Caché | Saklı

- 27/07/2010
8,00(6 oy)

“Cache-Saklı” ilginç kurgusu, inandırıcı karakterleri ve doyurucu konusu sayesinde, Michael Haneke’yi genel olarak beğenmeyen izleyicilerin bile ilgisini çekebilecek bir yapım. Ünlü yönetmen, bu filmle kazandığı saygınlığı büyük ölçüde hak ediyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Juliette Binoche, Daniel Auteuil, Annie Giardot, Bernard Le Coq ve Walid Afkir gibi isimler yer alıyor.

Michael Haneke, anlatmak istediğini filmin ilk anlarından itibaren doğru bir şekilde perdeye yansıtıyor. Filmin irdelediği ailede, tam bir karanlık söz konusu. Henüz yemek yedikleri ilk sahnede, aile içindeki iletişimsizliği ve hoşgörüsüzlüğü öyle iyi yansıtıyor ki Haneke, izleyicinin bu bunaltıcı ortamdan çıkmak istemesi kaçınılmaz oluyor. İzleyiciyi filme bağlayan bir diğer önemli unsur da filmin konusu oluyor. Kendi halinde yaşayan, çeşitli aile içi sorunları gün yüzüne çıkarmaktan sakınan bir aileye gelen bir video kaset, ailenin günlük yaşamını sekteye uğratıyor. Kasette, ailenin oturduğu evin dışarıdan kayda alındığı görülüyor. Bu kasetleri bir süre sonra, yeni kasetlerin yanında gelen çeşitli resimler izliyor…

Kasetlerin ortaya çıkışından itibaren, Haneke’nin ele aldığı ailenin pamuk ipliğine bağlı değerleri de ortaya saçılıyor. Hayatlarında hiçbir farklılık olmadığı için mutluymuş gibi davranan eşler, bu önemsiz gibi görünen olayla yüz yüze kalınca, aralarındaki görüş farklılığı da ayyuka çıkıyor. Olaylara yaklaşım biçimlerindeki uyumsuzluktan dolayı, karşılarına çıkan ilk hafif rüzgarda, ailenin sağlam(!) yapısı da çatırdamaya başlıyor.

Bunun yanında, filmin farklı bir polisiye olduğunu söylemek bile mümkün. Haneke, orijinal hikayesinin yardımıyla, seyirciyi filme dikkat kesilmek zorunda bırakıyor ve iyi de yapıyor. Kasetlerin kaynağını araştıran aile, önlerine çıkan ilk şüpheliye suçlu yaftasını yapıştırıp, bir an önce eski korunaklı hayatlarına geri dönmenin planlarını yapıyorlar. Tabii bu suçlamanın karşı tarafı nasıl bir ruh haline soktuklarından haberdar değiller. Bu ruh halini de seyirciyi şoke edecek bir sahnede veriyor Haneke. Ayrıca, çocuklarından kısa bir süre haber alamadıklarında, dehşete düşen aile üyeleri, televizyonda kanlar içinde hastaneye yetiştirilmeye çalışan çocuklarla pek ilgilenmiyorlar. Sinemasal anlamda filmin tavan yaptığı bu sahne, tüm sinemaseverlerin aklında özel bir yerde konuşlanacaktır sanırım.

Filmin geçtiği ülke Fransa’nın, kanlı siyasi tarihine de değinen Haneke, sırf bu hareketiyle bile övgüyü hak ediyor. Bunun yanında yönetmenin başvurduğu plan sekanslar da gerçekten usta işi. Ünlü yönetmen, ”4 Ay 3 Hafta 2 Gün”dekine benzer bir fetişizme kaçmayıp, kamerasını tam gerektiği yerlerde oyunculara sabitleyip, filmden izleyiciye geçen duyguyu da pekiştiriyor.

Haneke, sinema anlayışı gereği filmin sonuna pek değer vermeyen ve yorumu daha çok izleyiciye bırakan bir isim. Burada da aynısı oluyor fakat izleyicinin bu etkileyici filmden sonra bu durumu mazur göreceği kesin. Bugüne kadar üç filmini gördüğüm yönetmen (diğerleri “Kurdun Günü” ve “Ölümcül Oyunlar”) için belirtebilirim ki, “Cache-Saklı” yönetmenin filmografisinde çok özel ve değerli bir yerde duruyor.

Caché | Saklı Yorumları

1 Yorum


− 4 = beş

  • minormax 1 Mart 2011 22:27

    Merhaba,

    Cache isimli filmi izledikten sonra Haneke’yi takip etmeye çalıştım. Son filmini maalesef izleyemedim. Henüz DVD’si de çıkmadı sanırım Beyaz Bant’ın.

    Cache’le ilgili detaylı bir yazi http://www.sinekiyatri.blogspot.com adresinde de var. Okumanızı öneririm.

    Teşekkürler.

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri