Dark Night Rises | Kara Şövalye Yükseliyor

- 26/08/2012
7,86(7 oy)

Bugünlerde sıkça sorulan soru Kara Şövalye Yükseliyor mu düşüyor mu? Nolan üçlemesiyle yerle yeksan olan Batman’in itibarı iade edilecek mi? Ya da bu kadar darbeden sonra nakavt olan Batman artık ayağa kalkabilir mi?

Christopher Nolan’ ın yeni nesil Batman üçlemesinin son filmi Kara Şövalye Yükseliyor galasında yaşanan katliamla sansasyon yaratmıştı. Filmin Denver Colorado da yapılan galasındaki olaylardan sonra yapımcılar dünya çapında galaları iptal etmişti. Şiddeti ve kaosu yaratanları dünya çapındaki elitizm düşmanlığıyla bağlantılandırıp neredeyse kahraman olarak gösteren film, Batman gibi aslında düzenin adamı olan bir karakteri halk uğruna savaştığını iddia ederek neredeyse sosyalist(!) olduğuna inanılabilir eski moda söylemler geliştiren bir teröristin elinde tabir-i caizse şamar oğlanına çevirerek neyi ispatlamaya çalışıyordu? Dahası gerçek hayata kadar sıçrayan bu şiddet dalgası bu filmi yapanları neden şaşırtıyordu? Belli ki Bane karakteri gibi kendini kanunun ve bütün sistemin üzerinde gören hasta beyinler için çok elverişli bir bahaneydi böyle bir filme sığınmak.

Nolan ‘ın kahraman “yok etme”deki başarısı birinci filmden itibaren saklanmaya çalışılsa da kendini gösteren bir tuzak gibi efsanevi karakteri sonunda yuttu.İlk filmden itibaren politika ekseninde ağır metaforlar ve gizli bilinç altı ekimleriyle ilerletilen senaryo Batman’in daha iyi bir hayat bahanesiyle emekli edilmesiyle işlevini tamamladı.İkinci filmde Batman’in bütün iyiliklerini bir anda unutturarak onu “maskeli-pelerinli bir haydut” a indirgeyen Gotham şehri’nin kurtarılmaya layık bulunmaması, Harvey Dent ‘in günahlarının iyiyi kötüden ayırmaktan aciz yarı yozlaşmış bir kanun adamı olan polis şefi tarafından değil de ondan daha “delikanlı” bir halk adamı olduğunu iddia eden psikopat bir katil tarafından açıklanması çok da şaşırtıcı değildi. İki karakteri tencere dibin kara seninki benden kara deyimiyle birbirinden ayırmamız mümkün olmasa da Bane daha dürüst gösteriliyordu.Bane aslında ne için savaşıyordu? Neyi temsil ediyordu? Aşık olduğu kadının babasının intikamını almaya yemin etmiş bir aşık mı, katliamcı bir terörist mi, bir devrimci ve halk adamımıydı?

Bane ve adamları Wall Street benzeri bir borsayı basıp hisse senetleriyle oynamaya başladığında yetkililerden biri polisten adamları durdurmasını istiyor ve en az emniyet müdürü kadar yozlaşmış olan Dedektif Foley“Senin paran için adamlarımı  tehlikeye atamam” diyor ardından bir polis memuru “Benim param döşeğimin altında” sözleriyle sahneye damgasını vuruyor.Sıradan insanların zengin ve elit olarak nitelendirdikleri düşmana karşı nefret kusmasından ziyade halkın parayı ve gücü elinde tutanlardan paylarını istediği gerçeği de özellikle vurgulanıyor filmde. 2008 ekonomik krizinde “kurtarılan” Wall Street bankalarının Amerikan halkı üzerinde nasıl bir öfke nöbetine neden olduğu net bir şekilde yansıtılmış.

Nolan’ın Batman üçlemesi dünya üzerinde toplamda 1 milyar dolar hasılat yapmış olsa da son film, Bourne Legacy , The Avengers ya da Tim Burton un 1989 yapımı klasikleşmiş Batman ‘inden daha fazla hasılat yapamadı. .Üstelik izleyici sayısı son haftalarda %3 oranında düştü. Ve düşmeye devam edecek gibi görünüyor.İzleyicilerin merakını cezbeden seri filmlerin hasılatları yönetmenin ya da filmin başarısını belirlemede her zaman belirleyici olmuyor.Bilindiği üzere Twilight serisi de gişe hasılatında rekorlar kırdıysa da her defasında Razzy awards a aday olmaktan kurtulamamıştı.Bütün bu verilere rağmen hasılatın yapımcıların gözünde başarı kabul edildiğini yadsımak mümkün değildir.

Batman’ın en yakın sırdaşı, dostu ve yoldaşı Alfred tarafından bile emekliye ayrılması için ikna edilmeye çalışılması ya da Batman’in kendini kendisine hiç de saygı duymamış ve hatta dışlamış Gotham halkı ve dejenere bir sistem için feda etmesinin Kedi Kadın’ı bile çileden çıkarması filmin çatışmalarından sadece bazıları.Bane karakteri bile dünyadan elini ayağını çekmiş Batman in Ye Dua Et Sev ya da Tibette Yedi Yıl tarzı bir ruhani yolculukla yenilenmesine vesile olurken en yakınları Batman ‘i neden kazığa almaya çalışıyor? Filmin sonunda John Blake karakterinin Batman mirasına yeni bir soluk getirmesi için olsa gerek.
Kara Şovalye Yükseliyor kesinlikle eğlenebileceğiniz ya da hoşça vakit geçirebileceğiniz bir film değil.Serinin diğer filmlerinde olduğu gibi her an merak etmekten, Batman’e acımaktan ve kötülerin neden yarı iyi gibi göründüğünü düşünmekten kendinizi alamayacaksınız.Nolan Ying Yang felsefesinden oldukça etkilenmiş olacak ki hiçbir zaman anti kahraman olmayan sadece mışmış gibi yapan bir Batman, düzenin insanı gibi görünüp her türlü pisliğe dahil olan ancak yumurta kapıya dayandığında elini taşın altına sokmayı akıl eden sözde kanun adamları ve üzerlerine vazifeymiş gibi halkı özgürleştirmeye ant içmiş teröristler yaratmaktan çekinmemiş.

Filmde Gary Oldman, Morgan Freeman ve Michael Caine gibi aktörler oyunculuklarıyla dikkat çekerken Kedi Kadın rolünü Zorro tarzı kedi kulaklı bir maske, azıcık kırıtma,tek tek neredeyse hecelermiş gibi konuşma ve belagatlı söz söyleme sanatından ibaret hale getiren Anne Hataway için aynı şey söylenemez.Kuşkusuz Hathaway Şeytan Marka Giyer,Bir Gün ya da Prenses Günlükleri’nde çok daha başarılı performanslar sergilemişti. Masum bir yüz ifadesiyle Femme Fatale olmaya çalışmaktan öteye gidemeyen oyunculuğuyla Hathaway kendisini en kötü Kedi Kadınlar arasında Halle Berry’den sonra ikinci sıraya yerleştiriyor.

Gölgeler Birliği ile Batman Başlıyor ‘da tanıştığımız Henri Ducard karakteri Batman’in akıl hocalığını yapan ve gerçek kimliğini gizleyen bir teröristti. Senarist David S. Goyer,Ra’s Al Ghul( Arapça’da “Şeytanın Başı”- Henri Ducard)karakteri için” O bütün diğer Batman düşmanlarının olduğu gibi deli değil. Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor. Sadece bunu çok acımasız bir yöntem ile yapıyor” demişti. Ne ironiktir ki dünyayı yıkarak kaos yaratıp katliam yaparak düzen sağlamaya çalışan terörist bir düşman Batman gibi “elit” ama aynı zamanda toplumdan yardımını esirgemeyen zararsız bir zenginin yaşam koçu konumundaydı. Hatırlanacağı üzere senarist bu karakteri Osama Bin Laden ile karşılaştırmıştı. Batman karakterinin Amerikan sistemini temsil ettiği artık şüpheli olsa da bizzat yapımın içinden insanların kafalarındaki metaforları anlamak ve “Hollywood neye hizmet ediyor?” diye sormak seyircinin en doğal hakkıdır. Yeni nesil Batman üçlemesiyle Nolan’ın iyiyle kötü arasındaki çizgiyi bu denli inceltmesinin ne yarar sağlayacağı herkes için bir muamma olarak kalacak.

Yine de filmin herşey yıkılıp kıyamet yaşanmadan yeni bir sayfa açılamayacağı yönündeki radikal çıkarımı yarı iyiyle gerçek kötü arasındaki beceriksizce yapılan bir savaşa dönüştürmesi ve zayıf iyinin güçlü kötü karşısındaki acizliğinin çok net şekilde yansıtılması seyircinin gözünden kaçacak gibi değil.

 

Dark Night Rises | Kara Şövalye Yükseliyor Yorumları

Yorum Yok

Yorum yapma kapalı.

Dark Night Rises | Kara Şövalye Yükseliyor Filmi Detayları

isimli yazarın diğer yazıları

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri