- 15/05/2012 | senbilirsinabla:Owen Wilson’un canlandırdığı Gil,...
- 14/05/2012 | senbilirsinabla:Yine de ana kız, 1881 doğumlu...
- 14/05/2012 | senbilirsinabla:“Abla” yazarın “Midnight in...
- 18/04/2012 | okuyucu:“Yeraltı̶ 1; “Yeraltı̵ 7;ndan...
- 18/04/2012 | okuyucu:“Güzel Günler Göreceğiz”...
Yazar Arşivi
İlk filmi “Tatil Kitabı” ile eleştirmenler tarafından yere göğe sığdırılamayan fakat seyircilerce ilgi göermeyen Seyfi Teoman, ikinci filmini Barış Bıçakçı’nın romanından uyarlamış. Genel olarak da sınıfı geçen bir yapıma imza atmış. Ender ve Çetin, uzun yıllardır tanışan ve aynı evde kalan iki sıkı dost. Hatta dostlukları normal bir arkadaşlıktan farklı anlam taşıyor onlar için. Bu …
“Super 8”i izlerken aklıma “Harry Potter” serisinin birinci filmi geldi. O film de tıpkı “Super8”gibi başlangıçta umut verse de bir süre sonra dümeni kırıp, çocukların türlü maceralara atıldığı bir çocuk filmine dönüyordu. “Super 8”te kaçırılmış bir fırsat falan yok ama bu seçimin hatalı olduğu da kesin. Filmde amatör bir korku filmi çeken bir grup çocuğun …
Jane Eyre, filmin bir sahnesinde büyük bir boşluktan başka bir anlam ifade etmeyen manzaraya bakarak ne kadar sıkıcı bir hayat yaşadığını ifade ediyor ve hayatının erkekler gibi hareketli olabilmesini dilediğini söylüyor. Jane’e katılmamak imkansız çünkü tüm hikayesi boyunca neredeyse hiçbir şey olmuyor. Jane’in girdiği duygusal açmazlar, yaşadığı aşkın dengesizliği ve imkansızlığı daha önce bin defa …
Daha sonra John Malkovich’in başrolünü üstlendiği bir devam filmi de çekilen “The Talented Mr Ripley – Yetenekli Bay Ripley” şimdiki gibi Divx piyasasının yaygın olmadığı bir zamanda vizyona girip, adından epey söz ettirmişti. “Yetenekli Bay Ripley”de en başından “elinden her işe gelen” bir Ripley profili izliyoruz. Başarılı bir piyano performansından sonra tanıştığı zengin bir adam, …
“The Way Back”le ilgili okuduğum eleştiriler ister istemez beklentimi biraz olsun düşürdü. Öyle ki filmle ilgili olumlu bir yazıya neredeyse rastlamak mümkün değil, özellikle eleştirmenler tarafından yazılan yazılarda durum bu. “The Way Back”in avukatlığını yapmak niyetinde değilim ama hem filme bu kadar yüklenmenin hem de bunun üzerinden filmin yönetmeni Weir hakkında yapılan eleştirilerin haksızlık olduğunu …
Geçen sene muhtelif sebeplerden dolayı hazırlayamadığım “bir yıldan geriye kalanlar” başlıklı listeyi bu yıl hazırlama fırsatını buldum. Bu listenin amacı geride bırakmak üzere olduğumuz yıla, ses getiren filmler üzerinden bakmak. Listeyi oluştururken ister istemez belirli bir kısıtlamaya gitmek zorunda kaldım. O yüzden 2011’in tüm ses getiren filmlerini listeye ekleyemedim. Eğer bu tip bir listede olması …
Bundan yaklaşık iki yıl önce vizyona giren “Sherlock Holmes”, bilinen Sherlock Holmes karakterinin aksine farklı bir portre çizmişti. Çoğu kişi tarafından beğenilmiş, fakat küçük bir azınlık da bu yorumu olumlu karşılamamıştı. Aslında bu yeni yorumda Holmes, filmi daha eğlenceli hale getirmişti diyebiliriz. Çoğu dönem filminin saplanıp kaldığı bir çukur var, o da toplumun saygın kişileri …
Doğruyu söylemek gerekirse, son bölümüne sığdırdığı bazı numaraları olmasa, tanıdık simaların boy gösterdiği tipik bir B Filmi olmaktan öteye gidemeyecek olan “Takers”ı izlerken yarattığı aksiyon ve karakter nostaljisi içten içe sempatik gözüküyor. Bir soygun çetesinin ilk vukuatı ile açılıyor film. Çetenin üyeleri dış dünyalarında oldukça iyi giyimli dolaşan, saygın birer iş adamı görünümündeler. Görünürde ustaca …
Evrensel mizah anlayışı ve sürpriz dolu senaryosuyla daha vizyondayken keşfedilen, büyük beğeni toplayan ve Zach Galifianakis gibi bir ismi komediye kazandıran “The Hangover”ın hanidir bir üçlemeye evrileceği söyleniyordu. Beklendiği gibi de olacak sanırız zira ikincisi çekilen filmin bir sürpriz olmazsa üçüncüsünü de izleyeceğiz. “The Hangover” bir bekarlığa veda partisinin ardından bilmedikleri bir yerde uyanan ve kaybettikleri …
Çağımızın sorunsalı “gaddar patronlar” meselesine espirili bir pencereden yaklaşıyor “Horrible Bosses – Patrondan Kurtulma Sanatı”. Hepsi patronlarından nefret eden üç sıkı arkadaş, piyasa koşulları ve bazı kişisel sorunları nedeniyle başka bir işi de tercih edemeyecekleri için patronlarını öldürme planları yapıyorlar. Yeterli parayı toplayamadıkları için yalnızca akıl danışabilecekleri birini buluyorlar ve eyleme koyulmaya hazırlanırken işler birden …
İlk filmi “Tatil Kitabı” ile eleştirmenler tarafından yere göğe sığdırılamayan fakat seyircilerce ilgi göermeyen Seyfi Teoman, ikinci filmini Barış Bıçakçı’nın romanından uyarlamış. Genel olarak da sınıfı geçen bir yapıma imza atmış. Ender ve Çetin, uzun yıllardır tanışan ve aynı evde kalan iki sıkı dost. Hatta dostlukları normal bir arkadaşlıktan farklı anlam taşıyor onlar için. Bu …
“Super 8”i izlerken aklıma “Harry Potter” serisinin birinci filmi geldi. O film de tıpkı “Super8”gibi başlangıçta umut verse de bir süre sonra dümeni kırıp, çocukların türlü maceralara atıldığı bir çocuk filmine dönüyordu. “Super 8”te kaçırılmış bir fırsat falan yok ama bu seçimin hatalı olduğu da kesin. Filmde amatör bir korku filmi çeken bir grup çocuğun …
Jane Eyre, filmin bir sahnesinde büyük bir boşluktan başka bir anlam ifade etmeyen manzaraya bakarak ne kadar sıkıcı bir hayat yaşadığını ifade ediyor ve hayatının erkekler gibi hareketli olabilmesini dilediğini söylüyor. Jane’e katılmamak imkansız çünkü tüm hikayesi boyunca neredeyse hiçbir şey olmuyor. Jane’in girdiği duygusal açmazlar, yaşadığı aşkın dengesizliği ve imkansızlığı daha önce bin defa …
Daha sonra John Malkovich’in başrolünü üstlendiği bir devam filmi de çekilen “The Talented Mr Ripley – Yetenekli Bay Ripley” şimdiki gibi Divx piyasasının yaygın olmadığı bir zamanda vizyona girip, adından epey söz ettirmişti. “Yetenekli Bay Ripley”de en başından “elinden her işe gelen” bir Ripley profili izliyoruz. Başarılı bir piyano performansından sonra tanıştığı zengin bir adam, …
“The Way Back”le ilgili okuduğum eleştiriler ister istemez beklentimi biraz olsun düşürdü. Öyle ki filmle ilgili olumlu bir yazıya neredeyse rastlamak mümkün değil, özellikle eleştirmenler tarafından yazılan yazılarda durum bu. “The Way Back”in avukatlığını yapmak niyetinde değilim ama hem filme bu kadar yüklenmenin hem de bunun üzerinden filmin yönetmeni Weir hakkında yapılan eleştirilerin haksızlık olduğunu …
Geçen sene muhtelif sebeplerden dolayı hazırlayamadığım “bir yıldan geriye kalanlar” başlıklı listeyi bu yıl hazırlama fırsatını buldum. Bu listenin amacı geride bırakmak üzere olduğumuz yıla, ses getiren filmler üzerinden bakmak. Listeyi oluştururken ister istemez belirli bir kısıtlamaya gitmek zorunda kaldım. O yüzden 2011’in tüm ses getiren filmlerini listeye ekleyemedim. Eğer bu tip bir listede olması …
Bundan yaklaşık iki yıl önce vizyona giren “Sherlock Holmes”, bilinen Sherlock Holmes karakterinin aksine farklı bir portre çizmişti. Çoğu kişi tarafından beğenilmiş, fakat küçük bir azınlık da bu yorumu olumlu karşılamamıştı. Aslında bu yeni yorumda Holmes, filmi daha eğlenceli hale getirmişti diyebiliriz. Çoğu dönem filminin saplanıp kaldığı bir çukur var, o da toplumun saygın kişileri …
Doğruyu söylemek gerekirse, son bölümüne sığdırdığı bazı numaraları olmasa, tanıdık simaların boy gösterdiği tipik bir B Filmi olmaktan öteye gidemeyecek olan “Takers”ı izlerken yarattığı aksiyon ve karakter nostaljisi içten içe sempatik gözüküyor. Bir soygun çetesinin ilk vukuatı ile açılıyor film. Çetenin üyeleri dış dünyalarında oldukça iyi giyimli dolaşan, saygın birer iş adamı görünümündeler. Görünürde ustaca …
Evrensel mizah anlayışı ve sürpriz dolu senaryosuyla daha vizyondayken keşfedilen, büyük beğeni toplayan ve Zach Galifianakis gibi bir ismi komediye kazandıran “The Hangover”ın hanidir bir üçlemeye evrileceği söyleniyordu. Beklendiği gibi de olacak sanırız zira ikincisi çekilen filmin bir sürpriz olmazsa üçüncüsünü de izleyeceğiz. “The Hangover” bir bekarlığa veda partisinin ardından bilmedikleri bir yerde uyanan ve kaybettikleri …
Çağımızın sorunsalı “gaddar patronlar” meselesine espirili bir pencereden yaklaşıyor “Horrible Bosses – Patrondan Kurtulma Sanatı”. Hepsi patronlarından nefret eden üç sıkı arkadaş, piyasa koşulları ve bazı kişisel sorunları nedeniyle başka bir işi de tercih edemeyecekleri için patronlarını öldürme planları yapıyorlar. Yeterli parayı toplayamadıkları için yalnızca akıl danışabilecekleri birini buluyorlar ve eyleme koyulmaya hazırlanırken işler birden …


(4 oy, ortalama: 9,50)