1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (1 oy, ortalama: 10,00)
Loading ... Loading ...

29. Uluslararası İstanbul Film Festivali son günü “abla” üç film görür: Bal, SavaÅŸ Sırasında YaÅŸam, Bay Hiçkimse

Türkiye- Almanya, 2009 yapımı Bal: Yönetmen Semih KaplanoÄŸlu, oyuncular Bora AltaÅŸ, Erdal BeÅŸikçioÄŸlu, Tülin Özen… Süt’te, özellikle sonda, madenci ışığına çakılı uzun duraÄŸan sahnelere bakarak, Yusuf üçlemesinin son bölümünde izleyicinin, 45 dakika süreyle Yusuf’un vesikalık fotoÄŸrafına bakması ihtimalinin altını çizen “abla”yı utandırır tempoyla Bal, Yusuf’un babasının ölümüyle biten ilk okul yılını anlatır. Karadeniz’e, yaylalarına, insanına aÅŸina ve âşık “abla”, filmin aldığı ödüllerin bir kısmının yörenin muhteÅŸem doÄŸasına gittiÄŸini düşünürken haklıdır. Bir ÅŸeyin eksikliÄŸini fazlasıyla hisseder; birbirleriyle, kendine özgü müziÄŸi olan yerel dille konuÅŸmak yerine, insanların konuÅŸtuÄŸu tertemiz İstanbul Türkçesi, “abla”ya “anlaşılmaz da olsa yerel dille konuÅŸulsaydı, bu film kimbilir ne muhteÅŸem olurdu!” dedirtir.

ABD, 2009 yapımı SavaÅŸ Sırasında YaÅŸam: Yönetmen, “abla”nın yıllar önce yine festivalde izleyip bayıldığı Mutluluk’un yönetmeni Todd Solondz, oyuncular Shirley Hendersen, Ciaran Hinds, Allison JanneyAkbank Galaları bölümünden: Ailenin, her biri ayrı bunalım yaÅŸayan kadınlarını, cinsel takıntılarını “ti”ye alan Solondz, görünen o ki, aklındaki -özellikle ve öncelikle- pedofili konusuna yanıt bulamamış: Mutluluk(1998)’ta, akranı oÄŸlanlara ilgisini farkedip, sevgisi elde etme uÄŸruna, babasına kendisini “öneren” oÄŸul -artık- üniversiteye gitmekte, bonobo maymunları arasındaki ensest iliÅŸkiler üzerine tez hazırlamaktadır. Terapi de gördüğü hapisten çıktığında, kendisini, üniversitedeki odasında ziyarete gelip özür dileyen babasına tezini, “baba oÄŸulla, kızıyla, ana oÄŸluyla… huzur içindeler…” diye anlatır. Filmin sonunda -bu kez- küçük oÄŸlan, öldüğü söylenen babası hakkındaki gerçeÄŸi bilerek, -adamın siyah takım elbisesiyle karşı kaldırımdan sessizce süzüldüğü sahnede, beride- “ben” der, “babamı istiyorum!”

Tarihin bir döneminde soyu/soyluluÄŸu korumak amacıyla kızkardeÅŸleriyle evlenen krallar geleneÄŸinden haberli “abla”, -çekinik olup, aile içi iliÅŸkide tekrarlanarak baskın hâle gelen arızalı genin sakatlıklara neden olması dışında- ensestin, nasıl olup da gelenekten tabuya dönüştüğünü merak eder.

Fransa-Almanya-Kanada-Belçika, 2009 yapımı Bay Hiçkimse: Yönetmen Jaco Van Dormael, oyuncular Jared Leto, Sarah Polley, Diane KrugerAkbank Galaları bölümünden: 2092 yılında, Dünyada kalmış son ölümlü, 117 yaşındaki Bay Némo Hiçkimse, hakkında birÅŸey bilmeyen doktorun hipnotize etmesiyle, parça parça hatırlar. Ayrılmak üzere olan anne babası, peronda, aralarındaki Nemo’ya, küçük bir çocuk için çok ağır bir soru sorarlar; “annesiyle gitmek mi ister, babasıyla kalmak mı?” Tren hareket eder, Nemo koÅŸar, bir parçası trene yetiÅŸir, annesiyle gider, diÄŸer parçası babasıyla kalır, ağır, depresif bir yaÅŸam sürer. KomÅŸu kızlardan, akranı üçü, çeÅŸitli biçimlerde Nemo’nun yaÅŸamlarına girer, eÅŸi olur. Bu uzun yaÅŸamlarda birkaç ölüm biçimi deneyimlenir; Nemo’nun ana babası arasında parçalanması sınırsız sayıda olasılığa yol açmıştır.

“Telomerizasyon”dan önce nasıl yaÅŸadıklarını bilmek isteyen gazetecinin, müzeden yürüttüğü makaralı teybine, “sigara içtik, et yedik, âşık olduk…” diye anlatan Nemo, Anna’nın yaptığı hesaplamalarla varıp bildirdiÄŸi tarihe, saate dek yaÅŸamayı baÅŸarır ve -Big Bang ile varolmuÅŸ düzen tersine dönüp Big Crush baÅŸlangıcında- yüreÄŸinde taşıdığı aÅŸkla sonsuzluÄŸa yürür.

Mars’a giden turist grubunun, gördüğü yığınla bisiklet için “işçilik burada Çin’den daha ucuz!” yaklaşımı, Elise’in saçlarını kestiÄŸi aÅŸkını tanımayıp yıllar önceki fotoÄŸrafına bakıp aÄŸlayışı, güzel bilimkurgusal mekânlar, Mars… “Abla”nın çok beÄŸendiÄŸi, bir yanıyla komik film, “vizyona girer girmez, ilk fırsatta bir daha izlenesi filmler” grubundadır.


Yorum yapın