Kıskanmak ve Bornova, Bornova

- 26/11/2009
9,33(6 oy)

Bayram dolayısıyla yola dökülmeden bir gün önce Taksim’e koşan “abla” iki film görür: -Kor kızılı, gözaltı karası- Kıskanmak ile -toz sıcağı, çıkmaz- Bornova, Bornova

Nahit Sırrı Örik‘in romanından, Zeki Demirkubuz‘un senaryosunu yazıp yönettiği, 2009, Türkiye yapımı Kıskanmak: Oyuncular, Nergis Öztürk, Berrak Tüzünataç, Serhat Tutumluer… Batı giysileri içindeki şık kadınlar ve erkekler, Atatürk’ün Cumhuriyet Bayramı kutlama telgrafını pırıl pırıl gözlerle uzun uzun alkışlar, klasik müzik enstrümanlarıyla çalınan İstiklâl Marşı’nı birlikte söylerler. Balonun yıldızı, 1930’lu yıllar Zonguldak’ında, elmasları ve zamparalıklarıyla tanınan ana-oğuldur. Beğendiği her güzel kadını elde eden 20’li yaşlardaki güzel oğlan, maden mühendisinin güzel karısına el atmakta gecikmez. Dansettikleri balodan sonra, film gösterimi sırasında bir araya geldikleri genç kadını baştan çıkaran, yaşından çok ötede deneyimli oğlanla, başlarda ipek çarşaflar üzerinde buluşan mühendisin güzel karısı, maymun iştahlı oğlanın hevesi giderildikçe, bağ evlerinde buluşur olurlar. Bu arada, ev(ler)in hizmetli kadrosunun yardım yataklık ettiği, mühendis ağabeyin evlenmemiş kızkardeşinin görmezden gelip belli bir kıvama ulaşmasını beklediği ilişki sürüp giderken, Zonguldak’ın bastonsuz yürünemeyen taşlı yollarını çamura beleyen, dinmek bilmeyen yağmurlu günlerin gecelerinde, yemek masası üzerini ve çevresindekileri sert gölgelerle yanık kahve rengine boyayan oda ışığı altında, mühendis beyin iki kadına yönelik rutin sorusu, “tatlılardan ne yiyeceğiz?”.

Kor kızılı, gözaltı karası muhteşem film, Albinoni‘nin Adagio’su ve Erik Satie‘nin -“abla”nın bayıldığı- 1 numaralı gymnopedie’siyle bezeli. El örgüsü hırkalar, yelekler, balo ve ev giysileri, ille de beyaz gömlekler, karanlığı, madenci fenerinin, lüks ışığının parçaladığı boş ahşap odalar, değişik zenginlikte eşyalarla döşeli mekânlar kusursuz, konuşmalar ise, olması gerektiği gibi, günün sözcükleriyle yapılmakta. Acıyla dolu boş evde, ışıkta dalgalanan toz tanecikleri, -Masumiyet’ten bu yana- gıcırdayarak açılan/kapanan kapı, gelinin ilk buluşma sonrası yüzünü maskeleyen kapı pervazı, mühendisin gaz ölçümü sahnesi, -ölmekte- oğlanın kulağında(n) kurşun sesleri…

En iyi 10 Türk filmi sıralamasında başlara koyduğu Masumiyet’in yönetmeni Zeki Demirkubuz, bu filmi ile, “abla”nın uzun zamandır üzerinde düşündüğü, Cumhuriyet ile özgürlüğüne, onun ne olduğunu bilemeden, hazmedemeden kavuşan -eğitilmeye fırsat olmamış- kadının tavrı, bunun sonuçları: Mühendis ağabeyinin oraya buraya gidip, Şişli’deki evde yalnız bıraktığı kızkardeşi, özgürlüğünü, “…kokusundan yanına yanaşılmaz yanaşmaya bekâretini teslim ederek…” kullanır. Benzer biçimde karısı da, içgüdülerine karşı koy(a)maz, kendini güzel oğlanın kollarına atar. Bu arada, mühendis ile güzel oğlan karşı karşıya geldiklerinde, aralarında yaşanan, -özgürlüğüne, haklarına karşın, henüz cariye- kadının tercihinin sorulmadığı, sözkonusu olmadığı bir hesaplaşmadır. Uğruna dövüşülmemiş her kavram gibi, özgürlük de hediye edildiğinde, -“abla”nın alçakgönüllü gözlemleriyle de desteklendiği üzere- görülen o ki, sahneye ilk koşan -tatmin talebiyle- içgüdüler… Ucun ucun, bugünkü örtünme merakının ardında da, hazmedilmemiş özgürlük, hazların tatminine yöneliş ve (dinî baskılarla beslenen) suçluluk… bulan “abla”, daha sağlıklı sonuçlar için gözlemlerine devam edecektir.

bornova-bornova2009, Türkiye yapımı, İnan Temelkuran‘ın yönettiği Bornova, Bornova‘nın oyuncuları, Öner Erkan, Kadir Çermik, Damla Sönmez… Bir gece önce kızkardeşinin arayıp “Hürmüz’e karşın, ikinci haftada, halâ Alkazar büyük salonda oynuyor, sakın kaçırma, mutlaka gör!” dediği, birkaç festival önce, Made in Europa’sını izleyip beğendikleri yönetmenin bu kez, başta, 46. Altın Portakal Film Festivali’nde olmak üzere ödüle boğulan filmi, “abla”ya kalırsa aldığı her ödülü hak eder.

12 Eylül 1980 mağduru TRT’ci babası solculuktan hayatın kıyısına itilirken, “o günlerde bir tek Adidas onda vardı” dedikleri oğlu, okul çocuklarına esrar satar; felsefeci arkadaşı cinsel fantaziler yazarak kirasını öder; esrar kullandığını, arada hap da attığını söyleyen liseli kız, cinselliğini, kendisiyle evlenecek birini kafalamak için kullanır… Hayatın bir yerinde sıkıştığı duygusunu taşıyan, çıkış ümidi olmaksızın doğaçlama yaşayan/ölen, çocuklukları bir arada geçmiş, orta yaşa yol alan insanların; yaşadıklarını, aynı anda, bir diğer kişiye de anlattıkları değişik iki sahneyle zengin film, umut vermeksizin sonlanır.

Yarattığı karamsar duyguya karşın, görülesi güzel film, gişedeki hanımın “abla”ya “beğenen de var, beğenmeyen de, ama sizin beğeneceğinizi sanıyorum” dediği kadar var.

Kıskanmak ve Bornova, Bornova Yorumları

3 Yorum


yedi − 5 =

  • senbilirsinabla 1 Aralık 2009 19:36

    Bornova, Bornova, “abla”nın Kıskanmak başlıklı yazısının devamıdır. Yamahe isimli ikişi tarafından -nasıl olmuşsa- “Yamahe” imzası altında, aynen “abla”nın yazdığı biçimde yayınlanmıştır.

    Meraklısı için “abla”nın sinema yazıları Senbilirsinabla Sinemada başlığı altında, Azbuz’da, blogcu’da ve birmilyonkalem.com’da da yayınlanmaktadır.

    Bu tuhaflığın, en kısa zamanda giderilmesi gerektiği düşüncesiyle “abla”, sükunetle bekler, düzeltme ardından bir özürü de hakeder.

  • yamahe 3 Aralık 2009 6:13

    Değerli yazılarını bizimle paylaşan “abla”dan bu tuhaflık için gerçekten çok özür diliyorum. Bu dikkatsizliğe sebebiyet veren durumu ise şöyle izah edeyim:

    Sinemablog ana sayfasında, usul olarak tek bir filme ait incelemeleri yayınlıyoruz. Senbilirsinabla’nın Kıskanmak ve Bornova, Bornova filmlerine ait incelemelerini bu usulü bozmadan ana sayfa üzerinde yayınlamak istedim. Bunun için Bornova, Bornova filmini yeni bir sayfa içerisine aktararak yayınladım. Tabi bunu kendi kullanıcı adımla yaptığımdan ve sonrasında yazar olarak senbilirsinabla’yı seçmeyi unuttuğumdan böyle bir durum ortaya çıktı.

    Uyarınızı görür görmez bu hatayı düzelttim. Eğer bu iki yazıyı gönderdiğiniz şekilde tek bir yazı olarak düzenlememi isterseniz, bu değişikliği de hızlı bir şekilde gerçekleştireceğim.

    Tekrar bu hatadan dolayı “abla”dan çok çok özür diliyorum.

  • senbilirsinabla 3 Aralık 2009 19:25

    Duyarlılığınız için teşekkür ederim.

    Yazının, başlığının da gösterdiği gibi, tek başlık altında yayınlanmasını tercih ederim. “Abla” yazılarının bir özelliği, ağırlıklı olarak festivalleri izlerken olduğu gibi, tek başlık altında birkaç filmin bir arada incelenmesidir.

    Böyle devam edelim lütfen…

    Selamlar.

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri