The White Ribbon | Beyaz Bant

- 29/10/2010
5,50(6 oy)

Bugüne kadar pek çok sinemaseverin çoktan dahi ilan ettiği ve pek çok izleyicinin baş tacı olan Michael Haneke’nin “Beyaz Bant”ı, vizyona girdiği sıralarda daha çok yönetmenin kendine özgü sinema dilinden uzak olduğu iddiası ile konuşulmuştu.

Filmin siyah-beyaz tonunun getirdiği hava henüz ilk dakikada fazlası ile bilgisayar efekti kokan bir kaza ile bozuluyor ki özellikle -genelde aksiyon veya şiddet içeren- bazı sahneleri kamerasının görmesine izin vermeyen Haneke’nin (bu filmde de çocukların ceza gördüğü! bir sahneyi bire bir yansıtmıyor üstelik) neden böyle bir yolu seçtiği ve bu fazla yapay sahneyi filmine neden koyduğu sorgulanabilir bir durum.

Haneke 2. Dünya Savaşı öncesinde, daha doğrusu Dünya Savaşları öncesinde sakin bir Alman köyündeki insanları gözlemliyor. Genelde “soğuk insanlar” olarak nitelendirilen Almanlar, bu sıfatlarının hakkını veriyor ve örneğin müziğe bile bir eğlence aracı olarak değil yapılması zorunlu bir ödev göreviyle yaklaşıyorlar adeta. Ayrıca evebeynler ile çocukları arasındaki ilişkiler de oldukça katı. Bu köydeki insanların asık suratlarından ve katı disiplininden tüm Alman toplumuna bir çıkarım yapmak biraz fazla olasılık içeren bir eylem olabilir. Dolayısıyla tüm toplumun bu tarz bir hiyerarşi ile yaşadığı sonucunu elde etmek güç. Ayrıca tüm dünyada kırsal kesimde yaşayan insanların kentlerde yaşayanlara oranla daha muhafazakar olduğu genellemesine de –çok sağlıklı olmasa da- pekala varılabilir. Dolayısıyla Haneke’nin, Alman toplumunun vakti zamanında ne kadar sağlıksız nesiller yetiştirdiğini ve bu nesillerin  2. Dünya Savaşındaki facialara yol açtığını içten içe iddia etmesi çok sağlam temellere oturmuyor. Aile içi hiyerarşinin yanı sıra genel olarak sosyal yapının da incelendiği yapımda toplumda yer alan düzenin de çok sıkı olduğu ve çatlak seslere müsaade edilmediği de gösteriliyor. Tek aykırı hareketin (köyün bir nevi patronu olan Baron’un lahanalarının hırpalanması olayı) pek de resmiyetin olmadığı bir aileden çıkması da oldukça manidar. Film sakin bir köyde bir yandan nereden kaynaklandığı belli olmayan ve yaralanma ve ölümlere yol açan kazalar üzerinden ilerleyerek bu tespitleri yapıyor…

Haneke önceki işlerine göre daha az simgesel anlatım yoluna başvuruyor. Filmin oldukça karanlık olduğunu belirtmekte yarar var. “Beyaz Bant” her karesi ve hikaye içinde gelişen her olayı ayrı bir anlam içeren detaycı bir film. Bu sebeple her gelişmeyi irdelemek istesek sayfalar dolusu yazı çıkar. Kısaca filmin ağır tempolu, karanlık ve hem Haneke sinemasından izler taşıyan hem de Haneke sinemasını kendine yakın bulmayanların da hoşlanabileceği bir yapım olduğunu belirtebiliriz. Filmin Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile döndüğünü de hatırlatalım.

Filmin oyuncu kadrosunda Alman sinemasından oldukça tanıdık yüzler göze çarpıyor. Christian Friedel, Ernst Jacobi, Leonie Benesch, Ursina Lardi, Ulrich Tukur, Fion Muteri ve Michael Kranz filmin çekirdek oyuncu kadrosunu oluşturan isimler.

The White Ribbon | Beyaz Bant Yorumları

2 Yorum


sekiz + = 16

  • bendelimiyim 1 Kasım 2010 19:16

    İzlemeyi düşünüyordum çok güzel yorumlamışsınız teşekkürler.
    Sanki izlemekten vazgeçmişim gibi oldu:)
    İzlemek üzereyim yorumu göndere basar basmaz açıp izliyorum:)

  • okuyucu 2 Kasım 2010 12:05

    Sevindim şimdi, demek okur üzerinde etkm oluyor :) İyi seyirler, gerçi izlemişsinizdir bu saate kadar. Yorumunuzu beklerim :)

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri