Star Trek | Uzay Yolu

- 03/03/2010
5,33(6 oy)

J. J. Abrams’ın ne kadar başarılı bir isim olduğu açık. TV efsanesi halini çoktan almış olan “Lost” dizisiyle ünlendi kendisi. “Lost” eski performansından çok şey kaybetse de hayranları endişeyle de olsa diziyi takip etmeye devam ediyorlar. Bunun yanında yönetmenliğiyle en fazla öne çıktığı film ise hiç kuşkusuz “Star Trek” oldu. Bunun altında kanımca yeni neslin yarım yamalak bildiği “Star Trek” hakkında bilgi sahibi olmak istemesi yatıyor. Eski kuşaklar da muhtemelen bu kült dizinin son sinema versiyonunun nasıl olacağını merak etmiş olacaklar.

“Star Trek” ülkemizde tek kanal döneminde yayınlandığını öğrendiğim bir dizi. Bir aralar TV’de eski bölümlerini görmek de mümkündü. Türk izleyicisinin, yani yeni neslin “Uzay Yolu” hakkında bilgi almasını sağlayan en önenli yapım, tabii ki Sadri Alışık’ın başrolünde olduğu “Turist Ömer Uzay Yolunda”. Ülkemizde, “Uzay Yolu”nu bilmeyenlerin bile Mr. Spock şakaları yapmalarının sebebi de o filmde ortaya çıkan Spock karakteri. “Star Trek” ile “Uzay Yolu”nu çok daha “teknolojik” bir şekilde izleyebiliyoruz. Üstelik ilgi uyandıran bir hikaye de mevcut.

Filmde “Uzay Yolu”nda yaşanan serüvenin en başına gidiyoruz. Öyle ki daha sonra büyük bir bağlılıkla birbirlerine kenetlenecek olan gemi mürettebatı da henüz elektrikli ilişkiler yaşıyorlar. Aralarında bir dostluktan söz etmek çok zor. Hikayenin bu yapısı, belki dizinin orijinalini izlemiş seyircileri memnun edecektir. Eğer dizideki daha önce yaşayamadığınız o havayı solumak istiyorsanız, bu durumdan muhtemelen memnun kalmayacaksınız. Yani filmde, dizide yer alan gemideki hiyerarşik düzenle ilgili mühim bir bilgi yer almıyor. Bunun yerine efsane geminin oluşum sürecine tanık oluyoruz.

Filmdeki hikayeye göre, gelecekten gelip, yok olan gezegenleri için Mr. Spock’un dahil olduğu ırkı “temizlemek” isteyen bir devasa geminin gözü dönmüş bir şekilde Dünya’yı hedef alan tehditlerinin önlenme çabalarını izliyoruz. Filmin henüz girişinde zamanla oynandığını anlayabiliyoruz. Bu zaman yolculukları, finalde ortaya çıkan bir sürprizin de zeminini hazırlıyor bir yandan. Hikayede iki kişiyi yakın plandan takip edebiliyoruz: James T. Kirk ve Mr. Spock. Burada asıl kafa karıştıran mesele, bu iki karakterin hangisinin “esas kişi” olduğu. Yani öyle ki: filmin Mr. Spock karakterinin üzerine kurgulandığını söylemek bile mümkün. Dolayısıyla filmi James karakterinin hikayesi olarak bekleyenler biraz yanılacaktır. Ayrıca oldukça “mantıklı” olarak bildiğimiz Spock’ın insani yönlerine de tanık oluyoruz.

Filmde Chris Pine, Zachary Quinto, Eric Bana, Simon Pegg, “Avatar”la yıldızı parlayan Zoe Saldana, Leonard Nimoy, Bruce Greenwood ve Winona Ryder rol alıyorlar.

Hikayenin, dolayısıyla filmin en büyük başarısı, sirki andıran bir uzay macerası anlatmaması. Yani filmde, akla gelebilecek makul veya makul olmayan her türlü yaratık bulunmuyor. Buradaki çeşitlilik abartılmamış ve filme zenginlik katıyor. Filme bu açıdan bakmakta da yarar var.

Yine de, asıl öykünün altyapısına hakim olmayan izleyicinin tatmin olamayabileceği bir yapım “Star Trek”. Bu sebeple, filmi izlemeden büyük beklentiler beslememekte fayda var.

Star Trek | Uzay Yolu Yorumları

Yorum Yok


+ 7 = oniki

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri