Surrogates | Suretler

- 27/04/2010
7,75(4 oy)

“Surrogates-Suretler” tipik bir Amerikan filmi görünümünde olsa da genelinde vasatı aşan ve çok da ütopik olmayan gelecek tasviriyle özellikle bilimkurgu meraklılarının görmesi gereken bir yapım.

Filmde, yaşlılığı iyice ortaya çıkan Bruce Willis, Rosamund Pike, Radha Mitchell, son dönemde sık gördüğümüz oyunculardan Ving Rhames, Michael Cudlitz ve Helena Mattsson rol alıyor. Filmin yönetmeni Jonathan Mostow.

Filmde, çok da imkansız olmayan bir gelecek konu ediliyor. Buna göre insanların neredeyse hepsi, suretler olarak adlandırılan varlıklara bağlanmış durumda. Kişi yatağında uzanır vaziyetteyken bu suret harekete geçiyor ve insanın yapması gereken herşeyi günlük hayatta yerine getiriyor. Fakat film bilerek veya bilmeyerek bu suretlere oldukça ürkütücü bir görünüm vermiş. Suretler pürüzsüz ciltleriyle, oldukça çevik hareketleriyle ve mimiksiz suratlarıyla çok da sempatik durmuyorlar. Zaten filmde de bir grup insanın bu uygulamayı reddedip, hiçbir suretin giremeyeceği bazı bölgelerde yaşadıklarını görüyoruz. Filmin asıl konusu ise işlenen bir cinayetle başlıyor. İlginç olan, suretin öldürülmesiyle onun bağlandığı insanın da hayatını kaybetmesi. Bu sureti öldürenleri ve bunu sağlayan silahı araştıran Agent Greer (Bruce Willis) bir süre sonra kendini büyük bir entrikanın içinde buluyor…

Film aksiyon da barındırmasına rağmen bilimkurgu yönüne daha çok ağırlık veriyor. Küçük detaylar filme ayrı bir zenginlik katıyor. Başlangıcında gelinen noktayı aşama aşama anlatması da oldukça akıllıca. Teknolojinin hızına baktığımızda çok da uzak olamayan bir geleceği gösterdiği de söylenebilir. İnsanlığın gittiği nokta bundan pek de farklı değil bana göre.

Filmin en klişe yönü artık kabak tadı veren “oğlunu kaybetmiş baba” betimlemesi oluyor. Belki de bugüne dek onlarca kez işlenmiş olmasındandır, bu unsur bazı izleyicilerin gözüne batabilir. Bunun yanında çatırdayan bir evlilik gibi bir başka klişe de kendine yer buluyor.

Hikaye ilerledikçe entrikanın boyutları da gözle görülür bir oranda artıyor. Suretleri öldüren bu silahın üzerine üzerine gidilmesiyle asıl konunun başka olduğunu da düşünmek mümkün. Üstelik yönetmen Mostow bunu pek kullanamasa da, gerçek hayatta hangi görünümün suret, hangi görünümün insan olduğuyla ilgili bazı şüpheler de doğuyor Greer’ın üzerinde. Sonlarına doğru, nasıl ki “Görevimiz Tehlike 2″de herkesin yüzünden bir maske eksik olmuyor, film de böyle bir havaya bürünüyor. Ama dediğim gibi, bu çok daha etkili de kullanılabilirmiş.

Finaline doğru aksiyonu arttıran film, son bölümüne koyduğu küçük sürprizlerle seyircisini şaşırtmayı beceriyor. Ayrıca salt klasik olmayan sonu da oldukça hoş olmuş.

“Suretler” pek çok açıdan tipik Amerikan filmlerine oldukça yakın olsa da, bazı avantajlarını akıllıca kullanarak tür içinde çok parlak olmasa da, nispeten iyi bir yere yerleşiyor. Bilimkurgu meraklılarının hoşlanacağı bir film olduğunu da yineleyelim.

Surrogates | Suretler Yorumları

1 Yorum


beş + = 10

  • senbilirsinabla 4 Mayıs 2010 11:01

    “Abla” filme bayılır, yazarın “…İnsanlığın gittiği nokta bundan pek de farklı değil bana göre..” satırına da yerden göğe katılır. Kendisi dahil, adlarını kullanmayan, herhangi birşeyin ardına gizlenmiş minik resimler, suretler aracılığıyla, “abla” aslında, en azından Internette, sözü edilen yaşam şekline geçildiğini rahatça iddia edebilir…

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri