Legend of the Guardians: The Owls of Ga’Hoole | Baykuş Krallığı Efsanesi

- 03/04/2012
7,00(2 oy)

Bazı filmleri nacizane yorumlarken, söze nereden başlayacağımı bilemediğim oluyor. “Baykuş Krallığı Efsanesi” de aynen bu tip bir durum ile baş başa bıraktı beni. Sebebi de maalesef filmin elle tutulur olumlu yanlarının yok denecek kadar az olması.

Sanırım senaryodan işe başlamak en iyisi. Film Baykuşların ikiye ayrıldıkları fantastik bir evrende geçiyor. “Saf ırk” olan kısım baykuşların “büyülü pelet”leriyle kendilerine bir güç oluşturup, yuvalarından kaçırdıkları yavru baykuşların bir kısmını “dolunay” sayesinde toplayıcı, diğerlerini ise savaşçıya dönüştürüyor. Uçmayı yeni yeni öğrenmeye çalışan iki kardeş kaçırılınca, bir tanesi karanlık tarafı seçiyor, hikayelere inanan diğeri ise yanına aldığı başka bir baykuş ile bir denizi aşıp iyi tarafa durumu bildirme misyonunu üstleniyor…

Film bu iki kardeşin kaçırılmaya başlandığı andan itibaren sarpa sarmaya başlıyor. “Kötü baykuşlar”ın kendi aralarındaki konuşmaları ilk sırıtan öğe oluyor. Beri yandan baykuşlara uygulanan dolunayın yarattığı tahribat senaryonun nasıl bir dürtüyle yazıldığını gösteriyor zaten. “Saf ırk” ile göstere göstere bir Nazi göndermesi yapan yapım bir müddet sonra bir animasyondan beklenmeyecek derecede savaş tamtamlarına sarılıyor. En ufak bir politik görüş gösteren Amerikan filmlerine tepki koyan veya “Buz Devri”ni bile “aman dikkatli olun, yetişkin esprileri var” diye tu kaka sınıfına sokan izleyiciler/eleştirmenler gözünü militarizm bürümüş bu yapıta nasıl sessiz kalmışlar anlamak zor. Senaryodaki vahameti bir şekilde hoş görseniz bile buna tahammül edebilir misiniz, emin değilim. Ayrıca bir animasyon yapılırken mizahi kanat nasıl olmuş da bu kadar aksatılmış? Göze çarpan bir mizahi unsur ne yazık ki yok. Baykuşların dadısının, yine baykuşların bir besini olan bir yılan olmasının esprili bir tarafı yok sanırım.

 Biraz da yönetmen Zack Snyder’den bahsedelim. Kendisi “300” ile seyircilerden övgü toplamış, eleştirmenler ise ikiye bölünmüştü. Daha sonra gelen “Watchmen” ise gişede yönetmenin yüzünü güldürmemiş fakat “300” ile yönetmeni yeren eleştirmenler bile hem “300”ü hem “Watchmen”i kaplayacak şekilde yönetmeni alkışlamışlardı. Snyder’in üç filmdir süren aksiyon zevksizliği burada da sürüyor maalesef. Filmin en heyecanlı olabilecek anlarında kareleri yavaşlatan Snyder, bildiği tarzdan ödün vermeden yine bir güzel filmin heyecan kaynağını kurutuyor. Bu alandaki ısrarını anlamak güç.

Olumlu olarak değinebileceğimiz bir iki yan da var. Biri küçük baykuş Eg’in sevimliliği, diğeri ise seslendirme kadrosunun zenginliği. Filmin seslendirme kadrosunda Emily Barclay, Abbie Cornish, Helen Mirren, Sam Neill, Anthony LaPaglia, Geoffrey Rush, Hugo Weaving, Jim Sturgess ve “Saw”un senaristi olarak hatırlayabileceğimiz Leigh Whannel gibi isimler mevcut.

Legend of the Guardians: The Owls of Ga’Hoole | Baykuş Krallığı Efsanesi Yorumları

Yorum Yok


dört × = 32

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri