<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinemablog &#187; Animasyon</title>
	<atom:link href="http://www.sinemablog.com/sinema/turler/animasyon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinemablog.com</link>
	<description>Sinema Kültürü</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 20:25:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>The Tale of Despereaux &#124; Despero</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/the-tale-of-despereaux-despero.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/the-tale-of-despereaux-despero.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 01:49:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Dustin Hoffman]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Watson]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Langella]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Kline]]></category>
		<category><![CDATA[Mattew Broderick]]></category>
		<category><![CDATA[Rob Stevenhagen]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Fell]]></category>
		<category><![CDATA[Sigourney Weaver]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga Çevik]]></category>
		<category><![CDATA[William H. Macy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1675</guid>
		<description><![CDATA[Hemen söylemekte yarar var, &#8220;The Tale of Desperaux-Despero&#8221; pek de büyüklere hitap eden bir film değil. Diğer türdeşlerinin aksine yapım, daha çok küçük izleyicilere hitap etmeyi tercih etmiş. Ancak bu, yetişkin izleyicinin filmden hoşlanmayacağı anlamına gelmiyor. Öncelikle filmin, &#8220;Gladyatör&#8221;ü anımsatan çok güzel bir sahnesi var ki, bu kısımda sadece bu fikir bile insanı güldürmeye yetiyor. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen söylemekte yarar var, &#8220;The Tale of Desperaux-Despero&#8221; pek de büyüklere hitap eden bir film değil. Diğer türdeşlerinin aksine yapım, daha çok küçük izleyicilere hitap etmeyi tercih etmiş. Ancak bu, yetişkin izleyicinin filmden hoşlanmayacağı anlamına gelmiyor. Öncelikle filmin, &#8220;Gladyatör&#8221;ü anımsatan çok güzel bir sahnesi var ki, bu kısımda sadece bu fikir bile insanı güldürmeye yetiyor. Ayrıca filmin oldukça sağlam bir seslendirme kadrosu da bulunuyor. Mattew Broderick, Dustin Hoffman, Kevin Kline, Frank Langella, William H. Macy, Emma Watson ve Sigourney Weaver. Dolayısıyla seslendirme kadrosu oldukça ilgi çekici. Filmin Türkçe selendirmesinde, sevimli fare Despero’yu Tolga Çevik seslendiriyor. Filmin iki yönetmeni var: Sam Fell ve Rob Stevenhagen.</p>
<p>Film olmayan bir Dor krallaığında geçmekte. Her yıl, bu krallıkta yapılan çorba, yöre sakinlerini oldukça mutlu etmekte. Zaten bu süreç, bir festival havasında kutlanıyor. Fakat bir gün, Roscuro adlı bir sıçan ortalığı karıştırınca, eşini kaybeden kral çorba yapımını yasaklıyor ve tüm farelerin ve sıçanların krallığınıda yaşamasına izin vermeyeceğini belirtiyor. Bu girişin ardından sevimli fare Despero’ya geçiyoruz. Despero, bazen kendisine paraşüt görevi gören kocaman kulaklarıyla, oldukça sevimli bir fare, fakat arkadaşlarına göre biraz asi kalıyor çünkü Despero, kedilerden veya insanlardan veya sıçanlardan pek korkmuyor. Bir gün meclisin aldığı bir kararla, yaşadığı yerden kovulan Despero, kendisini bekleyen tehlikelere karşı savaşmak zorunda kalıyor…</p>
<p>Filmin hikayesinde birçok kırılma ve yan unsur mevcut. Bu sebeple konu da bir süre sonra dallanıp budaklanıyor. Film, asıl gücünü bir iki gönderme veya hikayesiyle değil, Despero’nun sevimliliğinden alıyor. Despero’nun, özellikle sıçanlar arasındaki saf ve masum duruşu, Despero’yu izleyiciye de yakınlaştırıyor. Fakat film, takdire değer bir politik gönderme dışında, daha çok öğüt verici bir havada ilerliyor. Bu durum küçük izleyicilerin ilgisini çekebilir, ama yetişkin izleyici, Despero’nun sevimliliği dışında başka şeyler de görmek istiyorsa, pek tatmin olmayacaktır. Tabii “Gladyatör”ü anımsatan kısmı bunun dışında tutuyorum.</p>
<p>Bir animasyon efsanesi olamayacağı nerdeyse kesin olan film, yine de hoş bir boş zaman seyirliği olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/the-tale-of-despereaux-despero.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A Scanner Darkly &#124; Karanlığı Taramak</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly-karanligi-taramak.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly-karanligi-taramak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 22:51:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Filmde Keanu Reeves]]></category>
		<category><![CDATA[Melody Chase]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Linklater]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Downey Jr.]]></category>
		<category><![CDATA[Winona Ryder]]></category>
		<category><![CDATA[Woody Harrelson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1580</guid>
		<description><![CDATA[“A Scanner Darkly-Karanlığı Taramak”ı irdelemeden evvel  filmin yönetmeni Richard Linklater hakkında biraz söz etmek gerek. Linklater, daha çok “Before Sunrise” ve ondan yıllar sonra çekilen devam filmi “Before Sunset” ile biliniyor. Özellikle “Before Sunrise” başka bir yönetmenin elinde sıradan bir malzemeye dönüşebilecekken Linklater’ın mahareti sayesinde unutulmaz bir romantik filme dönüşmüştü. İkinci filmin de, ilki kadar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“A Scanner Darkly-Karanlığı Taramak”ı irdelemeden evvel  filmin yönetmeni Richard Linklater hakkında biraz söz etmek gerek. Linklater, daha çok “Before Sunrise” ve ondan yıllar sonra çekilen devam filmi “Before Sunset” ile biliniyor. Özellikle “Before Sunrise” başka bir yönetmenin elinde sıradan bir malzemeye dönüşebilecekken Linklater’ın mahareti sayesinde unutulmaz bir romantik filme dönüşmüştü. İkinci filmin de, ilki kadar olmasa da, başarılı olduğunu belirtebiliriz. Yönetmen son yıllarda ana akımdan biraz kopsa da yine özgün işler üretmeye devam ediyor. Hiç kuşkusuz Linklater’ın başarılı bir yönetmen olarak kabul edilmesinin asıl gerekçesi, filmlerinde hikayeyi asla tek boyutlu ele almaması. Yani anlattığı öyküyü, yalnızca belirli bir izleyici kitlesi veya kendi ülkesindeki izleyiciler için çekmiyor. Belli ki hikayesinin onu takip eden herkes tarafından sevilmesini istiyor. Çoğu yönetmen bunu istese de Linklater bunu başarabilen sayılı isimler arasında.</p>
<p>“Karanlığı Taramak”ta “D maddesi” adındaki bir uyuşturucu çeşidinin insanlar üzerindeki bir takım olumsuz etkisi ve bu maddeye karşı savaşan ajanların mücadelesi anlatılıyor. Ajanlar, bağımlılarla iç içe yaşamaktalar. Bu sırada kendilerinin de bu bağımlılık tuzağına düşmeleri olası tabii. Biz filmde daha çok Fred’in (Keanu Reeves) mücadelesini izliyoruz.</p>
<p>Yarı animasyon tarzında çekilen film, bu avantajını neredeyse tüm süresine yansıtmış. Yalnız bu tekniğin ilk anlarda içine girmesi oldukça zor bir film yarattığını da söyleyelim. Ajanların özel kıyafetleri nedeniyle durmaksızın değişen siluetleri filmdeki gerçeklik duygusunu gölgeliyor. Fakat bir süre sonra hikayenin şekillenmeye başlamasıyla, izleyicinin kendini filme kaptırması da kolaylaşıyor.</p>
<p>Filmde Keanu Reeves, Winona Ryder, Robert Downey Jr. , Woody Harrelson ve Melody Chase rol alıyorlar.</p>
<p>Karakterlere baktığımızda, hikaye anlatımındaki başarı maalesef burada kendini gösteremiyor. Özellikle Woody Harrelson’un hayat verdiği Luckman karakteri, bu tarz öykülerde karşımıza sık çıkan bir kişilik. Harrelson ne kadar çabalasa da bu karakteri basitlikten kurtarmayı beceremiyor. Tabii filmin edebiyat uyarlaması olmasının da bunda payı olabilir.</p>
<p>Dikkatli izleyicinin gözünden kaçmayacak bir detay da, filmin sonunda bir sürprizin oluşacağı oluyor. Bu sürprizle baraber öykü iyi bir noktaya bağlanarak sona eriyor.</p>
<p>Sonuçta sırf farklı tarzı sebebiyle bile sinema severlerin ilgi gösterebileceği/göstermesi gereken bir film “Karanlığı Taramak”.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly-karanligi-taramak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Animatrix</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/animatrix.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/animatrix.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 20:08:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>iCon</dc:creator>
				<category><![CDATA[2003]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1402</guid>
		<description><![CDATA[Animatrix, adı üzerinde Matrix&#8217;in anime versiyonu; 9 bölümden oluşan bir kolaj. Fakat neredeyse her bölüm farklı animasyon taktikleriyle çekilmiş: bana sorarsanız kalite baştan sonra doğru gittikte düştü, son bölüm gerçekten iğrençti&#8230; Matrix serisinin izleyenler bilirler, bir çok akılda kalan sorular vardı; örneğin &#8220;Osiris gemisinden gelen son haberler&#8221; benzeri replikler özellikle makinelerin Zion&#8217;a saldırdıkları vakit duymuştuk. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Animatrix, adı üzerinde Matrix&#8217;in anime versiyonu; 9 bölümden oluşan  bir kolaj. Fakat neredeyse her bölüm farklı animasyon taktikleriyle  çekilmiş: bana sorarsanız kalite baştan sonra doğru gittikte düştü, son  bölüm gerçekten iğrençti&#8230;</p>
<p>Matrix serisinin izleyenler bilirler, bir çok akılda kalan sorular  vardı; örneğin &#8220;Osiris gemisinden gelen son haberler&#8221; benzeri  replikler özellikle makinelerin Zion&#8217;a saldırdıkları vakit duymuştuk.  Kimdi bu Osiris? İşte bu sorunun cevabıyla başlıyor Animatrix&#8230; Fakat  tabii ki ilk bölüm öncesi fragman tadında bir video ile karşı karşıya  kaldık; Neo&#8217;nunda gemiye bindikten sonra yer aldığı programın  içerisindeyiz =) Eğlenceliydi ve kesinlikle kaliteli bir animasyon&#8230;  Sonrasında peşi sıra sorular cevaplanmaya devam etti: makineler ile  insanlar arasında ki sorun nasıl başladı, nasıl devam etti, gökyüzü  neden siyah, makine &#8211; insan savaşı nasıl oldu, matrix programı hakkında  bilgiler ve kötü makinelerin iyi makineye dönüştürülmeleri nasıl oluyor  gibi&#8230;</p>
<p>Bazen izlerken sıkılmadım diyemem&#8230; Çünkü başlangıçtan itibaren  sıkıntının dozu arttı diyebilirim. Sonlara doğru Trinity&#8217;i arayan  ajanlar hakkındaki bölüm biraz hareketliydi ama erken bitti. Onun  dışında dediğim gibi baştan itibaren bölümler daha sıkıcı olmaya  başladı..</p>
<p>Fakat şunu unutmayın: bu anime, Matrix konusunda bir rehber kitaptır  bir anlamda&#8230; Matrix&#8217;teki bir çok sorunun cevabını içinde barındıran bir  anime.. Tabii izledikten sonra sorular sormaya devam ediyoruz, o ayrı  =) Yani film belki de matrix konusundaki soruları cevaplandırmak adına  yapıldı ama izledikten sonra benimde kafamda yeni sorular oluştu; o kız  kimdi mesela? (anlayacaksınız izleyince&#8230;)</p>
<p>sinemalar.com puanı 6.7 olan film için ben 7 puan verdim =)</p>
<p>iyi seyirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/animatrix.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Coraline &#124; Koralin ve Gizli Dünya</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/coraline-koralin-ve-gizli-dunya.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/coraline-koralin-ve-gizli-dunya.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 14:40:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Dakota Fanning]]></category>
		<category><![CDATA[Dawn French]]></category>
		<category><![CDATA[Ian McShane]]></category>
		<category><![CDATA[Jennifer Saunders]]></category>
		<category><![CDATA[Teri Hatcher]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1262</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzün animasyon sinemasına yakından bakarsak, eski moda animasyonlara pek prim verilmediğini görebiliriz. Hayao Miyazaki gibi çizgi ustaları, tümüyle karşı koyamadıkları CGI teknolojisine ellerinden geldiğince direnseler de, sektördeki aslan payı onlara düşmüyor. Ayrıca teknoloji harikası animasyonlarda gerçekliğe her yapımda, bir öncekine göre daha fazla yaklaşılıyor. &#8220;Coraline-Koralin ve Gizli Dünya&#8221; bu hengamenin içinde eski modaya uyuyor. Filmde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün animasyon sinemasına yakından bakarsak, eski moda animasyonlara pek prim verilmediğini görebiliriz. Hayao Miyazaki gibi çizgi ustaları, tümüyle karşı koyamadıkları CGI teknolojisine ellerinden geldiğince direnseler de, sektördeki aslan payı onlara düşmüyor. Ayrıca teknoloji harikası animasyonlarda gerçekliğe her yapımda, bir öncekine göre daha fazla yaklaşılıyor.</p>
<p>&#8220;Coraline-Koralin ve Gizli Dünya&#8221; bu hengamenin içinde eski modaya uyuyor. Filmde &#8220;bilgisayar izi&#8221;ne rastlamak pek mümkün değil.</p>
<p>Film daha çok küçüklere hitap etse de, etkili anlatımı sayesinde yetişkin izleyicinin dikkatini çekebilecek cinsten. Coraline, yeni taşındıkları ihtişamlı ama bir o kadar da sıkıcı evlerinde, anne ve babasının ilgisizliğinden dolayı oldukça mutsuzdur. Anne ve babası, işleri sebebiyle Coraline&#8217;a vakit ayıramamaktadırlar. Kendine uygun olmayan komşularıyla da zaman geçirmekten haz etmeyen Coraline, bir gün evde küçük bir kapıya rastlar. Gece uyanıp kapıdan geçer. Karşısında ise &#8220;yeni&#8221; anne ve babasını görür. Yeni annesi ve babası, Coraline&#8217;a epey vakit ayırabilmektedir. Yaşamları bir lunaparkta gibi eğlenceli ve renkli geçmektedir. Yeni ailesinde herkesin gözlerinin yerinde düğmeler bulunmaktadır. Başlangıçta Coraline bu durumu garipsese de bir süre sonra bunu umursamaz ve yeni dünyasına gittikçe ısınır. Fakat yeni ailesi Coraline&#8217;a kabul edemeyeceği bir istekle gelince, Coraline keşfettiği bu dünyanın göründüğünden farklı olduğunu anlamaya başlar.</p>
<p>&#8220;Coraline&#8221;ın orijinal seslendirme kadrosunda Dakota Fanning, Teri Hatcher, Jennifer Saunders, Dawn French ve Ian McShane var. Filmin yönetmeni &#8220;The Nightmare Before Christmas-Noel Gecesi Kabusu&#8221;ndan hatırlanabilecek Henry Selick. Selick filmi Neil Gaiman&#8217;ın aynı adlı romanından uyarlamış.</p>
<p>Her ne kadar küçüklere hitap ettiğini söylesek de, özellikle finaline yaklaştığında çok iyi bir tempo yakalıyor film. İlk kısımlarında günümüzün işkolik evebeynlerini yansıtmadaki başarısı, Coraline&#8217;ın yeni dünyasında yakalanan görsellik görülmeye değer. Yeni dünyanın foyasının su yüzüne çıkmasından itibaren adeta korku-gerilim tarzında bir yapıya bürünüyor. Coraline&#8217;ın düştüğü çıkmaz, müthiş bir gerilimle yansıtılmış. Bir çocuk filminden beklenecek &#8220;pembelikte&#8221; biten yapım, finaline ulaşırken biraz topallasa da, geç de olsa iyi bir nokta koyuyor hikayesine.</p>
<p>Kısacası film çocukları hedeflese de, hikaye anlatımındaki ustalıkla büyükleri de kendine çekecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/coraline-koralin-ve-gizli-dunya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avatar</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/avatar-2.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/avatar-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 17:27:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senbilirsinabla</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Giovanni Ribisi]]></category>
		<category><![CDATA[James Cameron]]></category>
		<category><![CDATA[James Horner]]></category>
		<category><![CDATA[Laz Alonso]]></category>
		<category><![CDATA[Mauro Fiore]]></category>
		<category><![CDATA[Michelle Rodriguez]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Worthington]]></category>
		<category><![CDATA[Sigourney Weaver]]></category>
		<category><![CDATA[Zoe Saldana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1014</guid>
		<description><![CDATA[Sonunda &#8220;abla&#8221; da, kızı ve kardeşleriyle Avatar&#8217;ı görür; ona göre film, tümüyle güçlü bir mistik mesajdır! Bir gece önce, kızkardeşleri ve kızının kardeşi ile, yüzlerinde kızının simlerle boyadığı 2, 0, 1, 0 ve !, boyunlarına doladıkları yanıp sönen pirinç lambalarla poz verdikleri laptop ekranı karşısında güle oynaya yeni yıla giren &#8220;abla&#8221; kadrosu, 2010&#8242;un ilk filmini, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sonunda &#8220;abla&#8221; da, kızı ve kardeşleriyle Avatar&#8217;ı görür; ona göre film, tümüyle güçlü bir mistik mesajdır!</strong></em></p>
<p><strong></strong>Bir gece önce, kızkardeşleri ve kızının kardeşi ile, yüzlerinde kızının simlerle boyadığı 2, 0, 1, 0 ve !, boyunlarına doladıkları yanıp sönen pirinç lambalarla poz verdikleri laptop ekranı karşısında güle oynaya yeni yıla giren &#8220;abla&#8221; kadrosu, 2010&#8242;un ilk filmini,<em> ince, hafif ve baş hareketiyle görüntü kaybı yaratmayan 3 Boyut gözlüklerle,</em> izlemek üzere önceden yer ayırttıkları havadar alışveriş merkezine giderler.</p>
<p>Uzunca reklam faslı ardından, &#8220;abla&#8221;ya, okuduğunda çarpıldığı <strong>Lobsang Rampa</strong>&#8216;nın <strong>Üçüncü Göz</strong> kitabında anlatılan, Tibet&#8217;te bir manastırda, Himalayalar&#8217;ın derinliklerine saklı mağaralara gizlenmiş, tarih öncesi mezarlarda yatan 4,5-5 metre uzunluktaki mumyalanmış bedenleri hatırlatan Na&#8217;vi halkının, <em><strong>James Churchward</strong>&#8216;ın, Pasifik Okyanusu&#8217;ndaki <strong>Batık Kıta Mu</strong>&#8216;nun kalıntıları olduğunu belirttiği, muhteşem</em> Yeni Zelanda ormanlarında çekilmiş öyküsünü anlatan film başlar.</p>
<p>2009, ABD yapımı <strong>Avatar</strong>: Yönetmen <strong>James Cameron</strong>, görüntü yönetmeni <strong>Mauro Fiore</strong>, müzik <strong>James Horner</strong>, oyuncular <strong>Sam Worthington, </strong><strong>Zoe Saldana, Sigourney Weaver, Giovanni Ribisi, Michelle Rodriguez, Laz Alonso</strong>&#8230;</p>
<p><strong>Thea Alexander</strong>&#8216;in,<em> okuduğunda &#8220;abla&#8221;yı çok etkileyen kitabı</em><strong><em> </em>M.S. 2150</strong>&#8216;in, bacaklarını kullanamazken, uykusunda yolculuk ettiği boyutta bir başka bedende yaşayan kahramanını anımsatan, tekerlekli sandalyedeki asker Jake Sully, DNA&#8217;sının uyumlu olduğu biliminsanı erkek kardeşi için üretilen Na&#8217;vi bedeniyle, toprakları altındaki değerli madene ulaşmak üzere Pandora Gezegeni&#8217;ni işgale hazırlanan askerler için <em>-başlangıçta- </em>casusluk eder.</p>
<p>Dünya Kızılderili halklarını hatırlatır geleneklerle yaşayan Na&#8217;viler ile, <em><strong>Frank Herbert </strong>klasiklerindeki gibi</em> tasarım dille anlaşan, avatar bedenlerdeki <em>-başlarında Alien&#8217;den tanıdık Sigourney Weaver&#8217;in bulunduğu-</em> biliminsanları, araştırmaları sırasında, ağaçlar arasında, Na&#8217;vilerin girip, atalarının deneyimlerinden yararlandıkları çok geniş bir iletişim/bilgi ağı olduğunu keşfederler. İncelikle tasarlanmış laboratuvarda, içine yattıkları kapsüller aracılığıyla transfer oldukları avatar bedende, kötürümlüğünden sıyrılan asker Jake Sully, Na&#8217;vi prensesinden öğrendiği şekilde, <em>-akılalmaz zenginlikteki bitki, hayvan&#8230; çeşitliliğinde,<strong> Churchward</strong>&#8216;ın,<strong> Batık Kıta Mu</strong> serisinde, </em><em>&#8220;insanın, gelişimini tamamlamış biçimde Dünya&#8217;ya indiğini&#8221; belirttiği semboldeki, <strong>arka ayakları</strong></em><em><strong> üzerinde yükselmiş geyik</strong>- </em>geyiğe benzeyenini öldürür, kızılderili geleneğince, onun <em>Eywa&#8217;ya ulaşacağını, bedeninin halkına karışacağını </em>belirterek teşekkür ederken, kız askere, karşılıklı kültür alışverişi Amerikancasıyla<em> &#8220;temiz işti!&#8221;</em> der.</p>
<p>Jake Sully&#8217;nin, <em>anlamlı biçimde </em><strong>Ağustos 2154</strong> tarihli kayıtlarından birinde, <em>&#8220;&#8230;onlarda olmayıp bizde olan, ne blucine ne kolaya ihtiyacı olmayan Na&#8217;viler, topraklarından asla vazgeçmeyecekler&#8230;&#8221;</em> demesi üzerine, <em>&#8220;yumuşamak&#8221;</em>tan ödü kopan komutanın belirlediği üç ayın bitiminde, Dünya üzerinde olduğu gibi, <em>&#8220;&#8230;zenginliklerine göz diktikleri halkların düşman ilân edildiği&#8230;&#8221; </em>malûm stratejiyle, doğayla tam bir uyum içinde yaşayan naif halka, tüm güçleriyle saldırdıkları, güçlerin<em> hiç de </em>eşit görünmediği bir savaş başlar.</p>
<p>Uzun, ayrıntılı, izleyicinin kalbini kıran pek çok ölümden sonra,<em> Toruk Macto </em>Jack Sully&#8217;nin saçıyla, saçaklarıyla bağlantı kurduğu Ruh Ağacı aracılığıyla yardım istediği Eywa (Tanrı, Doğa&#8230;), kendi güçleriyle yardıma gelir. O arada, komutanın saldırısına uğrayan bedeninin bulunduğu kapsülde havasız kalan kötürüm asker eşini kurtaran prensesin, kucağındaki, yarısı boydaki askere sevgiyle bakarken gördüğü, bir yabancı<em>-öteki-</em>dan<em> </em>çok daha ötesidir. &#8220;Abla&#8221;, diğerini dış görünüşüne göre sınıflayan insanoğluna bakarak,<em>&#8220;ben bir başka sen&#8217;im!&#8221;</em> anlamında Maya selamı <em>&#8220;In L&#8217;akesh!&#8221; </em>örneğindeki gibi,<em> sadece,</em> derindekini görme becerisinin ne çok sorunu çözebileceğini düşünür.</p>
<p>En eski kültürlerde tabletlerde, egemenin gücü elde tutma çabasıyla kendi lehine bozduğu din kitaplarında sıkça sembolize edilen <strong>Hayat Ağacı&#8217;</strong>nın, yangın bombalarıyla, çok ölüme yol açan yıkılışı, yüzen kayalar, <strong>Ursula Le Guin</strong> kitaplarından tanıdık ejderler, yerlilerin &#8220;abla&#8221;nın <strong>Baraka</strong> filminde izlediği ritüelleri, melodileri&#8230; Son zamanların en yüksek bütçeli filmi, muhteşem görselliği yanında &#8220;abla&#8221;ya kalırsa<strong>, John Calleman</strong>&#8216;ın,<strong> Maya Takvimi ve Bilincin Dönüşümü</strong> kitabında ayrıntılı biçimde, şemalarla açıkladığı bilinç değişimiyle sağlanacak kuantum sıçrayışını haberleyen, güçlü mistik bir mesaj&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/avatar-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Nightmare Before Christmas &#124; Noel Gecesi Kabusu</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/the-nightmare-before-christmas-noel-gecesi-kabusu.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/the-nightmare-before-christmas-noel-gecesi-kabusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:21:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1993]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikal]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Selick]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Burton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=891</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadıkları toplumun sosyal hayatı etkileyen çok önemli iki kültürünü, Noel&#8217;i ve Cadılar Bayramı&#8217;nı ele alıp,  aynı potada eriten Henry Selick ve Tim Burton ikilisi, eğlenceli bir müzikal/animasyon ortaya çıkarıyorlar. Filmde, Henry Selick kadar senarist Tim Burton&#8217;ın da etkisi olduğu su götürmez bir gerçek. &#8220;The Nightmare Before Christmas-Noel Gecesi Kabusu&#8221;nun ilginç karakterleri ve de ilgi çekici ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşadıkları toplumun sosyal hayatı etkileyen çok önemli iki kültürünü, Noel&#8217;i ve Cadılar Bayramı&#8217;nı ele alıp,  aynı potada eriten Henry Selick ve Tim Burton ikilisi, eğlenceli bir müzikal/animasyon ortaya çıkarıyorlar. Filmde, Henry Selick kadar senarist Tim Burton&#8217;ın da etkisi olduğu su götürmez bir gerçek.</p>
<p>&#8220;The Nightmare Before Christmas-Noel Gecesi Kabusu&#8221;nun ilginç karakterleri ve de ilgi çekici bir konusu var. Cadılar Bayramı kentinde, her yıl Cadılar Bayramı &#8220;korkunç&#8221; bir şekilde kutlanmaktadır. Öyle ki, garip yaratıklara ev sahipliği yapan bu şehir, korkunç bir Cadılar Bayramı için her sene, birçok plan yapıp tüm olanaklarını bu kutlamalar için seferber etmektedir. Bu şehrin korkutma üstadı ise Jack Skellington&#8217;dır. Jack, her sene kutlamaların bir numarası olsa da, artık yaşamında! bir değişiklik aramaktadır. Tam da bu sırada, Noel hazırlığı yapılan bir yere düşer. Korkutmanın olmadığı, sevginin hakim olduğu bu yerden oldukça etkilenen Jack, kendi şehrinde bir Noel kutlaması için düğmeye basar. Ama, korkutma dışındaki faaliyetlerde pek bulunmamış olan şehir halkına Jack&#8217;in Noel&#8217;i doğru bir şekilde anlatması gerekecektir&#8230;</p>
<p>Tim Burton&#8217;ın elinden çıkma senaryoda Burton, sinemasının kendine has tüm &#8220;ilginçliklerini&#8221; sergilemiş. Hepsi birbirinden ilginç karakterlerden tutun da, iki farklı bayramı irdeleyişindeki incelik, Burton&#8217;ın filme olan etkilerini gözler önüne seriyor. Yönetmen Henry Selick de elindeki iyi senaryoyu değerlendirmeyi başarıyor.</p>
<p>Müzikal olmasının getirdiği dezavantajı, ustalıkla avantaja çeviren film,türün sevenleri kadar farklı bir tat arayanların da hoşlanacağı tarzda bir animasyon.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/the-nightmare-before-christmas-noel-gecesi-kabusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Howl&#8217;s Moving Castle &#124; Yürüyen Şato</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/howls-moving-castle-yuruyen-sato.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/howls-moving-castle-yuruyen-sato.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 18:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2004]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayao Miyazaki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=822</guid>
		<description><![CDATA[Hayao Miyazaki tarzına yabancı olanlar için, içine girmesi bir parça zor, masalsı bir film. Ayrıca filmin yetişkin izleyiciye mi yoksa küçüklere mi hitap ettiğini söylemek oldukça güç. Hayao Miyazaki, en son &#8220;Küçük Denizkızı Ponyo&#8221; ile ülkemizde de vizyondaki yerini almıştı. Yönetmenin en çok bilinen filmi ise &#8220;Spirited Away &#8211; Ruhların Kaçışı&#8221;. Aslında kendisi filmlerini küçük ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Hayao Miyazaki" href="http://www.imdb.com/name/nm0594503/">Hayao Miyazaki</a> tarzına yabancı olanlar için, içine girmesi bir parça zor, masalsı bir film. Ayrıca filmin yetişkin izleyiciye mi yoksa küçüklere mi hitap ettiğini söylemek oldukça güç.</p>
<p>Hayao Miyazaki, en son &#8220;Küçük Denizkızı Ponyo&#8221; ile ülkemizde de vizyondaki yerini almıştı. Yönetmenin en çok bilinen filmi ise &#8220;Spirited Away &#8211; Ruhların Kaçışı&#8221;. Aslında kendisi filmlerini küçük izleyiciler için yaptığını röportajlarında belirtmekte fakat filmlerini ciddi sayıda bir yetişkin izleyici kitlesi de takibe almış durumda. &#8220;Howl&#8217;s Moving Castle &#8211; Yürüyen Şato&#8221;da, Miyazaki&#8217;nin belirttiği gibi filmin küçüklere hitap edip etmediği tartışılabilir. Çünkü filmde çok basit ve eğlenceli bir konu işlenmiyor. Filmde, 14 yaşında olan Sophie, bir büyü sonucu 90 yaşında yaşlı bir kadın görünümü alıyor. Büyüden kurtulmak için evini terk edip, Howl&#8217;un sahibi olduğu yürüyen şatoda kendine yer ediniyor. Burada bir ateş cini ile, büyüyü bozması için bir anlaşma yapıyor. Buna göre ateş cini büyüyü bozduğunda, Sophie da ateş cininin özgür kalmasını sağlamak mecburiyetinde&#8230;</p>
<p>Aslında masalsı anlatımı ve aşırı iyimser finali ile filmin daha çok küçük izleyicilere hitap ettiği söylenebilir. Bu söylenebildiği taktirde, yetişkin izleyicinin filmi izlemek için yalnızca iki sebebi kalıyor: Miyazaki hayranı olmak veya Miyazaki&#8217;nin çizimlerine ilgi duyuyor olmak. Bunun dışında filmin çekici bir yanı yok maalesef.</p>
<p>Hayao Miyazaki, tüm dünyada belirli bir saygınlığa sahip bir sinemacı. Aynı zamanda animasyon türünün ustalarından. Eğer siz de Hayao Miyazaki&#8217;nin takdir gören işlerinden birini görmek istiyorsanız, &#8220;Yürüyen Şato&#8221;yu tercih edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/howls-moving-castle-yuruyen-sato.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Up &#124; Yukarı Bak</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/up-yukari-bak.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/up-yukari-bak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 21:26:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Bob Peterson]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Günaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Pete Docter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=816</guid>
		<description><![CDATA[Bu film, Pixar&#8217;ın animasyonda geldiği noktadan öte, çok daha farklı anlamlar taşıyor. Çünkü Pixar &#8220;gerçekçi&#8221; değil &#8220;gerçek&#8221; filmler yapıyor. &#8220;Up &#8211; Yukarı Bak&#8221; birçok animasyon olmayan filmden, çok daha &#8220;gerçek&#8221; bir animasyon. Filmin Türkçe seslendirmesinde ana karakter Fredricksen&#8217;i usta sanatçı Erol Günaydın seslendiriyor. Çok başarılı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Filmin yönetmenleri Pete Docter ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu film, Pixar&#8217;ın animasyonda geldiği noktadan öte, çok daha farklı anlamlar taşıyor. Çünkü Pixar &#8220;gerçekçi&#8221; değil &#8220;gerçek&#8221; filmler yapıyor. &#8220;Up &#8211; Yukarı Bak&#8221; birçok animasyon olmayan filmden, çok daha &#8220;gerçek&#8221; bir animasyon.</p>
<p>Filmin Türkçe seslendirmesinde ana karakter Fredricksen&#8217;i usta sanatçı Erol Günaydın seslendiriyor. Çok başarılı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Filmin yönetmenleri <a href="http://www.imdb.com/name/nm0230032/" target="_blank">Pete Docter</a> ve <a href="http://www.imdb.com/name/nm0677037/" target="_blank">Bob Peterson</a>. Bu iki ismin senaryoda da imzası var. Filmin konusu ise oldukça ilginç: Fredricksen ve Ellie, beraber mutlu bir hayat geçirmişlerdir. İkisi de oldukça maceracı olan çift, sürekli olarak hayallerini süsleyen seyahatlerini gerçekleştirememişlerdir. Ellie&#8217;nin ölümü sonucu 78 yaşındaki Fredricksen, bu düşünü ömrünün son baharında, hayatına anlam katmak için gerçekleştirmek isteyip yola koyulur. Uçak niyetine! kullandığı araç ise binlerce balonla uçurduğu evidir. Ayrıca bu yolculuğunda yalnız olmayacaktır&#8230;</p>
<p>Pixar stüdyolarından son yıllarda çıkan birçok iddialı yapım gibi &#8220;Up&#8221; da hem küçük hem yetişkin izleyicilere hitap ediyor. Filmde, hikayenin daha sağlam bir temele oturtulması için ilk beş-on dakika herhangi bir espiri veya diyaloğa rastlamıyoruz. Daha sonra, birden fazla yan unsurun da eklenmesiyle, filmin mizahi dozu yükseliyor. Öyküde yer alan, konuşan köpekler bile insana inandırıcı gelebiliyor! Sadece bu köpeklerin yarattığı mizah dahi, filmi komik bulmanız için yeterli olabiliyor. Bunun yanında film, zaman zaman iyi bir gerilim atmosferini izleyiciye hissettirebiliyor. Ve evet, tüm bunlar bir animasyonda gerçekleşiyor&#8230;</p>
<p>Şimdiden, dünyanın en ünlü sinema internet sitesi <a href="http://www.imdb.com/" target="_blank">imdb.com</a>&#8216;da, <a href="http://www.imdb.com/chart/top" target="_blank">en iyi 250 film</a> arasında kendine yer bulan (bu yazı yazılırken 54. sıradaydı) &#8220;Up&#8221; verdiğiniz paranın karşılığını fazlasıyla alacağınız, birinci sınıf bir animasyon.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/up-yukari-bak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs &#124; Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-2.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 12:30:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senbilirsinabla</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/sinemablog/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-2.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Abla&#8221; çoktandır gönlünde yatan Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı&#8217;nı görür, bayılır! Bir Milyon Kalem&#8217;deki editörlerinin başını çektiği 33 okul, 3003 öğrenci başlıklı Balıkesir Dursunbey odaklı kampanya için kalem, defter, boya kalemi alışverişi yapmak üzere Burhaniye girişindeki alışveriş merkezine yollanan &#8220;abla&#8221;, gelmişken.. deyip sinemaya göz atar: 16:00&#8242;da, Buz Devri 3! Yaz kış yaşadığı yazlık sitenin, yazlık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&#8220;Abla&#8221; çoktandır gönlünde yatan Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı&#8217;nı görür, bayılır!</strong></em></p>
<p>Bir Milyon Kalem&#8217;deki editörlerinin başını çektiği 33 okul, 3003 öğrenci başlıklı Balıkesir Dursunbey odaklı kampanya için kalem, defter, boya kalemi alışverişi yapmak üzere Burhaniye girişindeki alışveriş merkezine yollanan &#8220;abla&#8221;, gelmişken.. deyip sinemaya göz atar: 16:00&#8242;da, Buz Devri 3!</p>
<p>Yaz kış yaşadığı yazlık sitenin, yazlık sinemasının, akşamüstleri dolanıp duran arabasındaki genç oğlanın, birkaç akşam önce &#8220;Yalnız bir gösterim için, senenin en güzel çizgi filmi saat ondaaa, Işık Sineması&#8217;ndaaa&#8230;&#8221; anonsuyla duyurduğu; görmek istemesine karşın, gece 22:00&#8242;ye dek bekleyip, yatma saatinde evden 45 dakika yürüme mesafesinde olma fikri ters geldiğinden kaytardığı Buz Devri 3!</p>
<p>Bütçesine bakarak, 10 öğrenci çapında ve bir diğerinin kalbinin kırılmasına neden olmayacak seçimlerle yapmaya özendiği alışverişi koyduğu torbayla Karınca Deresi üzerindeki köprüden geçip postaneye ulaşan &#8220;abla&#8221;, kargo servisinde pek de mutlu görünmeyen genç kadın görevlinin yardımıyla kolilediği paketi bırakır; yine Karınca Deresi&#8217;nin geniş, boş, kuru yatağı üzerindeki köprüyü ters yönde geçer, 16:00 seansı için biletini alır, kışın tek kişi girdiği salonunun bu kez 6. müşterisi olarak yerini alır.</p>
<p>Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı, yönetmen Carlos Saldanha; Tümü çok başarılı Türkçe dublajlı filmin en karakteristik sesi, kaplan Diego&#8217;yu seslendiren Halûk Bilginer. Amerikan aile değerleri formatındaki mamut karı-koca Manny ile Ellie bebek beklerken, dişlek seslendirmesi muhteşem Sid, bir mağara derinliklerinde bulduğu üç dinozor yumurtasını nüfusuna alır. Anne dinozor bebeklerini geri almaya kalkışınca, mecara, -bu defa- yukarıya bir dinozor iskeletiyle bağlı kayıp yeraltı dünyasında devam eder. Görmüş geçirmiş, gözünün tekini bu yolda feda etmiş gelinciğin yardımıyla binbir bela atlatır, bebek mamut Dünyaya gelir, sonunda ekip biraraya gelir ve salimen yeryüzüne dönerler.</p>
<p>&#8220;Abla&#8221; en çok, Tarsem Singh&#8217;in bir önceki sinema festivalinde gördüğü, muhteşem tanımını anlamsız kılan görselliğiyle The Fall filmindekini hatırlatan, buzdaki kırıktan -aynı leke ile- kırık yumurta kabuğuna geçişini; palamut peşindekilerin, üzerinde oldukları kayanın, parçalarının aralıklı düşüşü ile füze biçimi yükselişini, tango sahnesini, taş vadinin tüm çizimlerini, üzerinde uçtukları kuş bayıldığında, gözünün, kontrolü yitirilmiş uçağın kadranlarından biri gibi dönüp durmasını&#8230; çok beğenir.</p>
<p>Çıkışta, Burhaniye&#8217;den çıkan son servisle yola koyulurken, çocuklar için birşey yapmış olmanın mutluluğu yanında &#8220;abla&#8221;, içindeki çocuğu da eğlendirip gönlünün ışıldamasını sağlayan güzelim güne içtenlikle teşekkür eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs &#124; Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 12:54:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Buz Devri&#8221; serisi, bazı istisnalar dışında, hiçbir serinin yapamadığını yapıp, her seferinde daha başarılı işler çıkarmakta. Bunun nedeniyse kuvvetle muhtemel, espirilerin yetişkinlere gitgide daha fazla hitap ediyor olması. &#8220;Buz Devri&#8221;nin ilk filminin gördüğü ilginin ardından, çoğu Hollywood yapımında olduğu gibi devam filmlerinin geleceğine kesin gözüyle bakılıyordu ve öyle de oldu. Devam filmleri yapılırken, seyircinin beğenisi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Buz Devri&#8221; serisi, bazı istisnalar dışında, hiçbir serinin yapamadığını yapıp, her seferinde daha başarılı işler çıkarmakta. Bunun nedeniyse kuvvetle muhtemel, espirilerin yetişkinlere gitgide daha fazla hitap ediyor olması.</p>
<p>&#8220;Buz Devri&#8221;nin ilk filminin gördüğü ilginin ardından, çoğu Hollywood yapımında olduğu gibi devam filmlerinin geleceğine kesin gözüyle bakılıyordu ve öyle de oldu. Devam filmleri yapılırken, seyircinin beğenisi de göz önünde tutulmuş anlaşılan. Örneğin; &#8220;Scrat&#8221; ve &#8220;meşe palamudu&#8221; her devam filminde daha fazla yer almakta. &#8220;Scrat&#8221; başlangıçta bir yan karakter olarak görülürken, şu anda &#8220;Buz Devri&#8221;nin vazgeçilmez karakterleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Serinin bu üçüncü filminde, &#8220;Sid&#8221;in bulduğu dinozor yumurtalarını &#8220;sahiplenmesiyle&#8221; başlayan ve &#8220;dinozorlar evreninde&#8221; devam eden bir öykü var karşımızda. Filmin genelinde, başka yapımlara ve eserlere yapılan göndermeler göze çarpıyor. &#8220;Moby Dick&#8221;ten &#8220;Lost&#8221; dizisine kadar birçok ince gönderme mevcut. Hepsi de zekice ve oldukça komik. Kaldı ki bu tip bir animasyonda &#8220;Lost&#8221;a yapılan bir gönderme fikri dahi, insana tebessüm ettiriyor. Biraz dikkat kesilen yetişkin izleyicilerin gözünden kaçmayacak detaylar da bulunuyor.</p>
<p>Her ne kadar gitgide &#8220;yetişkin animasyonu&#8221; halini alsa da, elbette küçük izlyiciler göz ardı edilmemiş. &#8220;Arkadaşların önemi, dayanışma&#8221; temalı mesajlar da filmde kendine yer buluyor. Yine sadece küçüklere hitap eden espiriler de var. Öyle gözüküyor ki bu sayede de filmin izleyici kitlesi oldukça genişletilmiş.</p>
<p>Her ne kadar birçok izleyici -belki de haklı olarak- altyazılı filmler izlemeyi, dublajlı filmlere tercih etse de, bu filmde yapılan dublajın başarısına bakarak, ülkede dublaj konusunda oldukça iyi bir noktaya geldiğimiz söylenebilir. Filmin dublajında emeği geçen herkesi tebrik etmek gerek.</p>
<p>Filmin sunduğu şey yalnızca eğlence. Açıkçası izleyen eğlenceli vakit geçiriyor. Gişe başarısına bakılırsa devam filmlerinin gelmesi muhtemel. Tahminimce bu kadar &#8220;iyiye giden&#8221; bir animasyon serisinin devam filmi, kimseyi üzmeyecektir!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/ice-age-3-dawn-of-the-dinosaurs-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A Scanner Darkly</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jan 2007 17:02:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Keanu Reeves]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Linklater]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Downey Jr.]]></category>
		<category><![CDATA[Winona Ryder]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly.html</guid>
		<description><![CDATA[A Scanner Darkly; Before Sunrise, Before Sunset ve Tape gibi filmleriyle kendisine hayran bırakan anlatı ustası Richard Linklater ile Minority Report, Paycheck ve Blade Runner gibi filmlere romanlarıyla kaynaklık eden bilimkurgu üstadı Philip K. Dick&#8216;in kesiştiği noktada ortaya çıkan bir yapım. Gerçek oyuncularla çekilen sahnelere özel bir efekt bindirilmesiyle oluşturulan animasyon tekniği, alışılagelmişin dışında olması ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A Scanner Darkly; <a href="http://www.imdb.com/title/tt0112471/">Before Sunrise</a>, <a href="http://www.imdb.com/title/tt0381681/">Before Sunset</a> ve <a href="http://www.imdb.com/title/tt0275719/">Tape</a> gibi filmleriyle kendisine hayran bırakan anlatı ustası <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000500/">Richard Linklater</a> ile <a href="http://www.imdb.com/title/tt0181689/">Minority Report</a>, <a href="http://www.imdb.com/title/tt0338337/">Paycheck</a> ve <a href="http://www.imdb.com/title/tt0126817/">Blade Runner</a> gibi filmlere romanlarıyla kaynaklık eden bilimkurgu üstadı <a href="http://www.imdb.com/name/nm0001140/">Philip K. Dick</a>&#8216;in kesiştiği noktada ortaya çıkan bir yapım.</p>
<p>Gerçek oyuncularla çekilen sahnelere özel bir efekt bindirilmesiyle oluşturulan animasyon tekniği, alışılagelmişin dışında olması nedeniyle rahatsız edici olabiliyor. Bununla beraber, yönetmenin ilk olarak <a href="http://www.imdb.com/title/tt0243017/">Waking Life</a>&#8216;da kullandığı teknik anlatım gücüne kattığı olumlu etki ile öne çıkıyor. Teknik; bir romanın sinemaya uyarlanması sırasında kaçınılmaz olan kayıpların, daha aza indirgenmesinde fayda sağlıyor. Ögeler arasındaki soyut ve pastel renkler/çizgiler izleyicinin hayal gücüne daha geniş bir alan kalmasına olanak tanıyor.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/name/nm0001140/">Philip K. Dick</a>&#8216;in kendi deneyimlerinden yola çıkarak, -yüzeysel olarak- uyuşturucuya karşı verilen mücadele üzerine yazdığı romanından uyarlandığından, bir mesajı belirgin bir şekilde vermesini beklediğim bir filmdi. Bunun yerine çok katmanlı ve karmaşık bir yapıya sahip, içice geçmiş mesajlardan oluşan bir film çıktı karşıma.</p>
<p>Farklı bir deneyimse aradığınız, bunu bulacağınız bir film A Scanner Darkley.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/a-scanner-darkly.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoodwinked! &#124; Kırmızı Başlıklı Kız</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/hoodwinked-kirmizi-baslikli-kiz.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/hoodwinked-kirmizi-baslikli-kiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 May 2006 19:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[2005]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Hathaway]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/hoodwinked-kirmizi-baslikli-kiz.html</guid>
		<description><![CDATA[Animasyon filmlerinin fantastik ögeleri yoğun olarak barındırmasının da etkisiyle, tasarımcılarının düşünce yapısının sınır çizgilerinin olmaması bize çoğu zaman neşeli saatler yaşatıyor. Diğer filmlerdeki tekrarların yerini, animasyonlarda özgün fikirler alıyor. Belki de bu sebeple kötü diyebileceğim bir animasyona rastlamam zor oluyor ve neredeyse büyükler çocuklardan daha çok zevk alıyor. Animasyonlarda, özgün tasarımların yanında, öteki filmlerdeki sahnelerle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Animasyon filmlerinin fantastik ögeleri yoğun olarak barındırmasının da etkisiyle, tasarımcılarının düşünce yapısının sınır çizgilerinin olmaması bize çoğu zaman neşeli saatler yaşatıyor. Diğer filmlerdeki tekrarların yerini, animasyonlarda özgün fikirler alıyor. Belki de bu sebeple kötü diyebileceğim bir animasyona rastlamam zor oluyor ve neredeyse büyükler çocuklardan daha çok zevk alıyor.</p>
<p>Animasyonlarda, özgün tasarımların yanında, öteki filmlerdeki sahnelerle dalga geçildiğine de şahit oluyoruz. Bu, yine güzel bir bakış olmasına karşın Hoodwinked burada biraz aşırıya kaçmış gibi duruyor.</p>
<p>Hoodwinked, hikayenin sonundan başlıyor ve cevapları asıl hikayede yeralmayan &#8220;Kurt neden küçük kızı yemek istemiştir? Büyükanne nerededir? Oduncu neden baltasını sallar? ve Kırmızı Başlıklı Kız’ın aklından aslında neler geçmektedir?&#8221; gibi soruların peşinden gidiyor.</p>
<p>Hikayesi sondan başlayıp geçmişi konu edinen filmlere karşı soğuk durmama ek olarak; bu husus, -bir animasyon için- fazla sistematik bir yapının oluşmasına sebep olmuş.</p>
<p>Bunların dışında gayet başarılı bir animasyon&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/hoodwinked-kirmizi-baslikli-kiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>28</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
