Black Swan | Siyah Kuğu

- 30/07/2011
6,56(9 oy)

Hiçbir abartıya kaçmadan söylüyorum, “Black Swan-Siyah Kuğu” belki de son yıllarda derdini en iyi anlatan yapım. Bir film düşünün ki farklı farklı alanlara el atıyor ve hepsinde müthiş bir ustalığa ve net olarak zirveye ulaşıyor. Açıkçası karşımızdaki tam anlamıyla Darren Aronofsky’nin ustalık eseri.

Hikaye, filmin tanıtımlarında da sık sık dillendirildiği gibi Kuğu Gölü eseri ile ilgili. Kuğu Gölü’nün yeni bir yorumu için eseri sahneye koyacak olan yönetmen, hem beyaz hem de siyah kuğuyu aynı kişinin canlandırmasını istiyor. Bu andan itibaren de Nina’yı izlemeye başlıyoruz… Nina, tüm özellikleriyle uysal ve söz dinleyen bir kız. En yakın dostu ve destekçisi annesi ile birlikte yaşıyor. Ne doğru dürüst bir arkadaşı var ne de karşı cinsle bir köprüsü. Dans topluluğu içindeki insanlarla bile belirli bir mesafe taşıyor arasında ve kabuğunu kıramamış biri kendisi. Bu özellikleriyle de beyaz kuğu için vazgeçilmez bir aday zaten. Fakat Nina’nın tam zıttında duruyor siyah kuğu. Adeta hiçbir özelliği, bu temsilin karanlık tarafına yakışmıyor. Nina bir şekilde rolü kapıyor ve yönetmeni tarafından daha karanlık özelliklerini ortaya çıkarması için kışkırtılmaya başlanıyor. Nina, rolüne kendini kaptırmaya başlayınca içindeki kötülük de ortaya çıkıyor ve kendini yavaş yavaş “karanlık tarafa” doğru bırakıyor…

İlk başlarda Aronofsky’nin kamera kullanımı gereksiz yere karakterine yaklaşsa da Nina’nın dünyasına girdikçe bu tip kusurlar oldukça lüzumsuz kalıyor. Nina, sonuçta artık yaşlanan ve bu sebeple kendine yer bulamayan bir eski balerinin işini kapmış. Bu sebeple işi almak için kusursuz olması gerektiğinin farkında! Üstelik Nina her işinde muhteşem olmaya kafayı takmış biri zaten. Dolayısıyla Nina, günler ilerledikçe ve istediği performansa ulaşamadıkça karanlık tarafını keşfetmeye başlıyor. Bütün amacı, siyah kuğunun ruh halini çözebilmek. Yavaş yavaş cinselliğini, farklı özelliklerini ön plana çıkarmaya başlıyor ve işin kötüsü attığı her adımda paranoyaklaşmaya başlıyor.

Filmin son bir saatinde izleyeni tamamen içine hapsediyor ve Darren Aronofsky sinema sanatının doruklarını zorluyor. Natalie Portman’ın performansı ise gerçekten kelimelere sığacak gibi değil. Son bölümlerinde bir tür psikolojik-gerilim denemesine kalkışan yapım, bu işin altından da başarıyla sıyrılıyor ve bir yönetmenlik dersi veriyor adeta Aronofsky. Senaryonun başarısı da bunda etken tabii

Yapım vizyona girdiğinde, Natalie Portman’ın dans sahnelerinin çoğunda dublör kullandığı konuşulmuş ve Aronofsky’nin, filmin dans sahnelerinin %80’inde Portman’ın yer aldığını açıklamasıyla tartışmaya son nokta konulmuştu. Portman da çok bitirici bir hazırlık süreci yaşadığını sık sık tekrarlamıştı verdiği röportajlarda.

Oyuncu kadrsounda Portman’ın yanı sıra Mila Kunis, Vincent Cassel, Barbara Hershey, Winona Ryder, Benjamin Millepied, Mark Margolis ve Tina Sloan var. Senaryoda Mark Heyman, Andres Heinz, John J. McLaughin isimleri yer alıyor.

Black Swan | Siyah Kuğu Yorumları

Yorum Yok


5 + = onüç

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri