Fight Club | Dövüş Kulübü

- 07/07/2010
8,68(19 oy)

Sinema tarihine birçok unutulmaz sahne ve unutulmaz replikler ekleyen, pek çok sinemaseverin gözünde sinema tarihinin en iyi filmlerinden olan “Fight Club-Dövüş Kulübü”, bugün dahi etkisinden bir şey yitirmeyen bir klasik. Filmin kolaylıkla tüketim toplumuna bugüne kadar yapılmış en ağır ve en cesur eleştiri olduğu da söylenebilir.

Pek çok izleyicnin 20. yüzyılın son başyapıtı olarak andığı “Fight Club”ın yönetmen koltuğunda, neredeyse her filmi olay yaratan David Fincher var. Filmin çekirdek kadrosunu ise Edward Norton, Brad Pitt ve Helena Bonham Carter oluşturuyorlar.

Halen izlemeyenler için konuyu kısaca açıklarsak; uykusuzluk problemi çeken ve hayatını bir şeyleri tüketmeye adamış olan birinin (Edward Norton), bir gün Tyler Durden (Brad Pitt) adında birini tanımasıyla değişen hayatı konu alınıyor. Tyler ona, içinde ne televizyon ne de pahalı mobilyaların olduğu evini açıyor ve ikili, tüketim toplumuna karşı “Dövüş Kulübü” adında tamamen gönüllülerin birbirleriyle dövüştüğü bir topluluk kuruyorlar. Bu topluluk bir süre sonra tahmin ettiklerinden daha fazla ilgi görmeye başlıyor…

Norton’ın oynadığı karakter, modern toplum ve çeşitli reklamlar tarafından tam anlamıyla esir alınmış durumda. Kendisinin de itiraf ettiği gibi, ne zaman bir eşya sorununu hallettiğini düşünse, doyumsuzluğundan ötürü yeni bir tanesine yöneliyor. Yani tam anlamıyla bir tüketim canavarı. Hikayeyi bu karakterin gözünden izlerken, bir yandan da onun detaylara takılan bünyesini ve karşılaştığı olaylara karşı içinden geçirdiği tasvirleri duyma imkanımız oluyor. Filmin asıl zenginliği de buradan itibaren başlıyor. Bu karakterin takıldığı detaylar, sarf ettiği cümleler , filmi sıkıcılaştırmıyor, tam tersine filme canlılık katıyor filme. Bu karakterin tanıştığı Tyler Durden ise sabun yapımıyla uğraşan, varlıklı insanların rağbet ettiği lokantalarında çalışıp, yemeklerin içine çeşitli vücut sıvılarını katan, sırf filmin arasına anlık bir pornografik kare yerleştirebilmek için bir sinemada görev yapan biri. Yani tanıştığı kişiye oldukça zıt. İkili, bir olay üzerine Tyler’ın evinde yaşamaya başlıyorlar. Tyler’ın evi tam bir döküntü halinde. İkili, yavaş yavaş kredi kartlarından, Ikea’dan ve Starbucks’tan vs. uzak bir hayat yaşamaya başladıkça, yine tüketim toplumunun uyuşuk hale getirdiği insanlarla birlikte bir dövüş kulübü açıyorlar. Modern toplumun boğmak üzere olduğu erkekler,  şiddetlerini dışa vuracak bir mecra bulunca, buraya akın etmeleri de uzun sürmüyor. Dövüş kulübü gittikçe büyümeye başlayınca, Tyler Durden ve arkadaşı hakkındaki bazı sırlar açığa çıkmaya başlıyor…

Eğer filmi izlemeyip sonundan haberdarsanız, bunun seyir zevkinize kısmen etkisi olacaktır elbette, fakat bu filmi pas geçmeniz için yeterli bir sebep değil. Aksine bu durumda David Fincher’ın filme koyduğu sürpriz son ile ilgili ipuçlarını daha iyi yakalamak mümkün. Bu da seyir zevkine ayrı bir renk katıyor. Filmi izlemeyip de sürpriz sonundan da haberiniz yoksa, filmin sonunda ufak çaplı bir kafa karışıklığı yaşamanız mümkün, fakat bu da çok düşük bir ihtimal. Henüz filmi izlemeyip şu anki bol efektli filmlerle büyüyen gençlerin de filmi mutlaka keşfetmesi gerek bana göre.

“Fight Club” hakkında ne kadar konuşursak konuşalım, sonuçta “Fight Club” tekrar tekrar yaşanması gereken bir deneyim. Sinema tarihinin en ağır tüketim toplumu eleştirisi olduğu su götürmez bir gerçek olan film, pek meşhur akademi heyeti tarafından görmezden gelinip Oscar yarışında kendine yer bulamayınca, filmin hayranları kurula büyük bir tepki göstermişti.

Fight Club | Dövüş Kulübü Yorumları

2 Yorum


beş × 5 =

  • Alper 11 Temmuz 2010 13:41

    Filmi ilk izlediğimde küçüktüm ve pek birşey anlamamıştım fakat ikinci izleyişimde muhteşem bir film olduğunu anlamıştım. :)

  • senbilirsinabla 19 Temmuz 2010 22:29

    “Abla”yı en etkileyen David Fincher film”deneyim”lerinden biri… Sistemi sembolize eden gökdelenin yıkıldığı sahnenin ihtişamı, gönlündeki yerini, -üstünden geçen zamana karşın- aynı biçimde korur.

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri