Revolutionary Road | Hayallerin Peşinde

- 27/08/2009
8,70(10 oy)

“Revolutionary Road” Sam Mendes’in güçlü yönetmenliği sayesinde ele aldığı konuyu çok etkileyici bir biçimde yansıtmayı başarıyor.

Tiyatro Kökenli İngiliz yönetmen Sam Mendes,sinemaseverler arasında “American Beauty” ile nam salmış bir isim. Ama bunun dışında “Road to Perdition (Azap Yolu)” ve “Jarhead” gibi büyük beğeni toplamış filmlerin altında da imzası var. “Revolutionary Road”ta ilk başta “American Beauty”den pek de farklı bir hikaye anlatmadığı düşünülebilir ama iki hikaye arasında paralellik olmasına rağmen, burada farklı bir yaklaşımın içinde olduğu kesin. Filmle müthiş uyum sağlayan müziklerin de yardımıyla film “American Beauty”den çok daha etkileyici bir anlatıma sahip.

Filmde Wheeler çiftinin farklı olmaya çabalarken, gitgide daha da sıradanlaşması konu alınıyor. Öncelikle Wheeler çiftinin nasıl büyük hayallerle evlendiğini gözlemliyoruz. İkisi de büyük hayallerin peşinde ve her nasıl olmuşsa, evlendikten sonra da hayallerini gerçekleştirebilecekleri fikrine kapılmışlar. Sanki yaptıkları evlilik diğerlerinden çok farklıymış gibi davranıyorlar. Tabii bunda, bir yandan, arkalarından onları eleştirip, küçümseyip, diğer yandan yüzlerine karşı dost canlısı görünen komşularının da payı büyük. Sürekli en yakın “arkadaşları” Campbell çiftiyle vakit geçirmekteler. Dışarıdan çok iyi bir dörtlü gibi görünmelerine rağmen birbirlerinden pek haz ettikleri söylenemez.

Mendes’in tipik Amerikan çiftlerine eleştirisi, kendini tam olarak burada göstermekte. Wheeler çiftinin diğer insanlarla ilişkisi de gösterilse de, asıl eleştirisini bu dörtlü üzerinden yapmakta Mendes. Ve her ne kadar, özellikle Amerikan banliyölerinde yaşayan ailelere eleştiri yapılsa da, örneğin ülkemizde, ikili ilişkiler bundan çok farklı bir noktaya gitmemekte bence.

Zaten Mendes de, eleştiri olarak bununla kalmamış ve evrensel bir “sorun” olan evlilik kurumuna da eleştiri oklarını yöneltmiş. Sorun diyorum çünkü Mendes burada tamamiyle sorunlu bir evlilik ve bunun nedenleri üzerine gitmiş. Bunun nedeni de en başında da belirttiğim gibi Wheeler çiftinin kendini diğer çiftlerden üstün görmesi. Evlendikten sonra yapılan çocukların, onların planlarını etkilemeyeceği, geçim derdine düşmeyecekleri ve “evli olmalarına rağmen” hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir dünya planlıyorlar. Hatta bir ara Paris’e taşınmayı bile düşünüyorlar. Fakat evlendikten sonra farklı düşüncelere saplanıp bir çıkar yol bulamayacakları ve bunun sonunda en az birinin mutsuz olacağı akıllarının ucundan bile geçmemiş zamanında. Ve onların akıbeti de diğer çiftlerden pek farksız olmuyor. Birbirlerine saygılarını yitiriyorlar, birbirlerini aldatıyorlar, kısacası “evliliğe yenik düşüyorlar.” Hal böyle olunca da ikisinin de acınası bir duruma düşmesi kaçınılmaz oluyor. Durumları acınası çünkü birbirlerine “içini döktükleri” günün hemen ardından, birbirlerine yine yapmacık bir saygı ve sevgi gösteriyorlar. Herşeyi “unutmuş gibi yaparak” sorunların çözüleceğini sanıyorlar ve kaçınılmaz sonlarının farkına varamıyorlar!

Konusundan da anlaşılacağı üzere “Revolutionary Road” romantik-komedi severlerin hoşlanacağı tarzda bir film değil. Bir aile draması denebilir. Ang Lee’nin “Ice Storm”u, bu filmdeki gibi başrolünde Kate Winslet’in oynadığı “Little Children” ve daha önce de değindiğim gibi “American Beauty”yi izleyip beğenenler, bu filmi de sevecektir. Eğer “Revolutionary Road”u beğendiyseniz, izlemediğiniz varsa yukarıdaki üç filmi de mutlaka izleyin derim.

Kate Winslet ile Lepnardo DiCaprio arasındaki uyum mükemmel. Ayrıca filmin en aklı başında(!) karakterini canlandıran Michael Shannon da olağanüstü oynamış. Kilit bir karakter de denebilir zira Wheeler çiftinin ona yaptıkları iki farklı muamele, ikiyüzlülüklerinin en belirgin örneği belki de.

Sonuç olarak içi dolu laflar eden,anlatmak istediğini çok iyi anlatan başarılı bir dram. Benim gözümde başyapıt mertebesine erişti bile! Yalnız neden filmin adı “Revolutionary Yolu” değil de “Hayallerin Peşinde” diye çevrilmiş, onu anlayamadım!

Revolutionary Road | Hayallerin Peşinde Yorumları

1 Yorum


× üç = 3

  • senbilirsinabla 29 Ağustos 2009 16:42

    “Abla” yazara tümüyle katılır; Revolutionary Road, son zamanlarda izlediği en etkileyici filmlerdendir. Kadının -Dünyayı değiştiren insanlardan biri- karakteri, kocanın zayıflığı, en delinin aslında en erdemli, en akıllı kişi oluşu, çevresindekilerin ona bakış ve yaklaşımları ile değerlendirilebilecekleri gerçeği… “Abla”nın kendisini özdeşleştirdiği baş kadın karakteriyle eşsiz, muhteşem bir film!

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri