- 04/02/2012 | mircturk:tesekkurler, ne zaman bir turk filmi oskar alacak...
- 21/01/2012 | senbilirsinabla:Film Festivalinde yönetmen Ümit...
- 21/01/2012 | onur çoban:son 10 yılda özellikle bilgisayar...
- 20/01/2012 | belmondo:tabi bir de benim listem var 1-a bitterseweet life...
- 15/01/2012 | senbilirsinabla:Bir kaç Filmekimi önce görüp çok...
“Abla” çoktandır gönlünde yatan Buz Devri 3: Dinozorların Åžafağı’nı görür, bayılır!
Bir Milyon Kalem’deki editörlerinin başını çektiÄŸi 33 okul, 3003 öğrenci baÅŸlıklı Balıkesir Dursunbey odaklı kampanya için kalem, defter, boya kalemi alışveriÅŸi yapmak üzere Burhaniye giriÅŸindeki alışveriÅŸ merkezine yollanan “abla”, gelmiÅŸken.. deyip sinemaya göz atar: 16:00′da, Buz Devri 3!
Yaz kış yaÅŸadığı yazlık sitenin, yazlık sinemasının, akÅŸamüstleri dolanıp duran arabasındaki genç oÄŸlanın, birkaç akÅŸam önce “Yalnız bir gösterim için, senenin en güzel çizgi filmi saat ondaaa, Işık Sineması’ndaaa…” anonsuyla duyurduÄŸu; görmek istemesine karşın, gece 22:00′ye dek bekleyip, yatma saatinde evden 45 dakika yürüme mesafesinde olma fikri ters geldiÄŸinden kaytardığı Buz Devri 3!
Bütçesine bakarak, 10 öğrenci çapında ve bir diÄŸerinin kalbinin kırılmasına neden olmayacak seçimlerle yapmaya özendiÄŸi alışveriÅŸi koyduÄŸu torbayla Karınca Deresi üzerindeki köprüden geçip postaneye ulaÅŸan “abla”, kargo servisinde pek de mutlu görünmeyen genç kadın görevlinin yardımıyla kolilediÄŸi paketi bırakır; yine Karınca Deresi’nin geniÅŸ, boÅŸ, kuru yatağı üzerindeki köprüyü ters yönde geçer, 16:00 seansı için biletini alır, kışın tek kiÅŸi girdiÄŸi salonunun bu kez 6. müşterisi olarak yerini alır.
Buz Devri 3: Dinozorların Åžafağı, yönetmen Carlos Saldanha; Tümü çok baÅŸarılı Türkçe dublajlı filmin en karakteristik sesi, kaplan Diego’yu seslendiren Halûk Bilginer. Amerikan aile deÄŸerleri formatındaki mamut karı-koca Manny ile Ellie bebek beklerken, diÅŸlek seslendirmesi muhteÅŸem Sid, bir maÄŸara derinliklerinde bulduÄŸu üç dinozor yumurtasını nüfusuna alır. Anne dinozor bebeklerini geri almaya kalkışınca, mecara, -bu defa- yukarıya bir dinozor iskeletiyle baÄŸlı kayıp yeraltı dünyasında devam eder. Görmüş geçirmiÅŸ, gözünün tekini bu yolda feda etmiÅŸ gelinciÄŸin yardımıyla binbir bela atlatır, bebek mamut Dünyaya gelir, sonunda ekip biraraya gelir ve salimen yeryüzüne dönerler.
“Abla” en çok, Tarsem Singh’in bir önceki sinema festivalinde gördüğü, muhteÅŸem tanımını anlamsız kılan görselliÄŸiyle The Fall filmindekini hatırlatan, buzdaki kırıktan -aynı leke ile- kırık yumurta kabuÄŸuna geçiÅŸini; palamut peÅŸindekilerin, üzerinde oldukları kayanın, parçalarının aralıklı düşüşü ile füze biçimi yükseliÅŸini, tango sahnesini, taÅŸ vadinin tüm çizimlerini, üzerinde uçtukları kuÅŸ bayıldığında, gözünün, kontrolü yitirilmiÅŸ uçağın kadranlarından biri gibi dönüp durmasını… çok beÄŸenir.
Çıkışta, Burhaniye’den çıkan son servisle yola koyulurken, çocuklar için birÅŸey yapmış olmanın mutluluÄŸu yanında “abla”, içindeki çocuÄŸu da eÄŸlendirip gönlünün ışıldamasını saÄŸlayan güzelim güne içtenlikle teÅŸekkür eder.
Filmin Fragmanı:



(12 oy, ortalama: 8,83)