- 21/01/2012 | senbilirsinabla:Film Festivalinde yönetmen Ümit...
- 21/01/2012 | onur çoban:son 10 yılda özellikle bilgisayar...
- 20/01/2012 | belmondo:tabi bir de benim listem var 1-a bitterseweet life...
- 15/01/2012 | senbilirsinabla:Bir kaç Filmekimi önce görüp çok...
- 14/01/2012 | suat:abe bu oyunu indirmek istiyorum 1.4 indiremiyom...
Son yıllarda adını “Twilight” ile duyurup popülerleşen Summit Entertainment “Once” ile bağımsız ve hayli naif bir filme öncülük etmiş. İrlanda’da geçen hikayede adını hiç duyamadığımız bir sokak şarkıcısının hikayesini bir el kamerası üzerinden seyrediyoruz. Filmin bu seçimi bile takdire şayan çünkü muhtemelen sırf “yeni” diye bazı sinema mecralarında kutsanan bu tarz bu filme cuk oturmuş, …
Fragmanında konudan yeterince bahsediliyordu fakat film hakkında hiçbir şey bilmeden izlemeye başlayanlar için filmin ilk dakikaları gerçek bir sürpriz oluyor. Bolt’un küçük sahibesi ile beraber “kötü adamları” atlatmaya çalıştığı sahnede büyük iddialarla vizyona giren komedi filmlerinin bütün süresi boyunca yapmak isteyip de yapamadıklarını “Bolt” hızlandırılmış şekilde sergiliyor ve ilk dakikalardan adeta macera – aksiyon filmlerinin …
İçinde bulunduğumuz yüzyıl 21. değil de 20.si olsaydı eğer keskin bir çocuk filmi-büyük filmi ayrımı yapabilirdik. Belirgin olarak “Kayıp Balık Nemo”nun tedavülden kaldırdığı bu çizgi, özellikle animasyonlarda kendini iyice gösteriyor. Artık animasyon filmlerinin büyük bir kısmı çocuklara hitap ediyormuş gibi yapıp yetişkin seyircileri salonlara dolduruyor, DVD-VCD’lerinin onlar tarafından alınmasına vesile oluyor. Animasyon kalıbının dışına çıkarsak, …
Yazının yazıldığı sıralarda sonlarında olduğumuz 2011 yılında, Danimarkalı yönetmen Lars von Trier, Hitler’le ilgili yaptığı sempatik açıklamalarla gündeme gelmiş, daha sonra toparlamaya çalışsa da pek becerememiş ve yeni filmiyle (Melankoli) değil de bu açıklamalarıyla adından söz ettirmişti. Gerçi ondan önceki filmi “Antichrist” de kadın düşmanlığı taşıdığı eleştirilerine maruz kalmıştı. Derdini çeşitli metaforlarla anlatan yönetmenlerin bile …
“Gölgesizler”i izledikten sonra insan ister istemez hemen filmde ne olup bittiğini anlamak için bir rehber arıyor. “Gölgesizler” bir edebiyat uyarlaması. Fakat asıl mesele “Gölgesziler”in bir buçuk saate sığamayacak bir yapıda oluşu. Hikayede roman yazmak isteyen bir adamın kurguladığı bir hikayeye odaklanıyoruz mesela. Ama bu hikayede yer alan biri bir şekilde, yazarın kafasında kurduğu köyü ziyaret …
2012, zamanların son yılı ilk haftasında “abla”, aralarına, arkasına iyi dilekler yazdığı, birer hareketli göz, küçük kırmızı bir üçgen ve parlak renkli kuş tüyleriyle süslediği kitap ayraçları koyduğu -çoğunluğu İskender Pala, Bir Yunus Romanı OD- kitaplar hediye ettiği bir çok buluşma yapar, dönmeden bir kaç da film izler: Yönetmeni Pedro Almodovar’ın, yitirilen sevgililer evlatlar, cinsellik, …
Yıllar önce vizyona giren ve başroldeki Gwyneth Paltrow’u yüceltmekten başka pek de bir etkisi olmayan “Rastlantının Böylesi” adlı bir film vardı hatırlarsanız. Film, en ufak bir hareketin insan yaşamında ne kadar etkili olabileceğini gösteriyordu. Gerçi gençlik arasında bir dönemin fenomen filmi “Kelebek Etkisi” de benzer bir temaya eğilmişti. Her neyse, “Rastlantının Böylesi”nin yanına “Mr. Nobody”yi …
Hapisten yeni çıkan Mitch, daha ilk gününden itibaren yeniden hapse girmemek istediğini beyan ediyor en yakın arkadaşına, daha doğrusu bu suç dünyasından en yakın olduğu kişiye. Ardından sanki bunu kendisi dememiş gibi, bu dünyadan geriye bir adım bile atmıyor. Sürekli eski tanıdıklarıyla takılan Mitch, bir yakınının ölümünün ardından bu dünyaya daha da gömülüyor. İslam dünyasının …
On yıllardır sinemaya uyarlanan ve konusunu da hiç eskitmeyen bir seri “Maymunlar Cehennemi”. Herhalde bundan bir 40 – 50 sene sonra dahi yeniden çevrimleri yapılacak ve ilgiyle izlenecektir. “Rise of the Planet of the Apes – Maymunlar Cehennemi: Başlangıç” hikayenin en başına dönerek, söz konusu bilimkurgusal maceranın köklerine dönüş yapıyor. Babası Alzheimer hastalığına yakalanan bilim …
Türkiye’nin en popüler sinemacılarından biri olan ve “bir filmi iyi, bir filmi ‘değişik’” yaftasını alsa da aslında tüm filmleri belirli bir çıtanın üstünde olan yapıtların sahibi Çağan Irmak. Mesela “Karanlıktakiler” maalesef keşfedilemeden vizyondan göçmüştü ve sinema seyircisi için kaçırılmış bir fırsattı. Her neyse, “Dedemin İnsanları” Çağan Irmak’ın yine herkes tarafından beğenilen filmlerinden, ki yazının yazıldığı …













