No Ofsayt

- 15/12/2009
10,00(1 oy)

Bu filmin günümüzde bu denli büyük reklamlarla vizyonda kendine yer bulması, sinemamız adına utanç verici bir durum!

“Saw 5-Testere 5″teki gibi yeni bir düş kırıklığı yaşamamak için “Saw 6″dan vazgeçip “No Ofsayt”a gitmeye karar vermiştim. Şimdi düşünüyorum da keşke “Saw 6″ya -kötü olduğunu bildiğim/düşündüğüm halde- gitseymişim.

Ofsayt futbolda en çok tartışılan pozisyonların bel kemiğini oluşturmakta. Kısaca tanımlamak gerekirse ofsayt: hücum yapan takımın futbolcusu, rakip kaleye doğru top attığında, topun ulaştığı takım arkadaşının rakip kaleye en yakın oyuncu olmaması lazım. Yani top, futbolcunun ayağından çıktığı sırada, topu alacak -takım arkadaşı olan- hücum oyuncusu ile karşı kale arasında diğer takımdan bir oyuncu bulunmak zorunda. Aksi taktirde ofsayt olur. Tabii bu kuralın bazı ayrıntıları mevcut. Bu tanımı yapma ihtiyacı hissettim çünkü filmde bu kuralı hiç açıklamamışlar. “Ofsaytı bilmeyen gelmez herhalde” diye düşünmüş olmalılar.

Filmde Ali Tarantula adlı bir vatandaşın, ofsayt kuralını kaldırmak için yaptığı girişimler konu alınıyor. Film boyunca bu vatandaşın hangi takımı tuttuğunu veya futbola ilgi düzeyini öğrenemiyoruz. Sadece ofsayt kuralına kafayı takmış, bu kuralı değiştirmekte ısrarlı. Bu uğurda TV stüdyolarını basıyor, federasyon binasına elini kolunu sallaya sallaya girebiliyor vs. Çok ilginçtir, bir süre sonra tüm dünyada destekçi bulmaya başlıyor. Yani aslında herkes bu kurala karşıymış ama meğer itici bir güç gerekiyormuş! Bunu da öğrenmiş oluyoruz.

Filmde açık açık yapılan reklamlar var ki, film için “tam bir facia” nitelemesini sırf bu reklamlar için bile yapabiliriz. Örneğin: Ali Tarantula yemek yerken yanına kola istiyor. Sonra da şöyle bir diyalog yaşanıyor.

-Kolan nasıl olsun diye sormadın.

-Kolan nasıl olsun abi?

-Bizden olsun!

Ali Tarantula bunu deyince malum kola perdede arz-ı endam ediyor. Kolayı getiren arkadaş da “Buyur abi şu marka kolan geldi.” diyor. Böyle telefon operatöründen tutun da boyaya kadar birçok marka filmde boy gösteriyor. Gösteriyor da siz burada TV dizisi çekmiyorsunuz ki. Onlarda bile böyle “açık seçik” yapılmıyor bu işler. “Ben parama bakarım, gerisi beni ilgilendirmez” mantığıyla film mi çekilir! Çekiliyor maalesef. Yani film kendini ciddiye almıyor, eğlencelik bir film anladık da bari seyirciyi biraz ciddiye alsaydınız. O da yok.

“Yetenek Sizsiniz Türkiye” adlı yarışmada jüri üyeliği yapmadan önce adını pek kimselerin bilmediği Ali Taran, senaryoyu yazan isim. En azından ben adını işitmemiştim. Yıldırım Memişoğlu, alışık olduğu bir karakteri başrolde canlandırıyor. Serhat Ulueren, Ahmet Çakar, Sinan Engin, Ziya Şengül, Gökmen Özdenak, Abdurrahim Albayrak ve Hıncal uluç gibi ülkemizde futbolseverlerin yakından tanıdığı isimler de, ufak rollerde karşımıza çıkıyorlar.

Filmin afişinde “Ali Taran” ismi devasa harflerle gözükürken, Yönetmenler Mehmet Bahadır Er ve Maryna Gorbach’ın isimleririnin gözlerden ırak olması da ayrı bir gariplik.

Daha önce ki yazılarıma bakanlar, birçok filmi eleştirdiğimi göreceklerdir ama bir filmi kolay kolay “yerden yere vurmayacağımı” da anlayacaklardır sanırım. Burada sözümü esirgemedim çünkü ortaya çıkan işin “film” olup olmadığı bile net olarak anlaşılamıyor.

No Ofsayt Yorumları

1 Yorum


dokuz − 2 =

  • murat 25 Aralık 2009 14:52

    Ya arkadaş ALİ TARAN başarılı bir reklamcı.Filmide tutardı ama,oynattığı adama bak .onun suratını gören girermi bu filme arkadaş.

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri