Çocuk Katili Sparta’dan “Özgürlük” Dersleri

- 06/04/2007
8,50(4 oy)

NİHAL B. KARACA | 23.03.2007 | Zaman

Kanın tıpkı çizgi ya da grafik romanlardaki gibi, fizik kurallarını hiçe sayan açılarla sıçraması, karakterlerin kol ve karın kaslarındaki şaşılası abartı ve sonra Leonidas’ın garip saç kesimi, Pers Kralı Zerhes’in ise piercing, hızma ve halhal üçlemesinden oluşan gözalıcılığı, bir sinema yapıtı için hayati önem arz eden şeyler ise, evet, 300 Spartalı, görsel efektleri ve grafik tasarımları ile bir ‘aferin’i hak ediyor. Lakin zarftaki işçilik, mazrufun çirkinliğini örtebilmeye muktedir değil.

300’ün ne türden tarihsel hatalar içerdiğini tarihçiler tartışsın. Söylemini dayandırdığı tez ile gösterdiği şeylerin nasıl çeliştiğine bakalım biz. Olay nedir? Spartalı 300 askerin Pers ordusuna karşı, tüm Yunanistan’ın birlik olmasının öncülüğünü yapan Thermopylae savaşında gösterdikleri yiğitlik. Tez nedir? Batının özgürlük ve demokrasi mücadelesinin daha MÖ 480’de başladığı, Doğunun o gün de tıpkı bugün gibi köle, köleci ve köleleştirici olduğu. 300 cesur Spartalının açtığı yolda, dünyayı ‘mistisizmden ve zorbalıktan kurtaracak özgür bir geleceğin’ temelleri atılmış olmaktadır. Abartı yok, filmde gerçekten kahrolası mistizm gibi bir ifade geçiyor ama buradaki mistiklerden kasıt Sparta’nın Ephor adı verilen kendi mistikleri; zorbadan kasıt ise pektabii Persler ve beraberlerindeki Asyalılar!

Sparta kralı Leonidas sadece Perslerle değil, çirkin yaratıklar olarak tasvir edilen Ephor’ların konseyce ‘ilahi’ kabul edilen fetvalarıyla da savaşıyor. Tam teşekküllü bir özgürlüğün yolu sekülerizmden geçer hesabı. Fakat o çağda böylesine tekemmül etmiş bir ‘özgürlük’ tasavvurunun olmasına imkan olmadığı gibi, filmin karakterlerinin de özgürlükten hiçbir şey anlamadıklarını söylemek mümkün. Hadi, Sparta’daki erkek çocukların küçük yaşlarda alınıp ‘agage’ adı verilen ve en temel ilkesi ‘merhamet yok, acıma yok’ olan çetin bir eğitim sürecinden geçirildiğini anladık diyelim. Olay bununla kalmıyor fakat. Pers kralını her fırsatta ‘zalim, köleci, köle toplumunun kralı’ olarak betimleyen film, Sparta’da doğan her bebeğe şöyle bir bakıldığını ve eğer çelimsiz ise, bebek iskeletleriyle dolu olduğunu gördüğümüz çukura atıldığını gösterecek kadar küstah, bu olguyu ‘yiğitlik’ mitini destekleyen bir marifet gibi sunacak kadar hödük… Kusura bakmasınlar ama bu veriden olsa olsa bir batı medeniyeti ironisi çıkar, olayı bu sahneden alıp epik bir destana sürüklemek ise neresinden baksanız çifte püsküllü bir Amerikan gerzekliğidir. Zira ana rahmine düşmesini geçtim, doğmuş olmakla artık yaşama hakkını şeksiz şüphesiz kazanmış olan bir insan yavrusunu, çelimsiz olduğundan bahisle öldürenlere ‘özgürlük savaşçısı’ denmez, ‘vahşi’ denir. Bu durumda dahi sanat ve sanatçı ‘dokunulamaz’ kalabilir mi? Bence hayır; ortada sanatlı bir yalancılık, zenaatli bir gözbağcılık vardır; hepsi bu.

Herkes bilir; geçmiş her defasında yeniden yazılır. Bu yeniden yazılma işleminden amaç, geçmişi galiplerin bugünkü siyasi pozisyonlarını onaylayan bir güzellemeye; mağlubu ise ontolojik olarak yanlış-eksik gösterecek bir iddianameye dönüştürmektir. 300 Spartalı tam olarak bunu yapmaya çalışıyor. Yok öyle yapımcıların ‘bir sinema eserine böyle bakmamalı, bakın bazı seyircilerimiz Pers kralı Zerhes’i Bush’a benzetti, bakışaçısına göre değişiyor bıdı bıdı…’ türünden laflarına aldanmaca! Sen medeniyetler çatışması tezini kanırtacak her türlü hainliği yap, sonra da iki salak izleyicinin algı yanılmasını fırsat bilerek ‘yorum farkı’ gibi bir moral üstünlük aralığından sıvışmaya çalış. Gören de, karşımızda Tarkovsky’nin ‘Ayna’sı gibi bin yoruma açık bir yapıt var zanneder. Hadi oradan. “Sebastio, konuğumuza yolu göster!” repliğini hatırlatmak isterim. ‘Köle’nin, üzerinde mutabakata varılmış sinematoğrafik karşılığını. Dahası, bu ‘yapıt’a emek verenlerin neo-conların kültür elçiliğini üstlenmiş bir Spielberg’in ‘Amistad’ını dahi görmemiş olmaları mümkün mü? Özgürlük simsarlığı yapanlar, onların filmlerini ne çok izlediğimizi unutuyor olmalılar, ki bu da giderek bizim ‘ironik’ durumumuz haline geliyor; geçelim.

Çocuk Katili Sparta’dan “Özgürlük” Dersleri Yorumları

5 Yorum


+ dokuz = 10

  • secavendi 20 Nisan 2007 18:21

    Yakalamak, tahlil ve teşhis edebilmek kendisinde hakikati gerçekleştirmek davasında olanların, zekadan dolayı cemiyette "hasta" yaftasını yemelerine sebep olan bir, gayri ihtiyari davranış şeklidir. Biz ötekiler demesek de, birileri bizi her zaman öteledi-öteliyor-ötekileyecek… Aynalara iyi bakmalı, kendimiz penceresinden, objektif değerlendirme-subjektif yargılamalarla yaşamalıyız.. Yamahe!!! Teşekkürler…

  • Kemal DOĞAN 2 Kasım 2007 18:18

    Filmin en saçma yanı ise olayları anlatan Dilios karakterinin spartalıların öldüğü sahnede orada olmamasına, spartaya dönmesine rağmen o sahneleri bir bir anlatıyor olmasıdır.

  • alemdar 14 Mart 2008 22:07

    BEN BU FİLMDE BARBAR NEYMİŞ ONU GÖRDÜM NE DİYEYİM BU BATILILAR HARBİ MAL Kİ GÖZ GÖRE GÖRE KENDİLERİNİ REZİL EDİYOLAR (BEBEKLERİ ÖLDÜRCEN YARALILARI TEKER TEKER ÖLDÜRCEN KİMSEYE ACIMICAN MEDENİ Bİ TARİHİ SAWUNACAKSIN NEDİİM ARTIK AMA ÇEKİMLERİ İİDİ FİLMİN HER NE KADAR SAÇMALAMIŞ OLSA DA, 

  • Leo 7 Nisan 2008 0:27

    Bu bir filmdir, bir hikaye anlatır, bir çizgiromanı örnek almıştır ve bir çizgiromanda anlatılanların gerçek olmasını beklemezsiniz. Yaptığınız eleştiri çok saçma ve bir o kadar da aptalca. Çünkü siz gerçekte  olmayan bir şeyi eleştiriyorsunuz.  Superman neden uçuyor o zaman efendim, demir adam nasıl o kadar ağır demirlere rağmen uçup kaçıyor, örümcek adam nasıl damdan dama konuyor.
     
    Ortada bir tarih vardır birde hikaye vardır.Bu film gerçek olmada harika bir atmosferde geçiyor. 10 üzerinden 10 veriyorum.
     
    Çocuk katili damgasına gelelim. anadolunun hala pek çok yerinde yüzyıllardan beri süren zayıf veya sakat çocukların öldürülmesi, osmanlı’da erkek çocukların tahta varis olur diye katledilmesi, burnunuzun dibinde ırak’ta çocukların öldürülmesi, Avrupanın ortasında Bosna’da çocukların boğazlanması hatta sevgili hükümetimizin  halkımızı aç bırakarak sefil bırakarak ilaç sağlamayarak sosyal yaşam ve imakn sağlamayarak hiçbir güvence tanımayarak  iki sokak ötemizdeki çocukların göz göre göre eriyip yitip gitmesi, gençlerimizin yobazlaştırılması.. Ya bunları siz görmüyorsunuz değilmi?
    Sen anlaşıldığı kadarıyla Persleri pek bir seviyorsun. O dönemde Yunanlılar ahım şahım bir demokrasi sağlayamamış olsada dünya üzerindeki bilinen bir kaç modern  toplumdan biriydi. Perslere gelince onlar ise o devirde Ateşetapan kurban olarak insan boğazlayan son derece karanlık bir toplumdu. Tabii sizi tarihten haberiniz olmadığı için Pesleri o devirde de şu anki gibi zannediyorsunuz.  Gerçi şimdi çok dinadar görünsede kapalı kapılar arkasında “persia” da neler yaşandığını bilemezsiniz. Kaç Iranlı kadının fuhuş yaptığını, yılda kaç tane iran yapımı porno film çekildiğini bilseniz, yılda kaç idamın yapıldığını bilmezsiniz. Bilsenizde sizin Iran sevdanız bitmez.
    Pek sevgili dindar gazete yazarım, kusura bakma ama eleştirinde önce tarafsız olman gerek.Yukarıda yazdığın kısımı koca bir boşluk olarak kabul ediyorum ve hiç yazmadın sayıyorum.
     
    Umarım içinizi Iran değil Türkiye sevgisi sarar dileğimle eleştirimi burada kesiyorum.

  • Mathilda 29 Haziran 2008 23:13

    Leo, önce kendin tarafsız olmalısın. Sorun Batı’nın Doğu’yu ötekileştirmesi ve tarihle oynaması. Tarihi eğer sen iyi biliyorsan lahitlere bir bak. Perslerin görünümlerinin filmle bir alakasının olmadığını göreceksin. Üstelik bu savaş 300 kişinin milyonlara verdiği bir savaş da değil. Bunlara ek olarak Sparta bahsedilen dönemde köleci bir Yunan Uygarlığı. Söylenecek çok şey var ancak sanırım ilgili olanlar o çook şeyi bulacaklardır.
    Ayrıca sorunun yalnızca İran/Amerika değil bu bağlamda yapılan Doğu/Batı karşıtlığı olduğunu, bunun bir iktidar ilişkisi olduğunu da ifade etmek isterim. Tavsiyem; oturup Edward Said kitaplarından birisini okumanız.  

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri