Kanal-İ-Zasyon

- 19/05/2010
3,30(10 oy)

Medya dünyasını varolmayan bir kanal üzerinden eleştiren “Kanal-i-zasyon”, vizyona çıktığında yerden yere vurulduğu kadar kötü olmasa da, ciddi şeyler de söyleyemeyen eğlencelik bir film.

Filmin başrolünde, yıllardır medya dünyasına yaptığı göndermelerle konu edilen Okan Bayülgen var. Hakan Yılmaz,R asim Öztekin, Serhat Özcan, Hakkı Devrim, Aslıhan Gürbüz ve Erol Günaydın’ın yanı sıra televizyon dünyasından görmeye alıştığımız birçok isim de kadroda yer alıyorlar. Filmin yönetmeni, televizyona yaptığı işlerle bilinen Alper Mestçi.

Takip ettiyseniz hatırlayacaksınızdır film vizyona girdiğinde aldığı en büyük eleştiri şu yöndeydi: film televizyondaki programları eleştiriyor ama onlardan daha kaliteli değil! Film, Türk filmi enflasyonunun yaşandığı bu sezonda çok büyük gişe rakamlarına ulaşamasa da, belirli bir izleyiciye ulaşmıştı. Okan Bayülgen televizyondaki programında “Avatar”ı eleştirirken birçok köşe yazarı ve sinema eleştirmeni de “Senin oynadığın Kanal-i-zasyon ne ki?” yaklaşımında ısrar edince gelinen son nokta Bayülgen’in sinema yazarlarına “gerizekalı” yakıştırması yapması olmuştu. Filmi izleyip hangi tarafın haklı olduğuna karar vermek size kalmış.

Film, televizyonda izlediği tüm programlar reytinglerde üst sıralara yerleşen temizlik işçisi İmdat’ın (Okan Bayülgen) bu maharetinden dolayı Kanal İ’nin başına getirilmesini anlatıyor. Zeki olduğu söylenemeyecek olan İmdat, kendi seviyesine uygun programları ekrana koymaya başlayınca kanal büyük bir reyting patlaması yaşıyor. Elbette programlardaki düzey de yerlerde sürünüyor. İmdat’ın kapasitesine sahip insanlar, yani televizyon ileyicileri programları kendilerine yakın buluyorlar. Burada eleştirilen programlardan bazılarına değinirsek; tuvaletini en uzun süre tutmaya çalışan yarışmacıların boy gösterdiği “Tuvaletteyiz”, “Yemekteyiz”e bir gönderme. Yanlış cevabın tokatla cezalandırıldığı “Kim 500 tokat ister?”, “Kim 500 bin ister?”i hatırlatırken “Boş musun Dolu musun?” adlı yarışma da hem evlilik yarışmalarına hem de “Var mısın Yok musun?”a dokunduruyor.

Film ilk dakikalarında, asıl meselesinden uzakta iyi bir mizah yakalıyor. İmdat’ın kanalın başına getirilmesiyle tiye alınan programlar da arka arkaya geliyor. Filmin en büyük dezavantajı da bu zaten. Bu programlar hem çok yer kaplıyor, hem de ard arda geldiği için izleyeni de sıkıyor. Sonuna doğru finalini belli eden yapım, televizyona yaptığı sert bir göndermeyle neticeleniyor.

Film, Okan Bayülgen’in kötü oyunculuğuyla konuşulmuştu. Gerçek şu ki; Okan Bayülgen kötü bir oyunculuk segilemiyor, tam aksine üzerine düşeni layıkıyla yerine getiriyor. Ama İmdat karakteri, Bayülgen’in şivesini bile kendi programında çok sık taklit ettiği bir tip. Dolayısıyla izleyen de ilk başlarda Bayülgen’i geçip İmdat’ı göremeyebiliyor. Fakat bir süre sonra bu sorun da ortadan kalkınca, Bayülgen’in performansı da artıyor. Yan karakterlerin pek çoğu da başarılı. Zaten filmin belki de en büyük kozu tecrübeli oyuncuların oluşturduğu kadrosu.

Neticede “Kanal-i-zasyon” büyük şeyler söylemese de,derdini -belli bölümlerinde olsa da- anlatabiliyor.Birçok tartışmaya konu olduğuna ve güçlü oyuncu kadrosuna bakıldığında,ilgiye değer bir yapım olduğunu söyleyebiliriz.

Kanal-İ-Zasyon Yorumları

Yorum Yok


− 2 = yedi

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri