettiÄŸi- kendisine âşık taliplerinden biri olduÄŸunu anlar. Bu arada, rüşvetle …cariyelerle dolu ikinci evini yaptırdığı… söylenen Umisaka Beyi’nin vergileri altında açlıktan ölmeye baÅŸlayan köylülerle küçük bir tanışıklık, kılıç ustasını radikal bir kararla suikasta yönlendirir. DiÄŸer yandan, aÅŸağılanmalara dayanamayıp kocasının, aile armalarını taşıyan kaftanını yere atan Noe, kayınvalidesince kovulur, evinde sevgiyle karşılanır. Çok az konuÅŸarak sessizlikle anlaÅŸan, yoksulu da zengini kadar zarif insanların öyküsü, tertemiz doÄŸa içinde, eriyen karların şırıldadığı küçük dereler, düzgün pirinç tarlaları, kiraz aÄŸaçları, ocak çevresinde sade yemek törenleri… ile anlatılır. Babasının dia çekmeye baÅŸladığı ’60′lı yılların başından itibaren, Japonlarla yazışarak kurduÄŸu dostluk, Fujiyama resimli güzel baskılı takvimler, dialar, dergiler aracılığıyla ilgisini çeken, hayranlık duyduÄŸu bu kendine özgü halkı ilgiyle izleyen “abla” filmden, kuyrukta tanıştığı, sinemaya, yeni izlediÄŸi François Girard filmi İpek‘in etkisiyle gelen hanım kadar memnun, doygun çıkar.

Çıkar çıkmaz bir sonraki filmi izlemek üzere yeniden kuyruÄŸa giren “abla”, yer numarası faslını aÅŸan Japon hanımlardan biletini alır, kendisini sabırla bekleyen sevgili arkadaşının yemek davetini kabul eder, beraberce -kendisi cep telefonu kullanmadığından- küçük kız kardeÅŸine akÅŸamki açılış törenleri için buluÅŸma yeri mesajı yollarlar.

2005 yapımı Yarının Anıları: Yönetmen Yukihiko Tsutsumi, oyuncular Ken Vatanabe, Kanako Higuçi… Günümüz Japonya’sının çelik cam büyük binalarından birinde çalışan reklam ÅŸirketi yöneticisi Saeki’ye konan erken Alzheimer tanısı, ailesi, çevresi ile yaÅŸadıklarının doÄŸrulukla, duygusallık kışkırtılmadan anlatılan öyküsü… Gençliklerinde, seramik kursunda tanıştığı sevgili eÅŸi Emiko’nun özveriyle, kendisini artık tanımadığı trajik ana dek desteklediÄŸi Saeki, aktif yaÅŸamın dışında kalma zorunluluÄŸunu reddetse de, hastalığın ileri bir döneminde kendisi için bakımevi görmeye gidecek kadar bilinçli davranır. Karnı burnunda kızının evlilik töreninde yaptığı -yazısını kaybettiÄŸinden- doÄŸaçlama konuÅŸma, torununun doÄŸumu ve ilk yılları için şükran duyan Saeki, yavaşça kayıp bir dünyaya kayarak kaybolur.

Broşürde titizlikle 18:02′de biteceÄŸi belirtilen film, tam 18:02′de biter; sıkıca sarınan “abla” Taksim’deki 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti açılış törenleri için kardeÅŸiyle buluÅŸmak üzere stadın yanından yokuÅŸa sarar, Taksim’e çıkar, 18:45′te buluÅŸma adresi Tünel’in giriÅŸine varır. Anıtın önünden geçerken -adam başı bir polis görünen- polislerin birinden aldığı bilgiye dayanarak ateÅŸ gösterisinin Gezi Parkı’nda yapılacağı bilgisi üzerine yeniden Taksim’e dönen kardeÅŸler, meydana bakan simit sarayı terasında sert rüzgârla savrulan yaÄŸmurdan, sıcak çay desteÄŸiyle hayatta kalmaya çalışarak bir saate yakın bekledikten sonra Haliç’teki gösteriyi mi izlesek? düşüncesiyle meydana inerler. Tam o sırada baÅŸlayan muhteÅŸem ateÅŸ, dans, havai fiÅŸek, akrobasi gösterisi “abla” ile küçük kız kardeÅŸi fazlasıyla memnun eder. Programda verilen saatlere hiç uymuyor görünen -toplam yedi merkezde yapılan- gösterilerden bir diÄŸerini, Haliç‘teki Kongre Sarayı karşısında yapılacak olanı izlemek niyetiyle, eski Galata Köprüsü üzerinde, yaÄŸmur altında sabırla bekleyen kalabalığa karışan “abla” ile kardeÅŸi, yön sordukları, “baÅŸlamadı, baÅŸlayacaÄŸa da benzemiyor” diyen polise inat, belirtilen baÅŸlangıç saatinden bir saat 15 dakika sonra, Macaristan’ın Pecs, Almanya’nın Essen kentleriyle birlikte İstanbul‘un, resmen Kültür BaÅŸkenti ilan ediliÅŸine -Taksim’deki kadar uzun ve görkemli deÄŸilse de- çok güzel havai fiÅŸek gösterisiyle, tanık olurlar.

Epey uÄŸraÅŸtıktan sonra taksi bulup, ÅŸemsiyeye karşın sırılsıklam eve varan “abla”yı bir sürpriz beklemekte; paralı kanalda kardeÅŸinin festivalde izleyip beÄŸendiÄŸi, 2008 ABD yapımı Günışığı Temizleme Åžirketi: Yönetmen Christine Jeffs, oyuncular Amy Adams, Emily Blunt, Alan Arkin, Jason Spevack… Temizlikçi olarak çalışan Rose, zekî oÄŸluna daha iyi ÅŸartlar yaratmak için, kızkardeÅŸiyle, bilmedikleri, yaparken öğrendikleri, baÅŸlangıçta zor gelen suç mahâli temizleme iÅŸine girerler. İntihar ederek, iki küçük kıza çözülmesi çok zor bir sorun yükleyerek ölen annelerinin, …cevizli pay önerdiÄŸi… küçük repliÄŸinin bulunduÄŸu kısa bir oyun sergilediÄŸi filmi, TV’da yakalayan abla, kardeÅŸini arar; cenazeden, vuran ayakkabısından baÅŸka bir ÅŸey hatırlamayan genç kızın gözyaÅŸlarıyla izlediÄŸi sahne bir anlamda barışma anıdır. DoÄŸru düzgün anlatılmış, iyiniyetle yücelen çok güzel bir film!


Yorum yapın