Spring, Summer, Fall, Winter… and Spring

- 08/03/2011
5,75(8 oy)

Çeşitli festivallerde ve eleştiri yazılarında bol bol övülen “Spring Summer Fall Winter… and Spring-İlkbahar Yaz Sonbahar Kış… ve İlkbahar” oldukça sakin bir açılış yapıyor. Girişteki ilkbahar belirtisinden, Nuri Bilge Ceylan’ın “İklimler”ine benzer bir anlatı beklemek mümkün oluyor. Öncelikle oldukça dingin bir yerde hayli mütevazı yaşadıklarını anladığımız bir usta ve çırağını! görüyoruz. Usta oldukça yaşlı olmasına rağmen yetiştirdiği çocuk oldukça küçük yaşlarda fakat bu onun ormanda karşılaştığı bir yılanı korkmadan eliyle savuşturmasına engel değil! Yani diğer yaşıtlarına göre farklı olduğu sonucunu çıkarmak zor değil.

Esaslı bir hayat dersinin ardından neticelenen ilkbahar bölümünden sonra yaz bölümünde söz konusu çocuğu gençlik zamanlarında görüyoruz. İlginçtir hiçbir teknolojik cihaz göremediğimizden zamanla ilgili bir çıkarım yapmak mümkün değil. Sadece ikinci bölümde iyileşmek için çareyi bu ıssız yerde ve eski usul yöntemlerde arayan genç kızın kıyafetlerinden eski bir zamanda olmadığımızı anlıyoruz. Bu genç kızın ortama girmesiyle o ana kadar ikili ilişkiler konusunda nasibini almamış genç adamın ister istemez bazı dürtüleri uyanıyor ve garip tavırlar sergilemeye başlıyor. Fakat film gideceği yolu belli etse de ağırbaşlı gidişatından kopmuyor. İki genç malum olduğu üzere ve filmin afişinde de görüldüğü üzere cinsel bir birliktelik yaşamaya başlayınca, o güne kadar dünyadan uzakta yaşayan genç adamın, dış dünyayla kurduğu ilk bağlantısında bazı değerlerinden kolayca koptuğunu gözlemliyoruz. Örneğin cinsel bir birliktelik yokken genç kızın küçük bir heykelin üzerine oturmasına izin vermezken cinsel ihtiyacını gidermeye başladığı andan itibaren bu kuralı unutuveriyor. Genç adam hayatında cinselliğe yer açmak bazı tavizler de veriyor ve bu hamle ilk anlardaki felsefesinden biraz uzaklaştırıyor filmi.

Neyse ki bu uzaklaşma yerini daha somut olaylara bırakıyor. Gencin bu mekanı terk edip dış dünyaya adım atmasıyla ve sonrasında yaşananlarla farklı duyguları bir arada görüyoruz: pişmanlık, öfke ve üzüntü gibi. Yani yapım tam zamanında bir kan değişikliğine gidiyor. Yine de bazı fantastik manevraları ve “modern dünyadan uzak durmanın gerekliliği” mesajını görmezden gelmek gerek kanımca filmi yeterince “iyi” bulabilmek için.

Film son anlarında insan hayatındaki dönüşümleri mevsimlerin dönüşümüne bağlayarak oldukça dokunaklı bir vaziyette hikayesini noktalıyor.

Filmde Yeong-su Oh, Young-min Kim, Ki-duk Kim, Jong-ho Kim ve Yeo-jin Ha  rol alıyorlar. Filmin yönetmeni de Ki-duk Kim yani diğer bir deyişle Kim Ki Duk! Son olarak hatırlatalım film bir Güney Kore yapımı.

Spring, Summer, Fall, Winter… and Spring Yorumları

3 Yorum


+ 2 = sekiz

  • Sinan KOCA 9 Mart 2011 10:23

    sinema eleştirmeni olmaya çalışmak demek
    (bakın olmak bile demiyorum)
    illa ki filmi eleştirmek demek değildir.

  • okuyucu 13 Mart 2011 10:57

    Merhaba,
    (Parolamı unuttuğum ve mail adresime gelen mailden birşey anlamadığım için üyelik girişi yapmadan cevap vermeye çalışacağım.)
    Öncelikle yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Siz yorumunuzu yazdıktan sonra Sinan Bey, acaba yazıda düşüncelerimi iyi aktaramamış mıyım diye düşündüm zira film, aklımda “iyi bir film” olarak kalmış. Bu yüzden yazıyı tekrar okudum ve övgülerimin fazla olduğunu gördüm. Belki bunlar çok alt metinde kalmıştır, o yüzden yüzeye yansımamıştır, bu benim hatam, böyle bir durum varsa özür diliyorum.
    Eğer beni kast ediyorsanız ne sinema eleştirmeni “oluyorum”, ne de “olmaya çalışıyorum”. Çok şükür üzerinde kariyer planları yaptığım bir mesleğim var. İyi kötü bir yazma yeteneğim olduğu için, izlediğim filmleri neden beğenip neden beğenmediğimi yazarak, okurların da filmi izlemeden önce bir bilgi sahibi olmasını istiyorum, hepsi bu. Sinema Yazarları Derneği’nde bekleyen bir başvurum falan da yok. Dolayısıyla hitabınız bana ise, bu yakıştırmayı neye dayanarak yaptığınızı anlamadığımı söylemek isterim. Eğer benimle ilgisi yoksa, benim yorumumun altında bu değerlendirmenin ne aradığını sorgulamak hakkım sanırım.
    Son olarak nacizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Eleştirdiğim bazı filmlerin altına “bu ne saçma yazı” , “eleştirmen olmak için illa film eleştirilmez” gibi yorumlar alıyorm. Keşke bu arkadaşlar beğendikleri aynı filmle ilgili oturup bir yorum yazsalar da biz de okusak. Hem site çeşitlenmiş olur, hem de dertlerini, filmi neden beğendiklerini daha iyi anlatmış olurlar. Bilmem anlatabildim mi?

  • Mark 3 Nisan 2011 14:16

    Who is it…

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri