1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (1 oy, ortalama: 10,00)
Loading ... Loading ...

“Tarantino tam bir sinema manyağı!”. Son zamanlarda bu cümleyi çok sık iÅŸitir olduk.” Inglourious Basterds – Soysuzlar Çetesi”ni izleyen pek çok eleÅŸtirmen ve yazar, yazılarında bu duruma vurgu yaptı. Öyle ki bu konuda yazılanların çoÄŸu, aynı kalemden çıkmış izlenimi uyandırıyordu.

Tarantino’nun “sinema manyağı” olarak nitelendirilmesinin sebebi olarak da filmlerinde sinema sanatına yaptığı sayısız göndermeler öne sürülüyor. Mesela “Soysuzlar Çetesi”nde kağıttan hızlı yanan filmlerin kullanılması, filmde yapılan bir sinema sohbeti sırasında klasiklerin adlarının anılması gibi. EleÅŸtirmenler de bunu hayra yorup birkaç eski bilgiyi de toplayarak belki de baÅŸka hiçbir sinemacıya uygun görmedikleri “sinema manyağı” yakıştırmasını Tarantino’ya yapıyorlar. Peki bir sinemacının bu nitelemeyi kazanması için illa Tarantino’nun yolunu seçmesi mi gerekiyor? Yani sinema bilgisini ortaya saçıp içten içe “sinemaya hayranlık” çığlıkları atması mı lazım? Bugün Kubrick, Scorsese, Hitchcock veya herhangi bir büyük isim sinema aÅŸkını deÅŸifre etmediÄŸi için bu tip ünvanlardan yoksunlar maalesef! Tabii bu isimler büyük bir saygınlıkla anılıyor, o ayrı. Halbuki, örneÄŸin Kubrick’in filmlerini nasıl kotardığını araÅŸtırmak bile onun sinema sevgisinini boyutlarını ortaya çıkarıyor. Tabii ki Tarantino iyi bir sinemacı ama tribüne oynadığını ne kadar düşünmek istemesem de tribünlerin (yani bu yazar ve eleÅŸtirmenlerin) onu bu konuda çılgınca alkışlaması, bu fikre saplanıp kalmamda etken oluyor.

Filme geçersek, Tarantino 2009′da oldukça ses getiren filmi “Soysuzlar Çetesi”nde 2. Dünya Savaşı’nda aslında hiç yaÅŸanmamış, tamamı ile kurgu bir öykü anlatıyor. Öykünün omurgasını “Soysuzlar Çetesi” olarak isimlendirilen ve Yahudilerden oluÅŸan bir Amerikan birliÄŸi oluÅŸturuyor. Toplamda sekiz kiÅŸiler ve şöhretleri Alman ordusunda bile yayılmış durumda. Bunlar Alman askerlerini kendilerine özgü yöntemlerle öldürüp kafa derilerini kesiyorlar. Fransa’da ellerine Hitler’i dahi öldürebilecekleri bir fırsat geçiyor. Bunu üzerine giriÅŸimlere baÅŸlıyorlar ama bilmedikleri ÅŸey o gün için plan yapanın sadece kendileri olmadığı…

Tarantino filmi bölüm bölüm ayırarak anlatıyor. Filmde yine bolca diyalog mevcut ama Tarantino’nun eski iÅŸlerinde görmeye alıştığımız “doÄŸal komik” karakterler bu filmde karşımıza pek çıkmıyorlar. Yani önceki yapımlarına göre diyaloglarla saÄŸlanan mizah çok çok az. Tabii bu, yakaladığı sinematografik baÅŸarıyı gölgelemiyor. Özellikle giriÅŸ kısmı, yani filmin ilk bölümü çok etkileyici. Alman subayın Yahudilere yaptığı sıçan benzetmesi de, Nazilerin Yahudilere bakışını anlatan, bugüne kadar sinema alanında yapılmış en anlaşılır tanım belki de.

Oyuncu kadrosunda Brad Pitt, Diane Kruger, Melanie Laurent, Eli Roth, Christoph Waltz, Michael Fassbender, Daniel Brühl, B. J. Novak ve Mike Myers rol alıyorlar. Christoph Waltz’un yanında, sürekli “memnuniyetsiz” görünen Pitt’i izlemekte de oldukça eÄŸlenceli.

Belli bir saygınlığı ve baÅŸarıyı çoktan yakalamış olan Tarantino, kendi baÅŸyapıtı olarak gördüğü bu filminde de sevenlerini düş kırıklığına uÄŸratmamış gözüküyor. Ama yönetmenin en sevilen filmi de, 15 yıldır daha iyisini yapamadığı “Pulp Fiction-Ucuz Roman” elbette! Son olarak Christoph Waltz’un bu filmle beklendiÄŸi üzere en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscarını aldığını da belirtelim.


Filmin Fragmanı:

Yorum yapın