- 16/03/2010 | merve:işte sana yamahenin gönterdiği site süper ya tşk...
- 11/03/2010 | senbilirsinabla:“Abla” da filmi ucundan...
- 11/03/2010 | senbilirsinabla:Filmi “abla” da görür, çok...
- 03/03/2010 | Talha Dereci:Robert De Niro ile Al Pacino’nun...
- 03/03/2010 | Emre Bostancı:Ayrıca Clint Eastwood’u da...
Scarlett Johansson; Ghost World, Girl with a Pearl Earring, A Love Song for Bobby Long, In Good Company, A Good Woman ve nihayet Lost in Translation filmlerinde hayatın içinden insanların sıradan yaÅŸamlarına, her biri muhteÅŸem olan performanslarıyla hayat verdi. Bu da kaçınılmaz olarak Scarlett Johansson’un her filmini ilgiyle ve heyecanla beklememe sebep oldu.
Ne zaman ki popülaritesi arttı, ‘en seksi’ ünvanlarını aldı, Michael Bay, Christopher Nolan ve Woody Allen gibi yine popülaritesi yüksek yönetmenlerle çalışmaya baÅŸladı. Match Point, The Island, Scoop, The Black Dahlia ve The Prestige filmlerinin her birini izledikten sonra, geçmiÅŸe dair umutlarımı bir sonraki filmine taşıdım. Ve anladım ki Johansson’un gerçek potansiyelini ortaya dökebilmesi için sıradan insanların yaÅŸamlarına dair senaryolarda yeralması gerekiyormuÅŸ.
Scarlett Johansson’dan baÅŸka kim Charlotte, Pursy Will ya da Griet olabilir. Ama baÅŸka birçok isim Nola Rice, Olivia Wenscombe ya da Jordan Two Delta olabilir.
The Nanny Diaries, çok büyük beklentilerim olan bir film deÄŸildi. Kameranın arkasında popüler bir isim yoktu, konusu iddialı deÄŸildi, New Jersey ya da New York’da yürürken karşınıza çıkabilecek bir insandı Annie Braddock. Dolayısıyla Scarlett Johansson’dan uzun süredir beklediÄŸim doyurucu bir performans izleyeceÄŸim anlamına geliyordu bunlar. Ve beklediÄŸim gibi de oldu.
Kanımca sıradan bir insana ait bir rolün hakkını vermek, hayatın içinde yeralmayan bir rolün hakkını vermekten daha zor. Ve Johansson kendine özgü gerçek performasını bu rollerde ortaya koyuyor.
Türkiye’de “Dadım Aşık” ismiyle -ki ‘Dadı Günlükleri’ olmalıylı- gösterime girecek olan film; bir aÅŸk filminden ziyade, biraz insanların çocuklarına baÅŸarılı olsunlar diye uyguladıkları baskıyla, biraz insanın sahip olduÄŸu en büyük ayrıcalığın farkına varmasıyla ve biraz da kendini bulmakla/tanımlamakla ilgili masalımsı havası olan eÄŸlenceli hikayeye sahip bir yapım.
Emma McLaughlin ve Nicola Kraus’un aynı isimli romanından uyarlanan Nanny Diaries’te, Fantastic Dörtlü‘den tanıdığımız Johansson’un The Perfect Score‘dan rol arkadaşı Chris Evans, iki kez Oscar’a aday gösterilen Laura Linney ve filmin yönetmenleriyle American Splendor‘da beraber çalışmış olan Paul Giamatti‘yi de izliyoruz.
- Kategori:
- 2007
|- Drama
|- Komedi
|- Romantik
|- Sinema Filmi
- Film Ekibi:
Chris Evans, Laura Linney, Paul Giamatti, Scarlett Johansson





20 Mayıs 2008 0:42
güzel bi filmdi