">

">

Slumdog Millionaire | Milyoner

- 11/02/2010
8,62(13 oy)

Öncelikle “Slumdog Millionare-Milyoner”le ilgili yakın geçmişte çıkan haberlere bakmakta yarar var. Böylece filmin yarattığı infialin boyutlarını da görmüş oluruz. Hatırlanacağı üzere film geçen sene büyük bir sürpriz yaparak en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi uyarlama senaryo dahil toplam 8 Oscar ödülü kazanmıştı. Gerçi Oscar ödüllerinde son 10 yılda bir sürpriz yaşanmadığını pek göremedik. Ayrıca Altın Küre ödüllerine “Oscar’ın habercisi” gözüyle bakılmasına rağmen bu törende ödülleri toplayan filmlere favori gözüyle bakılmaz. Tabii bütün bunlar ayrı bir yazının konusu. Filme dönersek, film ayrıca en iyi drama filmi dahil 4 Altın Küre ve 7 dalda da Bafta ödülü kazanmıştı. Tabii film, tartışmaları da beraberinde getirmişti. Hindistan, gerçekten filmde gösterildiği kadar yoksul ve adaletsizliklerin hüküm sürdüğü bir ülke miydi? Etnik farklılıkların filmde gösterildiği boyutta olup olmadığı tartışıldı. Danny Boyle’un varoşlara köpek yakıştırması yapıp yapmadığı uzun süre gündemde kaldı. Ayrıca Hindistan’daki iktidar partisi filmin müziğini seçim kampanyasında kullanmak istedi. Film, başrol oyuncularını da dünyaca tanınan simalar haline getirdi. Filmden önce evli olan Freida Pinto, şöhreti yakalayınca kocasından boşanmıştı. Eski kocası “Sanırım Pinto şöhretin keyfini tek başına yaşamak istiyor.” diyebilmişti sadece. Üstelik Pinto bu boşanmanın ardından filmdeki rol arkadaşı Dev Patel ile görüntülenmişti. Kendisi ünlü bir markanın da yeni yüzü olmuştu bu sırada. Filmdeki küçük çocukların film ekibi tarafından ilgisiz bırakıldığı haberleri çıkmıştı. Söylentiye göre filmden sonra bu fakir çocuklara ve ailelerine hiçbir yardım yapılmamış, çocuklar kaderlerine terk edilmişti.

“Slumdog Millionare” isteyerek veya istemeyerek uzunca bir süre gündemdeki yerini korumuştu. Hindistan’ın yaşam şartlarıyla ilgili bilen bilmeyen herkes yorum yapmıştı. Neyse ki Türk sineması da buna kayıtsız kalmadı! Bu el değmemiş! ülkenin sineması ile ilgilenmeye karar verdi ve daha çok sineması ile değil, önünü arkasını düşünmeden yaptığı siyasal konuşmalarla öne çıkan bir yönetmenimiz de Hindistan’a sinema araştırmaya gitti şu günlerde. Bu tip “kerameti kendinden menkul” yönetmenlere söylenecek çok şey var ama şimdilik “hayırlı işler” deyip geçelim. Yazı da haddinden fazla uzun olmasın. Zaten yazının konusu da bu değil. Dileğim bu yönetmenin orada kendini geliştirebilmesi. Bir filmi 8 yılda tamamlayabildiğine göre, ihtiyacı var sanırım. Kaldı ki benim asıl kızdığım nokta, sinemamızın gündeminin bu tip haberlerle rayından çıkması.

Bunları bir kenara bırakıp filme geçersek, filmde Jamal’in (Dev Patel) çocukluğundan, 18 yaşında katıldığı “Kim Milyoner Olmak İster?” adlı yarışmaya kadar süren hikayesi anlatılıyor. Jamal, çok zor soruları doğru cevaplayıp son soruya kadar geliyor. Üstelik kendisi eğitimli falan da değil. Yarışmanın sunucusu Prem Kumar (Anil Kapoor) Jamal’in hile yaptığından şüphelenip gözaltına alınmasını sağlıyor. Jamal da polisteki sorgusunda soruları nasıl bildiğini tek tek açıklıyor. Yarışmaya katılmaktaki asıl amacı da para değil, çocukluk aşkı Latika (Freida Pinto) ile iletişim kurmaya çalışmak.

Filmde Dev Patel, Freida Pinto, Madhur Mittal, Anil Kapoor, Irrfan Khan, Saurabh Shukla, Jeneva Talwar, Ayush Mahesh Khedekar ve Rajendranath Zutshi rol alıyorlar. Filmin yönetmeni Danny Boyle. Bir edebiyat uyarlaması olan filmin senaryosunu Simon Beaufoy kaleme almış.

Yönetmen Danny Boyle’un en büyük başarısı Hindistan’daki yaşamlara “içerden bakması” olmuş. Boyle, yıllarca Hindistan’da yaşamış biri olsa ancak bu kadar iyi bir gözlemci olabilirdi herhalde, seçtiği mekanlardan tutun oyuncu tercihlerine kadar. Bunun yanında senaryonun tıpkı “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışması gibi basit ama özgün bir yapıda olduğunu belirtelim. Film, bir yandan bu popüler yarışmanın nimetlerinden yararlanırken bir yandan da zekice senaryosunun avantajlarını ıskalamayıp, seyirciye zamanın nasıl geçtiğini büyük ölçüde unutturuyor.

Jamal karakterine başından sonuna kadar odaklanan film onun, kardeşi Salim ile yaşadığı gerilimli ilişkiyi -küçük oyuncuların da sayesinde- iyi bir şekilde yansıtıyor.

İzleyenler hatırlayacaktır “Bend It Like Beckham – Hayatımın Çalımı Beckham” filminde futbolcu olmaya çabalayan Hint’li kız, arkadaşlarına ailesinin Müslüman bir erkeği kabul etmeyeceğini söylüyordu bir sahnede. Elbette filmlerle bir ülkedeki hoşgörünün sınırlarını kesin olarak belirleyemeyiz ama filmlerin o sınırlar hakkında bilgi verdikleri muhakkak. Tabii son yorum size kalmış, Hindistan’daki Müslümanlara yaklaşım konusunda.

Slumdog Millionaire | Milyoner Yorumları

1 Yorum


4 − = üç

  • senbilirsinabla 12 Şubat 2010 13:18

    Yönetmen Danny Boyle’un, Trainspotting’den başlayarak tüm filmlerini, Olağanüstü Bir Hayat, Kumsal, 28 Gün Sonra, muhteşem Milyonlar ile GünIşığı’nı beğenerek izleyen “abla” Slumdog Millionaire’i sevmez.

    En başından filme sinen lağım kokusunu, gidip gezdiğinde sefaletini yakından gördüğü, izlenimlerini “başka bir ülke değil Hindistan, başka bir gezegen…” diyerek aktaran “abla”, bir zamanların bilgelik başkentlerinden biri güzelim ülkenin bunca yoksulluğunun nedeni, “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” değilmiş gibi, İngiliz bir yönetmenin böyle “pis” bir film çekmiş olmasını fazlasıyla ırkçı bulur.

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri