">

">

Inglourious Basterds | Soysuzlar Çetesi

- 14/03/2010
8,60(5 oy)

“Tarantino tam bir sinema manyağı!”. Son zamanlarda bu cümleyi çok sık işitir olduk.” Inglourious Basterds – Soysuzlar Çetesi”ni izleyen pek çok eleştirmen ve yazar, yazılarında bu duruma vurgu yaptı. Öyle ki bu konuda yazılanların çoğu, aynı kalemden çıkmış izlenimi uyandırıyordu.

Tarantino’nun “sinema manyağı” olarak nitelendirilmesinin sebebi olarak da filmlerinde sinema sanatına yaptığı sayısız göndermeler öne sürülüyor. Mesela “Soysuzlar Çetesi”nde kağıttan hızlı yanan filmlerin kullanılması, filmde yapılan bir sinema sohbeti sırasında klasiklerin adlarının anılması gibi. Eleştirmenler de bunu hayra yorup birkaç eski bilgiyi de toplayarak belki de başka hiçbir sinemacıya uygun görmedikleri “sinema manyağı” yakıştırmasını Tarantino’ya yapıyorlar. Peki bir sinemacının bu nitelemeyi kazanması için illa Tarantino’nun yolunu seçmesi mi gerekiyor? Yani sinema bilgisini ortaya saçıp içten içe “sinemaya hayranlık” çığlıkları atması mı lazım? Bugün Kubrick, Scorsese, Hitchcock veya herhangi bir büyük isim sinema aşkını deşifre etmediği için bu tip ünvanlardan yoksunlar maalesef! Tabii bu isimler büyük bir saygınlıkla anılıyor, o ayrı. Halbuki, örneğin Kubrick’in filmlerini nasıl kotardığını araştırmak bile onun sinema sevgisinini boyutlarını ortaya çıkarıyor. Tabii ki Tarantino iyi bir sinemacı ama tribüne oynadığını ne kadar düşünmek istemesem de tribünlerin (yani bu yazar ve eleştirmenlerin) onu bu konuda çılgınca alkışlaması, bu fikre saplanıp kalmamda etken oluyor.

Filme geçersek, Tarantino 2009’da oldukça ses getiren filmi “Soysuzlar Çetesi”nde 2. Dünya Savaşı’nda aslında hiç yaşanmamış, tamamı ile kurgu bir öykü anlatıyor. Öykünün omurgasını “Soysuzlar Çetesi” olarak isimlendirilen ve Yahudilerden oluşan bir Amerikan birliği oluşturuyor. Toplamda sekiz kişiler ve şöhretleri Alman ordusunda bile yayılmış durumda. Bunlar Alman askerlerini kendilerine özgü yöntemlerle öldürüp kafa derilerini kesiyorlar. Fransa’da ellerine Hitler’i dahi öldürebilecekleri bir fırsat geçiyor. Bunu üzerine girişimlere başlıyorlar ama bilmedikleri şey o gün için plan yapanın sadece kendileri olmadığı…

Tarantino filmi bölüm bölüm ayırarak anlatıyor. Filmde yine bolca diyalog mevcut ama Tarantino’nun eski işlerinde görmeye alıştığımız “doğal komik” karakterler bu filmde karşımıza pek çıkmıyorlar. Yani önceki yapımlarına göre diyaloglarla sağlanan mizah çok çok az. Tabii bu, yakaladığı sinematografik başarıyı gölgelemiyor. Özellikle giriş kısmı, yani filmin ilk bölümü çok etkileyici. Alman subayın Yahudilere yaptığı sıçan benzetmesi de, Nazilerin Yahudilere bakışını anlatan, bugüne kadar sinema alanında yapılmış en anlaşılır tanım belki de.

Oyuncu kadrosunda Brad Pitt, Diane Kruger, Melanie Laurent, Eli Roth, Christoph Waltz, Michael Fassbender, Daniel Brühl, B. J. Novak ve Mike Myers rol alıyorlar. Christoph Waltz’un yanında, sürekli “memnuniyetsiz” görünen Pitt’i izlemekte de oldukça eğlenceli.

Belli bir saygınlığı ve başarıyı çoktan yakalamış olan Tarantino, kendi başyapıtı olarak gördüğü bu filminde de sevenlerini düş kırıklığına uğratmamış gözüküyor. Ama yönetmenin en sevilen filmi de, 15 yıldır daha iyisini yapamadığı “Pulp Fiction-Ucuz Roman” elbette! Son olarak Christoph Waltz’un bu filmle beklendiği üzere en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscarını aldığını da belirtelim.

Inglourious Basterds | Soysuzlar Çetesi Yorumları

Yorum Yok


− 4 = dört

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri