Kağıt

- 20/07/2012
1,00(1 oy)

Sinan Çetin’in “Banka” adlı filmini çoğu sinemasever duymuştur fakat filmi izleyen yok şu ana kadar. Beyazıt Öztürk’ün bir konuşmasında “O artık dönem filmi oldu.” dediği “Banka” Sinan Çetin’in 2002’de çektiği fakat halen gösterime girme şansı bulamayan bir film. Çünkü Çetin, filmini tamamladıktan sonra beğenmeyip vizyona sokmaktan vazgeçebiliyor. Hatırlarsanız “Romantik” filmi de benzer bir akıbete uğrayacakken yaklaşık on yıllık bir ertelemenin ardından tamamlanıp vizyona girmişti.

Hal böyle olunca insan Sinan Çetin’in filmlerinin seçkin eserler olmasını bekliyor. “Kağıt” kötü bir film değil fakat anlatımdaki bazı aksaklıklar ve daha çok teknik kusurlar filmin mükemmel olmasını da engelliyor.

“Kağıt”ta ülke gündeminin hayli karışık olduğu 1977 yılında film çekmek isteyen isteyen Emrah adlı bir gencin çabaları konu alınıyor. Emrah filmini çekmek isterken önce keyif sahibi finansmanının arkasından da bürokratik engellerin kurbanı olmaya başlıyor. Filmini,n bir türlü izin alınamaması sebebiyle vizyona girme tarihi ertelenirken, hem Emrah hem de ailesi bu durumdan ötürü zor bir sürece giriyorlar.

Filmde Emrah, filmine bir türlü izin vermeyip kötü olayların fitilini ateşleyen Müzeyyen’i daha en başında karşısına alarak onunla bir hesaplaşma içine giriyor. Aslında burada anlatılan durum Emrah’ın Müzeyyen’i karşısına oturtmasından ziyade bariz olarak vatandaşın devlet bürokrasisini karşısına alıp hesap sorması. Filmlerinde metaforik anlatımlardan pek haz etmeyen biri Sinan Çetin. Hatta “Yumurta” film eleştirmenlerince yere göğe sığdırılamazken, filmi beğenmeyenlerin başında Sinan Çetin gelmiş, bu cenahın en ünlü temsilcisi olmuştu ünlü yönetmen (ki Mustafa Altıoklar da benzer eleştiriler getirmişti bu filme, onu da ekleyelim.). Dolayısıyla Çetin’in yönettiği filmler karelerin içine gizlenmiş ve çözülmesi genellikle zor bir takım gizli anlatımlardan oluşmuyor. Bu sebeple de sinema alanında pek çok izleyicinin takdirini kazanmış bir isim kendisi.

Filmde devlet yönetimi ve bürokrasisi eleştirilirken de mesajları doğrudan alabiliyoruz. Çetin, vatandaşın mı devlet için var olduğunu, yoksa devletin mi vatandaş için var olduğunu sorgularken, devlet bürokrasisini hiç acımadan eleştiriyor. Tüm filmde sözünü sakınmadan net mesajlar veriyor. “Propaganda”da başladığı ödevini bir şekilde devam ettiriyor.

Teknik açıdan ise yapım sınıfta kalıyor diyebiliriz. Hem ses çalışması hem görüntü tekniği açısından standart tutturulduğunu göremiyoruz. Tabii bunlar filmin bunalımlı atmosferini desteklemek ve izleyeni rahatsız etmek için de yapılmış olabilir.

 Bir diğer konu ise işleyişin fazla basit kaçması. Şöyle ki, bu konuda tecrübesi veya vasfı olmayan herhangi biri bile, öyküyü anlatmak için muhtemelen bu yöntemi ve işleyişi seçerdi. Yani konu orijinal, ama işleniş yöntemi için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz.

 Neticede Çetin öyle veya böyle herkesin bir şekilde bugüne kadar etkilendiği bir olayı hiç çekinmeden masaya yatırıp neşteri bir güzel vurmuş. Zaten bu sertliğinden dolayı filmin mesajından nefret etseniz bile kayıtsız kalmanız mümkün olmuyor.

Sinan Çetin aynı zamanda filmin senaryo yazarı. Başrollerde Öner Erkan, Asuman Dabak, Ayşen Gruda, Zeynep Beşerler ve Ahmet Mekin var.

Son olarak şunu da belirtelim. Madem Sinan Çetin devlet düzeninden bu kadar hoşnutsuz, bu işleyişten bu kadar rahatsız neden ilk çağrıda hemen uçağa atlayıp devlet eliyle uzaklara gidiveriyor? Veya niye zamanında bir Başbakan’ın danışmanlığını yapmış, bunu da sorgulamak lazım. 

Kağıt Yorumları

Yorum Yok


beş − = 4

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri