">
">

Pleasantville | Yaşamın Renkleri

- 20/01/2010
7,63(8 oy)

Basit ama orijinal bir fikirle yola çıkan “Pleasantville-Yaşamın Renkleri”, gelişim ve beraberinde gelen değişim ile ilgili etkileyici bir film.

“Pleasantville”de, yeni neslin yalnızca “Spider Man-Örümcek Adam” serisinde oynadığını sandığı isim Tobey Maguire başrolde. Joan Allen, William H. Macy, Jeff Daniels, J. T. Walsh ve Reese Witherspoon diğer başlıca rollerde karşımıza çıkıyorlar. Filmde, 90’larda yaşayan uyumsuz iki kardeşin, bir mucize sonucu 50’lerde çekilen siyah-beyaz bir TV dizisine girmeleri konu alınıyor.

Tobey Maguire’ın canlandırdığı David, aile sevgisinden nasibini almamış ve bunun özlemini de her zaman içinde taşımakta. Annesi ve babası ayrı ve ikisinin de David ile ilgilenmeye pek niyetleri yok. David de bu boşluğu, TV’de yayınlanan bölümlerini tekrar tekrar izlediği aile dizisi Pleasantville ile kapatmaya çabalıyor. Bu dizinin sıkı bir fanatiği ve neredeyse tüm bölümlerini ezbere biliyor. David’in kardeşi Jennifer (Reese Witherspoon) ise var olmayan çekirdek ailesinin eksikliğini umursamıyor. Tek umursadığı okulun yakışıklıları ile birlikte olmak. Bu iki kardeş, TV kumandası için kavga ederken bir mucizeyle kendilerini Pleasantville dizisinin içinde buluyorlar. Elbette önceleri bu durumu garipsiyorlar. Ayrıca bu dizinin, yani yeni hayatlarının mantıksızlıklarıyla tanışmaları da geç olmuyor. Örneğin; bu dizide hiç yangın çıkmıyor. Gençlerin veya yetişkinlerin cinsellikten haberleri yok. Hiç boşanma yok, hiçbir kadın çalışmıyor. Hiçbir yasak aşk yaşanmıyor vs. Bunları fark eden Jennifer, yeni adıyla Mary, Pleasantville’deki düzeni değiştirmeye karar veriyor ve işe Pleasantville’in aşıklar tepesi adlı yerinde yeni erkek arkadaşına cinselliği öğretmekle başlıyor. David, başlangıçta bu değişimin taraftarı olmasa da, bir zaman sonra değişimin önüne geçemeyeceğini anlıyor. İşin tuhaf yanı, Pleasantville’de birşeyler değiştikçe bazı nesneler ve insanlar siyah beyaz renklerden kurtulup, normal renklere kavuşuyorlar. Tabii ki bu değişimden hoşlananlar kadar, değişim karşıtları da oluyor. Ve yalnızca belli başlı birkaç sokaktan ibaret olan bu bölge geliştikçe renklenirken, bazı gelenekçiler de bu değişimi önlemek için kolları sıvıyorlar…

Konusundan da anlaşılacağı üzere yenilikçi-gelenekçi çatışmasının üzerine giden yönetmen ve aynı zamanda filmin senaryo yazarı Gary Ross, açıkça yeniliğin tarafında saf tutuyor. Çünkü filme göre, her şeyin aynı kalmasını isteyen insanların da mutlaka farkında olmadıkları “yeni” tarafları var. Ayrıca yönetmen Pleasantville’in bir kısmının gri, bir kısmının rengarenk olduğu kısımları çok iyi kullanıyor ve bu sayede müthiş bir görsellik yakalıyor.

Gary Ross içten içe TV’deki gerçekliği de sorguluyor. Ama asıl derdinin bu olmadığı açık. Asıl derdi “eskide kalmanın hayata bir takım noksanlıklar ekleyeceği” gerçeği. Yani “aynı şeyde” kalmak, mutlu aileler, eşlerini ihmal etmeyen kadınlar, cinselliği kullanmayan gençler pek mümkün değil; çünkü tüm bunların tersi, eşyanın tabiatına aykırı. Aslında var olan, kimileri için olumlu, kimileri için olumsuz olan bu şeylerin de bulunması gerekli.

1998 yapımı “Pleasantville”, orijinal fikriyatı, başarılı oyunculukları ve akılda kalıcı görselliği ile ilgiye değer bir film.

Pleasantville | Yaşamın Renkleri Yorumları

Yorum Yok


beş + = 6

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri