The Ward | Koğuş

- 22/07/2011
5,25(4 oy)

Artık günümüzde sürpriz sonlar bir sürpriz olmaktan çıktı bildiğiniz gibi. Mesela “Mahşerin Dört Atlısı” gibi, tüm süresini yiyip bitiren fakat sonunda sürprize başvuran yapımlar pek rağbet görmemekte. Fakat özellikle “The Game” ve “Dövüş Kulübü”nün zamanında körüklediği bu olgu ne yazık ki Hollywood tarafından sonuna kadar kullanılıyor.

Esasen “The Ward”un yönetmeni Carpenter, Hollywood sularından çıkmasa da kendine has işler çıkarmayı başarmış bir isim. İsminin ustalar arasında anılması da bundan. Usta yönetmenin yıllar sonra sinemaya döneceği korku-gerilimi “The Ward” hayranları arasında bir heyecan yaratmıştı fakat pek yaygın bir dağıtım ağına sahip olamadığından özellikle ülkemizde, çok yüksek seyirci rakamlarına ulaşamamıştı.

Aslında akıl hastanesi konseptine çeşitli Hollywood yapımlarından aşinayız. “The Ward” da klostrofobik bir hava taşıyan bir akıl hastanesini kendine yer ediniyor. Hastanede kendini bulan Kristen, neden orda olduğunu anlamaya çalışıyor. Bir yandan da aynı bölgede kaldıkları 4-5 kızla beraber henüz ilk günden yaşamaya başladığı tuhaflıkların üzerine gidiyor. Hastanede kötücül bir varlığın farkına varan Kristen, diğer sakinler ortadan birer birer kaybolmaya başlayınca, hastaneden kaçmayı kafasına koyuyor…

Açıkçası sürprizi bozmamak için bahsedeceğim filmin ismini zikredemiyorum fakat “The Ward” özellikle sonu itibariyle yakın zamanda vizyona giren ve yönetmen koltuğunda yine saygın bir ismin oturduğu bir yapıma fazlasıyla benziyor -filmin ismini söylersem, eğer izlediyseniz doğrudan “The Ward”un finalini de çıkartabilirsiniz- özellikle sonu itibariyle. Dediğim gibi artık günümüz seyircisinin kolay kolay aklını çelmek mümkün olmuyor. Bu sebeple filmin finaline gelindiğinde yerleştirdiğiniz sürpriz son bir çuval inciri berbat edebiliyor. Usta yönetmen Carpenter da bu tuzağa düşüyor ne yazık ki. “Herkese karşı tek başına” durumunu kullanıyor fakat bir tuhaflık olduğunu görmemek elde değil. Hikayenin arasına az da olsa şüphe tohumları serpilmiş ve hikaye çok kollu ilerliyor. Bu sebeple finali tam olarak çözmek söz konusu olmasa da sonunda duyduğunuz sürpriz sizi pek tatmin etmeyebilir. Usta yönetmenin aldığı bir nevi risk, filmin en büyük dezavantajı oluyor.

Film geçmiş yıllarda geçtiği için ve mekan kullanımı da kısıtlı olduğundan o retro hissi ilk başlarda iyi aktarılamıyor. Fakat filmin pek çok sahnesinde gerilmeniz mümkün. Yine de karşımızdakinin Carpenter’ın en iyi işlerinden biri olmadığını belirtelim zira sonunda hayal kırıklığına da uğrayabilirsiniz.

Filmin yönetmeni John Carpenter. Senaryoda Michael Rasmussen, Shawn Rasmussen, Jim Agnew ve Sean Keller’in imzaları var. Başrolde bir aktris için gerekli her türlü özelliğe, yani gençlik ve güzelliğe sahip olan Amber Heard var. Danielle Panabaker, Lyndsy Fonseca, Mamie Gummer, Jared Haris ve Sean Cook diğer isimler.

The Ward | Koğuş Yorumları

Yorum Yok


× beş = 10

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri