TAEGUKGI | BROTHERHOOD OF WAR

31 Temmuz 2006 Jensa

9 / 10 (6 oy)
Loading ... Loading ...

TAEGUKGI | BROTHERHOOD OF WAR
Kore sinemasının güzel örneklerinden olan bu savaş filmi giriş kısmında “Er Ryan’ı kurtarmak” filmini anımsatıyor. 1950 yılında başlayan Kuzey ve Güney Kore arasındaki savaşın yapıldığı yerlerde kazı yapan bir araştırma ekibi, savaş alanında bulduğu bazı eşyalar vasıtası ile bay Jin Tae’ye ulaşmışlardır. Savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir iz olabileceği düşüncesiyle yola çıkan Jin Tae bir taraftan da geçmişe dalar.

O yıllarda kendisi üniversite öğrencisi, ağabeyi ise ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile mutlu bir yaşantıları vardır. Ağabeyi tüm imkânlarını kardeşi ve ailesi için seferber etmiştir ve evlilik planları yapmaktadır. Ancak bu sırada komünist Kuzey Kore ile ülkeleri savaşa tutuşur. Jin Tae ve ailesi mülteci durumunda ülkenin iç kesimlerinde yaşayan ailelerinin yanına doğru yola çıkarlar. Yolculuk sırasında mola verdikleri bir sırada ordu tarafından iki kardeş silah altına alınır. Artık Jin Seok’un tek amacı vardır. Savaşta üstün başarı göstermek ve kardeşini ailesinin yanına göndermek…

Devamı… »

AN UNFINISHED LIFE | YENİDEN BAŞLAMAK

24 Temmuz 2006 yamahe

7.5 / 10 (2 oy)
Loading ... Loading ...

An Unfinished Life | Yeniden Başlamak | Robert Redford | Morgan Freeman | Jennifer Lopez | Lasse Hallström

Chocolate, Shipping News ve Casanova‘nın ardından An Unfinished Life’ı izlediğimde de, Lasse Hallström‘un hangi filmini izlersem izleyeyim hayal kırıklığına uğramayacağıma olan inancım güçlendi; belki bir başyapıt izleyemeyeceğim, ama her filminden zevk alabileceğim yönünde…

Olayların geçtiği atmosferi aktarırken verdiği netlik hissi, çerçeveyi kuşatan temalara karşı duyularınızı hassaslaştırıyor. Örneğin, Chocolate filminde çikolatanın kokusunu, Shipping News’de okyanusun serinliğini duyumsamanız olası… Yönetmenin bu noktadaki başarını, yine başka bir başarısına, yapım ekibini seçerkenki özenine bağlıyorum.

Oyuncu seçimi de aynı düzeyde başarılı… Morgan Freeman artık her rol aldığı filme kendi rengini vermeyi ve her haliyle insanı eğlendirmeyi biliyor. Robert Redford zaten bu rollerin adamı, gerçi biraz daha aksiyon katılmış haliyle ama yaş kemale erdi ne de olsa. Sadece, Band Of Brothers’da hayran kaldığım sağlam karakterinin ardından ilk kez bu filmde izlediğim Damian Lewis‘in rolünü kabullenemedim.

Devamı… »

DOMINO

3 Temmuz 2006 yamahe

4.75 / 10 (4 oy)
Loading ... Loading ...

Domino | Tony Scott | Keira Knightley

Yönetmen koltuğunda kamera hareketleriyle konuyu daha karışık bir hale getirmeye ve daha fazla aksiyon hissi vermeye çalışan Tony Scott, belki yine bu amaca hizmet edecek ucuz bir kurgu ile kendine hiç de yakışmayan bir yapım ortaya koyuyor.

Domino’da kurgu ve kamera oyunları filmin merkezine oturmuş durumda. Aslında “Bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak birleştirmek” tanımına uygun olarak değerlendirdiğimizde kurgusu yoktu demek belki daha doğru olacak.

Keira Knightley‘in son dönemlerde geldiği noktayı göz önüne aldığımda ise, kendini böylesine ucuz bir filmde -kelimenin tam anlamıyla- harcamasına bir anlam veremiyorum.

Bir de, Domino gerçek bir hikayeymiş güya…

Devamı… »

CACHE | SAKLI

21 Haziran 2006 yamahe

6.29 / 10 (7 oy)
Loading ... Loading ...

Cache | Sakli | Michael Haneke | Juliette Binoche

Genellikle film izlemekteki amacımız keyifle iki saat geçirmektir ve genellikle filmlerde mesaj verme kaygısı arka plandadır. Saklı filmi bu açıdan aykırı bir noktada duruyor. İzleyiciyi özellikle rahatsız etmek istiyor ve adeta filmin görsel temasını umarsız bir biçimde arka plana atarak mesajı önceliyor. Böyle söyleyince -belki- olumsuz gibi duran ifadelerim aslında olumlu bir bakış açısını içeriyor.

SİYAD’da en iyi yabancı film seçilen Cache, size puzzle’ı birkaç parça eksik sunarak bu parçalar üzerine düşündürmekten öteye geçiyor, puzzle parçalarının sadece yarısını sunuyor ve diğer yarısıyla pek de ilgilenmiyormuş gibi duruyor. O kadar eksik parça karşısında bir süre sonra siz de mecbur bu noktaya geliyorsunuz.

Hele bir de filmin finalinde birikmiş sorulara bir yenisini ekliyor ve sizi ortada sap gibi bırakıp gidiyor. Arkasından seslenmek istiyorsunuz “Nereye gidiyorsun kardeşim” diye…

Devamı… »

LOST IN TRANSLATION | BİR KONUŞABİLSE…

17 Haziran 2006 yamahe

6.13 / 10 (8 oy)
Loading ... Loading ...

Lost in Translation | Bir Konuşabilse... | Bill Murray | Scarlett Johansson | Soffia CoppolaScarlett Johansson ve Bill Murray‘le gerçek anlamda tanıştığım ilk film olan Lost in Translation, Soffia Coppola imzasını taşıyor.

‘Sadece iyi filmler yapmak istiyorum’ diyen ve bunu da başaracak gibi duran Johansson, filmlerinin neredeyse tümünde sıradan, hayatın içinden karakterleri canlandırmayı tercih ediyor. Bunun en etkili örneklerinden birini de bu filmde sunuyor. Hayatın içinden karakterleri başarıyla canlandırararak zor olanı başaran Johansson, Island gibi yüksek bütçeli bir aksiyon filminde oyunculuk gücünü ortaya koyamıyor, oyunculuğun arka planda kaldığı bir filmde anlamını yitiriyor.

Lost in Translation | Bir Konuşabilse... | Bill Murray | Scarlett Johansson | Soffia CoppolaBill Murray ise tam bir usta… Scarlett Johansson’un aksine, bir karakter oyuncusu olduğunu düşündüğüm Murray, bu filmin ardından Broken Flowers filmindeki performansıyla nezdimdeki yerini daha bir sağlamlaştırdı. Rahat tavırlarıyla dikkat çeken Bill Murray, bazı sahnelerde doğaçlama yaparak filmlerine doğal ve serin bir hava katıyor.

Aslında bu noktada durup netleştiremediğim bir noktayı araya sıkıştırarak karakter oyuncusu kavramındaki kargaşaya değinmek istiyorum. Bunun o kadar çeşitli kullanım biçimlerine şahit oldum ki, bir nebze kafam karıştı. Mesela;

Devamı… »

RUNNING SCARED

16 Haziran 2006 yamahe

8.3 / 10 (10 oy)
Loading ... Loading ...

Running Scared

120 dakikalık süresine karşın, ilk saniyesinden son saniyesine temposundan hiçbir şey kaybetmeyen film, bir aksiyon filminden bekleyeceğinizden fazlasını sunuyor; Sin City‘nin çekim teknikleri, Punisher‘in görselliği ve Pulp Fiction‘ın kurgusu… Aslında kıyaslama yapmasam da, ortak nitelikleri yönünden bana bu filmleri hatırlattı.

Özellikle, Mindhunters‘ın senaristinin elinden çıkan ve bir miktar karmaşık sayılabilecek senaryosuna karşı, kurgusunun sağlamlığı ve çekim tekniklerindeki estetik filmden üst düzeyde zevk almamı sağladı.

Başrol için ilk tercih olan Thomas Jane‘nin teklifi geri çevirmesinin ardından, Paul Walker için kariyerinin en iyi filminde oynama şansı doğdu.

Ayrıca MPAA‘nın film için verdiği “R” notunu dikkate alıp; şiddet, küfür ve bir miktar da cinselik içerdiğini belirtmek gerek. Bununla ilgili bir istatistik olarak; “fuck” kelimesi film boyunca 267 kere geçmiş.

Devamı… »