Süt

- 16/04/2014

Semih Kaplanoğlu’nun sinema çevrelerinde tartışma yaratan ve son film olan “Bal”ın Berlin’de Altın Ayı almasıyla, en azından sinemacı adına mutlu sonla biten Yusuf üçlemesinin ikinci ayağı “Süt”, “Yumurta”nın neden ortalamanın altlarında seyreden bir film olduğunu da gösteriyor.

 Süt
 
“Yumurta”da Yusuf’un hiç sevmediği kasabasına dönüşü ve bir şekilde orada kalmasını izliyorduk. Süt’te ise Yusuf’un 20’li yaşlarının biraz öncesine gidiyoruz. Geçimini süt satarak sağlıyor Yusuf. Babası ortada yok, annesi ise oğlunun kırlara çimenlere, gökyüzüne bakarak ( şiirleri için ilham arıyor belli ki ) zaman geçirmesini yadırgıyor, “ekmek parası” peşinde koşmasını istiyor. Yusuf’un annesiyle birkaç mesele dışında çok büyük sorunlar yaşamadığını da söylemek lazım aslında. Ne zaman ki bekar annesi hayatındaki bu boşluğu doldurmaya karar veriyor, Yusuf’un önünde de yeni bir sayfa açılıyor.
 
Psikoloji meraklıları için bolca alt metin barındıran bir film “Süt”. Eve giren, annesinin deyimiyle “kocaman bir yılan”ın Yusuf’a göründüğü sahne, Yusuf’un koskoca bir narı iştahla yiyişi, şiiri dergide yayınlanınca, yolun görünmez ucuna doğru koşuşu, askere alınmamasını bir iktidar eksikliği olarak hissetmesi vs. Aslında hiçbiri de zorlu anlatımlar içermiyor. Dahası Yusuf’un annesine olan kırgınlığını da daha iyi anlıyoruz. “Yumurta”da mısır tarlalarında üzülerek geçirdiği vakitler, kasabaya olan kırgınlığı daha net çıkıyor ortaya. Bütüne baktığımız zaman ilk hikayeyle bir şekilde birleşiyor “Süt”. Finalde, Yusuf’un masumiyetini kaybedişinin ve belki de istemediği bir geleceğe yol aldığı halde yenilişinin simgesi “kömür karası” bir renkte yansıtılırken, Yusuf’un süt aklığında geçirdiği zamanların yok oluşunu da seyrediyoruz.
 
 Süt
 
Genel olarak bir diğer ilgi çekici nokta, entellektüel sinemacıların taşradaki hayatlara kameralarını yönlendirmesi. Yanlış bilmiyorsam Yeşim Ustaoğlu’nun “Araf”ı bu konu üzerine eğiliyor. Nuri Bilge Ceylan da daha önce değinmişti, özellikle “Mayıs Sıkıntısı”nda ve biraz da “Uzak”ta. Fakat taşrada işlenen bu hayatlar, bu sıkışık olma durumunu eşelemekten öte geçmiyor. Ayrıca bütüne baktığımızda Yusuf’un hayatı mesela çok mu farklı, irdelenmeli mi, tartışılabilir. Entellektüel sinemacıların neden taşradaki belirli hayatlara konsantre oldukları, filmlerini nasıl anlattıklarından daha önemli bir mevzudur belki de.
 
 Süt
 
Filmin sponsoru bira markasının bol bol gözümüze sokulduğu filmin belli başlı rollerinde Melih Selçuk, Başak Köklükaya, Rıza Akın, Saadet Işıl Aksoy, Tansu Biçer ve Tülin Özen var.

Süt Yorumları

Yorum Yok


− 2 = bir

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri