1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (1 oy, ortalama: 10,00)
Loading ... Loading ...

“Abla”nın yaz kış oturduÄŸu siteden Burhaniye’ye ulaşımı saÄŸlayan Körfez Birlik minibüsçüleri, yazlıklarına yerleÅŸip cümbür cemaat, Pazartesi günleri Burhaniye, Cuma günleri de KaraaÄŸaç pazarına inen yazlıkçı sayısını yeterli -kârlı- bulmamış olmalılar ki ek sefer koymadıklarından, aracın koridoru, en becerikli muavinin dahi, ücretleri toplamak üzere geçmesine elvermeyecek sıkışıklıkta. Ne gam! Bir yıl sonra birbirlerini salimen bulmanın mutluluÄŸuyla sarılıp öpüşen komÅŸular, ayakta yarım saat sürecek yolculuÄŸu dert edeceÄŸe benzemez.

Hastane ve Ziraat Bankası yolcularının inerek rahatlattığı minibüs, meydanda, Atatürk Heykeli önünde inenlerle boÅŸalır. Bagajdan bordo-lacivert kareli pazar arabasını alan “abla”, meydandaki sinema afiÅŸlerini ve seansları inceler ve pazara yönelen kalabalığın tam aksi yönde iki sinema salonlu alışveriÅŸ merkezine yollanır. Niyeti, parçalarını gördüğü ve hüzünlü olduÄŸuna karar verdiÄŸi Usta’yı, ya da eÄŸlenceli bulduÄŸu Hadigari Cumhur’u görmek.

Ruh halini yoklar, artan sıcakla yoÄŸunlaÅŸtığından şüphelendiÄŸi bedbinlik yüzünden oyunu Hadigari Cumhur‘dan yana kullanır; pek de iyi yapar!

Üç kez izlediÄŸi Dondurmam Gaymak’tan bu yana, bunca tat aldığı bir baÅŸka Ege öyküsü hatırlamayan “abla”nın sevgiyle izlediÄŸi “…bir Bodrum dersi” alt baÅŸlıklı Hadigari Cumhur filmi, yönetmen ve baÅŸ oyuncu Harun Özakıncı, Duygu Urak, Yelda Günay Akbulut, Serhat Saylan... ve yerel halktan amatör oyuncuların, içten oyunlarıyla, güzelim Bodrum fonunda veraset, eski ve yeni iki aÅŸk hikâyesi, deÄŸiÅŸen deÄŸerler, turizm, insan kaçakçılığı gibi birbirine halkalanan pek çok öyküyü pek güzel anlatır.

Eski miras anlayışı gereÄŸi, kendisine, tepede, mandalina bahçesinin ortasında pansiyonculuk yaptığı ev ile baba mesleÄŸi berberliÄŸi icra ettiÄŸi küçük dükkân kalan Cumhur, ablasına kalan deniz kıyısındaki bataÄŸa otel konduran eniÅŸtesini affetmeye yanaÅŸmaz. Kendisi gibi deÄŸiÅŸen devranı anlamayı reddedip, bir yandan da zengin yaÅŸamak için her çeÅŸit potansiyele sahip olduÄŸundan emin, has arkadaşı, deÄŸiÅŸen deÄŸerler sembolü muhteÅŸem! İbrahim ile, otelin müşterilerini korkutmakla kalmaz, iÅŸi, sezon ortası otelin mühürlenmesine neden olan “uyuÅŸturucu satıyorlar” iddiasına dek büyütür. Bu arada, beline baÄŸladığı kazakla çıkagelen arkeoloji mezunu Duygu‘nun yakınlaÅŸtığı Cumhur’un kayınbiraderi, hiç malı ve de çocuÄŸu olmadığından soÄŸuduÄŸu karısı,� İstanbul’u terk edip Bodrum’a yerleÅŸmeye niyetli, meditasyon yapıp ruhlarını arındırırken, kiraladıkları dükkân dolayısıyla dolandırılıp paralarından da arınan pansiyonun müşterisi çift, kutlamaları -mutlaka- ÅŸiirleriyle süsleyen Fatma Satı, Mahmut, türkücü, eniÅŸte, abla, Bodrum’un yerlisinin davasına bakmaktan memnun hâkim, Cumhur’un mallarının tâlipleri… Kendisinin ne azılı bir deli olduÄŸuna bakmaksızın Cumhur’un “deli bunlar!” dediÄŸi, her biri yerli yerinde muhteÅŸem karakterler.

Cevat Åžakir‘in sesinden Bodrum, eski yeni Bodrum görüntüleri, anlam yüklü yöre türküleri, gazete haberleri, ÅŸiirler, rakı masası geyikleri, kapı önü sohbetleriyle iÅŸli bu muhteÅŸem film “…bir Bodrum dersi” deÄŸil, bir iyilik dersi: EniÅŸtesinin, ablasının, ellerinden geldiÄŸince kusurlarını örtüp görmezden geldikleri, karısının “itin teki” dediÄŸi Cumhur’a saÄŸduyuyla yapılan iyi niyet yatırımı, İbrahim’in kanun dışılığı önerdiÄŸi noktada, seçimini doÄŸrudan yapmasıyla karşılığını bulur. Kendi ÅŸeytanlıklarının farkında Allah’ın sevgili kulu Cumhur, her ÅŸeyini yitirmiÅŸken ev, arsa, çocuk bir de torun sahibi olur.

Normalde, girdileri aynı bile olsa, saÄŸduyunun çıkarılmasıyla, kanlı bir trajediye dönüşebilecek hikâyenin, dava süreci içinde neÅŸeyle anlatılışına da bayılan “abla”nın, Dondurmam Gaymak’tan aldığı “herÅŸey ne kadar güzel!” duygusu, dondurmacının -Turan Özdemir- gelip harikulâde Cumhur’a iÅŸ birliÄŸi önermesiyle tavan yapar. “Ara vermeyin lütfen!” özel isteÄŸiyle izlediÄŸi filmin tek izleyicisi olmak dışında bir üzüntüsü olmayan “abla”, güzelim filmin etkisinden, uzun süre kurtulamayacağından, dahası sıyrılmak istemeyeceÄŸinden emindir.


  • Kategori:
  • Genel
Bu yazı 148 kez okundu

“Hadigari Cumhur, “abla”ya göre “…bir Bodrum dersi” deÄŸil, bir iyilik dersi.” için 1 adet yorum yapılmış.

  1. tv rehberi tv rehberi
    19 Temmuz 2009 12:31

    aslında pek sevmediğim tür filmler ama izlemeyi düşünüyorum

Yorum yapın