1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (2 oy, ortalama: 10,00)
Loading ... Loading ...

Yalnızlığı ve yaÅŸlılığın çaresizliÄŸini anlatan bir Darren Aronofsky filmi “The Wrestler/Åžampiyon”.

Filmin baÅŸrolünde, son yıllarda bazı projelerde yer alsa da, bir patlamayı ancak bu filmle gerçekleÅŸtirebilmiÅŸ olan Mickey Rourke var. Daha çok romantik-komedi severlerin aÅŸina olduÄŸu (Alfie’den ve What Women Want’tan hatırlayabilirsiniz) ve gitgide yaÅŸlanması sebebiyle artık muhtemelen romantik-komedilerdeki esas kızın ablası rolünde karşımıza çıkmaya baÅŸlayacak olan Marisa Tomei de önemli bir rolle izleyici karşısına çıkıyor. Gerçi oyuncunun “Before The Devil Knows You’re Dead – Åžeytan Duymadan Önce” ile farklı bir çizgide yol almaya baÅŸladığı da söylenebilir. Evan Rachel Wood, Ajay Naidu, Judah Friedlander, Mark Margolis, Todd Barry ve Wass Stevens da filmde görebileceÄŸimiz isimlerden.

Filmin hemen başında Randy “The Ram” Robinson’ın (Mickey Rourke) tarihteki baÅŸarılarına kulak kabartıyoruz. Defalarca gazetelerde haber yapılmış, sayısız maçta rakiplerini bozguna uÄŸratmış bir efsane kendisi. Elbette bu parıltılı yıllar mazide kalmış. Kendisi halen bir güreşçi fakat eski şöhretinden eser yok. Küçük bir salonda gösteri maçlarına çıkıyor. Aldığı maaÅŸ hayatını idame ettirebilmesi için yeterli deÄŸil. Kaldığı döküntü yerin bile parasını ödeyemediÄŸinden bazı geceleri arabasında geçiriyor. Yarı zamanlı olarak bir süpermarkette getir götür iÅŸleri yapıyor daha fazla kazanabilmek için. Yaşını belli etmemek istediÄŸinden saçlarını boyuyor ve pek çok ilaç kullanıyor. Hayatında tanışık olduÄŸu ve ona en yakın isim bir striptiz kulübünde varlığını sürdürmeye çabalayan Cassidy (Marisa Tomei). Cassidy, Randy ile ilgilense de sonuçta o bir müşteri ve iÅŸ ahlakı! gereÄŸince onunla haddinden fazla yakınlaÅŸmaması lazım. Bu sebeple Cassidy, Randy’den hoÅŸlansa da iÅŸiyle Randy arasında gidip gelmekte.

Randy için görüldüğü üzere tüm ÅŸartlar kötüyken kendisi bir de kalp krizi geçiriyor. Yakında önemli bir maçı varken doktorundan tekrar güreÅŸemeyeceÄŸini öğreniyor. İşte o zaman anlıyor ki güreÅŸ onun için sadece bir meslek deÄŸil, kendini iyi hissettiÄŸi ve maÄŸlup olmadığı tek saha. Aynı zamanda yalnızlığını maskleyen bir tutku. Randy güreÅŸemeyeceÄŸini öğrenince yalnızlığın kör kuyularına düşmemek için bildiÄŸi tüm kapıları çalıyor. İlk önce elbette Cassidy, daha sonra yıllardır ilgilenmediÄŸi kızı Stephanie (Evan Rachel Wood). Randy öyle bir noktada ki, gündüzleri evine aldığı küçük bir çocukla modası geçmiÅŸ bir oyun oynayarak zaman geçirmek istiyor, baÅŸka alternatifi olmadığından. Evine aldığı çocuk da bu modası geçmiÅŸ oyunda Randy’yi yenmeyi düşünmüyor çünkü Randy’nin gözden kaçırdığı üzere artık Irak savaşıyla ilgili oyunları daha çekici buluyor çocuklar. Randy baÅŸvurduÄŸu çarelerden sonuç alamadıkça ringlere kendini daha da yakın hissediyor, her ÅŸeyi göze alarak…

“The Fountain/Kaynak” ile sineması adına gereksiz bir hamle yapan Darren Aronofsky, hem kendi iyi bir dönüş yapıyor hem de Mickey Rourke bu film sayesinde iade-i itibar kazanıyor. Aronofsky filmin neredeyse tamamında kamerasını Randy’den bir an olsun ayırmıyor. Aronofsky’nin kamerası, Randy nereye giderse, yakın planda onun peÅŸine takılıyor. Bu hareket biraz riskli olsa da seyircinin Randy’yi daha iyi kavramasına olanak tanıyor. Bunun yanında Aronofsky Randy’nin periÅŸanlığını anlatırken duygu sömürüsünden kaçıyor. Sinematografik açıdan filmin tavan yaptığı anlar finalinde olsa da Randy’nin süpermarkette yaÅŸadığı öfke krizi sırasında Aronofsky’nin kamera kullanımı da görülmeye deÄŸer.

2009′un büyük yankı uyandıran filmi “The Wrestler”, sadece aldığı sayısız övgü nedeniyle bile dikkat uyandırıyor. Mickey Rourke’un üstün performansı ve Aronofsky’nin çaresizliÄŸi anlatış biçimi de filmi izlemek için diÄŸer iki iyi neden.


Filmin Fragmanı:

The Wrestler | Åžampiyon
Bu yazı 21 kez okundu

Yorum yapın