Lost

23 Mayıs 2006 | yamahe | 30 yorum »
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (38 oy, ortalama: 8,21)
Loading ... Loading ...

Bir dizi hakkında yazma konusunda teyakkuzda kalmıştım ki, “Lost dizisinden bihaber yaşayarak, neler kaçırdığının farkında olmayan Türk neferlerinden birini dahi bu dizi ile buluşturabilirsem ne mutlu” diyerek yazmaya başadım.

Lost, uçak kazası sonucu bir adaya düşen bir grup insanın başına gelen olayların işlendiği bir dizi…

2004 yılında abc televizyonunda başlayan ve şu sıralar Sezon 2 bölümleri yayınlanan dizinin, ilk 25 bölümünü içeren Sezon 1 DVD’si daha önce satışa sunulmuştu.

Eğer Sezon 1′i temin edip izlemeye başlarsanız, 5-6 denek üzerinden elde ettiğim verilere göre, bitirmeniz 2-3 günden fazla sürmeyecektir. Sonra da Sezon 2′nin peşine düşeceksiniz…

Lost dizisinde, her iki bölüm bir filme eşdeğer… Başta J.J. Abrams olmak üzere, bunu ortaya koyan adamların çok zeki olduğundan ise hiç şüphe yok… Ayrıca izleyicinin zekasına güveniyorlar ve izleyiciyi de oyuna dahil ediyorlar…

Görüntüler muhteşem; deniz, sahil, orman ve yağmur sizi oraya çağırıyor… Oyuncular muhteşem; Matthew Fox, Dominic Monaghan, Naveen Andrews, Josh Holloway, Jorge Garcia, Terry O’Quinn, Evangeline Lilly ve diğerleri…

Dizinin, ödül yağmuruna tutulmuş olduğunu da belirtmek gerekir; Emmy, Golden Globe ve diğerleri

Lost’tan önce TV’de haftada 4-5 diziyi sürekli takip ederdim. Lost’tan sonra beklentilerim değişti ve şu an sürekli takip ettiğim tek bir dizi bile yok. Bunun en önemli nedeni de, izleyiciye gereken saygıyı göstermediklerini düşünmeye başlamamdır.

Mutlaka izleyin ve oyunun bir parçası olmaya hazır olun…

Lost | Kayıp | J.J. Abrams

J.J. Abrams

J.J. Abrams

Oyuncular:

Matthew Fox | Dr. Jack Shephard

Lost | Matthew Fox | Dr. Jack Shephard

Evangeline Lilly | Kate Austen

Lost | Evangeline Lilly | Kate Austen

Terry O’Quinn | John Locke

Lost | Terry O'Quinn | John Locke

Naveen Andrews | Sayid Jarrah

Lost | Naveen Andrews | Sayid Jarrah

Yoon-jin Kim | Sun Kwon

Lost | Yoon-jin Kim | Sun Kwon

Josh Holloway | James “Sawyer” Ford

Lost | Josh Holloway | James Sawyer Ford

Maggie Grace | Shannon Rutherford

Lost | Maggie Grace | Shannon Rutherford

Jorge Garcia | Hugo “Hurley” Reyes

Lost | Jorge Garcia | Hugo Hurley Reyes

Harold Perrineau | Michael Dawson

Lost | Harold Perrineau | Michael Dawson

Dominic Monaghan | Charlie Pace

Lost | Dominic Monaghan | Charlie Pace

Daniel Dae Kim | Jin Kwon

Lost | Daniel Dae Kim | Jin Kwon

Emilie de Ravin | Claire Littleton

Lost | Emilie de Ravin | Claire Littleton


Sayfalar: 2 1 » Tümünü Göster

“Lost” için 30 adet yorum yapılmış.

  1. Maç Özetleri Maç Özetleri
    18 Nisan 2010 9:56

    Lost’u hiç birrr dizi yada film’e değişmem forever.

  2. Kamil uçuk Kamil uçuk
    7 Aralık 2008 1:34

    merhaba arkadaşlar.sizden bi ricam olacak. 2.sezon 1.bölümde desmond ambarda oyalanırken bi plak koyup dinliyo ya.orda çalan şarkının adı ve şarkıcının adını bilen var mı?kafayı yicem.bana bi haber edin.şimdiden teşekkürler..

  3. waratte waratte
    22 Ağustos 2008 15:39

    Bir film gibi ,etkisinde bırakan , her bölümünü heyecanla beklediğim bir dizi.5. sezonun gelmesini merakla beklemekteyiz.Diziyle ilgili övgüleri duyamama rağmen , henüz izlemediğimde , bi arkadaşım "bunu izle , diğer diziler senin için çok basit gelicek" demişti…Sanırım haklı çıktı .Gerç Lost’u sayarsam baştan sona ilgiyle izlediğim 4. dizi olucak bu :) …Film tadında izlenmesi gerek bir dizi…

  4. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:55

    …losta dair hersey…
    Jack Shephard: İlk önce liderlerinden başlamak yeridir. Jack, Sydney’e arayı açtığı babasını almaya gidiyor. Bu da Lost dizisi karakterlerinin bir ortak özelliği… Karakterlerin hepsi aslen Sydney’e kaybettikleri bir şeyi aramak için gidiyor ve sonuç olarak bunu bulamadan Los Angeles uçağına biniyor. Jack ise ancak babasının cenazesiyle beraber yola çıkabiliyor. Jack, baba mesleğini seçmiş Los Angeleslı tanınmış bir cerrah olarak, bir ıssız adaya düştüğünüzde yanınıza alacağınız üç seyden biri olma niteliği taşıyor. Adanın doktoru olarak herkesin sağlığından sorumlu olmak onu karar mekanizmasında da sorumlu hale getiriyor. Bu da adanın bazı sakinlerince diktatörlükolarak nitelendiriliyor.John Locke: Locke, Jack’in adadaki hakimiyetine bir rakip ve aynı zamanda bir inanç insanı olarak bilimadamı Jack’e bu yönden de bir tezat oluşturuyor. Locke’a göre “ada” onlardan bir şey istiyor. Locke’ın “ada”ya olan inancının temeli ise oldukça sağlam; çünkü Locke tekerlekli sandalye ile girdiği uçaktan kaza sonrasında kendi bacakları üzerinde yürüyerek çıkıyor. Geçmiş yaşantısında iş arkadaşlarınca alay edilen ezik bir karakter iken ‘ada’nın avcısı oluyor ve karizmasıyla bu grubun önde gelenlerinden biri haline geliyor. Kötürüm olması gerekçesiyle Locke, Sydney’de, tek arzusu olan avcılık gezisi için yetkililerden izin alamıyor. Eliboş olarak Los Angelos’a dönerken Locke ada sayesinde kaybını tamamlıyor ve avcılık macerasını tadıyor.Kate Ryan: Kate de Sydney’e özgür kalabilmek için gidiyor; çünkü kendisi adanın güzeli olması dışında azılı bir suçlu ve Los Angeles uçağına elleri kelepçeli olarak bindiriliyor. Adaya düştüğünde, Kate toplum için sakıncalı olduğundan hapse atılacakken bu ada komünitesinin kabul edilen bir üyesi oluyor. Hatta Kate’in aynı zamanda bu ıssız adada Sawyer ve Jack arasında paylaşılamamaktan dolayı bir kavga nedeni olduğunu geçmemek lazım… Kate’in de Jack, John Locke ve çoğu ada sakini gibi aile bireyleri ile arası açılmış ve geçmişinde bunun Freudçu tarzdan izlerini taşıyor. İzleyiciler, I.Sezon sırasında Kate’in gerçekten kötü bir şeyler yapmış olduğu inancındaydı ama ne yazık ki, “her şeyin bir nedeni vardır” söylemiyle Kate kurtarıldı.

  5. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:54

    …losta dair hersey…
    Sawyer (James Ford): Üçkağıtçılıktan geçimini sağlayan Sawyer Sydney’e, annesini baştan çıkarıp babasının parasını çalan ve daha sonradan da tüm ailesini, o çocuk yaştayken, yıkıma uğratan adamdan intikam almak için gidiyor. Ancak rotayı şaşırdığından Sawyer da Los Angeles’a doğru üzgün bir şekilde yola çıkanlardan oluyor. Sawyer vakti zamanında uçaktan bazı şeyleri toplayıp zimmetine geçirdiğinden adalılarca sevilmeyen adam ilan edilmişti. Daha sonradan bu değişmeye başlayınca Sawyer bunu eski haline döndürmek ve Jack-Locke cuntasını sarsmak için harekete geçecek.Sayid-Jin ve Sun: Lost’un etnik bir çeşitliliğe sahip olduğunu belirtelim. Sayid karakteri bu konuda temel; çünkü Sayid müslüman, eski bir Irak saray muhafızı ve Irak savaşı sırasında işkencecilik yapmış. Sydney’e, CIA’nın kayıp sevdiceği hakkında şantaj yapması sonucu, terrörist eylemler planlayan eski arkadaşları arasına sızmak amacıyla gidiyor. Senaryoda, terröristlerin insan yönleri ve intihar bombacılığının nedenleri hakkında kafa yorulmuş ve onların perspektifinden bakılmaya çalışılmış. Terröristler kandırılmış veya ne yaptıklarını bilmiyorlar neticesine gidilmemiş. Sayid, Sydney’de kendisinden o kadar kaybediyor ki, artık kayıp sevgilisine bundan sonra kavuşmasının bir yerde anlamı kalmıyor. Los Angeles uçağı için havalanına geldiğinde çantasını orada oturan Shannon’a emanet ediyor ama Shannon yalnızca keyif olsun diye yetkililere müslüman kılıklı bir Arab’ın çantasını öylesine bıraktığını söylüyor. Halbuki Sayid ve Shannon adaya düştüklerinde sevgili oluyorlar. Sayid, adanın elektronik ve tamir işlerinden sorumlu adamı oluyor. Jin ve Sun çifti ise adanın Koreli karı-kocası… Sun İngilizce bilirken Jin bilmiyor. Jin’in gözünden etrafında bilmediği bir dilden konuşan insanlar silsilesi kimi zaman dizide gösteriliyor. Jin ve Sun, Sydney havalimanında Batılılar tarafından ataerkil bir çift olarak nitelendiriliyor. Onları tanımadan bu türden kategorilere sokan Batılılar ancak onları bir adaya düştüklerinde Jin ve Sun olarak tanıyabiliyorlar. Sydney’i, Los Angeles’a kaçmak için bir adım olarak görüp ayrı ayrı planlar yapan çift, Sydney ayağında başarısız oluyor ve ne yazık ki, bu yüzden kayıp aşklarını kurtaramayacak Los Angeles gezisine başlıyorlar. Jin Sun’a göre daha düşük görülen bir balıkçı ailesinin oğlu olarak hep horlandığı halde, adada balıkçı olarak ihtiyaç duyualn adamlardan biri haline geliyor. Sun ise adadaki bahçesinde tabii ilaçlar yetiştirmeye başlıyor. Shannon ve Boone: Bu ikili adanın zengin aağabey-kardeşi. Boone, Sydney’e kızkardeşi Shannon’ı erkek arkadaşından kurtarmaya gidiyor. Los Angeles yolunda Sydney havalimanındayken eskiden sıkı birer dost olan ikili bu ilişkilerini kaybetmiş. Boone adadayken hep Jack gibi bir kurtarıcı olmak istiyor ama her zaman için bunda başarısız oluyor. Zaman içinde Locke ile beraber daha gizli bir takımın üyesi oluyor. Bu ikili hakkındaki bölüm13, “Hearts and Minds” gerçekten sezon1’in en iyi bölümü ve kaçırılmamalı. Michael ve Walt: Michael, Sydney’e, çok istediği halde babalık yapamadığı, annesiz kalan, oğlu Walt’ı almaya gidiyor. Ancak artık ikisi birer yabancıdan başka bir şey değil. Michael mesleğinden istediği kadar maaş alamayan bir insanken adada kurtuluşları için en önemli deneme olan sal inşaasını yapıyor. Küçük Walt ise Locke gibi çok özel; çünkü Walt istemeden geleceği yaratabiliyor ve bu yüzden üveybabası annesinin ölümünden onu sorumlu tutuyor ve onu istemiyor.

  6. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:53

    …LOST A DAİR HERSEY…
    Claire: Claire bebeğini istemiyordu hatta biz de doğurana kadar bebekten korkuyorduk çünkü “ötekiler” bebeğe özel ilgi göstermişti ve hala bebekten emin değiliz. Sydney’de bebeğinin (Aaron) babası onu terkedince Los Angeles’a bebeği evlatlık vermeye gitmekteydi. Ama hamileliği sırasına bir falcının ona dediği gibi bu bebeği muhakkak o büyütmeli.
    Charlie:     Eski Drive Shaft grubunun kurucularından Charlie, Sydney’e ağabeyini alıp yeniden ünlü olma amacıyla gelmişti. Ama ağabeyi artık aile adamı olmuştu. Halbuki Charlie zamanında dini inançlarından ve sakin yaşamından Drive Shaft için ayrılmıştı. Los Angeles’a giderken eskiden ünlü olan bir “junkie”ydi. Claire ve Aaron ile bir aile kurma isteği nerdeyse yerine gelecekti.
    Hurley:         Lost fanatiklerince dizinin en sevilen elemanı, şişko karakter Hurley ormanın ortasında ilk ölecek olan karakter değil. Kendisi 4-8-15-16-23-42 sayılarını kullanarak lotoda büyük ikramiyeyi kazanıyor ama bundan sonra dert yakasını bırakmıyor. Sydney’e bu rakamların kaynağı olabilecek adamı bulmaya gidiyor ve bu adamın öldüğünü öğrenince ona Los Angeles’a geri dönmek düşüyor. Adada hala cüssesini korumayı ise şu ana kadar paylaşımdan kaçınarak başarıyordu.
    French Chick (Danielle Rousseau):         Adanın eski yerlilerinden Rousseau veya nam-ı diğer “french chick” uzun zamandır adanın canavarları ve “ötekiler”i ile uğrraşmış. Adadan yayılan, durmadan başa dönen yardım çağrısı ona ait… Claire gibi hamile olarak adaya düşen Rousseau bebeğini ötekilere kaptırmış. Adadan esrarengiz bir şekilde enfeksiyon kapan ekibini ve ona dahil olan sevgilisini öldürüyor ve adada yapayalnız yaşamaya başlıyor.Yalnızlığını da yeni gelenlerle paylaşmaya pek istekli değil. 3 sezon sonunda…

  7. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:50

    …LOSTA DAİR HERŞE…
    4-8-15-16-23-42 Sayılarının Anlamı4: russo’ya göre dünyadaki her insan 4 farklı insan ile birbiriyle bağlantılı. yani, teoride, kendiniz ile 4 farklı insan üzerinden tanışma şansınız var. örneğin; kardeşinizin patronunun komşusunun yeğeni sizin ikizinizi tanıyor. 8: dünya’da günümüzde bulunan kıta sayısını temsil ediyor. ikiziniz ile 8 kıtadan birinde karşılaşma ihtimaliniz var.15: ikiziniz ile karşılaşma ihtimaliniz 4,815,162,342′de 15′tir diyor russo. yani %0,000000004′ten bile düşük bir ihtimal.16, aynı anda ikizi ile karşılaşabilecek maksimum kişi sayısı 16′dır. (lost16 adet.) karakterleri de 23, doğa ana, sizle aynı genetik haritaya sahip bir yeni insan dünyaya getirmek için 23 yıl bekler, diyor. yani ikizler aynı yaşta değil, aralarında 23 yaş fark olacaktır anlamına geliyor bu.42, sizin ve ikizinizin aynı anda hayatta yaşayabileceği maksimum yıldır, diyor. bu biraz şaşırtmacalı. ben 23 yaşında iken ikizim doğmuş olabilir, ancak o 42 yaşına geldiğinde ben 65 yaşında öleceğim anlamına gelmiyor. mümkün, ama böyle olacak diye öngörmüyor teori. benim ikizim 15 yaşında ölebilir ve çember başa dönebilir.Enzo Valenzetti, adında bir italyan matematikçi insanoğlunun kesin yaşam süresini, belli parametreleri (doğal afet, salgın, savaş, kıtlık) ve katsayıları kullanarak, dakikası dakikasına hesaplamış ancak kurduğu denklemi hiç kimseye anlatmamıştır. Enzo’ya göre bu sayılar kıyamet gününe doğru geri saymaktadır. Meşhur denklemini bulduktan sonra bir süre Birleşmiş Milletler komisyonunda ve son olarak Dharma İnitiative’de çalışmıştır. Avrupa’dan yola çıktığı tek motorlu uçağı ile okyanusa çakılmış ve hayatını kaybetmiştir.Bu adamı en yakından tanıyan ve hakkında en çok bilgiye sahip olan Gary Troup isimli kişi Valenzetti Equation adında bir kitap yazmıştır.. Ancak bir raslantı sonucu Eylül 2004 de Oceanic Airlines 815 sefer sayılı Sydney – Los Angeles uçağı ile ABD’ye giderken uçak bir adaya düşmüş, Gary Troup sağ kurtulmuş ancak kaza alanında uçak turbininin ani çalışması sonucu hayatını kaybetmiştir. Troup’un Hanso Foundation’un bilinmeyen yüzünü anlatmak için yazdığı ancak henüz basılmayan bir diğer kitabı olan Bad Twin yarım kalmıştır. Gary Troup, dizi senaryosuna göre, uçakta Sawyer’in yanında oturuyordu.. O öldükten sonra Sawyer ona ait yazmaları bulmuş ve gördüğünüz gibi 2. sezonun 20. bölümünden itibaren okumaya başlamıştır. Ancak Jack’in yazmaları imha etmesi nedeniyle finali okuyamamıştır. Doğruluğu tartışılsa da Enzo Valenzetti ve Gary Troup yaşamış, gerçek kişilerdir. Tabiki dizi, bu olaylardan ve durumlardan yola çıkılarak oldukça iyi ve karmaşık bir şekilde kurgulanmıştır.

  8. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:48

    …LOST A DAİR HERŞEY…
    Ada hakkında kehanetler:Lost dizisinin müdavimleri her gün internet forumlarında dizide gördükleri ayrıntıları girerek diğer fanatiklerle paylaşıyor. 4-8-15-16-23-42 sayılarını gördükleri yerleri giriyorlar. Mesela Hurley lotoda 16 hafta devir eden ikramiyeyi kazanmış veya Claire Ada’ya düştüğünde 8 aylık hamileymiş veya Michael’ın salına 4 kişi alınmış. Lost forumlarında bir kehanetçi, Jack’ın uçakta 23 no’lu koltukta, Ana Lucia’nın 42’de, Hurley’nin 15-16 no’lu koltukta yer aldığını ve 4 ve 8 no’lu koltukların öyküde belirleyici olacağını tahmin ediyor. Daha sonradan foruma girilen bir yazıda sağ kalanların bu numaralarda oturduğu iddiasının yanlış olduğu, koltuk numaralarının 15a, 15b ve saire olarak sıralandığını söylüyor yani Hurley’in 15a-15b gibi koltuklara oturduğunu söylüyor. Velhasıl Lost seyircileri Ada’nın bilmecesini çözmeye çalışıyor. Birkaç kehanetçi özellikle cinsel ilişkiye giren çiftlerin hamile olması olası dişi bireyinin mutlaka Ötekiler tarafından öldürüldüğünü söylüyor. Bu da sanki Ada’da peydahlanan bir çocuk istenmiyor anlamına geliyor. Tropikal ormanın ortasında kutup ayısından, 108 (yani 4+8+15+16+23+42) dakikada bir lanetli sayıların girilmesini isteyen bilgisayara kadar her şeyin mantıktan uzak olduğu bu adanın pilotun rüyası olmasını hiç kimse elbette ki, istemiyor. Eğer Ötekiler tiyatro yapıştırıcısıyla sakallarını yapıştırıyorsa, Ada’nın Truman Show misali bir TV programı seti olmasını ben de istemem. Her şey adadaki eski bir akıl hastası karakterin kafasında olması da Ada’yı rasyonel dünya seviyesine indirir. Bütün bunlar “junkie” Charlie’nin kafasının uçuş sırasında güzel olmasından çıktıysa Lost’u kaybederiz.

  9. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:48

    ….LOST A DAİR HERŞEY….
    Sezon ÖzetleriSezon 1 Sezon 1 Amerika‘da 22 Eylül 2004 tarihinde başlamış ve 24 bölüm sürmüştür. Oceanic Flight 815 seferini yapan uçağın kaza yapmasını ve kazadan hayatta kalan yolcuların adaya düşmelerini anlatmaktadır. İlerleyen bölümlerde Danielle Rousseau‘nun ortaya çıkışı ile adada Others (Diğerleri)nin olduğunu anlarlar. Sezonun ilk bölümü sadece Amerika’da 18.65 milyon kişi tarafından izlenmiştir…Sezon 2 Sezon 2 Amerika‘da 21 Eylül 2005 tarihinde başlamış ve 23 bölüm sürmüştür. Hikaye, kazadan sonraki 45 günü anlatarak devam etmektedir. Çoğu arka kapıyı kapatıp, daha fazla soru getirmiştir. Others (Diğerleri) kendilerini göstermiştir.Sezon 3 Sezon 3 4 Ekim 2006 tDizinin yapımcıları bir basın toplantısında bu sezonun Others’a (Diğerleri) daha çok odaklanacağını ve romantizmin en çok yaşanacağı sezon olacağını belirtmiştir.7 Şubat’ta tekrar gösterime giren dizi, hiç ara vermeden sezonu kapatmıştır.

  10. yavuz yavuz
    22 Mayıs 2008 22:47

    …LOSTa DAİR HERŞEY
    Film Müziği Albümü Ana madde: Lost’ta kullanılan şarkılar 21 Mart 2006 tarihinde Varese Sarabande etiketi altında çıkmıştır. Lost’un bu tarihe kadarki tüm müziklerini kapsamaktadır.Müziklerin hepsi Michael Giacchino tarafından hazırlanmıştır.Resmi siteler

    Oceanic Hava Yolları
    Hanso Vakfı

    Yapımcıların yayınladığı siteler

    Oceanic Uçuş 815 Lost sezon 1 resmi sitesi
    The Fuselage J.J. Abrams ve ekibinin sponsor forumu

Sayfalar: 2 1 » Tümünü Göster

Yorum yapın