">

">

Veda

- 17/03/2010
8,20(5 oy)

Zülfü Livaneli’nin şu günlerde çok konuşulan filmi “Veda” yapılan yorumların aksine ne çok kötü, ne de abartıldığı kadar iyi. Oldukça iyi bir Atatürk portresi çizen film, hikaye anlatımında pek çok yerde aksıyor.

“Veda”da Atatürk’ü Sinan Tuzcu canlandırıyor. Daha doğrusu Atatürk’ü canladıran oyuncular içinde öne çıkanı. Dolunay Soysert, Burhan Güven, Serhat Mustafa Kılıç, Fikret Kağan Olcay, Özge Özpirinççi, Ezgi Mola ve Sunay Akın da filmin diğer oyuncuları. Filmin yönetmeni Zülfü Livaneli filmin senaryosuna da imza atmış.

Hatırlarsanız bir iki yıla kadar Atatürk’le ilgili projeler ortalıkta dolaşıyor, fakat somut hiçbir adım atılmıyordu. Ne zaman ki Can Dündar “Mustafa” filmine imza attı, Atatürk filmlerinin de önünü açmış oldu. Zira “Mustafa”da Atatürk’e yapılan nitelemeler İslam karşıtı olduğu, diktatör olduğu, melankolik bir kişiliğe sahip olduğu vs. şeklindeydi. Bu nitelemeler de tartışmaları beraberinde getirdi. 19 Mart’ta vizyona girecek olan “Dersimiz Atatürk” filminden önce Zülfü Livaneli’nin “Veda”sını görme imkanı bulduk.

Atatürk hiç şüphesiz 20. yüzyılın en büyük lideri. Fakat “Mustafa” ile kendilerine bir cephe edinen bazı Atatürk sevdalıları! o filmden beri ne zaman Atatürk’ü öven bir filmle karşılaşsalar “Aslında Atatürk böyle değil. Sizden bizden bir farkı yok, hatta sıradan biri olduğu bile söylenebilir…” tarzında yazılar kaleme alıyorlar. Onlara göre Atatürk’ü ne kadar ezik gösterirsek o kadar iyi! Bu sayede ona ve Türk milletine iyilik yapmış oluyoruz. Bu düşüncenin sakatlığını bir kenara bırakırsak, bu filmde Atatürk’ün erişilmez biri olarak gösterildiği görüşüne katılmak imkansız. Çünkü Atatürk filmde iyi bir komutan olarak gösteriliyor ama özel hayatındaki başarısızlıklar da bir bir masaya yatırılıyor. Annesinin tekrar evlenmesi sebebiyle ona duyduğu kırgınlık, Fikriye Hanım’ı bir şekilde yarı yolda bırakıyor oluşu, Latife Hanım’ı “idare etme”sindeki başarısızlığı tek tek gösteriliyor. Dolayısıyla bu portreye bakıp da “Livaneli ‘Mustafa’nın tam tersini yapmış” demek yanlış. Zaten dediğim gibi bunları yazanlar da Atatürk’ü olabildiğince kötü görmek isteyen tipler kanımca. Bu anlatım Atatürk hakkında bugüne kadar yapılmış en dengeli anlatım belki de. Ne aşırı yüceltiyor ne de olabildiğince eleştiriyor.

Filmin bir sinema yapıtı olarak işleyişine baktığımızda da karşımıza çarpıklılar çıkıyor. Birçok oyuncunun başarısızlığının yanında savaş sahnelerindeki zevksizlik de ne yazık ki filmin anlatımında izlediği bu doğru yola yakışmıyor. Öyle ki film kimi zaman bir dizi estetiğine bile bürünüyor.

Ayrıca “Veda”da yapılan Atatürk’ün hayatının tamamının anlatılması değil, yalnızca Ata’nın hayatından bir kesit. Atatürk’ün hayatının her döneminden bir parça görebiliyoruz. Filmin Atatürk’ün hayatının tamamını anlatmak istediğin de düşünmüyorum.

Filmin genelinde Atatürk’ün bildiğimiz yönlerine şahit olsak da savaşlar sırasında çektiği böbrek ağrısı, annesinin ikinci defa evlenişi ve Fikriye Hanım’ın, Atatürk’ün üvey babasının akrabası oluşu, Latife Hanım’dan yediği laf ve ona istemeden “Fikriye” diye hitap etmesi de en azından benim bugüne kadar bilmediğim olaylardı.

Zülfü Livaneli “Dünya’nın en büyük liderinin filmini çekerken onda kusur bulmaya çalışmadım.” demişti bir açıklamasında. Filme yapılan eleştirilerde de bilgi eksikliğinden gelen bazı yerleri gösterip, amacın başka olduğunu söylemişti. İyi de söyledi bence. Birçok şeyde olduğu gibi Atatürk’ün hayatını anlatmada yapılan çarpıklıklar, O’nu kötü göstermeye başlama ve yeni nesile yanlış anlatmadaki isteklilik umarım ters teper ve Atatürk’e yakışan, O’nu olduğu gibi iyi bir komutan, iyi bir lider ve iyi bir insan olarak tanıtma çabaları, yani Atatürk’ü olduğu gibi gösterme çalışmaları da sürer.

Veda Yorumları

Yorum Yok


× yedi = 14

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri