The Smurfs | Şirinler

- 12/10/2011
6,60(5 oy)

Sosyalizmi simge ettikleri yıllardır söylenen “Şirinler”in kapitalizmin oyuncağı olması gerçeğini bir kenara bırakalım şimdilik. “Şirinler”de daha vahim olan durum, Hollywood’un başka ülkelerde belirli bir özgünlük yakalamış her eseri “Amerikanlaştırması” daha büyük bir sorun gibi duruyor. Fazla uzağa gitmeye gerek yok gerçi, yakın zamanda kendi ülkelerinde vizyona girip tüm dünyada konuşulan “Anthony Zimmer”ın “The Tourist” adıyla çevrilmesi veya “Ejderha Dövmeli Kız” ile başlayan serinin, ülkesi İsveç’teki filmleri biter bitmez Hollywood’un “yeniden” çevrime kalkışması, ki projenin başında David Fincher’ın bulunması da kendisi için ayrı bir talihsizlik, gayet normal şeyler midir? Hadi “Kurt Adam” gibi teknolojiyle yeni bir boyuta kavuşma ihtimali olan eserler tamam, fakat 2000’lerde yapılmış filmlerin 4-5 sene sonra yeniden çevrimlerinin ortaya çıkmasını hangi mantıkla izah edebiliriz? Hollywood ya gerçekten çok büyük bir yaratıcılık sıkıntısı yaşıyor ya da tembeller!

 Bunun sonucunda da ortaya bu tarz bir “Şirinler” çıkmış. Belçika kökenli “Şirinler”, tamamı İngilizce konuşan varlıklar ve kendilerini bin bir türlü aksilik sonucu New York’ta buluyorlar.

Fakat “Şirinler”in diyalogları bile çok Amerikanvari olmuş. Zaten filmin asıl sorunu da burada; özünde çok özgün bir eser, fakat mevcut halinde o özgünlüğünden eser yok!

 Gelelim diğer kısmına, tabii ki bir filmin, hele ki büyük bir stüdyo imzalı bir filmin kar etmek istemesi oldukça mantıklı. Bu yüzden hikayedeki bazı esnemelere anlam verebiliriz. Fakat “Şirinler”de olay tamamen tersine dönmüş durumda. Kendi köylerinde kendi hallerinde yaşayan “Şirinler” New York’u görünce birden değişiyorlar. Mesela Şirine bile elbise delisi biri olup çıkıyor. Alışveriş mağazasına dalmaları da sadece tüketim çılgınlığına hizmet ediyor. Bir şekilde temas kurdukları Patrick’in reklamcı olması ayrı bir hezeyan. Belki Gargamel’in meşhur iksiri için Gargamel ve Patrick’in patronu işbirliği yapsa birşeyler yolunda gözükebilirmiş ama böyle bir şeyi neden yapsınlar ki değil mi? Böyle olunca da en fazla, DVD piyasası için çekilen devam filmleriyle anılan türdeşleri “Garfield” kadar başarılı olabiliyorlar. Daha fazlası değil!

 Arada Marilyn Monroe’lu güzel bir gönderme görmek bunca tatsızlığın yanında şaşırtıcı oluyor. Orijinal hikayede gözükmeyen bir iki karakter daha filme eklenmiş. Gargamel’in kedisi Azman’ın rengi tutturulamamış! Peyo’ya da bir selam gönderilmiş ama bu selam da hikayeyi tırpanlamış. “Şirinler”in New York’taki gökdelenlere özenmesi kötü bir şaka olsa gerek… Fazla uzatmayalım, ortaya çıkan “Şirinler”, yıllarca ülkemizde yayınlanan çizgi dizideki şirinlerin kötü birer kopyası gibi. Fakat film gişede oldukça başarılı bir grafik çizmişti. Ülkemizde dahi 1 milyon seyirci rakamını aşmış durumda. Devam filminin gelmesi kimse için sürpriz olmaz.

 Nasıl ki Engin Günaydın “Avrupa Yakası” dizisiyle insanların hafızasında Burhan Altıntop olarak kalmış ve “Takva”da bile boy gösterdiğinde herkeste bir gülümseme yaratmıştı, aynı şey Neil Patrick Harris için de geçerli. Aslında eşcinsel olsa da “How I Met Your Mother” dizisinde “tek gecelik ilişki uzmanı” Barney karakterine hayat veren Harris, bu filmde de ne yaparsa yapsın o kimliği üzerinden atamıyor. Ama diziyi izlemeyenler için bir sorun yok. Patrick’in eşi rolündeki Grace karakterine Jayma Mays hayat veriyor. Gargamel rolünde ise ismini “The Simpsons”dan hatırlayabileceğimiz Hank Azaria’yı görüyoruz. Sofia Vergara ve Tim Gunn da diğer öne çıkan isimler. Seslendirme kadrosunda ünlü şarkıcı Katy Perry’yi de görmek mümkün. Filmin yönetmeni ise Raja Gosnell.

The Smurfs | Şirinler Yorumları

Yorum Yok


× bir = 6

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri