Batman

- 31/01/2011
9,00(5 oy)

Öncelikle “Batman”in olumlu yönlerini vurgulayalım. Filmde, özellikle Joker’in ağzından unutulmaz replikler duyabiliyoruz. Bunun dışında yine Joker karakteri, çizgiromanın ruhuna uygun olarak tasarlanmış ve Jack Nicholson da müthiş bir oyunculukla Joker’e hayat vermiş. Gerçi Heath Ledger’dan sonra kimse Nicholson ve Joker kelimelerini aynı cümle içinde kullanmayacaktır haliyle ama olsun. Filmde yer alan ve daha sonra Batman’in düşmanı olacak olan Harvey Dent karakteri çok az işlenmiş ve Batman’in tek rakibi Joker. Joker bir saldırı silahı olarak çeşitli ürünlere bazı kimyasallar koyarak Gotham City halkının “gülmekten ölümüne” yol açıyor. Bu oldukça akıllıca hamle biraz da olsa bir ivme kazandırıyor filme.

Fakat Tim Burton’ın ustalığına yakışmayacak vahim hatalar mevcut. Öncelikle Burton belli ki çizgiroman ruhuna sadık bir film yapıp yapmamakta kararsız kalmış. Bir çizgiroman estetiği sadece bazı yerlerde kendini gösteriyor fakat genelde bu hava olmadığı için bu estetik de çoğu zaman komik kalıyor. Yine de Joker’in şakacılığını konuşturduğu yerlerde az da olsa bu atmosferi yaratabiliyor Burton. Hikayenin en aksayan yönü ise Batman’in aşk hayatına fazlasıyla yer verilmesi. Batman, yani Bruce Wayne, Batman’i haber yapmaya çalışan gazeteci Vicki ile karmaşık bir ilişki yaşıyor fakat bu ilişki haddinden fazla yer kaplıyor. Bruce Wayne’in henüz tanıdığı birine Batman olduğunu açıklamaya çalışması da pek akla yatkın değil. Batman’in kendine has numaraları da neredeyse yerçekimine meydan okumasıyla sınırlı. BatMobile gerçek anlamda “Mobil” fakat Batman’in teknolojik olarak göze çarpan yegane unsuru. Finale doğru giderken bir nebze “idare eden” film finalde kontrolü büyük ölçüde kaybediyor ve acemice senaryo numaraları ardı ardına sıralanıyor. Mesela finale giden yolda Batman’in uçağını Ay’ın önüne bir gölge olacak şekilde getirmesi var ki bu karenin Burton’dan çıktığına inanmak istemiyor insan. Bu kadar göze sokulan bir sahne yönetmene yakışmıyor.

Filmde Joker asit dolu bir kazana düşüyor ve buradan gördüğü hasar yüzünde sürekli bir gülümseme olmasına yol açıyor.Joker’in şakacılığı ve herkesi gülmeye davet etmesi de buradan geliyor.Joker’in Batman ile olan derin ihtilafı da filmin ortalarında ayyuka çıkıyor.

Sonuç olarak “Batman” 90’larda Joel Schumacher’in yaptıkları kadar karikatürize bir tip olarak çıkmıyor burada fakat Nolan’ın “Batman Begins”i ve “The Dark Knight”ının ardından, ki özellikle ikincisinde Joker çizgiromana uymayan bir tip olarak lanse edilmişti ama bu haliyle çok daha güzeldi!, Burton’ın “Batman”i biraz sönük kalıyor.

Oyuncu kadrosunda göze çarpan isim, tabii ki Joker’i canlandıran Jack Nicholson. Batman’e Michael Keaton hayat verirken Kim Basinger da Bruce Wayne’in aşık olduğu gazeteci rolünde karşımıza çıkıyor.

Batman Yorumları

Yorum Yok


+ sekiz = 11

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri