Red Cliff | Kızıl Uçurum

- 03/04/2010
5,67(3 oy)

Şu ana kadar sanırım “kadınların dünya savaşlarındaki yeri” konusunda herhangi bir kitap yazılmadı. Ama bu filmi okuduktan sonra, keşke yazılsaydı ya da imkanım olsa da bu konuda bir kitap yazsam dedim kendi kendime!…

Kızıl uçurum filmi asya sinema endüstrisinin en pahalı filmlerinden biri oldu, hem de kendi kaynaklarını kullanarak… 80 milyon dolarlık dev bütçesinin yardımıyla bilgisayar efektli bir çok sahne kullanan film, beraberinde bir çok sorun ve beklenti getirdi fakat bütün bunlara değdi mi derseniz: sadece hollywood bu tür filmleri yapabilir kanısını yenecek güçte bir film oldu diyebilirim.

Film, Çin tarihinin en ünlü ve en kanlı savaşlarından olan Kızıl Uçurum adlı savaşı konu alıyor ve aslına bakarsanız o zamanlarda yazılmış bir kitabın senaryolaştırılmasıyla oluşuyor. M.S. 208 yılında geçen savaşa Türklerin herhangi bir katkısı veya ilişkisi oldu mu bilmiyoruz çünkü o tarihlerde o bölgede bir Türk hanedanının olduğunu zannetmiyorum; ki iyi ki olmamış diyebilirim: bu kadar büyük bir savaşa karışmalarını istemezdim doğrusu!.

Tarihsel bir konuyu ele aldığından bu konuda bazı varsayımlarda bulunmak istiyorum: mesela, filmde o savaşta 1 milyon askerin öldüğü söyleniyor; bu rakam yabana atılacak bir rakam değil.. Şu anda nüfusleri milyarı geçmiş bulunan Çin halkının o savaşı yapmasaydı herhalde nüfusu bir kaç milyar daha fazla olurdu diye komplo teorisi yapsam; herhalde yanılmam!. Ayrıca, bu savaştan sonra Türk devletleri ortaya çıkmış ki karşısında zayıf bir Çin ülkesi olunca…. Kader diyelim!

Film Çin Han Hanedanı’nın son demlerini yaşadğı bir tarihte Han Hanedanı kralını etkisi altına alan divan başkanının kendi otoritesini kurması adına isyancıları yok etmesi peşi sıra karşısına çıkan son -kendi deyimiyle- hainlerle savaşmak için ülkenin güneyine gidip son düşman olarak gördüğü güney krallığı ve müttefiklerine saldırmasını işliyor diyebilirdim; ama ortada bir kadın var! Ve görünen o ki; savaşın asıl kaynağı o idi…

Çin kadınlarının sadece bizim Türk İmparatorluklarını yıkmadığını öğrenmiş olmaktan mutluluk duyuyorum =) Bu filmde öğreniyoruz ki tarihin en büyük hanedanlarından olan Çin Han Hanedanı’nın yıkılıp yerine “üç krallığın” kurulmasına vesile olan bu savaşın sebebi, evet: bir kadın! Hem de çok güzel bir kadın!… (Ama bu kadının farkı herhalde hem savaşa sebebiyet vermesi, hem de sonuçlandırmasına katkıda bulunması olsa gerek…)

Filmin Çin yani Uzakdoğu filmi olduğunu ilk duyan her sinemasever, ilk olarak bu filmde de abartılı bir şekilde dövüş sanatlarının yansıtıldığını düşünebilir; fakat izledikten sonra yanılacaklarına eminim. Çünkü filmde gerçek savaş taktikleri öyle güzel anlatıldı ki, savaş – kılıç sahneleri bazı abartılı sahneler dışında (Burada şunu vurgulamak istiyorum: kendi sinema endüstrisimize çok kaba davranıyoruz… Kara Murat filmlerinde evet çok saçma sahneler var ama yabancı filmlerde de var bu!. Bir mızrağı kendisine doğru gelirken eliyle tutup durdurması herhalde saçma! ve bu her filmde olduğu gibi bu filmde de var!) gerçekten çok gerçekçi çekildi bana göre… ama en kötü hatayı bilgisayar efektleri sahnelerinde yaşadılar diyebilirim; çünkü ben hiç beğenmedim. 80 milyon dolarlık bir bütçe ile daha iyi çekilebilirdi diyeceğim ama burada da aklıma şu geliyor: filmde çok figür kullanıldı sanki… Tüm para onlara mı gitti dersiniz?

Filmde savaş sahnelerinden çok savaş taktikleri üzerinde durulması yerinde bir karar oldu bana göre; sıkmadan akıllıca ilerledi film… Savaş taktikleri iki tarafın (saldıran ve savunan) gözünden bizlere anlatıldı ki ilahi takdirin bir savaşa nasıl etki edebileceğini de ayrıca gördük… Ve tabii ki doğanın böyle bir savaşa nasıl ortak edildiğini de…

Filmin uzun bir bölümü savaşa hazırlık olarak geçse de sıkılmadım diyebilirim; 80 milyon dolarlık bu filmin kendini amorti ettiğini düşünüyorum fakat çok abartılı bir film mi acaba? Hayır, değil… Ama bu tip filmlerin Hollywood dışında bir sinema endüstrisi tarafından çekilmesi bana göre umut verici. (gerçi yönetmen daha önce Hollywood’da görev almış bir yönetmen ama olsun…)

İzlenmeli mi? Bence Çin halkının kesinlikle izlemesi gereken bir film; çünkü filmde tamamen onların yaşamlarından izler var… Özellikle onların kendi çalgılarının yansıtıldığı sahneler “biraz önce geçse de filme devam etsek” cinsindendi, ki bu benim fikrim tabii. =) Fakat, tarihi filmleri sevenler bana göre kaçırmasın derim…

Heyecan var…
Kan var…
Kurgu süper…
Oyunculuklar süper… (özellikle Kara Murat vari komutanların sürekli ön planda tutulması ve ilginç hareketler – dövüşler yapması güzeldi; heyt be Yeşilçam’ım!)

Benim oyum 7,5 oldu film için..

İyi seyirler.

 

Red Cliff | Kızıl Uçurum Yorumları

3 Yorum


sekiz × = 32

  • okuyucu 5 Nisan 2010 15:01

    Hollywood’a meydan okuduğunu öğrendiğimden beri bu filmi izlemek istiyorum ama henüz kısmet olmadı.Sanırım sırf bunun için bile izlenebilir.Umarım en kısa sürede fırsat bulur izlerim.Tabii yönetmne Woo da bu isteğimde büyük etken.

  • iCon 5 Nisan 2010 15:10

    Uzakdoğu filmlerinin ( dizileri ve hollywood takliti filmlerini bir kenara koyarsak ) ilk defa tamamen kendine özgü çekilebileceğini gösteren bir film bana göre; filmin özellikle sanatsal kısımlarında sıkılsam da taktiksel bölümlerde gerçekten hayran kaldım bir o kadar da…

    İnternette bu filmin aslında 2 bölüm halinde uzakdoğuda yayınlandığını, bu filmin yani hiç olmassa benim izlediğimin avrupa versiyonu olduğunu yazan yazılar görsem de ne kadar doğrular bilemiyorum; ingilizcem de çok iyi değil. Bunu yazımaa eklemedim ama aklıma geldi senin yorumu okuyunca. : )

    Ve woo, işi biliyor. : )

  • Maç Özetleri 9 Nisan 2010 21:24

    Fena bir film olucak ya merakla bekliyoruz..saol’un

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri