APOCALYPTO | APOKALİPTO

4 Aralık 2007 Jensa

7.2 / 10 (5 oy)
Loading ... Loading ...

Zulmün kıyametinin koptuğu an…

Apocalypto | Apokalipto | Mel Gibson

Senaryosunu (Farhad Safinia ile beraber) ve yönetmenliğini Mel Gibson’un üstlendiği film, Güney Amerika’da Maya İmparatorluğunun son dönemlerinde, Avrupalıların kıtaya ayak basmasından, yerli halka medeniyetin getirilmesinden hemen önceki bir tarih sürecinde başlıyor. Köylerinde mutlu ve huzurlu bir yaşam süren, geçimlerini yaşadıkları ormanda avlanarak devam ettiren bir grup yerli Maya imparatorluğunun köle tacirleri ve askerleri tarafından saldırıya uğrarlar. Esir edilen yerli kadınlar pazarlarda satılmakta, erkeklerde sözde maya tanrılarına kurban edilmektedir. Ülkeyi etkisi altına almış olan salgın hastalıkların bu sayede önüne geçilebileceğine inanılmaktadır. Kahramanımız Jaguar Pençesi köyde bir kuyuda gizlediği eşini kurtarabilmek için yağmur başlamadan geri dönerek onları oradan kurtarması gerekmektedir. Ama bir şartla, önce oğlunu öldürdüğü komutanı ve adamlarını safdışı bırakmalıdır. Devamı… »

FLAGS OF OUR FATHERS & LETTERS FROM IWO JIMA

5 Mayıs 2007 bronze

7.33 / 10 (6 oy)
Loading ... Loading ...

FLAGS OF OUR FATHERS & LETTERS FROM IWO JIMA

İkinci dünya savaşına iki farklı cepheden bakmamızı sağlamaya çalışan Clint Eastwood yapımı filmler. Bu filmleri birbirinden ayrı tanıtmak yönetmenin yapmaya niyetlendiği işe de ters olacağından ben de birleştireyim istedim.

Sahnelerimize önce Flags of Our Fathers (Atalarımızın Bayrakları) düşüverdi, Amerikan cephesinden İkinci Dünya savaşının görünümü, arkaplanında ülkenin durumu, önplanda adada savaşan askerlerin psikolojisi ve öne çıkan 3 askerin hayatına odaklanma ile geçen bir film. Savaş sahneleri çok abartılı olmamış fakat flashback tarzındaki geri dönüşler atmosfere girmenize engel olabiliyor. Filmin temelde eleştiri odaklı olması nedeniyle tamamıyla bir savaş filmi olarak göremiyorum, zaten bu keskin eleştirileri yüzünden Oscar adaylığını bile kaybeden film Amerika’da yeterince gişe başarısı (33 milyon $) elde edemedi. Devamı… »

ROCKY BALBOA

21 Mart 2007 bronze

8.38 / 10 (32 oy)
Loading ... Loading ...

ROCKY BALBOA

Yayınlandığında çok tutup da ilerleyen zamanlarda kült haline dönüşen film serilerinin, yıllar sonra yattığı yerden kaldırılarak, devamı niteliğinde yapılmış olan hiçbir filmin başarıya ulaştığına şahit olmadım. Bu önyargıyla ve belki bu sefer ümidiyle başladım izlemeye Rocky’i.

Çocukluğumuzun en önemli şahsiyetlerindendi ‘Raki’, Ivan Drago ile mücadelesini kim unutabilir ki? Bilmem kaç defa baştan izlemişizdir. Geçmişteki her şey güzeldir ya, toz kondurmayız üzerine, bugünlerde hiçbir şey yerini doldurmaz bizler için. Belki de bu nedenle daha farklı bir psikolojik altyapı ile çevirmişler filmi, geçmişteki güzel günleri hatırlatmak istemişler hem bize, hem de Rocky’e.

Filmi izlerken insanın içini bir hüzün kaplıyor elinde olmayarak. Rocky’i o kadar içselleştirmişiz ki kendimizden farklı göremiyoruz, onun üzüntülerini paylaşmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Rocky’nin şahsında, insanın geçmişinde kalan güzel günlerini hatırlatıyor film bize. Aradan uzun zaman geçse de insanın azmi ve isteği kaybolmadıkça umudun varolduğunu…

Devamı… »

DAISY | PAPATYA

19 Mart 2007 yamahe

8.64 / 10 (11 oy)
Loading ... Loading ...

DAISY | PAPATYA

Son yıllarda Hollywood başta olmak üzere dünyanın pekçok sineması nitelikli senaryo sıkıntısı çekerken Güney Kore bu konuda oldukça rahat gibi gözüküyor. Daisy de bunun en belirgin kanıtlarından.

Güney Kore sinemasıyla ciddi anlamda My Sassy Girl ile başlayan tanışıklığım ve bu başarı bir tesadüf mü sorusu, her izlediğim filmle cevabını biraz daha netleştirdi. Bu başarılara imza atan isimlere ait verileri yeterli düzeyde göremeyince, kısa da olsa sözetme sorumluluğunu hissettim.

Jae-young Kwak (d.1959) Güney Koreli yönetmen ve senarist. Kyunghee Üniversitesinde Fizik öğrenimi gördü. 1989 yılında Watercolor Painting in a Rainy Day isimli filmle sinemaya iyi bir başlangıç yapmasına rağmen, ardından çevirdiği iki filmde başarısız olunca yedi yıl sinemadan uzak kaldı. 2001 yılında My Sassy Girl ile muhteşem bir dönüş yaptı. Filmlerindeki kendine has özelliği, aşk hikayeleri ile farklı türleri birbirine ustaca karıştırması olsa gerek. Daisy filminde de bir aşk hikayesi ile aksiyonu ustaca harmanlayarak çok değerli bir senaryoya imza atmış.

Devamı… »

V FOR VENDETTA

14 Mart 2007 bronze

8.87 / 10 (38 oy)
Loading ... Loading ...

V For Vendetta / Natalie Portman / Hugo weaving / Wachowski Kardeşler

Alan Moore’nin çizgi romanından beyazperdeye uyarlanan 2006 yılı başlarında vizyona girmiş enfes bir film. Hem senaryosu hem de oyunculuğuyla “enfes” kelimesini gerçekten de hak eden ve tavsiye edebileceğim bir yapıt olmuş.

Filmin konusu, içerdiği sahneler ve özenle seçilmiş cümleler aklınızdan uzun zaman çıkmayacak. “Remember, remember, the fifth of November” cümleleriyle başlayan film, 400 yıl önce Guy Fawkes tarafından yapılan Barut komplosu adıyla bilinen İngiliz Parlamento binasının havaya uçurulması girişimine atıflarla başlıyor ki kahramanımız V’yi de onun maskesiyle görmekteyiz. Film boyunca altı çizilmesi, üzerinde uzun uzun düşünülmesi ve konuşulması gereken öyle replikler var ki bazen film izlediğinizi dahi unutuyor, olayın geçtiği 2020’li yılları bırakıp günümüz ortamında yansılarını aramadan kendinizi alamıyorsunuz. Aksiyon sahneleri ve müzikleri de filmin başarısı ile aynı oranda başarılı. V for Vendetta İngiliz&Alman ortak yapımı bir film, filmdeki enfes repliklerden zaten Amerikan işi olmadığı hemen belli oluyor, belki de bu nedenle bu film hak ettiği ilgiyi ve yankıyı bulamıyor.

Devamı… »

THE DEPARTED | KÖSTEBEK

10 Mart 2007 yamahe

9.27 / 10 (11 oy)
Loading ... Loading ...

THE DEPARTED | KÖSTEBEK

Departed (Köstebek); yönetmeni, oyuncuları, senaryosu ve kurgusuyla sağlam bir yapım. Sağlamlığı o derece ki, eğer remake bir yapım olmasa ve Oscar’la ilişiği bulunmasa, üzerine daha fazla söz söylemem mümkün olmayan bir film.

Departed, Internal Affair üçlemesinin ilk filminin Hollywood uyarlaması bir yapım olunca ve Oscar’a da (bırakın ödülü almasını) aday olunca kafam biraz karışıyor. Çünkü Internal Affair zaten senaryonun hakkını veren bir yapım ve Departed’ın sinemacılık adına bunun üstüne bir şey koymadığını düşünüyorum.

Bununla beraber senarist olarak Siu Fai Mak değil de William Monahan isminin yazılması da ayrı bir durum. Departed’ın senaryo anlamında tek önemli farkı küfürleri iken… Hiç küfür hatırlamadığım bir film ile küfürlerden dolayı replikleri hatırlayamadığım bir film var ortada. Burada asıl mesele gereksiz yere kullanılması; örneğin Departed’dan daha fazla küfürün yeraldığı Hooligans filmi beni rahatsız etmiyor, çünkü o senaryoda anlamlı ve olması gerekiyor. Devamı… »

LADY IN THE WATER | SUDAKİ KIZ

24 Ocak 2007 yamahe

7 / 10 (19 oy)
Loading ... Loading ...

LADY IN THE WATER | SUDAKİ KIZ

‘Tekrar çocuk gibi olmak istiyorum; çevremizdeki korkunçluktan daha fazlası olduğuna inanmaya ihtiyacım var. … öyleyse bazı masalların gerçek olduğunu ispatlama zamanıdır şimdi.’

Sinemanın verimli yönetmenlerinden M. Night Shyamalan, 6.His(The Sixth Sense)’te olduğu gibi, sinema kültürüne yine önemli bir katkı sağlıyor. Filmlerinde dürüstlüğü ilke edinen Shyamalan, gerilimle duygusallığı harmanlama becerisini Lady in the Water’da da gösteriyor.

Sudaki Kız bir masal; Shylaman’ın kızlarını uyutmak için doğaçlama olarak anlatmaya başladığı… Ama sonra insanlığı uyandırma isteğiyle sinemaya aktardığı; idealist bir yönetmenden güzel bir masal…

Sixth Sense’ten Lady in the Water’a uzanan filmler, içeriklerinin özü bakımından bir kitabın parçalarını oluştururken, biçimleri Shyamalan’ın o andaki ruh haline göre şekilleniyor; ki O da bunu dürüst olmakla ilintilendiriyor.

Devamı… »

A Scanner Darkly

6 Ocak 2007 yamahe

8 / 10 (5 oy)
Loading ... Loading ...

A Scanner Darkly

A Scanner Darkly; Before Sunrise, Before Sunset ve Tape gibi filmleriyle kendisine hayran bırakan anlatı ustası Richard Linklater ile Minority Report, Paycheck ve Blade Runner gibi filmlere romanlarıyla kaynaklık eden bilimkurgu üstadı Philip K. Dick‘in kesiştiği noktada ortaya çıkan bir yapım.

Gerçek oyuncularla çekilen sahnelere özel bir efekt bindirilmesiyle oluşturulan animasyon tekniği, alışılagelmişin dışında olması nedeniyle rahatsız edici olabiliyor. Bununla beraber, yönetmenin ilk olarak Waking Life‘da kullandığı teknik anlatım gücüne kattığı olumlu etki ile öne çıkıyor. Teknik; bir romanın sinemaya uyarlanması sırasında kaçınılmaz olan kayıpların, daha aza indirgenmesinde fayda sağlıyor. Ögeler arasındaki soyut ve pastel renkler/çizgiler izleyicinin hayal gücüne daha geniş bir alan kalmasına olanak tanıyor. Devamı… »

AKEELAH AND THE BEE

10 Kasım 2006 yamahe

7 / 10 (4 oy)
Loading ... Loading ...

AKEELAH AND THE BEE

Akeelah and the Bee; azim, dayanışma, sevgi temelleri üzerinde gelişen bildik bir başarı öyküsü: 11 yaşındaki Akeelah’ın kelime kodlama yarışındaki mücadelesi…

Örneklerine sıkça rastlanan bir nitelikte olmasına karşın, anlatımındaki güzellik filmi ender rastlanan bir konuma yerleştiriyor. Yapısı ve kalitesiyle bana “Remember The Titans“ı hatırlatan film, hafızamda yer edinebilmeyi başarıyor.

Akeelah and the Bee, dilimizin -hemen hemen- fonetik yapısı nedeniyle Türkçe dublajlı izlenmesi durumunda garipleşebilecek bir sınırda duruyor. Devamı… »

CLICK

7 Kasım 2006 bronze

9.17 / 10 (18 oy)
Loading ... Loading ...

Click | Adam Sandler

Adam Sandler‘den hem güldüren hem de ağlatan bir komedi. Komedi filmi demek yerine aile filmi demek daha doğru olacak, son zamanlarda Amerikan sinemasında aile bağlarını konu alan filmlerin artması belki sizin de dikkatinizi çekmiştir, Click de bu örneklerden biri.

Filmde komedi unsuru mesaj kaygısının çok içinde kalmış, ağlatırken güldüren bir tarza dönüşmüş. Yer yer çok başarılı sahneler olsa da bu film kalitesini arttırmıyor ve benim gözümde klasik amerikan “TV filmi” kapsamından çıkarmıyor. Bu son söylediklerimden filmi beğenmediğim ya da izlerken hoşça vakit geçirmediğim sanılmasın, Click verdiğiniz zamana değecek ve izledikten sonra pişman olmayacağınız filmlerden, özellikle verdiği mesajlar sizi derinden de etkileme ihtimali içeriyor. Belki burada Click filminin verdiği mesajlardan bahsetsem acayip öğütler de çıkardı fakat hepsi bırakayım da film sonunda size kalsın. Devamı… »