Blue Jasmine – Mavi Yasemin

- 28/01/2014

Entellektüel sinema izleyicisi tarafından el üstünde tutulan, genel izleyicinin ise pek tutmadığı Woody Allen, yine hem senaryosuna hem yönetimine imza attığı bir filmle, bu kez beklenenin üzerinde bir beğeni yakaladı. Kendisi yıllardır, Amerikan stüdyolarının desteğini alamadığından bir Avrupa turuna çıkmıştı. Özellikle turunun Paris ayağı “Midnight in Paris” çok sevilince, memleketine dönüş imkanını da yakaladı. Kendisinin asla bir başyapıt çekemediği itirafı da akıllarda bu arada.

 Blue Jasmine

“Blue Jasmine” tanıtımlarından, çok melankolik bir hava taşıyormuş gibi lanse edildi. Allen’ın önceki senaryolarındaki gelişigüzel hava burada yok. Evet, film tarz olarak bir kara mizah barındırıyor içinde, fakat bu durum seyirciye eğlenceli bir şekilde aks ettiriliyor. Filmin merkezindeki Jasmine, davetlerde ismi daha şık görülsün diye ismini Jasmine yapmış! Zengin koca sendromunun evrensel olduğunu ispatlarcasına, daha sonradan dolandırıcı olduğu ortaya çıkan bir adamla evlenmiş. Hayatı boyunca para yemekten başka bir şey yapmayan Jasmine, kocasının dolandırıcı olduğu ayyuka çıkınca kendisini, önceden kültürel olarak yeterli bulmayıp burun kıvırdığı üvey kardeşinin yanında buluyor bir anda.

 Blue Jasmine

Film Jasmine’in hem şatafatlı günlerini hem de beş parasız kaldığı dönemi paralel bir şekilde anlatıyor. Yani Jasmine, örneğin kültürsüz bulduğu erkeklerle vakit geçirirken tiksinirken, bir anda geçmiş günlerine yolculuk edip yaşadığı maddi değişimi izliyoruz. Bu açıdan bakıldığında seyircinin fazla seçeneği de kalmıyor. Jasmine’in kaderin pençesinde kıvranışını adeta sadistçe bir zevk alarak izliyoruz. Sevmediği insanların arasında halen kendisini fasulye gibi nimetten saymasını, meslek olarak kendisine asistanlık değil de iç mimarlığı yakıştırmasını mesela. Cate Blanchett’ın kariyerindeki en iyi rol seçimlerinden birini kariyerindeki en iyi performansa dönüştürdüğü filmde, her rolüne bir şekilde sirayet eden yıldız izlerini de görmüyoruz bu kez. Evet, kimi zaman acıyarak bakıyoruz bu olaylara lakin ne zaman bu düşünceye kapılsak, geçmiş günlerine dönüyor ve tüm sempatimizi de yitiriyoruz.

 Blue Jasmine

Jasmine’in finale doğru yine kaderin bir cilvesiymişçesine bir umut ışığı görmesi, hak ettiği değeri bulduğuna inanması da çok iyi bir senaryo hamlesi. Genel olarak filmin karanlık bir havası yok, insanı kasvete boğmuyor fakat karakterin de bir kabusun içinde olduğu görülüyor açıkçası. En sondaki sürpriz ve şık bitiriş de “Blue Jasmine”in üst düzey bir film olması için yetiyor.

 Blue Jasmine

Filmde Cate Blanchett’ın yanında, her Allen filminde gördüğümüz gibi iyi bir oyuncu kadrosuna rastlıyoruz: Alec Baldwin, Sally Hawkins, Bobby Cannavale, Michael Stuhlbarg, Max Casella ve Richard Conti. Filmin En İyi Kadın Oyuncu – Cate Blanchett, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Sally Hawkins ve En İyi Senaryo – Woody Allen dallarında Oscar adaylığı bulunduğunu, Blanchett’ın bu performansla Oscar almasının da sürpriz olmayacağını belirtelim.

Blue Jasmine – Mavi Yasemin Yorumları

Yorum Yok


sekiz × = 56

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri