Son 3 gününde 10 film gördüğü festivali neşeyle kapatır “abla”.

- 30/11/2008

Son gördüğü bol ödüllü ABD filmi “Küçük Günışığım”; bir çok Amerikalının en temel sorunu “kaybeden” olmama üzerine… Anneyle simgelenen sağduyunun galip geldiği bu çok şirin film neredeyse festivalin en komik filmidir!

Ödüllü bir ABD filmi daha”Hollywoodland”; bir TV yıldızının intiharını araştıran Mike Hammer taklidi dedektif, karşılaştığı her ipucuyla daha da karmaşıklaşan işi çözmekten cayıp ailesini kazanma niyetiyle evine döner, “abla” dedektifte Adrien Brody’i beğenir!

Bir Japon çizgi filmi “Rüzgarlı Vadi”; sanayi devriminden 1000 yıl sonra zehirli ormanları, dev böcekleriyle yokolma sınırında bir dünya! Geniş bir hayal gücü, güzel çizimler…

Mali-Fransa-ABD filmi “Bamako”; Afrikalı sivil toplum sözcülerinin, mahkemeye verdikleri IMF ve Dünya Bankası’na yönelik şikayetleri… Bunların “konuşulur” oluşu “umut” hakkında umutlanmasına neden olur “abla”nın!

Eski Yugoslavya’yı oluşturan tüm ülkelerin katılımıyla bir Hırvatistan-Bosna-Hersek- Makedonya- Slovenya-Sırbistan-İngiltere-Macaristan-Avusturya-
Fransa filmi “Sınır Karakolu”;
çok rahat/çabuk “dolduruş”a gelen ateşli tabiatlı bu insanlar en ufak tartışmalarını bile “etnik kökenli” öznelerle yaparak yaklaşan savaşı haber verirler. Çoktandır bir “festival filmi”nde yapılmayan “…biliyor musun, ben hiç denizi görmedim…” konuşması da bu filmde yapılır, “abla” özlem giderir!

Bir Avustralya (Aborijin) filmi “On Kano”; “…sellerin tüm toprağı örtmesinden sonra gelenlerin hikayelerinden birini…” anlatır bu film, onlar dünyanın en eski yerlilerinden olup düzenleri, kanunları “…bu gün de aynıdır!”. “Abla” sade, sakin insan hikayelerini sever.

Fransa filmi “Kötü Arkadaş”; Akademik bir edebiyat çevresindeki bu “Kötü Arkadaş”gerçekte, yeteneksiz hırslı biri midir, yoksa çağdaşlarından çok çok daha ileridedir de kendisini nasıl ifade edeceğini bilememekte ve bunun neden olduğu
hırçınlığı mı yaşamaktadır; “abla” ve iki kızkardeşi bunu -bir sonraki seansa dek- uzun uzun tartışırlar…

Bir Çek Cumhuriyeti filmi “İngiltere Kralına Hizmet Ettim”; uyanık bodur bir garsonun 2. Dünya Savaşı öncesi-sonrası macerasını çok sevimli bir dille anlatır Jiri Menzel! “Abla” onu “Sinema Günleri”nden hatırlamaktadır!

ABD filmi “Delicesine”; doğru zamanda doğru yerde olmak ve içtenlik üzerine komik bir film daha! “Dost, kendisinden söz etmek için fırsat kollayan kişidir!” der S. Buscemi!

Bir Türkiye filmi “Sis ve Gece”; Ahmet Ümit’in romanına bayılmış olan “abla” filmle mest olur! Çok özenli bir uyarlamadır izlediği ve “Leoparın Kuyruğu”nda içine sinmeyen yönetmeni, bu özeni dolayısıyla affeder!

Son 3 gününde 10 film gördüğü festivali neşeyle kapatır “abla”. Yorumları

Yorum Yok


6 × sekiz =

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri