Game of Thrones – Taht Oyunları

- 04/01/2015
8,50(2 oy)

Genel olarak dizi dünyasını yakından takip etmekle birlikte düzenli seyrettiğim dizi  az. “The Simpsons” ve “Family Guy” kısa ve eğlenceli olmaları nedeniyle takibi daha kolay olduğundan izlediğim diziler. Bunun yanında “çabuk bitmesin” diye uzata uzata izlediğim “House M.D.” ve asla fanı olmasam da bir şekilde ekran macerasına dahil olduğum “Breaking Bad”i de noktalayınca, en azından haftada bir bölümle de olsa sürdürmek istediğim dizi kuşağına “Game of Thrones”u dahil ettim. Tüm dünyada müthiş bir popülarite yakalayan bu diziyi aklınızın bir kenarında tutup da izlemeyi erteliyorsanız, spoiler bombardımanından kurtulmanız zaten çok zor. Her yeni bölümü olay olan dizinin capsleri, görselleri havada uçuşurken, halen izlemeyi erteliyorsanız tavsiyem bir an önce başlamanız.

Game of Thrones

Öncelikle dizinin bir edebiyat uyarlaması olmasının seyirci için hem avantaj hem de dezavantaj olduğunu söylemek lazım. Öyle ki, senaryonun ve karakterlerin çok sağlam ve zengin bir metinden çıkıp geldiği ortada. Fakat bu durum dezavantaj olarak da kendisini gösteriyor. Dizinin ilk bölümünden itibaren kendinizi bir hikayenin orta yerine atılmış gibi hissediyorsunuz. Karakterlerin arasındaki kimya, pek çok yeni kavramın telaffuz edilmesi, zaten fantastik öğelerle süslü hikayeyi izleyen için karmaşık bir hale getiriyor. Dizinin neredeyse her haftasında yeni bir gelişme ve çatışma yaşanırken, olayların ilerlemesinde de bazı detayları kaçırıyoruz sanki. Hiçbir zaman ilişkilere tam anlamıyla hakim olamıyoruz. Fakat senaryo avantajı nedeniyle yaratılan zengin dünya, kendinizi bir strateji oyununun içinde hissetmenize neden oluyor. Özenli bir reji ve iyi oyunculuklarla da dizinin cazibesine kapılıyorsunuz.

 Game of Thrones

Konuyu anlatmak da yukarıda bahsettiğim sebeplerden ötürü biraz çetrefilli. En iyisi dizinin ilk birkaç bölümünden yola çıkarak karakterleri özetlemeye çalışarak bu işe girişelim. Ed Stark, Kış Tepesi’nin koruyucusu. Kışlar çok çetin ve yıllarca sürdüğünden, yaklaşan kışa “winter is coming – kış geliyor” cümlesiyle maaile hazırlanıyorlar. Ed, kendine verilen görevi layıkıyla yapan ve taht savaşlarına pek bulaşmak istemeyen bir profil çiziyor ilk bölümlerde. Yedi Krallık’ın lideri olan Kral, aynı zamanda Ed’in de dostu. Sağ kolunu beklenmedik bir şekilde kaybedince yollara düşüp Kış Tepesi’ne gelerek Ed’i yeni sağ kolu olarak tayin ediyor. İçkiye ve kadınlara ziyadesiyle düşkün Kral, eşinden ve çocuğundan epey kopuk, neredeyse tüm günü sefa içinde geçiriyor. Eski eşini kaybetmenin ardından yeni karısında aradığı saadeti bulamamış. Ed’in eşi Catelyn Stark ise eşinin bu işlere pek bulaşmasını istemeyen, çocuklarına düşkün bir anne kimliğiyle ön plana çıkıyor. Kralın eşi Kraliçe Cersei Lannister ise Kral’a bir dönem var olduğu anlaşılan sevgisini çoktan yitirmiş, Kral’ın kadınlarla düşüp kalkmasına göz yuman, oğlunu da etkisine alarak yavaş yavaş tahta hazırlayan bir anne. Cersei’nin sıra dışı hayatına ise daha ilk bölümden vakıf oluyoruz. Cersei’nin erkek kardeşi Jaime Lannister, her halinden tekin olmadığını anladığımız bir tip. Krala sadık görünse de kendisini pek sevmediği ortada. Kız kardeşi Cersei ile yakın iş birliği içinde, oluşacak taht savaşlarında kendisine yer açmak istediğinden Ed Stark’a da düşmanca gözlerle bakıyor. Dizinin en kayda değer karakterlerinden Tyrion Lannister ise cüce olmanın dezavantajını kendisini kültürel anlamda geliştirerek kapatmaya çalışıyor. Pek çok genelev kadınıyla düşüp kalkan Tyrion, uçkuruna düşkün biri. Hikayeye göre denizin diğer tarafında, haksızlığa uğradığını düşünüp Krallığı geri almak isteyen Targaryen ailesi var. Aslında taht mücadeleleriyle pek alakası olmayan Daenerys Targaryen, hiç istemediği halde kardeşinin zorlamasıyla güçlü bir ordu lideri olan Khal Drogo’yla evleniyor. Hayli ilkel bir kabilenin lideri görünümünde olan Drogo için “önce evleneyim de sonra severim” yaklaşımını benimsemek zorunda kalıyor ve hem kadınlığını keşfetmesiyle hem de yeni halkını benimsemesiyle hiç beklemediği bir biçimde saygın bir Kraliçeliğe doğru emin adımlarla ilerliyor.

 Game of Thrones

Bu tanıtımlar, dizideki karakterlerin bir kısmını yansıtıyor yalnızca. Daha ilk bölümden gelişmeye başlayan olaylar neticesinde yeni yeni yüzlerle karşılaşıp çok daha başka hesaplaşmaların içinde buluyoruz kendimizi. Bunun yanında dizinin en büyük özelliklerinden biri de yetişkin seyircinin zekasıyla birlikte açık bir biçimde içgüdülerine de hitap etmesi. Dizide şiddet kullanımında herhangi bir kısıtlama söz konusu değil. Bunun yanında yoğun bir erotizm her bölümde hissediliyor. Yani cinselliği kullanmada da son dönem televizyon izleyicilerinin denk gelmediği cesarette “Game of Thrones”. Cinselliği sadece hissettirmeyip sergilemesinden ziyade televizyon izleyicisinin alışık olmadığı, hatta sinemada bile sık rastlayamadığımız bir ilişkiler ağını da ortaya dökmesi dizinin bildiğimiz kalıpların dışında konumlanmasını sağlıyor. Ayrıca dizinin her bölümünün bir saate yakın sürdüğünü de, son not olarak ekleyelim.

 Game of Thrones

Oyuncu kadrosunda sinema izleyicisinin aşina olduğu ilk isim Sean Bean. Daha önce perdede izleme imkanı bulduğumuz Tyrion rolündeki Peter Dinklage’ın kısmeti ise bu diziyle epey açıldı. Mark Addy, Lena Heady, dizinin karakter gelişimini en belirgin biçimde gördüğümüz Daenerys rolündeki Emilia Clarke, Kit Harington, Michelle Fairley, Mark Addy, Nikolaj Coster-Waldau, Iain Glen, Aidan Gillen, Jack Gleeson, Richard Madden,  Isacc Hempstead-Wright, Jason Momoa, Rory McCann ve Maisie Williams ilk sezondaki oyuncu kadrosunun önemli bir kısmını oluşturuyor. Yönetmen koltuğunda ise daha çok Brian Kirk’ü görüyoruz.

Game of Thrones – Taht Oyunları Yorumları

1 Yorum


dört + = 5

  • Game of thrones 2 Haziran 2017 23:13

    Game of thrones büyük heyecanla geliyor

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri