<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinemablog &#187; Spor</title>
	<atom:link href="http://www.sinemablog.com/sinema/turler/spor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinemablog.com</link>
	<description>Sinema Kültürü</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 20:25:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Invictus &#124; Yenilmez</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/invictus-yenilmez-2.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/invictus-yenilmez-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 22:49:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Julian Lewis Jones]]></category>
		<category><![CDATA[Marguerite Wheatley]]></category>
		<category><![CDATA[Matt Damon]]></category>
		<category><![CDATA[Matt Stern]]></category>
		<category><![CDATA[Morgan Freeman]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick Mokofeng]]></category>
		<category><![CDATA[Tony Gkoroge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1578</guid>
		<description><![CDATA[Clint Eastwood, yeni nesil tarafından oyuncu kişiliğiyle değil bir yönetmen olarak bilinmekte. Çektiği üst düzey filmler de çıtasını oldukça yükseklere çakmasına sebep oldu. Bu sebeple kendisi artık vasat bir film kotardığı halde, bu kariyerinde bir zayıf halka teşkil ediyor. Bunları söylememin sebebi &#8220;Invictus-Yenilmez&#8221;in tam olarak müthiş bir film olmaması. Her şeyden önce film rugby sporunu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Clint Eastwood, yeni nesil tarafından oyuncu kişiliğiyle değil bir yönetmen olarak bilinmekte. Çektiği üst düzey filmler de çıtasını oldukça yükseklere çakmasına sebep oldu. Bu sebeple kendisi artık vasat bir film kotardığı halde, bu kariyerinde bir zayıf halka teşkil ediyor.</p>
<div></div>
<div>Bunları söylememin sebebi &#8220;Invictus-Yenilmez&#8221;in tam olarak müthiş bir film olmaması. Her şeyden önce film rugby sporunu ele alıyor. Bazı ülkelerde çok popüler olan bu spor, bilmeyen için pek bir anlam ifade etmiyor. Yani skorun neredeyse eşitlendiği sıralarda heyecan dozu yükselirken, izleyen de &#8220;şimdi ne yapmaları gerek, kurallar nedir?&#8221; gibi sorular sorabiliyor. Robert Redford, &#8220;Bagger Vance Efsanesi&#8221;nde az ilgilenilen bir sporu (golf) akıcı bir şekilde anlatmayı başarmıştı. Eastwood, burada benzer bir başarı gösteremiyor.</div>
<div></div>
<div>Bunun bir diğer sebebi de filmin aynı zamanda Nelson Mandela&#8217;nın yarı biyografik bir hikayesi şeklinde gitmesi. Filmde, yıllarca küçücük bir hücrede hapis yatan Nelson Mandela&#8217;nın, özgürlüğüne kavuşup Başkanlığa geldikten sonra gösterdiği inanılmaz hoşgörüye odaklanılmış. Ayrıca Mandela, sporun ne kadar büyük bir birleştirici unsur olduğunu da idrak etmiş durumda. Ülkedeki beyazlar rugby, siyahlar futbol tutkunuyken Mandela, ülkesinde (Güney Afrika) düzenlenecek dünya rugby şampiyonasını iyi değerlendirmek istiyor ve bu sporun siyahların da ilgisini çekmesi için elinden geleni yapıyor. O hal kadar berbat denebilecek derecede kötü oynayan ulusal rugby takımına da bir şahsiyet kazandırmayı başarıyor.</div>
<div></div>
<div>Görüldüğü üzere film gerçek bir hikaye anlatıyor. Fakat filmin çok uzun süresi ve -ne kadar da olsa- alelade bir spor filmi şeklinde ilerlemesi filme büyük bir darbe vuruyor. Finale yaklaştığımızda bu tip filmlerin klişeleri bir bir sıralanıyor. Her ne kadar bu kısımlar seyirciyi etkilemeyi başarsa da söz konusu olan bir Eastwood filmi olunca beklenti de yüksek oluyor haliyle. Eastwood Morgan Freeman&#8217;ın müthiş oyunculuğuyla kimi zaman bir dalga yakalasa da uzun hikaye yapısı sebebiyle bunun arkası pek gelmiyor maalesef.</div>
<div></div>
<div>Filmin başrollerinde Morgan Freeman&#8217;ın yanı sıra Matt Damon yer alıyor. Patrick Mokofeng, Tony Gkoroge, Matt Stern, Julian Lewis Jones ve Marguerite Wheatley de film de yer alan diğer bazı oyuncular.</div>
<div></div>
<div>Sonuç olarak &#8220;Invictus&#8221; çoğu zaman aksayan, düşük kaliteli bir film değil. Eastwood bazı kısımlarda izleyiciyi kendisine çekebiliyor. Fakat &#8220;Invictus&#8221; yönetmenin kariyerinde üst sıralara yerleşemeyen bir film aynı zamanda.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/invictus-yenilmez-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Wrestler &#124; Şampiyon</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/the-wrestler-sampiyon.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/the-wrestler-sampiyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 09:58:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Ajay Naidu]]></category>
		<category><![CDATA[Darren Aronofsky]]></category>
		<category><![CDATA[Evan Rachel Wood]]></category>
		<category><![CDATA[Judah Friedlander]]></category>
		<category><![CDATA[Marisa Tomei]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Margolis]]></category>
		<category><![CDATA[Mickey Rourke]]></category>
		<category><![CDATA[Todd Barry]]></category>
		<category><![CDATA[Wass Stevens]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1192</guid>
		<description><![CDATA[Yalnızlığı ve yaşlılığın çaresizliğini anlatan bir Darren Aronofsky filmi &#8220;The Wrestler/Şampiyon&#8221;. Filmin başrolünde, son yıllarda bazı projelerde yer alsa da, bir patlamayı ancak bu filmle gerçekleştirebilmiş olan Mickey Rourke var. Daha çok romantik-komedi severlerin aşina olduğu (Alfie&#8217;den ve What Women Want&#8217;tan hatırlayabilirsiniz) ve gitgide yaşlanması sebebiyle artık muhtemelen romantik-komedilerdeki esas kızın ablası rolünde karşımıza çıkmaya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yalnızlığı ve yaşlılığın çaresizliğini anlatan bir Darren Aronofsky filmi &#8220;The Wrestler/Şampiyon&#8221;.</p>
<p>Filmin başrolünde, son yıllarda bazı projelerde yer alsa da, bir patlamayı ancak bu filmle gerçekleştirebilmiş olan Mickey Rourke var. Daha çok romantik-komedi severlerin aşina olduğu (Alfie&#8217;den ve What Women Want&#8217;tan hatırlayabilirsiniz) ve gitgide yaşlanması sebebiyle artık muhtemelen romantik-komedilerdeki esas kızın ablası rolünde karşımıza çıkmaya başlayacak olan Marisa Tomei de önemli bir rolle izleyici karşısına çıkıyor. Gerçi oyuncunun &#8220;Before The Devil Knows You&#8217;re Dead &#8211; Şeytan Duymadan Önce&#8221; ile farklı bir çizgide yol almaya başladığı da söylenebilir. Evan Rachel Wood, Ajay Naidu, Judah Friedlander, Mark Margolis, Todd Barry ve Wass Stevens da filmde görebileceğimiz isimlerden.</p>
<p>Filmin hemen başında Randy &#8220;The Ram&#8221; Robinson&#8217;ın (Mickey Rourke) tarihteki başarılarına kulak kabartıyoruz. Defalarca gazetelerde haber yapılmış, sayısız maçta rakiplerini bozguna uğratmış bir efsane kendisi. Elbette bu parıltılı yıllar mazide kalmış. Kendisi halen bir güreşçi fakat eski şöhretinden eser yok. Küçük bir salonda gösteri maçlarına çıkıyor. Aldığı maaş hayatını idame ettirebilmesi için yeterli değil. Kaldığı döküntü yerin bile parasını ödeyemediğinden bazı geceleri arabasında geçiriyor. Yarı zamanlı olarak bir süpermarkette getir götür işleri yapıyor daha fazla kazanabilmek için. Yaşını belli etmemek istediğinden saçlarını boyuyor ve pek çok ilaç kullanıyor. Hayatında tanışık olduğu ve ona en yakın isim bir striptiz kulübünde varlığını sürdürmeye çabalayan Cassidy (Marisa Tomei). Cassidy, Randy ile ilgilense de sonuçta o bir müşteri ve iş ahlakı! gereğince onunla haddinden fazla yakınlaşmaması lazım. Bu sebeple Cassidy, Randy&#8217;den hoşlansa da işiyle Randy arasında gidip gelmekte.</p>
<p>Randy için görüldüğü üzere tüm şartlar kötüyken kendisi bir de kalp krizi geçiriyor. Yakında önemli bir maçı varken doktorundan tekrar güreşemeyeceğini öğreniyor. İşte o zaman anlıyor ki güreş onun için sadece bir meslek değil, kendini iyi hissettiği ve mağlup olmadığı tek saha. Aynı zamanda yalnızlığını maskleyen bir tutku. Randy güreşemeyeceğini öğrenince yalnızlığın kör kuyularına düşmemek için bildiği tüm kapıları çalıyor. İlk önce elbette Cassidy, daha sonra yıllardır ilgilenmediği kızı Stephanie (Evan Rachel Wood). Randy öyle bir noktada ki, gündüzleri evine aldığı küçük bir çocukla modası geçmiş bir oyun oynayarak zaman geçirmek istiyor, başka alternatifi olmadığından. Evine aldığı çocuk da bu modası geçmiş oyunda Randy&#8217;yi yenmeyi düşünmüyor çünkü Randy&#8217;nin gözden kaçırdığı üzere artık Irak savaşıyla ilgili oyunları daha çekici buluyor çocuklar. Randy başvurduğu çarelerden sonuç alamadıkça ringlere kendini daha da yakın hissediyor, her şeyi göze alarak&#8230;</p>
<p>&#8220;The Fountain/Kaynak&#8221; ile sineması adına gereksiz bir hamle yapan Darren Aronofsky, hem kendi iyi bir dönüş yapıyor hem de Mickey Rourke bu film sayesinde iade-i itibar kazanıyor. Aronofsky filmin neredeyse tamamında kamerasını Randy&#8217;den bir an olsun ayırmıyor. Aronofsky&#8217;nin kamerası, Randy nereye giderse, yakın planda onun peşine takılıyor. Bu hareket biraz riskli olsa da seyircinin Randy&#8217;yi daha iyi kavramasına olanak tanıyor. Bunun yanında Aronofsky Randy&#8217;nin perişanlığını anlatırken duygu sömürüsünden kaçıyor. Sinematografik açıdan filmin tavan yaptığı anlar finalinde olsa da Randy&#8217;nin süpermarkette yaşadığı öfke krizi sırasında Aronofsky&#8217;nin kamera kullanımı da görülmeye değer.</p>
<p>2009&#8242;un büyük yankı uyandıran filmi &#8220;The Wrestler&#8221;, sadece aldığı sayısız övgü nedeniyle bile dikkat uyandırıyor. Mickey Rourke&#8217;un üstün performansı ve Aronofsky&#8217;nin çaresizliği anlatış biçimi de filmi izlemek için diğer iki iyi neden.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/the-wrestler-sampiyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Invictus &#124; Yenilmez</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/invictus-yenilmez.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/invictus-yenilmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 19:51:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzcan Önver</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Matt Damon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1187</guid>
		<description><![CDATA[John Carlin’in romanından senaryolaştırılan &#8216;Invictus&#8217; Clint Eastwood’un 26 Şubatta Türkiye&#8217;de vizyona girecek son filmi… Morgan Freeman ve Matt Damon filmdeki performanslarıyla bu yılki Oscar ödüllerine aday oldular. En iyi erkek oyuncu dalında Morgan Freeman ve En iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Matt Damon ödül alırlarsa sinemaseverler için  bu hiç de sürpriz olmaz. Clint Eastwood 89 yaşında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>John Carlin’in romanından senaryolaştırılan &#8216;Invictus&#8217; Clint Eastwood’un 26 Şubatta Türkiye&#8217;de vizyona girecek son filmi…</p>
<p>Morgan Freeman ve Matt Damon filmdeki performanslarıyla bu yılki Oscar ödüllerine aday oldular. En iyi erkek oyuncu dalında Morgan Freeman ve En iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Matt Damon ödül alırlarsa sinemaseverler için  bu hiç de sürpriz olmaz.</p>
<p>Clint Eastwood 89 yaşında olmasına rağmen her yıl en az 1 ‘kült’ film çekme başarısına ulaşıyor. Invictus Nelson Mandela’nın hapisten çıktıktan sonraki hayatından bir kesit sunarken bunu rugby sporu endeksinde yapıyor. Ve hikâye anlatmaktaki üstün performansını bu filmde üst düzeye çıkarıyor zira konu başka yerlere sapmadan gayet hedefe fok uslanmış şekilde, dramatik ve biyografik bir hal alıyor.</p>
<p>Bu film Francois Pieenar karakteriyle Matt Damon için kariyerinin  zirve noktası olarak görülebilir. Morgan Freeman ise oynamıyor! adeta Mandela oluyor ve büyük bir seyir zevki yaşatıyor izleyenlere…</p>
<p>Film Mandela’nın hapisten çıkması ve devlet başkanı olmasıyla başlıyor. İlk konuşmasında Mandela ‘Asla, asla ve asla bu ülkede insanlar bir daha satılmayacak! diyerek değişim sinyali veriyor&#8230; Ve Maldiva (Böyle denmesinden çok hoşlanırmış) ülkesinin birliği için rugby&#8217;i  bir araç olarak kullanıyor ve bunun uğruna siyasi kariyerini tehlikeye bile atıyor. (Japon delegelerle görüşmek yerine kulüple ilgileniyor vs.) &#8220;Ben yapmam gereken şeyi yapıyorum belkide bu beni yok edecek!&#8221; repliği Mandiva’nın felsefesini yeterince açıklıyor.</p>
<p>Mandela’nın desteğiyle takım başarılı oluyor ve son maçlarından önce takım kaptanı Francois Pieenar (Matt Damon) takımı Mandiva’nın 13 yıl hapis yattığı adaya götürüyor… Bu takım için büyük bir motivasyon, seyirci içinde duygusal anlara sebep oluyor tabii…</p>
<p>Filmde geçen bir şiir Mandiva&#8217;ya hapisteyken ilham olmuştur ve filmin sonunda bu şiiri dinleme fırsatı da buluyoruz: Ben kaderimin efendisiyim! Ruhumun kaptanıyım!</p>
<p>Gerçekçi düşünürsek film 89 yaşındaki yönetmenin son filmlerinden biri olabilir, belki de sonuncusu olacaktır. Genç neslin daha fazla Eastwood filmi izleyememesi çok acıklı bir durum olsada bu film bir çok filminin yerini tutacaktır Eastwood’un.</p>
<p>Filmin Güney Afrika’da düzenlenen dünya kupası öncesi çekilmesi biraz manidar ama ne de olsa Amerikalı bunlar !</p>
<p>Sonuç olarak seyir zevki yüksek ve sinematografik açıdan gayet doyurucu bir film Invictus!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/invictus-yenilmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Match Point &#124; Maç Sayısı</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/match-point-mac-sayisi-2.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/match-point-mac-sayisi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 13:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Brian Cox]]></category>
		<category><![CDATA[Emily Mortimer]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Rhys Meyers]]></category>
		<category><![CDATA[Matthew Goode]]></category>
		<category><![CDATA[Scarlett Johansson]]></category>
		<category><![CDATA[Woody Allen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=842</guid>
		<description><![CDATA[Woody Allen&#8217;ın son yıllardaki en iyi filmi &#8220;Match Point-Maç Sayısı&#8221;, şans faktörünün insan hayatında ne denli önemi olduğunun altını çiziyor. Filmde Chris Wilton adlı bir tenis öğretmeninin hayatının çarpıcı bir kesitini izliyoruz. Chris Wilton (Jonathan Rhys Meyers) işinde başarılı bir tenis öğretmeni. Londra&#8217;ya yerleşiyor. Burada ders verdiği, oldukça varlıklı bir ailenin üyesi olan Tom Hewett ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Woody Allen&#8217;ın son yıllardaki en iyi filmi &#8220;Match Point-Maç Sayısı&#8221;, şans faktörünün insan hayatında ne denli önemi olduğunun altını çiziyor.</p>
<p>Filmde Chris Wilton adlı bir tenis öğretmeninin hayatının çarpıcı bir kesitini izliyoruz. Chris Wilton (Jonathan Rhys Meyers) işinde başarılı bir tenis öğretmeni. Londra&#8217;ya yerleşiyor. Burada ders verdiği, oldukça varlıklı bir ailenin üyesi olan Tom Hewett (Matthew Goode) ile tanışıyor ve Tom&#8217;un kardeşi Chloe (Emily Mortimer) ile aşk yaşamaya başlıyor. Ama Chris&#8217;in asıl elde etmek istediği kişi, Tom&#8217;un nişanlısı olan Nola (Scarlett Johansson). Ve Chris, bir yandan Chloe ile rahat ve kolay yaşama iyiden iyiye alışırken, bir yandan da Nola&#8217;ya olan duygularını dizginleyemeyince, kendini yavaş yavaş bir çıkmazın içinde buluyor&#8230;</p>
<p>Tartışmasız Woody Allen&#8217;ın kariyerindeki ve son yıllardaki en iyi filmlerinden biri olan &#8220;Match Point&#8221;, Jonathan Rhys Meyers, Scarlett Johansson, Emily Mortimer, Matthew Goode ve Brian Cox&#8217;tan oluşan,göz dolduran oyuncu kadrosu bir yana, hikaye anlatımında bir an olsun aksaklığa uğramıyor. Ayrıca insan hayatını doğrudan değiştiren temel etkenin şans olduğu gibi, ciddi bir iddiası da var. Bu iddianın içini de oldukça iyi dolduruyor film. İnsanların, şansın hayatlarını direkt olarak etkilediğini kabul etmemelerinin, bu gerçeği değiştirmediğini vurguluyor yönetmen -ve aynı zamanda filmin senaryo yazarı- Woody Allen.</p>
<p>Woody Allen&#8217;ın kendine has tarzından oldukça uzak olan yapım, bu açıdan da, Allen sinemasına yabancı olanlar veya alışık olmayanlar için, Woody Allen imzalı iyi bir alternatif oluyor.</p>
<p>Film, sıradan gibi görünen bir hikayeyi ele alışıyla farklı kılan, etkileyici bir dram. 2005 yapımı film, Cannes Film Festivali&#8217;nde de gösterim şansını yakalamıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/match-point-mac-sayisi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rocky Balboa</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/rocky-balboa.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/rocky-balboa.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2007 06:51:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bronze</dc:creator>
				<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Burt Young]]></category>
		<category><![CDATA[Geraldine Hughes]]></category>
		<category><![CDATA[Milo Ventimiglia]]></category>
		<category><![CDATA[Sylvester Stallone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/rocky-balboa.html</guid>
		<description><![CDATA[Yayınlandığında çok tutup da ilerleyen zamanlarda kült haline dönüşen film serilerinin, yıllar sonra yattığı yerden kaldırılarak, devamı niteliğinde yapılmış olan hiçbir filmin başarıya ulaştığına şahit olmadım. Bu önyargıyla ve belki bu sefer ümidiyle başladım izlemeye Rocky’i. Çocukluğumuzun en önemli şahsiyetlerindendi &#8216;Raki&#8217;, Ivan Drago ile mücadelesini kim unutabilir ki? Bilmem kaç defa baştan izlemişizdir. Geçmişteki her ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yayınlandığında çok tutup da ilerleyen zamanlarda kült haline dönüşen film serilerinin, yıllar sonra yattığı yerden kaldırılarak, devamı niteliğinde yapılmış olan hiçbir filmin başarıya ulaştığına şahit olmadım. Bu önyargıyla ve belki bu sefer ümidiyle başladım izlemeye Rocky’i.</p>
<p>Çocukluğumuzun en önemli şahsiyetlerindendi &#8216;Raki&#8217;, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ivan_Drago">Ivan Drago</a> ile mücadelesini kim unutabilir ki? Bilmem kaç defa baştan izlemişizdir. Geçmişteki her şey güzeldir ya, toz kondurmayız üzerine, bugünlerde hiçbir şey  yerini doldurmaz bizler için. Belki de bu nedenle daha farklı bir psikolojik altyapı ile çevirmişler filmi, geçmişteki güzel günleri hatırlatmak istemişler hem bize, hem de Rocky’e.</p>
<p>Filmi izlerken insanın içini bir hüzün kaplıyor elinde olmayarak. Rocky’i o kadar içselleştirmişiz ki kendimizden farklı göremiyoruz, onun üzüntülerini paylaşmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Rocky&#8217;nin şahsında, insanın geçmişinde kalan güzel günlerini hatırlatıyor film bize. Aradan uzun zaman geçse de insanın azmi ve isteği kaybolmadıkça umudun varolduğunu…</p>
<p>Filmi ise çok başarılı bulamadım, daha yüksek beklentilerim olduğundan sonundan hoşnut kalamadım. Jübilesine çıkan bir futbolcunun son maçı tadındaydı diyebilirim özetle. Sevdiğimiz dizilerden Heroes&#8217;te Peter Petrelli rolünde izlediğimiz <a href="http://www.imdb.com/name/nm0893257/">Milo Ventimiglia</a>&#8216;yi, Rocky&#8217;nin oğlu olarak gördüğümüzü ve biraz sönük kaldığını da ekleyelim, eski günlerin hatırına da olsa izlemenizi tavsiye edelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/rocky-balboa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The World&#8217;s Fastest Indian &#124; Efsane Adam</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/worlds-fastest-indian-efsane-adam.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/worlds-fastest-indian-efsane-adam.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 May 2006 18:54:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[2005]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Hopkins]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/worlds-fastest-indian-efsane-adam.html</guid>
		<description><![CDATA[Sanıyorum ki, neredeyse herkesin pek sıcak bakmadığı film türleri vardır. Benimkilerden biri de biyografi tarzındaki filmler&#8230; Ama neyse ki, film izlemeye karar verme aşamasında, ele aldığım kriterler sıralamasında &#8220;tür&#8221; alt sıralarda yer alıyor, en başta &#8220;oyuncu&#8221; kriteri geliyor&#8230; Anthony Hopkins sayesinde, filmi izleme imkanı buldum. &#8220;Konuyu neyleyim, bana Anthony Hopkins yeter&#8221; diyemiyorsanız, benim önerim başka ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanıyorum ki, neredeyse herkesin pek sıcak bakmadığı film türleri vardır. Benimkilerden biri de biyografi tarzındaki filmler&#8230; Ama neyse ki, film izlemeye karar verme aşamasında, ele aldığım kriterler sıralamasında &#8220;tür&#8221; alt sıralarda yer alıyor, en başta &#8220;oyuncu&#8221; kriteri geliyor&#8230;</p>
<p><a title="Anthony Hopkins" href="http://www.imdb.com/name/nm0000164/">Anthony Hopkins</a> sayesinde, filmi izleme imkanı buldum. &#8220;Konuyu neyleyim, bana Anthony Hopkins yeter&#8221; diyemiyorsanız, benim önerim başka bir film seçmeniz.</p>
<p>Filmdeki Efsane Adam, 1899-1978 yılları arasında yaşamış, Yeni Zellanda&#8217;lı hız tutkunu Herbert J. &#8220;Burt&#8221; Munro&#8217;dur. Yani Anthony Hopkins değil&#8230; Hannibal karakterini canlandırdığı serinin ardından başka bir filmini izlememiş olsaydım ve gerçekte karşıma çıksaydı, arkama bakmadan kaçardım. Bu yüzden, karışıklık olmasın istedim. :)</p>
<p>World&#8217;s Fastest Indian bir başarı hikayesi temelde&#8230; Burt Munro&#8217;nun, <a href="http://www.sinemablog.com/wp-content/uploads/2006/05/Bonneville%20Salt%20Flats.jpg" target="_blank">Bonneville Tuz Çölleri</a>nde 1000cc altındaki motorlar kategorisinde hız rekorunu kırma çabasını anlatıyor. İlerlemiş yaşına rağmen, motorunun üzerinde gençleşen bir adamın zorluklara karşı direnme gücündeki sırrı, filmdeki replikler çok güzel anlatıyor; örneğin, &#8220;Eğer rüyalarını takip etmezsen, bir sebze ol daha iyi&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/worlds-fastest-indian-efsane-adam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
