The Way Back | Özgürlük Yolu

- 25/12/2011
4,00(2 oy)

“The Way Back”le ilgili okuduğum eleştiriler ister istemez beklentimi biraz olsun düşürdü. Öyle ki filmle ilgili olumlu bir yazıya neredeyse rastlamak mümkün değil, özellikle eleştirmenler tarafından yazılan yazılarda durum bu. “The Way Back”in avukatlığını yapmak niyetinde değilim ama hem filme bu kadar yüklenmenin hem de bunun üzerinden filmin yönetmeni Weir hakkında yapılan eleştirilerin haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle filmin eleştiri aldığı noktalardan birisi, tarihi gerçekliği ispatlanmamış bir olayı biyografi sıfatıyla yansıtması olmuş. Filmin başında beliren ibaredeki gibi aslında bu kaçış öyküsünün kesin bir delili yok. Fakat filmin bu kısmına takılıp da detayları kaçırmak zaman ziyan etmekten başka bir şey değil.

Bunun yanında Weir’in tarihi gerçekleri saptırdığı ve komunizme yüklendiği doğru. Öyle ki film komunizmi hiç durmadan eleştiriyor ve ona bir savunma hakkı tanımıyor. Üstelik bu göstermelik siyasi giysi filmin üzerinde olmasaymış da bir şey değişmezmiş. Bu eleştirilere katılmakla birlikte, Weir’in parlak kariyerindeki düşüş olarak bu fikre sarılmak da yanlış. Yıllar önce, artık parçalanmakta olan bir ulusun kurtuluş mücadelesini “karşı taraftan” anlatan Weir’in kendisi değil miydi? “Gallipoli-Gelibolu” ile Weir hem pastel bir drama yaratmış hem de savaş sanatının inceliklerini filminden silip atmıştı. Veya Russell Crowe’lu “Dünyanın Uzak Ucu”nda sömürgeciliği başlıca geçim kaynağı haline gelmiş olan İngilizlerin mücadelesini seyretmemiş miydik? Demem o ki Weir’ın tarihi ele alış biçimi zaten o “parlak kariyeri”nde de pek düzgün sayılmazdı.

Nedense “The Way Back”te görmezden gelinen önemli bir unsur var, o da insanın doğayla mücadelesi. Weir karakterlerin komünist çalışma kampından kaçışları esnasında izleyiciyi de bu zorlu doğa koşullarının arasına atıyor. Dondurucu soğuğu, çöllerde kavurucu sıcağı veya açlığı da seyirciye yaşatmaktan çekinmiyor. Bir sahnede kaçakların kurtları kovup et yemeleri de klişe ama gösterişli bir hamle mesela. Weir her türlü detayı müthiş bir işçilikle yansıtmış perdeye. Öyle ki rejide başka bir isim yazsaymış, filme yapılan eleştirilerin yönü de farklı olurmuş gibime geliyor.

Oyuncu kadrosunda başı çeken isim Jim Sturgess. Kendisine bir türlü ısınamadığım oyuncu Saorise Ronan ise filme kadın karakter sokmak adına hikayeye dahil olmuş, fazla zoraki bir karakter. Muhtemelen kariyerinin en ilginç ve en başarılı rollerinden birinde Colin Farrell’ı izlemek mümkün fakat kendisi hikayeye erken veda ediyor. Ed Harris ve  Mark Strong gibi isimleri de görüyoruz.

Son olarak ekleyelim, tarihi herkes kendine göre yorumladığından, gerçekten Sovyetler’de böyle bir dönüşüm yaşanmış mı bilemeyiz. Fakat komünizmin ekonomik etkilerini ve bunlar olmadığında kapitalizmin neler yaptığını izlemek isterseniz “Goodbye Lenin”i mutlaka görün derim!

The Way Back | Özgürlük Yolu Yorumları

Yorum Yok


üç + = 5

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri