Sherlock Holmes

- 03/03/2010
9,13(8 oy)

Son zamanlarda yine çok film izlemeye başladım; keşke hepsi bu film gibi olsa =)

Sherlock Holmes, aslında bir kitap uyarlaması filmi… Hollywood’un son zamanlarda başvurduğu yöntemlerden biri ama çok başarılı bir uyarlama diyebilirim.

Sherlock Holmes, polisiye roman dünyasının en tanınmış kişilerinden kuşkusuz; hatta Wikipedia’da hayat hikayesine bile rastlayabilirsiniz (doğum tarihi vs.). Hakkında “nasıl göründüğüne dair ” resimler çizilmiş ve bunlar gazetelerde bile basılmıştı… Sir Arthur Conan Doyle tarafından kurgulanan bu polisiye roman (ki kendisi polisiye roman konusunda usta bir yazardır; adalet konusunda çalışmaları olduğu gibi çevresindeki olayları kitaplarına katmayı büyük bir ustalıkla gerçekleştirmiştir.) zamanında en çok okunan yazılardan biriydi; çünkü ilk başta sadece gazetelerde yayınlanan bu yazılar polisiye roman türünün gelişmesine katkıda bulunmuştu.

Sevilmesinin bir nedeni de herhalde filmde her unsurdan bulunması idi:  Aksiyon,  Dram,  Gerilim,  Gizem,  Macera,  Polisiye,  Romantik,  Suç,  Tarih… Tarih kısmı belki yazılmayabilir, çünkü yazarın kendi dönemini anlatmasından dolayı bunu gözardı edebiliriz, ama 21. yüzyıl insanları olarak 19. yüzyılda yaşananları film aracılığıyla izlerken o dönemden izleride görüyoruz. Ki filmde dönemin şartları, evleri, nehirleri, gemileri, insanları aklınıza gelebilecek her şey çok güzel yansıtılmış diyebilirim; ki hollywood sinemasının bu huyunu seviyorum!

Film, sanayi devrimi sonrasını konu alıyor sanırım; daha önce Sherlock Holmes konusunda filmler çekildi hatta bir ara Sherlock Holmes’i canlandıran karaktere İngiltere nişanı verildiğini öğrendim de şaşırdım; demek ki konu olarak çok dikkat çekici bir film ve ülkeler arasında da sorunlara neden olmuş. Fakat şunu biliyorum, kitabın yazarı özellikle İngiltere’de adaletin gelişmesine çok büyük katkılar yaptı. Adalette yaşanan haksızlıkları çok iyi gözlemledi ve Sherlock Holmes karakteri ile de olsa hepsini çözmesi; kanun koyucuların daha dikkatli olmasına neden olmuştur herhalde, kim bilir.

Film oyuncu kadrosu gerçekten izlemeye değerdi; Jude Law, Robert Downey Jr. ikilisi gerçekten birbirlerine uyan çok iyi arkadaş gibi idiler, ama yönetmen aralarındaki ilişkiyi öyle bir noktaya getirdi ki bir ara “Holmes’in gay olabileceğini ima ediyor sanki” diye düşünmedim değil. =)

Kostümler harika, dönemin şartları; evleri, yolları, binaları, nehirleri, gemileri ve aklınıza gelebilecek tüm ayrıntılar -bilgisayar efektleri yardımıyla da olsa- çok güzel yansıtıldı. Bu bence en önemlisi idi. Polisiye filmlerinde yer alan kurgu -ince ayrıntılar- filmin işleyişi ve ayrıntılar arasındaki bağ bu filmde çok zekice kurgulandı. Bizim bile bazen gözden kaçırdığımız ayrıntılar “aaa evet” dedirten türden zamanla karşımıza çıktı ve Holmes ile beraber bizde olayı çözmeye çalıştık.

Film heyecanlıydı, çünkü çok aksiyon sahneleri vardı diyebilirim; özellikle dövüş sahnelerinde önce Holmes’in kendi kafasında olayın ayrıntılarını bir bütün haline gelecek şekilde sırayla düşünmesi ve bunların bize yavaş halde gösterilmesi ile peşi sıra her şeyin tekrar hızlı bir şekilde yansıtılması çok güzel düşünülmüş bir şeydi… Zaten Holmes’in en büyük özelliği sanırım ipuçlarını teker teker değerlendirmek yerine tüm ipuçlarını elde edip bir bütün halinde düşünmesi idi sanırım. Film eğlenceliydi, çünkü diyaloglar gerçekten çok güzel yazılmıştı. Konuşmalar, mimikler, hareketler hepsi gerçekten çok tutarlıydı. Sıkıcı değildi film, çünkü kopukluk yoktu. “ne oluyor yahu” demiyorsun izlerken, kopamıyorsun… Düşündürücü idi film; Ejder filmindeki kadar az ipucu yoktu; ipuçları daha derindi ve olayı çözmek için bilimsel verilerden tutun her şeyi değerlendirmeleri gerekmişti. Zekiceydi, çünkü filmi izlerken bir ara ben de “sihir’e” nerdeyse inanacaktım diyebilirim =)

Filmi izlerken diğer filmler aklınıza gelebilir belki de; mesela tarihi mekanları görüntülerken ya da tarikatları izlerken aklınıza Melekler ve Şeytanlar filmi gelebilir… Ya da Robert Downey Jr. Holmes karakteri ile espritürel kişiliğini oynarken bir an Iron Man filmi aklınıza gelebilir… Hatta 1 saatten fazla büyü ile haşır neşir olduktan sonra filmin sonunu görünce kendinizi Scooby Doo filminde sanabilirsiniz =) Fakat yönetmen Guy Ritchie gerçekten başarılı bir iş çıkardı; ayrıntılar somurtmadı ve işte bu! dedirtecek türden bir film çıktı ortaya…

Lord Blackwood’un idam ediliş sahnesini izlerken aklıma nedense Saddam Hüseyin’in idam edilme sahnesi geldi; hepimiz o videoyu izlemişizdir herhalde… Ve sonrasında gelen komplo teorileri: aslında öldürülmedi gibisinden… Bu idam sahnesini ve sonrasında yaşananları filmde izleyenler ne demek istediğimi anlamışlardır diye düşünüyorum… Ayrıca, “korku” politikası uygulaması son dönemde ülkemizde sıkça duyduğumuz “darbe planlarının” ana temasını teşkil ediyor, değil mi? Korkut – kaos oluştur – ele geçir…

Tabii ki bu filmin tutacağından emin olan kalabalık bir senaryo ekibi ile yapımcı kadrosu; devam filmi için de tarih belirlediler: 2011. Bu filmde belki de Lord Blackwood’dan kurtulduk ama baştan sona ne olduğunu göremediğimiz Profesör Moriarty ile Holmes’in macerasını devam filminde izleyebileceğiz.

Bu yılın en iddaalı filmlerden biridir diyebilirim Sherlock Holmes için.. Siz de eğlenmek, izlediğiniz filmden zevk almak istiyorsanız ve sonunda bir yabancı filmde kötülemeden “Türkiye ve hatta karadeniz bölgesi” cümlesini 1 kaç saniye de olsa duymak istiyorsanız; seçeneğiniz film bu olsa gerek =)

8,5 puan verdim.

İyi seyirler.

Sherlock Holmes Yorumları

Yorum Yok


altı × 6 =

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri