<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinemablog</title>
	<atom:link href="http://www.sinemablog.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinemablog.com</link>
	<description>Sinema Kültürü</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 20:25:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Chiko</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/chiko.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/chiko.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 20:21:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Denis Moschitto]]></category>
		<category><![CDATA[Fahri Ogün Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Moritz Bleibtreu]]></category>
		<category><![CDATA[Philipp Baltus]]></category>
		<category><![CDATA[Reyhan Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Özcan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1740</guid>
		<description><![CDATA[Malumunuz son dönemde Almanya&#8217;dan, Türk mü Alman mı olduğu pek kestirilemeyen yapımlar ardı ardına gelmeye başladı, gelmeye de devam ediyor. Fatih Akın&#8217;la dikkati çeken bu Türk-Alman filmlerinin tam olarak Türk filmi oldukları da söylenemez. Bir örnek vermek gerekirse, &#8220;Soul Kitchen&#8221; filmiyle ilgili bir röportaj yapan Fatih Akın &#8220;Soul Kitchen&#8217;ın Türkiye&#8217;deki gişe rakamını önemsiyor musunuz?&#8221; sorusuna ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malumunuz son dönemde Almanya&#8217;dan, Türk mü Alman mı olduğu pek kestirilemeyen yapımlar ardı ardına gelmeye başladı, gelmeye de devam ediyor. Fatih Akın&#8217;la dikkati çeken bu Türk-Alman filmlerinin tam olarak Türk filmi oldukları da söylenemez. Bir örnek vermek gerekirse, &#8220;Soul Kitchen&#8221; filmiyle ilgili bir röportaj yapan Fatih Akın &#8220;Soul Kitchen&#8217;ın Türkiye&#8217;deki gişe rakamını önemsiyor musunuz?&#8221; sorusuna oldukça düşündürücü bir cevap vermişti: &#8220;Tabii ki. Türkiye benim ülkem sayılır!&#8221; Zaten kendisi &#8220;Duvara Karşı&#8221; ile Altın Ayı aldığında filminin bir Türk-Alman filmi olduğunu söylemişti. Biz de &#8220;Bal&#8221;ın eşdeğerdeki başarısına, &#8220;Duvara Karşı&#8221;dan çok daha fazla sevinmiştik.</p>
<p>Sonuç olarak sevinsek de kızsak da, Almanya&#8217;da böyle bir tür yaratılmış durumda. &#8220;Chiko&#8221; da nispeten bu türün ürünü sayılabilir. Fakat &#8220;Chiko&#8221;da, Türklerin bölgeye uyum sorunu gibi bir kavram ele alınmıyor, daha çok bir mafya hesaplaşmasıyla kaynaşan bir arkadaşlık ilişkisi söz konusu.</p>
<p>Filmin asıl kahramanı Chiko&#8217;nun gerçek adı İsa. Soyadından ötürü böyle bir lakap kazanmış. Chiko, uyuşturucu işinden para kazanmak isteyince, yakın iki arkadaşıyla birlikte, bölgenin liderinin gözüne girmeye çalışıyor. Fakat işler ters gidince, arkadaşının intikamını almak da Chiko&#8217;ya düşüyor. Chiko intikam almakta gecikince, üstelik üstüne, intikam alacağı kişiden iyi bir iş teklifi de alınca, arkadaşlarını bir kenara bırakıp hayallerini süsleyen hayata doğru yelken açıyor&#8230;</p>
<p>Şunu söylemekte fayda var, &#8220;Chiko&#8221; Fatih Akın&#8217;ın filmi &#8220;Kısa ve Acısız&#8221;a ve &#8220;Yaralı Yüz&#8221;e oldukça benziyor. Chiko, arakadaşlarına çok bağlı biriyken, birden önüne çıkan bir fırsat sayesinde, alanında yükselmeye başlıyor. Bu yükselmenin de bir bedeli oluyor tabii. Chiko, yeni yaşamına alıştıkça, işlerin kontrolü de yavaş yavaş elinden çıkıyor. Son olarak büyük bir ikilemin ortasında kalan Chiko, hangi tercihi yaparsa yapsın zarar göreceği bir durumun içinde buluyor kendini.</p>
<p>Filmin oyuncu kadrosunda Denis Moschitto, Moritz Bleibtreu, Fahri Ogün Yardım, Volkan Özcan, Reyhan Şahin ve Philipp Baltus yer alıyorlar. Chiko rolünde Denis Moschitto, başlangıçta gereksiz bir öfke yansıtsa da sonradan durumu toparlıyor. Filmin yönetmeni ise Özgür Yıldırım.</p>
<p>Son olarak filmin 2008 Berlin Film Festivali&#8217;nde gösterildiğini de ekleyelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/chiko.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Caché &#124; Saklı</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/cache-sakli-2.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/cache-sakli-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 20:05:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2005]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Annie Giardot]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Le Coq]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Auteuil]]></category>
		<category><![CDATA[Juliette Binoche]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Haneke]]></category>
		<category><![CDATA[Walid Afkir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1738</guid>
		<description><![CDATA[“Cache-Saklı” ilginç kurgusu, inandırıcı karakterleri ve doyurucu konusu sayesinde, Michael Haneke’yi genel olarak beğenmeyen izleyicilerin bile ilgisini çekebilecek bir yapım. Ünlü yönetmen, bu filmle kazandığı saygınlığı büyük ölçüde hak ediyor. Filmin oyuncu kadrosunda Juliette Binoche, Daniel Auteuil, Annie Giardot, Bernard Le Coq ve Walid Afkir gibi isimler yer alıyor. Michael Haneke, anlatmak istediğini filmin ilk ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Cache-Saklı” ilginç kurgusu, inandırıcı karakterleri ve doyurucu konusu sayesinde, Michael Haneke’yi genel olarak beğenmeyen izleyicilerin bile ilgisini çekebilecek bir yapım. Ünlü yönetmen, bu filmle kazandığı saygınlığı büyük ölçüde hak ediyor.</p>
<p>Filmin oyuncu kadrosunda Juliette Binoche, Daniel Auteuil, Annie Giardot, Bernard Le Coq ve Walid Afkir gibi isimler yer alıyor.</p>
<p>Michael Haneke, anlatmak istediğini filmin ilk anlarından itibaren doğru bir şekilde perdeye yansıtıyor. Filmin irdelediği ailede, tam bir karanlık söz konusu. Henüz yemek yedikleri ilk sahnede, aile içindeki iletişimsizliği ve hoşgörüsüzlüğü öyle iyi yansıtıyor ki Haneke, izleyicinin bu bunaltıcı ortamdan çıkmak istemesi kaçınılmaz oluyor. İzleyiciyi filme bağlayan bir diğer önemli unsur da filmin konusu oluyor. Kendi halinde yaşayan, çeşitli aile içi sorunları gün yüzüne çıkarmaktan sakınan bir aileye gelen bir video kaset, ailenin günlük yaşamını sekteye uğratıyor. Kasette, ailenin oturduğu evin dışarıdan kayda alındığı görülüyor. Bu kasetleri bir süre sonra, yeni kasetlerin yanında gelen çeşitli resimler izliyor…</p>
<p>Kasetlerin ortaya çıkışından itibaren, Haneke’nin ele aldığı ailenin pamuk ipliğine bağlı değerleri de ortaya saçılıyor. Hayatlarında hiçbir farklılık olmadığı için mutluymuş gibi davranan eşler, bu önemsiz gibi görünen olayla yüz yüze kalınca, aralarındaki görüş farklılığı da ayyuka çıkıyor. Olaylara yaklaşım biçimlerindeki uyumsuzluktan dolayı, karşılarına çıkan ilk hafif rüzgarda, ailenin sağlam(!) yapısı da çatırdamaya başlıyor.</p>
<p>Bunun yanında, filmin farklı bir polisiye olduğunu söylemek bile mümkün. Haneke, orijinal hikayesinin yardımıyla, seyirciyi filme dikkat kesilmek zorunda bırakıyor ve iyi de yapıyor. Kasetlerin kaynağını araştıran aile, önlerine çıkan ilk şüpheliye suçlu yaftasını yapıştırıp, bir an önce eski korunaklı hayatlarına geri dönmenin planlarını yapıyorlar. Tabii bu suçlamanın karşı tarafı nasıl bir ruh haline soktuklarından haberdar değiller. Bu ruh halini de seyirciyi şoke edecek bir sahnede veriyor Haneke. Ayrıca, çocuklarından kısa bir süre haber alamadıklarında, dehşete düşen aile üyeleri, televizyonda kanlar içinde hastaneye yetiştirilmeye çalışan çocuklarla pek ilgilenmiyorlar. Sinemasal anlamda filmin tavan yaptığı bu sahne, tüm sinemaseverlerin aklında özel bir yerde konuşlanacaktır sanırım.</p>
<p>Filmin geçtiği ülke Fransa’nın, kanlı siyasi tarihine de değinen Haneke, sırf bu hareketiyle bile övgüyü hak ediyor. Bunun yanında yönetmenin başvurduğu plan sekanslar da gerçekten usta işi. Ünlü yönetmen, ”4 Ay 3 Hafta 2 Gün”dekine benzer bir fetişizme kaçmayıp, kamerasını tam gerektiği yerlerde oyunculara sabitleyip, filmden izleyiciye geçen duyguyu da pekiştiriyor.</p>
<p>Haneke, sinema anlayışı gereği filmin sonuna pek değer vermeyen ve yorumu daha çok izleyiciye bırakan bir isim. Burada da aynısı oluyor fakat izleyicinin bu etkileyici filmden sonra bu durumu mazur göreceği kesin. Bugüne kadar üç filmini gördüğüm yönetmen (diğerleri “Kurdun Günü” ve “Ölümcül Oyunlar”) için belirtebilirim ki, &#8220;Cache-Saklı&#8221; yönetmenin filmografisinde çok özel ve değerli bir yerde duruyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/cache-sakli-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kosmos&#8221; Erivan&#8217;dan Altın Kayısı ile dönüyor</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/kosmos-erivandan-altin-kayisi-ile-donuyor.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/kosmos-erivandan-altin-kayisi-ile-donuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 14:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Reha Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahat Doğanyılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sermet Yeşil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkü Turan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1731</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Beş Vakit&#8221;, &#8220;Korkuyorum Anne&#8221; ve &#8220;Hayat Var&#8221; filmlerinin yönetmeni Reha Erdem&#8217;in son filmi &#8220;Kosmos&#8221;, Erivan Film Festivali&#8217;nde Altın Kayısı ödülünün sahibi oldu. 7.si düzenlenen festivalde Gümüş Kayısı ödülünü ise &#8220;My Joy&#8221; isimli film aldı. Kars&#8217;ta çekilen &#8220;Kosmos&#8221;ta Sermet Yeşil, Türkü Turan ve Sabahat Doğanyılmaz gibi isimler rol almıştı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Beş Vakit&#8221;, &#8220;Korkuyorum Anne&#8221; ve &#8220;Hayat Var&#8221; filmlerinin yönetmeni Reha Erdem&#8217;in son filmi &#8220;Kosmos&#8221;, Erivan Film Festivali&#8217;nde Altın Kayısı ödülünün sahibi oldu. 7.si düzenlenen festivalde Gümüş Kayısı ödülünü ise &#8220;My Joy&#8221; isimli film aldı.</p>
<p>Kars&#8217;ta çekilen &#8220;Kosmos&#8221;ta Sermet Yeşil, Türkü Turan ve Sabahat Doğanyılmaz gibi isimler rol almıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/kosmos-erivandan-altin-kayisi-ile-donuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Martin Scorsese de 3D kervanına katılıyor</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/martin-scorsese-de-3d-kervanina-katiliyor.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/martin-scorsese-de-3d-kervanina-katiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 14:54:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Baron Cohen]]></category>
		<category><![CDATA[Ben Kingsley]]></category>
		<category><![CDATA[Jude Law]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Scorsese]]></category>
		<category><![CDATA[Ray Winstone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1729</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Avatar&#8221;ın yarattığı 3D furyasıyla beraber, üç boyutlu çekilen filmlerde büyük bir artış yaşanırken, ünlü yönetmenler de bu gidişata kayıtsız kalmıyor. Son filmi &#8220;Shutter Island&#8221; ile gişede yüzü gülen ve olumlu eleştiriler alan Martin Scorsese, yeni filmi &#8220;Hugo Cabret&#8221;i üç boyutlu çekecek. Jude Law&#8217;ın kadroya dahil olduğu da gelen haberler arasında. Filmde Sacha Baron Cohen, Ray ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Avatar&#8221;ın yarattığı 3D furyasıyla beraber, üç boyutlu çekilen filmlerde büyük bir artış yaşanırken, ünlü yönetmenler de bu gidişata kayıtsız kalmıyor. Son filmi &#8220;Shutter Island&#8221; ile gişede yüzü gülen ve olumlu eleştiriler alan Martin Scorsese, yeni filmi &#8220;Hugo Cabret&#8221;i üç boyutlu çekecek.</p>
<p>Jude Law&#8217;ın kadroya dahil olduğu da gelen haberler arasında. Filmde Sacha Baron Cohen, Ray Winstone ve Ben Kingsley gibi ünlü isimler de rol alacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/martin-scorsese-de-3d-kervanina-katiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>40 Days and 40 Nights &#124; 40 Gün 40 Gece</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/40-days-and-40-nights-40-gun-40-gece.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/40-days-and-40-nights-40-gun-40-gece.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 14:49:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2002]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Adam Trese]]></category>
		<category><![CDATA[Emmanuelle Vaugier]]></category>
		<category><![CDATA[Glenn Fitzgerald]]></category>
		<category><![CDATA[Josh Hartnett]]></category>
		<category><![CDATA[Lorin Heath]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Lehmann]]></category>
		<category><![CDATA[Paulo Costanzo]]></category>
		<category><![CDATA[Shannyn Sossamon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1727</guid>
		<description><![CDATA[Sıradan romantik-komedi filmlerinden birkaç adım uzakta duran yapım, eğlenceli bir şeyler arayan izleyici için biçilmiş kaftan. Filmde Josh Hartnett, Shannyn Sossamon, Paulo Costanzo, Adam Trese, Emmanuelle Vaugier, Lorin Heath ve Glenn Fitzgerald rol alıyorlar. Filmin yönetmeni Michael Lehmann. Hemen söyleyelim film bildik romantik-komedi formülünü takip etmiyor. Aksine daha çok cinselliği ön planda tutarak bir seks ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıradan romantik-komedi filmlerinden birkaç adım uzakta duran yapım, eğlenceli bir şeyler arayan izleyici için biçilmiş kaftan.</p>
<p>Filmde Josh Hartnett, Shannyn Sossamon, Paulo Costanzo, Adam Trese, Emmanuelle Vaugier, Lorin Heath ve Glenn Fitzgerald rol alıyorlar. Filmin yönetmeni Michael Lehmann.</p>
<p>Hemen söyleyelim film bildik romantik-komedi formülünü takip etmiyor. Aksine daha çok cinselliği ön planda tutarak bir seks komedisi olmaya çabalıyor ve yapıyor da. Hikayede, karşı cinse bir hayli düşkün birinin, yani Matt’in (Josh Hartnett) 40 gün boyunca cinsel perhiz yemini konu alınıyor. Bunu yapmasının sebebi onu terk eden sevgilisini bir türlü unutamamış olması. Öyle ki bu konuyla ilgili kabuslar bile görmeye başlamış. Tabii bu arada onu unutmak için her gün başka bir kızla gönül eğlendirme derdine düşüyor. Hıristiyanların büyük perhiz gününü fırsat bilen kahramanımız, 40 günlük bir cinsel perhiz yemini ediyor fakat bundan haberdar arkadaşları bu durum üzerine bahis oynamaya başlayınca Matt’in bu yemini gittikçe daha önemli bir hal almaya başlıyor…</p>
<p>Konusundan da anlaşıldığı üzere filmde bol bol cinsel gönderme var. Cinsellikle vakit kaybedildiğini düşünen Matt’in, günler ilerledikçe daha da zorlanan vaziyetini ve çevresine karşı verdiği tepkileri Josh Hartnett çok iyi oynamış. Matt’in çevresindeki zararsız ama çıkarcı arkadaş topluluğu da filme renk katıyor. İzleyen pek ciddiye alamasa da Matt’in yeminine sadık kalıp kalamayacağını da merak edebiliyor.</p>
<p>İlginç konusuyla genç izleyicilere hitap eden filmde, açıkçası gençlerin aradığı eğlenceli pek çok şeyi bulmak da mevcut. Bir filmde cinsellikle ilgili bol bol espiri arayanların da filmi mutlaka görmesi gerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/40-days-and-40-nights-40-gun-40-gece.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Thing &#124; Şey</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/the-thing-sey.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/the-thing-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 13:55:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1982]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[John Carpenter]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt Russell]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1725</guid>
		<description><![CDATA[1982 yapımı ve bir yeniden çevrim olan &#8220;The Thing-Şey&#8221;, halen insanı ürkütmeyi başaran görsel efektleri ve kimi zaman bir dedektiflik hikayesine bürünen kurgusuyla, sadece korku filmlerini sevenlerin değil, tüm sinemaseverlerin hoşlanabileceği bir John Carpenter filmi. Filmin başrolünde Kurt Russell yer almakta. T. K. Carter, David Clennon, Wilford Brimley, Richard Dysart ve Peter maloney de, sınırlı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1982 yapımı ve bir yeniden çevrim olan &#8220;The Thing-Şey&#8221;, halen insanı ürkütmeyi başaran görsel efektleri ve kimi zaman bir dedektiflik hikayesine bürünen kurgusuyla, sadece korku filmlerini sevenlerin değil, tüm sinemaseverlerin hoşlanabileceği bir John Carpenter filmi.</p>
<div>
<p>Filmin başrolünde Kurt Russell yer almakta. T. K. Carter, David Clennon, Wilford Brimley, Richard Dysart ve Peter maloney de, sınırlı bir oyuncu kadrosuna sahip filmin bazı diğer oyuncuları.</p>
</div>
<div>
<p>Film, dünyaya yüzyıllar önce bir şekilde yerleşen uzaylıların yeraltındayken, bir insan müdahalesi sonunda uyanıp, insanlığı yok etme planlarını uygulamaya geçirmesini anlatıyor. Bu uzaylılar, Norveç&#8217;te bir Amerikan üssüne musallat oluyorlar. Kan yoluyla insanları ele geçiren bu varlıklar, her türlü canlının görünümüne rahatlıkla bürünebiliyorlar. Yani olay bir kez patlak verdikten sonra, sınırlı sayıdaki ekipte yer alan herhangi birinin ya da birden fazla kişinin, insan görünümünde birer uzaylı olabileceğini görüyoruz. Dolayısıyla sonuçta, ekipteki herkesin diken üstünde durması gerektiği ve herkesin, çevresindeki tüm insanlardan doğal olarak şüphelendiği bir tablo ortaya çıkıyor.</p>
</div>
<div>
<p>&#8220;The Thing&#8221; insan psikolojisini iyi bir şekilde eşeliyor. Mesela filmin açılış sahnesinde bir uçan dairenin dünyaya doğru yol aldığını görüyoruz. Yani izleyicinin kafasında uzaylıların varlığı ile iligli herhangi bir soru işareti kalmıyor. Ama söz konusu ekipte, bir takım bulgulara rağmen konu &#8220;uzaylılar gerçekten var mıdır?&#8221;a takılıp kalıyor. Daha sonra, uzaylı veya değil bu yaratıklar ortaya çıkınca, her bir kişi, çevresindeki tüm insanlara karşı kendini korumaya başlıyor. Bir an önce gerçeğe ulaşmak istedikleri için de basitçe yanılgılara sürüklenebiliyorlar. Bunun yanında dış dünya ile irtibatları kesildiği için, üzerlerine psikolojik bir baskı da çöküyor.</p>
</div>
<div>
<p>Kurt Russell&#8217;ın üst düzey bir performans sergilediği film, zaman zaman yükselen temposuyla ve insanı tedirgin eden atmosferiyle &#8220;The Thing&#8221;, tüm sinemaseverlerin hoşlanabileceği, doyurucu bir film.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/the-thing-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Tale of Despereaux &#124; Despero</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/the-tale-of-despereaux-despero.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/the-tale-of-despereaux-despero.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 01:49:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Dustin Hoffman]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Watson]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Langella]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Kline]]></category>
		<category><![CDATA[Mattew Broderick]]></category>
		<category><![CDATA[Rob Stevenhagen]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Fell]]></category>
		<category><![CDATA[Sigourney Weaver]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga Çevik]]></category>
		<category><![CDATA[William H. Macy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1675</guid>
		<description><![CDATA[Hemen söylemekte yarar var, &#8220;The Tale of Desperaux-Despero&#8221; pek de büyüklere hitap eden bir film değil. Diğer türdeşlerinin aksine yapım, daha çok küçük izleyicilere hitap etmeyi tercih etmiş. Ancak bu, yetişkin izleyicinin filmden hoşlanmayacağı anlamına gelmiyor. Öncelikle filmin, &#8220;Gladyatör&#8221;ü anımsatan çok güzel bir sahnesi var ki, bu kısımda sadece bu fikir bile insanı güldürmeye yetiyor. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen söylemekte yarar var, &#8220;The Tale of Desperaux-Despero&#8221; pek de büyüklere hitap eden bir film değil. Diğer türdeşlerinin aksine yapım, daha çok küçük izleyicilere hitap etmeyi tercih etmiş. Ancak bu, yetişkin izleyicinin filmden hoşlanmayacağı anlamına gelmiyor. Öncelikle filmin, &#8220;Gladyatör&#8221;ü anımsatan çok güzel bir sahnesi var ki, bu kısımda sadece bu fikir bile insanı güldürmeye yetiyor. Ayrıca filmin oldukça sağlam bir seslendirme kadrosu da bulunuyor. Mattew Broderick, Dustin Hoffman, Kevin Kline, Frank Langella, William H. Macy, Emma Watson ve Sigourney Weaver. Dolayısıyla seslendirme kadrosu oldukça ilgi çekici. Filmin Türkçe selendirmesinde, sevimli fare Despero’yu Tolga Çevik seslendiriyor. Filmin iki yönetmeni var: Sam Fell ve Rob Stevenhagen.</p>
<p>Film olmayan bir Dor krallaığında geçmekte. Her yıl, bu krallıkta yapılan çorba, yöre sakinlerini oldukça mutlu etmekte. Zaten bu süreç, bir festival havasında kutlanıyor. Fakat bir gün, Roscuro adlı bir sıçan ortalığı karıştırınca, eşini kaybeden kral çorba yapımını yasaklıyor ve tüm farelerin ve sıçanların krallığınıda yaşamasına izin vermeyeceğini belirtiyor. Bu girişin ardından sevimli fare Despero’ya geçiyoruz. Despero, bazen kendisine paraşüt görevi gören kocaman kulaklarıyla, oldukça sevimli bir fare, fakat arkadaşlarına göre biraz asi kalıyor çünkü Despero, kedilerden veya insanlardan veya sıçanlardan pek korkmuyor. Bir gün meclisin aldığı bir kararla, yaşadığı yerden kovulan Despero, kendisini bekleyen tehlikelere karşı savaşmak zorunda kalıyor…</p>
<p>Filmin hikayesinde birçok kırılma ve yan unsur mevcut. Bu sebeple konu da bir süre sonra dallanıp budaklanıyor. Film, asıl gücünü bir iki gönderme veya hikayesiyle değil, Despero’nun sevimliliğinden alıyor. Despero’nun, özellikle sıçanlar arasındaki saf ve masum duruşu, Despero’yu izleyiciye de yakınlaştırıyor. Fakat film, takdire değer bir politik gönderme dışında, daha çok öğüt verici bir havada ilerliyor. Bu durum küçük izleyicilerin ilgisini çekebilir, ama yetişkin izleyici, Despero’nun sevimliliği dışında başka şeyler de görmek istiyorsa, pek tatmin olmayacaktır. Tabii “Gladyatör”ü anımsatan kısmı bunun dışında tutuyorum.</p>
<p>Bir animasyon efsanesi olamayacağı nerdeyse kesin olan film, yine de hoş bir boş zaman seyirliği olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/the-tale-of-despereaux-despero.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pulse</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/pulse.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/pulse.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 01:43:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Ian Somerhalder]]></category>
		<category><![CDATA[Kel O’Neill]]></category>
		<category><![CDATA[Kristen Bell]]></category>
		<category><![CDATA[Rick Gonzalez]]></category>
		<category><![CDATA[Samm Levine]]></category>
		<category><![CDATA[Wes Craven]]></category>
		<category><![CDATA[Zach Grenier]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1672</guid>
		<description><![CDATA[Hiç kuşkusuz Wes Craven sinema sanatına, özellikle korku türüne muazzam derecede katkı yapmış biri. Bazı filmleri halen klasikler mertebesinde bulunuyor. Mesela &#8220;Merdiven Altındakiler&#8221;, eşine az rastlanır derecede başarılı bir gerilimdir.&#160; &#8220;Scream&#8221; serisinde yakaladığı başarı da göz ardı edilemez elbette.Ama şu da var ki; Craven yüzünden pek çok kişi korku türünden uzak duruyor. Üstelik Craven’ın son ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç kuşkusuz Wes Craven sinema sanatına, özellikle korku türüne muazzam derecede katkı yapmış biri. Bazı filmleri halen klasikler mertebesinde bulunuyor. Mesela &#8220;Merdiven Altındakiler&#8221;, eşine az rastlanır derecede başarılı bir gerilimdir.&nbsp; &#8220;Scream&#8221; serisinde yakaladığı başarı da göz ardı edilemez elbette.Ama şu da var ki; Craven yüzünden pek çok kişi korku türünden uzak duruyor. Üstelik Craven’ın son yıllarda yaptığı da eski tarz sinemadan, yani modası geçmiş korku öğelerinden pek uzak değil. &#8220;Pulse&#8221;da Craven yönetmen değil. Senaryo yazarlarından biri. Fakat filmde kendini o kadar çok hissettiriyor ki filme sempatiyle bakmak neredeyse imkansız hale geliyor.</p>
<p>“Pulse”un çıkış noktası zaten pek sağlam temelli değil. Filmde söz konusu olan, cep telefonlarından, bilgisayardan veya benzeri cihazlardan insanları etkisine altına alıp, onları intihara sürükleyen bazı varlıklar. Bu sebeple daha başlangıcında filmin absürd bir konu üzerinden yürümeye çalıştığı görülüyor. Bu fikirle belki yedi yaşındaki bir çocuğu korkutabilirsiniz fakat yetişkin izleyicinin bu fikri inandırıcı bulması oldukça güç. Zaten film, insanı germeye uğraşmıyor veya izleyiciyi rahatsız etmeye çabalamıyor yalnızca “böö” efektleriyle izleyiciyi olduğu yerden sıçratmaya çalışıyor. Bunun ne kadar eski ve bayat bir numara olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Burada izleyiciyi korkutmaya çalışan varlıklar da oldukça teknolojik! Bir görüntü şeklinde hareket ediyorlar. Kısacası filmin korkutucu olması gereken öğeleri, neresinden tutsanız elinizde kalıyor.</p>
<p>Bu olumsuzluklarına rağmen, ilk 50-60 dakikasını boş geçiren film, son on beş dakikalık bölümünde bir toparlanmaya girmeye başlıyor. Fakat “ana karakterler ölmez” düsturundan biraz olsun kopmayan yapım, bu sebeple burada da çeşitli basitliklere sığınıyor. Yine de finalinin kısmen karamsarlık taşıdığını söyleyebiliriz.</p>
<p>Filmde Kristen Bell, efsane bir dizi iken gittikçe rezilleşen yapım “Lost”un Boone karakteri olarak hatırlanabilecek Ian Somerhalder, Rick Gonzalez, Kel O’Neill, Zach Grenier ve Samm Levine gibi oyuncular yer alıyor. Filmin yönetmeni Jim Sonzero.</p>
<p>Özet olarak film ne olursa olsun korku türünü sevenlere hitap ediyor yapım. Yenilik arıyorsanız, filmde aradığınız şey yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/pulse.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Eyvah Eyvah&#8221;ın ikincisi yolda</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/eyvah-eyvahin-ikincisi-yolda.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/eyvah-eyvahin-ikincisi-yolda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 01:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1710</guid>
		<description><![CDATA[Bu yılın şubat ayında vizyona giren ve 2 milyondan fazla izleyiciyi sinema salonlarına çeken &#8220;Eyvah Eyvah&#8221;ın  devam filminin Ocak 2011&#8242;de vizyona gireceği duyuruldu. Filmin ucu açık finali ve Ata Demirer&#8217;in devam filmi konusundaki istekliliği sebebiyle &#8220;Eyvah Eyvah&#8221;ın devamının geleceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Başrolde yer alan Ata Demirer senaryoya da imza atmıştı. Filmin yönetmeni ise Hakan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yılın şubat ayında vizyona giren ve 2 milyondan fazla izleyiciyi sinema salonlarına çeken &#8220;Eyvah Eyvah&#8221;ın  devam filminin Ocak 2011&#8242;de vizyona gireceği duyuruldu. Filmin ucu açık finali ve Ata Demirer&#8217;in devam filmi konusundaki istekliliği sebebiyle &#8220;Eyvah Eyvah&#8221;ın devamının geleceğine kesin gözüyle bakılıyordu.</p>
<p>Başrolde yer alan Ata Demirer senaryoya da imza atmıştı. Filmin yönetmeni ise Hakan Algül&#8217;dü. Bakalım &#8220;Eyvah Eyvah&#8221;ın devam filminde ne gibi değişiklikler olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/eyvah-eyvahin-ikincisi-yolda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tim Burton&#8217;ın harikalar diyarı</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/tim-burtonin-harikalar-diyari.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/tim-burtonin-harikalar-diyari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 21:10:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1689</guid>
		<description><![CDATA[Son olarak &#8220;Alis Harikalar Diyarında&#8221; filmiyle gündeme gelen Tim Burton,tıpkı Alis&#8217;te olduğu gibi 3 boyutlu bir film için yeniden kamera karşısına geçecek.Burton&#8217;ın uzun yıllardır haşır neşir olduğu animasyon türündeki film dev canavarlar ile robotların çekişmesini konu alacak.&#8221;Monsterpocalypse&#8221; isimli filmin vizyon tarihi 2012.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak &#8220;Alis Harikalar Diyarında&#8221; filmiyle gündeme gelen Tim Burton,tıpkı Alis&#8217;te olduğu gibi 3 boyutlu bir film için yeniden kamera karşısına geçecek.Burton&#8217;ın uzun yıllardır haşır neşir olduğu animasyon türündeki film dev canavarlar ile robotların çekişmesini konu alacak.&#8221;Monsterpocalypse&#8221; isimli filmin vizyon tarihi 2012.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/tim-burtonin-harikalar-diyari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Inception&#8221; 30 Temmuz&#8217;da vizyonda</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/inception-30-temmuzda-vizyonda.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/inception-30-temmuzda-vizyonda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 20:50:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1687</guid>
		<description><![CDATA[Son olarak &#8220;Kara Şövalye&#8221; ile sinemalarımıza konuk olan ve neredeyse her filmi ile olay yaratan Christopher Nolan&#8217;ın son filmi &#8220;Inception-Başlangıç&#8221;, ülkemizde 30 Temmuz&#8217;da vizyona girecek. Leonardo DiCaprio&#8217;nun başrolünde yer aldığı  film, Amerika&#8217;da ilk haftasında 60 milyon dolar hasılata ulaşmayı başardı. Bilimkurgu-gerilim türündeki filmde Ellen Page ve Marion Cotillard gibi önemli oyuncular da yer alıyor. Filmin senaryosu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak &#8220;Kara Şövalye&#8221; ile sinemalarımıza konuk olan ve neredeyse her filmi ile olay yaratan Christopher Nolan&#8217;ın son filmi &#8220;Inception-Başlangıç&#8221;, ülkemizde 30 Temmuz&#8217;da vizyona girecek. Leonardo DiCaprio&#8217;nun başrolünde yer aldığı  film, Amerika&#8217;da ilk haftasında 60 milyon dolar hasılata ulaşmayı başardı. Bilimkurgu-gerilim türündeki filmde Ellen Page ve Marion Cotillard gibi önemli oyuncular da yer alıyor. Filmin senaryosu da Christopher Nolan&#8217;a ait.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/inception-30-temmuzda-vizyonda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Harry Potter ve Ölüm Yadigarları&#8221; filminin fragmanı yayında</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-filminin-fragmani-yayinda.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-filminin-fragmani-yayinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 19:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1683</guid>
		<description><![CDATA[İki bölüm halinde çekilecek Harry Potter serisinin son parçası olan &#8220;Harry Potter and the Deathly Hallows-Harry Potter ve Ölüm Yadigarları&#8221;nın ilk filminin fragmanı bir süredir yayında. Bu yılın Kasım ayında ilki vizyona girecek olan yapımın ikinci filmi de 2011 Temmuz&#8217;unda izleyiciyle buluşacak. &#8220;Harry Potter ve Ölüm Yadigarları&#8221; filminin fragmanı:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki bölüm halinde çekilecek Harry Potter serisinin son parçası olan &#8220;Harry Potter and the Deathly Hallows-Harry Potter ve Ölüm Yadigarları&#8221;nın ilk filminin fragmanı bir süredir yayında. Bu yılın Kasım ayında ilki vizyona girecek olan yapımın ikinci filmi de 2011 Temmuz&#8217;unda izleyiciyle buluşacak.</p>
<p><em><strong>&#8220;Harry Potter ve Ölüm Yadigarları&#8221; filminin fragmanı:</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-filminin-fragmani-yayinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daniel Radcliffe gerilim filminde rol alacak</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/daniel-radcliffe-gerilim-filminde-rol-alacak.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/daniel-radcliffe-gerilim-filminde-rol-alacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 19:09:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1680</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Harry Potter&#8221; serisi ile tanınan ve büyük bir hayran kitlesi edinen Daniel Radcliffe, bir gerilim filminde yer alacak. &#8220;The Woman in Black&#8221; adlı romandan uyarlanacak olan filmde Radcliffe, bir iş sırasında başı belaya giren bir avukatı canlandıracak. Filmin yönetmeni ise John Watkins olacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Harry Potter&#8221; serisi ile tanınan ve büyük bir hayran kitlesi edinen Daniel Radcliffe, bir gerilim filminde yer alacak. &#8220;The Woman in Black&#8221; adlı romandan uyarlanacak olan filmde Radcliffe, bir iş sırasında başı belaya giren bir avukatı canlandıracak. Filmin yönetmeni ise John Watkins olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/daniel-radcliffe-gerilim-filminde-rol-alacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şener Şen ile Çağan Irmak &#8220;Koca Sinan&#8221;da buluşacak</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/sener-sen-ile-cagan-irmak-koca-sinanda-bulusacak.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/sener-sen-ile-cagan-irmak-koca-sinanda-bulusacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 00:37:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1665</guid>
		<description><![CDATA[Türk sinemasının efsane isimlerinden Şener Şen ile son dönemin parlayan yıldız yönetmeni Çağan Irmak, Mimar Sinan&#8217;ın hayatının anlatılacağı &#8220;Koca Sinan&#8221; filminde buluşacak. Bir tiyatro oyunundan uyarlanacak film, duyumlara göre Şener Şen&#8217;in yıllardır beklediği bir projeymiş. Yakın zamanda karşımıza bir Yavuz Turgul filminde (Av Mevsimi) Cem Yılmaz ile çıkacak usta oyuncu,2011 yazında Mimar Sinan rolünde seyircilerin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının efsane isimlerinden Şener Şen ile son dönemin parlayan yıldız yönetmeni Çağan Irmak, Mimar Sinan&#8217;ın hayatının anlatılacağı &#8220;Koca Sinan&#8221; filminde buluşacak. Bir tiyatro oyunundan uyarlanacak film, duyumlara göre Şener Şen&#8217;in yıllardır beklediği bir projeymiş.</p>
<p>Yakın zamanda karşımıza bir Yavuz Turgul filminde (Av Mevsimi) Cem Yılmaz ile çıkacak usta oyuncu,2011 yazında Mimar Sinan rolünde seyircilerin karşısında olacak.Çağan Irmak ile Şener Şen&#8217;in işbirliğinden bakalım nasıl bir sonuç çıkacak?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/sener-sen-ile-cagan-irmak-koca-sinanda-bulusacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Saç&#8221; Locarno Film Festivali&#8217;nde</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/sac-locarno-film-festivalinde.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/sac-locarno-film-festivalinde.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 18:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1650</guid>
		<description><![CDATA[Tayfun Pirselimoğlu&#8217;nun yönetmenliğini üstlendiği &#8220;Saç&#8221;, 63.sü düzenlenen Locarno Film Festivali&#8217;nde, ana yarışmada yer alacak. İsviçre&#8217;de düzenlenen festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da ağustos ayında gerçekleşecek. &#8220;Saç&#8221; Tayfun Pirselimoğlu&#8217;nun üçlemesinin son halkası. Üçlemenin ilk filmi &#8220;Rıza&#8221; genel olarak beğenilmişti. Ardından gelen &#8220;Pus&#8221; ise kimi eleştirmenlerce beğenilse de kimi eleştirmenler de filmi ağır bir şekilde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tayfun Pirselimoğlu&#8217;nun yönetmenliğini üstlendiği &#8220;Saç&#8221;, 63.sü düzenlenen Locarno Film Festivali&#8217;nde, ana yarışmada yer alacak. İsviçre&#8217;de düzenlenen festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da ağustos ayında gerçekleşecek.</p>
<p>&#8220;Saç&#8221; Tayfun Pirselimoğlu&#8217;nun üçlemesinin son halkası. Üçlemenin ilk filmi &#8220;Rıza&#8221; genel olarak beğenilmişti. Ardından gelen &#8220;Pus&#8221; ise kimi eleştirmenlerce beğenilse de kimi eleştirmenler de filmi ağır bir şekilde eleştirmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/sac-locarno-film-festivalinde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Angelina Jolie&#8217;den Bosna filmi</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/angelina-jolieden-bosna-filmi.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/angelina-jolieden-bosna-filmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 18:06:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1647</guid>
		<description><![CDATA[Daha çok Brad Pitt ile olan ilişkisiyle gündeme gelen Angelina Jolie, Bosna Savaşı ile ilgili bir filmde başrolü ve yönetmenliği üstlenecek. 1992-95 arasında geçen Bosna Savaşı&#8217;yla ilgili filmde Jolie, bir Sırbın tecavüzüne uğradıktan sonra tecavüzcüsüne aşık olan bir kadını canlandıracak. Haber Sırp basınında genişçe yer aldı. Filmin Sırp yapımcısı özel TV kanalı ise, konuyu duyduktan sonra, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha çok Brad Pitt ile olan ilişkisiyle gündeme gelen Angelina Jolie, Bosna Savaşı ile ilgili bir filmde başrolü ve yönetmenliği üstlenecek.</p>
<p>1992-95 arasında geçen Bosna Savaşı&#8217;yla ilgili filmde Jolie, bir Sırbın tecavüzüne uğradıktan sonra tecavüzcüsüne aşık olan bir kadını canlandıracak. Haber Sırp basınında genişçe yer aldı. Filmin Sırp yapımcısı özel TV kanalı ise, konuyu duyduktan sonra, Sırpları kötü gösterecek bir projenin içinde yer almak istemediklerini belirtip, yapımcılıktan çekildi. Bu davranış da Sırp basınında övgüyle karşılandı.</p>
<p>Filmin vizyon tarihi henüz belli değil. Proje gerçekleşirse Jolie&#8217;yi ilk kez yönetmen olarak izleyeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/angelina-jolieden-bosna-filmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İklimler</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/iklimler.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/iklimler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 17:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Aşçı]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru Ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Eryılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Nazan Kesal]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Bilge Ceykab]]></category>
		<category><![CDATA[Semra Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ufuk Bayraktar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1611</guid>
		<description><![CDATA[Nuri Bilge Ceylan yazıp yönettiği,hem de başrolünü üstlendiği filmi &#8220;İklimler&#8221;de Ceylan yine kendine özgü anlatım tarzını kullanarak pervasız bir karakter üzerinden insan ilişkilerine eğiliyor. Filmin başrolünde Nuri Bilge Ceylan yer alırken, diğer rollerde de Ebru Ceylan,  Nazan Kesal,Ufuk Bayraktar, Mehmet Eryılmaz, Arif Aşçı ve Semra Yılmaz&#8217;ı görüyoruz. Malum Nuri Bilge Ceylan son dönem Türk sinemasının Avrupa&#8217;da ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nuri Bilge Ceylan yazıp yönettiği,hem de başrolünü üstlendiği filmi &#8220;İklimler&#8221;de Ceylan yine kendine özgü anlatım tarzını kullanarak pervasız bir karakter üzerinden insan ilişkilerine eğiliyor.</p>
<div>
<p>Filmin başrolünde Nuri Bilge Ceylan yer alırken, diğer rollerde de Ebru Ceylan,  Nazan Kesal,Ufuk Bayraktar, Mehmet Eryılmaz, Arif Aşçı ve Semra Yılmaz&#8217;ı görüyoruz.</p>
</div>
<div>
<p>Malum Nuri Bilge Ceylan son dönem Türk sinemasının Avrupa&#8217;da en etkili ismi. Cannes Film Festivali&#8217;nde aldığı en iyi yönetmen ödülü hala hafızalarda. Yönetmenin 2006 yılında çektiği &#8220;İklimler&#8221;, yine Ceylan&#8217;ın sinemasının kalıplarının dışına pek çıkmıyor. Film kısmen bir yol hikayesi olarak başlıyor. İsa (Nuri Bilge Ceylan) ve Bahar&#8217;ın (Ebru Ceylan) lişkileri bir aldatma yüzünden tıkanma noktasına gelmiş. Tepkilerini birbirlerine haykırarak değil sessizlikle aktarıyorlar. Burada Kaş&#8217;tan doğa manzaraları eşliğinde çiftin yavaş yavaş bitiş noktasına ulaşmasını izliyoruz. Bu ilk kısımlarda ilişkinin bu noktaya gelmesinin kabahati aslında Bahar gibi gözükse de ilerleyen dakikalarda baş karakter İsa&#8217;nın &#8220;ne istediğini bilmeyen&#8221; tavrıyla yüzleştikçe asıl kabahatin kimde olduğunu da daha iyi anlıyoruz. Kaş&#8217;ta izleyiciyi bile boğan bir sıcaktan sonra İstanbul&#8217;da daha serin bir hava durumu eşliğinde İsa&#8217;nın yalnızlık denemelerini izliyoruz. Tabii bu konuda pek başarılı değil ve eski alışkanlıklarından da vazgeçmiyor üstelik.İsa yine ne istediğini bilmez bir tavırla Bahar&#8217;ın peşinden Ağrı&#8217;ya kadar sürükleniyor ve buradan itibaren belki hikaye olarak yavaşlasa da film, görüntü işçiliği açısından tavan yapıyor. Ceylan&#8217;ın &#8220;Uzak&#8221;ta sık sık izlediğimiz manzaraları Ağrı&#8217;nın doğal görünümünde daha bir anlam kazanıyor. Sonuna geldiğimizde de mutlıu sondan kaçınan Ceylan İsa&#8217;dan beklenen bir finale imza atıyor.</p>
</div>
<div>
<p>Aslında buradaki İsa karakteri, Ceylan&#8217;ın sinemasının bel kemiğini de oluşturuyor bir bakıma. Zira Ceylan &#8220;Uzak&#8221;ta da aynen İsa karakterindeki gibi yalnızlıkla bir ilişki arasında sıkışıp kalmış birini anlatıyordu. Burada İsa Bahar&#8217;dan hoşlanıyor ama bilinmeyen bir sebep ya da görünmez bir güç onu sürekli başka noktalara itiyor. İsa bir yandan Bahar&#8217;ı arzularken bir yandan onunla ayrılık denemelerine kalkıyor. Sonra vazgeçip yeniden Bahar&#8217;a yöneliyor. Yani sürekli bir kararsızlık içinde. Bu durumun tatmin edici bir cevabı da yok. Ceylan&#8217;ın bu karakterle uğraşmasının sebebi de bu bana kalırsa. Ceylan, farklı durumlarda bu karakterin nerelere sürüklendiğini izleyerek bu duruma cevap vermeye kalkıyor bir bakıma. Tabii cevap verdiği de söylenemez. Çünkü bu, çözülebilecek bir denklem falan değil düpedüz bir belirsizlik.</p>
</div>
<div>
<p>Ceylan&#8217;ın uzun planları bazı anlarda elzem bir hale dönüşürken bazı anlarda da gereksizlik hissi uyandırmıyor değil. Ceylan&#8217;ın kaleminden çıkan doğal diyaloglar da belli ki oyuncuların işini kolaylaştırıyor. Filmde yer alan herkes hikayede birbirlerine mesafeli olduğundan bu da en çok oyunculuklarda olumlu sonuç veriyor.</p>
</div>
<div>
<p>Sonuçta &#8220;İklimler&#8221; sıradan sanat filmlerinden hoşlanmayanlar için bile &#8220;iyi gelebilecek&#8221; bir yapım. Türün ve yönetmenin hayranları filmi zaten sevecektir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/iklimler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marnie &#124; Hırsız Kız</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/marnie-hirsiz-kiz.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/marnie-hirsiz-kiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 17:54:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1964]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Alan Napier]]></category>
		<category><![CDATA[Diane Baker]]></category>
		<category><![CDATA[Louise Latham]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Gabel]]></category>
		<category><![CDATA[Milton Salzer]]></category>
		<category><![CDATA[Sean Connery]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1619</guid>
		<description><![CDATA[Gerilim üstadı Alfred Hitchcock’un az bilinen işlerinden “Marnie-Hırsız Kız”, gerilimi ile değil psikolojik yönüyle dikkat çekiyor. Filmde Tippi Hedren, gencecik bir Sean Connery, Diane Baker, Martin Gabel, Louise Latham, Alan Napier ve Milton Salzer yer alıyor.Filmin yapım yılı ise 1964. Hikaye bir soygun soruşturmasıyla açılıyor. Güzel ve çekici bir kadının pek de eski olmayan işinde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gerilim üstadı Alfred Hitchcock’un az bilinen işlerinden “Marnie-Hırsız Kız”, gerilimi ile değil psikolojik yönüyle dikkat çekiyor.</p>
<p>Filmde Tippi Hedren, gencecik bir Sean Connery, Diane Baker, Martin Gabel, Louise Latham, Alan Napier ve Milton Salzer yer alıyor.Filmin yapım yılı ise 1964.</p>
<p>Hikaye bir soygun soruşturmasıyla açılıyor. Güzel ve çekici bir kadının pek de eski olmayan işinde yaptığı soygunu öğreniyoruz. İşyeri sahibi zanlıyı tanıtırken bile ona olan hayranlığını gizleyemiyor. Daha sonra bu hırsıza biraz daha yakından bakmaya başlıyoruz. Marnie (Tippi Hedren) adlı bu hırsız, öğreniyoruz ki psikolojik sorunları olan biri. Kırmızı renge karşı inanılmaz bir korku duymakta. Annesiyle arası da pek iyi değil. Birbirlerinden bir şeyler sakladıkları aşikar. Marnie “kazandığı” parayı değerlendirdikten hemen sonra başka bir kişilikle başka bir iş yerinin kapısını çalıyor. Burada da amacı öncekinden pek farklı değil. Fakat önceki soygundan Marnie’nin kim olduğunu çıkaran iş yeri sahibi sayılabilecek olan Mark (Sean Connery) Marnie’nin soygun yapmasına izin veriyor. Amacı ise Marnie’nin kişiliğini çözebilmek…</p>
<p>Tüm dünyada gerilim türünün ustası kabul edilen Alfred Hitchcock, burada filmin psikolojik yönüne yükleniyor. Marnie’nin tam olarak ne olduğunu anlayamadığımız rahatsızlığını ve bunun altında yatan nedeni hikayenin sonuna saklıyor usta yönetmen. Marnie’nin soygunu gerçekleştirdiği sırada gerilimli bir atmosfer yaratıyor ama öykünün derdinin başka olması, buradaki etkileyiciliği yok ediyor.</p>
<p>Filmde farklı karakterler göze çarpıyor. Hitchcock daha çok Marnie karakteriyle ve kısmen Mark karakteriyle ilgilense de yan karakterleri de ihmal etmiyor. Filmi ikinci bölümünde kimi zaman gereksiz yere uzatıldığı izlenimi yaratsa da Hitchcock finale oldukça fazla ve ilgi çekici malzeme saklayınca,izleyen de beklediğini alıyor.</p>
<p>Sonuç olarak “Marnie” yönetmenin hayranlarını mutlu edebilecek bir yapım. DVD’de izleyecekseniz filmin DVD’sinin, internette görebileceğiniz fotoğrafların aksine siyah-beyaz olmadığını belirtelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/marnie-hirsiz-kiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vavien Saraybosna&#8217;da Türkiye&#8217;yi temsil edecek</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/vavien-saraybosnada-turkiyeyi-temsil-edecek.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/vavien-saraybosnada-turkiyeyi-temsil-edecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 23:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1636</guid>
		<description><![CDATA[Başrollerinde Engin Günaydın ve Binnur Kaya&#8217;nın yer aldığı, Taylan Biraderlerin yönettiği &#8220;Vavien&#8221;, Saraybosna Film Festivali&#8217;nde ülkemizi temsil edecek. 28 Temmuz&#8217;da başlayacak festivalde film ekibi de yer alacak. Türk aile yapısına getirdiği farklı bakış açısıyla ülkemizde de pek çok izleyicinin beğendiği film, İstanbul Film Festivali başta olmak üzere Türkiye&#8217;de de çeşitli ödüllerin sahibi olmuştu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başrollerinde Engin Günaydın ve Binnur Kaya&#8217;nın yer aldığı, Taylan Biraderlerin yönettiği &#8220;Vavien&#8221;, Saraybosna Film Festivali&#8217;nde ülkemizi temsil edecek. 28 Temmuz&#8217;da başlayacak festivalde film ekibi de yer alacak.</p>
<p>Türk aile yapısına getirdiği farklı bakış açısıyla ülkemizde de pek çok izleyicinin beğendiği film, İstanbul Film Festivali başta olmak üzere Türkiye&#8217;de de çeşitli ödüllerin sahibi olmuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/vavien-saraybosnada-turkiyeyi-temsil-edecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chaplin&#8217;in 96 yıllık kayıp filmi ortaya çıktı</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/chaplinin-96-yillik-kayip-filmi-ortaya-cikti.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/chaplinin-96-yillik-kayip-filmi-ortaya-cikti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 23:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1634</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Şarlo&#8221; karakteriyle sinema tarihine adını yazdıran Charlie Chaplin&#8217;in, acemilik döneminde rol aldığı 96 yıllık bir filmi ortaya çıktı. Bir sinema tarihçisinin gözlemi sonucu ortaya çıkan filmde Chaplin yalnızca üç dakika kadar gözüküyor. &#8220;Hırsız Kovalayan&#8221; isimli filmin önümüzdeki günlerde çeşitli festivallerde gösterilmesi umut ediliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Şarlo&#8221; karakteriyle sinema tarihine adını yazdıran Charlie Chaplin&#8217;in, acemilik döneminde rol aldığı 96 yıllık bir filmi ortaya çıktı.</p>
<p>Bir sinema tarihçisinin gözlemi sonucu ortaya çıkan filmde Chaplin yalnızca üç dakika kadar gözüküyor. &#8220;Hırsız Kovalayan&#8221; isimli filmin önümüzdeki günlerde çeşitli festivallerde gösterilmesi umut ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/chaplinin-96-yillik-kayip-filmi-ortaya-cikti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Burning Plain &#124; Aşk Ateşi</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/the-burning-plain-ask-atesi.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/the-burning-plain-ask-atesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 21:50:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Charlize Theron]]></category>
		<category><![CDATA[Guillermo Arriaga]]></category>
		<category><![CDATA[Joaquimde Almedia]]></category>
		<category><![CDATA[John Corbett]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Basinger]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1604</guid>
		<description><![CDATA[Başından sonuna kadar dramatik yönü ağır basan “The Burning Plain-Aşk Ateşi”, çekici bir film olmasa da sıra dışı kadın karakterler barındırmasından dolayı dikkate değer. Filmde, yalnızca 3-4 yıl önce,oynadığı filmlerden ziyade güzelliği ve zarafeti ile sık sık gündeme gelen fakat şimdilerde bu iki kavramın çok çok uzağında olup, oyunculuğuyla ayakta durmaya çalışan Charlize Theron başrolde. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başından sonuna kadar dramatik yönü ağır basan “The Burning Plain-Aşk Ateşi”, çekici bir film olmasa da sıra dışı kadın karakterler barındırmasından dolayı dikkate değer.</p>
<p>Filmde, yalnızca 3-4 yıl önce,oynadığı filmlerden ziyade güzelliği ve zarafeti ile sık sık gündeme gelen fakat şimdilerde bu iki kavramın çok çok uzağında olup, oyunculuğuyla ayakta durmaya çalışan Charlize Theron başrolde. Tecrübeli oyuncu Kim Basinger, daha çok kötü rollerde görmeye alışık olduğumuz Joaquimde Almedia ve John Corbett da filmde yer alan diğer oyuncular. Joaquimde Almedia, bir röportajında, filmle ilgili, kendine kötü bir rol gelmediğini görünce oldukça şaşırdığını söylemiş ve filmde, özellikle sevişme sahnelerinde Kim Basinger’dan oldukça yardım aldığını belirtmişti.</p>
<p>Filme geçersek, filmde Sylvia adlı (Charlize Theron) oldukça mutsuz bir kadının hayatını izliyoruz. Kendisinin mutsuzluğu, daha çok cinsel hayatına yansıyor. Adeta gömlek değiştirir gibi sevgili değiştiren Sylvia, kendi mutsuzluğunu çevresindeki erkeklere de sirayet ettiriyor. Sylvia’nın neden bu kadar mutsuz ve tutarsız olduğunu, filmin ilerleyen kısımlarında bir şekilde fark ediyoruz fakat bu cevaplar da Sylvia’nın bu durumunun mazereti olacak kadar yeterli değil. Dolayısıyla Sylvia’nın, sinemada işlenmekten itina ile kaçınılan bir kadın karakter olduğunu söylemek mümkün. Aslında filmdeki kadın karakterlerin sebepsiz yanlışları, filmde en dikkat çeken unsur zaten. Zira Basinger’ın hayat verdiği Gina da, kocasını aldatmaktan kaçınmıyor. Bunun sebebi de belirsiz. Gina’nın geçirdiği bir ameliyat sonucu göğsünün alınması buna neden olarak gösterilebilir fakat bu durum da, kocasının onun üstündeki sevgisini azaltmış gözükmüyor. Mutlu bir evliliği, çocuklarına ve kendisine anlayışlı davranan bir kocası olan Gina’nın, böyle bir yola neden girdiğini kestirmek zor.</p>
<p>Filmde dikkat çeken bir nokta da, filmin yönetmeni ve yazarı Guillermo Arriaga’nın daha önceki işlerinde de görüldüğü gibi bir noktada kesişen ve farklı zamanlarda geçen bir hikayeye odaklanma oluyor. Arriaga daha önce “Paramparça Aşklar ve Köpekler” ile başlayan üçlemenin yazarlığını yapmıştı hatırlarsanız. Orada, sınırlar arasında dolaşan hayatlar, burada da benzer şekilde karşımıza çıkıyor. Yalnız buradaki karamsarlığın daha yüksek dozda olduğunu belirtmekte yarar var. Öyle ki; filmin ilk kısımlarında bu karamsarlık, filmin aleyhine işliyor. Bu yüzden filmin, en başından içine dahil olunan bir yapısı olmadığını belirtebiliriz.</p>
<p>Son olarak filmin Venedik Film Festivali’nde Marcello Mastroıannı ödülü aldığını da ekleyelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/the-burning-plain-ask-atesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Hulk Ruffalo mu olacak?</title>
		<link>http://www.sinemablog.com/yeni-hulk-ruffalo-mu-olacak.html</link>
		<comments>http://www.sinemablog.com/yeni-hulk-ruffalo-mu-olacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 21:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>okuyucu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber & Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemablog.com/?p=1615</guid>
		<description><![CDATA[2012&#8242;de vizyona girmesi planlanan ve Joss Whedon&#8217;ın yöneteceği &#8220;Hulk&#8221;ta, yeni Hulk rolünü Mark Ruffalo&#8217;nun alacağı iddiası ortaya atıldı. Scarlett Johansson ve Robert Downey Jr.&#8217;ın rol alacağı filmde, Ruffalo ile anlaşmaya varıldığı ileri sürülüyor. Ang Lee&#8217;nin yönettiği ilk &#8220;Hulk&#8221;ta, Hulk rolünü Eric Bana üstlenmişti. Devam filminde de Edward Norton&#8217;ı Hulk olarak izlemiştik.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2012&#8242;de vizyona girmesi planlanan ve Joss Whedon&#8217;ın yöneteceği &#8220;Hulk&#8221;ta, yeni Hulk rolünü Mark Ruffalo&#8217;nun alacağı iddiası ortaya atıldı. Scarlett Johansson ve Robert Downey Jr.&#8217;ın rol alacağı filmde, Ruffalo ile anlaşmaya varıldığı ileri sürülüyor.</p>
<p>Ang Lee&#8217;nin yönettiği ilk &#8220;Hulk&#8221;ta, Hulk rolünü Eric Bana üstlenmişti. Devam filminde de Edward Norton&#8217;ı Hulk olarak izlemiştik.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemablog.com/yeni-hulk-ruffalo-mu-olacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
