Shine

24 Åžubat 2010 | | yorum yap
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (3 oy, ortalama: 7,33)
Loading ... Loading ...
Filmde Avustralya’lı piyanist David Helfgott’un yaÅŸam öyküsünü izlerken, iyi oyunculuklar seyretme ÅŸansını da yakalıyoruz.
“Shine”da piyanist David Helfgott’un öyküsü aÅŸama aÅŸama anlatılıyor. Şöyle ki: özellikle ilk bölümde David’le babası arasındaki iliÅŸkiye göz gezdiriyor yönetmen Scott Hicks. David’in sinir bozucu babası ona sürekli “sen ÅŸanslı bir çocuksun” deyip duruyor. Bir yandan David’i müziÄŸe teÅŸvik ederken bir yandan da içten içe bir kıskançlık besleyerek kendisinin zamanında aynı ÅŸartlara sahip olamayışından yakınıyor. David’in ileride yaÅŸayacağı psikolojik sorunların temelleri de bu ÅŸekilde yavaÅŸ yavaÅŸ atılıyor. David katıldığı yerel yarışmalarda ödülleri silip süpürürken yurt dışından gelen eÄŸitim fırsatlarını despot babasının zoruyla tepmek zorunda kalıyor. En sonunda, çevresinden gelen desteÄŸin de yardımıyla babasına sırt çevirip Londra’dan gelen bir burs teklifini deÄŸerlendiriyor. Buradan itibaren David’in hayatında yeni bir sayfa açılıyor. Ailesinden uzak, kaldığı bakımsız bir evde eÄŸitimini tamamlamaya uÄŸraşırken, babasının kendisine zamanında dikte etmeye çalıştığı ve çalması hayli zor olan bir eseri çalmaya karar veriyor… Filmin son bölümünde davranış bozukluklarının vücudunda hüküm sürdüğü bir David çıkıyor karşımıza. Bu son bölümde bir çeÅŸit yeniden doÄŸuÅŸ hikayesi görmek mümkün oluyor.
Filmde Geoffrey Rush, Armin-Mueller Stahl, Noah Taylor, Lynn Redgrave ve John Gielgud yer alıyorlar. Filmin senaryosu Jan Sardi’ye ait.
MüziÄŸe ilgisi olanları daha da hoÅŸnut edebilecek olan film, etkileyici bir biyografi örneÄŸi olmayı baÅŸarıyor. Aksayan yönleri bulunsa da ve David Helfgott’un hayatını anlatmada biraz aceleci davransa da film, müziÄŸin notalar yanında taşıdığı farklı anlamları gözler önüne seriyor. Yani müziÄŸin altında yatan duygusal yoÄŸunluÄŸu eÅŸeliyor.
Klasik müziÄŸe olan ilgiyi bir nebze de olsa arttıracağını düşündüğüm yapım yine de büyük beklentilerle izlenmemeli. Ayrıca filmin Geoffrey Rush’a en iyi erkek oyuncu oscarını kazandırdığını da not olarak düşelim.

Yorum yapın