NO COUNTRY FOR OLD MEN | İHTİYARLARA YER YOK

6 Nisan 2008 Jensa

7.17 / 10 (6 oy)
Loading ... Loading ...

Pardon Kardeş! İhtiyarsan bu Filmi İzleme!

NO COUNTRY FOR OLD MEN | İHTİYARLARA YER YOK

Pardon Kardeş! İhtiyarsan bu Filmi İzleme! Çünkü bu filmde ihtiyarlara yer yok. Enteresan bir başlangıç oldu değil mi? Ama 2008 yılı Oscar ödüllerinin hangi filme ve oyunculara verildiğine baktığımızda orijinal ismi “No Contry for Old Men” olan “İhtiyarlara Yer Yok” isimli filmin 4 ödül ile 80. Oscar ödül törenine damgasını vurduğunu söyleyebiliriz. Üstelik kazandığı ödüller yarışmaya katılan ya da aday olan onca filmin arasından sıyrılarak, “En iyi film”, “En iyi yardımcı erkek oyuncu”, “En iyi yönetmen”, “En iyi uyarlanan senaryo” gibi ödülleri de toplamışsa bu konu üzerine biraz eğilmemiz sanırım yerinde olacak. Bakalım sinema dünyasının aynı zamanda kardeş olan iki dahi bize nasıl bir hikâye anlatmışlar. Devamı… »

APOCALYPTO | APOKALİPTO

4 Aralık 2007 Jensa

7.2 / 10 (5 oy)
Loading ... Loading ...

Zulmün kıyametinin koptuğu an…

Apocalypto | Apokalipto | Mel Gibson

Senaryosunu (Farhad Safinia ile beraber) ve yönetmenliğini Mel Gibson’un üstlendiği film, Güney Amerika’da Maya İmparatorluğunun son dönemlerinde, Avrupalıların kıtaya ayak basmasından, yerli halka medeniyetin getirilmesinden hemen önceki bir tarih sürecinde başlıyor. Köylerinde mutlu ve huzurlu bir yaşam süren, geçimlerini yaşadıkları ormanda avlanarak devam ettiren bir grup yerli Maya imparatorluğunun köle tacirleri ve askerleri tarafından saldırıya uğrarlar. Esir edilen yerli kadınlar pazarlarda satılmakta, erkeklerde sözde maya tanrılarına kurban edilmektedir. Ülkeyi etkisi altına almış olan salgın hastalıkların bu sayede önüne geçilebileceğine inanılmaktadır. Kahramanımız Jaguar Pençesi köyde bir kuyuda gizlediği eşini kurtarabilmek için yağmur başlamadan geri dönerek onları oradan kurtarması gerekmektedir. Ama bir şartla, önce oğlunu öldürdüğü komutanı ve adamlarını safdışı bırakmalıdır. Devamı… »

AKIRA KUROSAWA

22 Kasım 2007 Jensa

10 / 10 (1 oy)
Loading ... Loading ...

Sinemayı seviyorum, iyi filmler yapıyorum, bu da bana yetiyor.

Akira Kurosawa

“İyi bir yönetmen, iyi bir senaryo ile başyapıtlar üretebilir; aynı senaryo ile vasat bir yönetmen, ancak sıradan bir film yapabilir. Fakat kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz. Bir sinema özdeyişine göre, yangını ve suyu birlikte geçmelidirler. Gerçek bir film ancak böyle yapılabilir ve güç büyük ölçüde senaryodadır.”

Japon sinema sanatının en büyük ustalarından biri olan Akira Kurosawa, yaşadığı dönem itibariyle 2 büyük dünya savaşına tanıklık etmiştir. Tam da toplumsal bir değişim ve dönüşümün ortasında çocukluk ve ilk gençlik yıllarını yaşayan ve bu değişime tanıklık eden usta, Japon toplumu üzerindeki batı etkisiyle yaşanan kültür erozyonu ve kimlik bunalımının etkilerini gözlemlemiştir. Tüm bu yozlaşmalar içinde insanı insan yapan değerlerin zaman, mekân, şartlar ve kişiler değişse bile aynı kalacağını ve değişmeyeceğini en sade haliyle beyazperdeye taşımayı başarmıştır. O dönem Japon toplumunun içinde bulunduğu yenilmişlik hissi, atom bombası felaketiyle birleşince batı kapitalizmine karşı bayrak açmış ve yapımcısı ve yönetmeni olduğu filmlerde kendi tarihlerini ve değerlerini başarıyla yansıtmıştır.

Devamı… »

Sinemada Shakespeare Uyarlamaları

17 Kasım 2007 Jensa
(Henüz oy verilmemiş)
Loading ... Loading ...

William Shakespeare

William Shakespeare kimdir?

1564 yılında İngiltere’de Stratford’da doğmuş İngiliz oyun yazarı ve aktördür. Babası Stratford’da sulh hâkimliği ve belediye başkanlığı gibi önemli görevler üstlenmiştir. Varlıklı bir aileden gelmesine rağmen babasının işlerinin sonradan bozulmasıyla maddi sıkıntılar çekmiştir. Üniversiteye gitmeyen Shakespeare, varlıklı ailelerin çocuklarının devam ettiği bir okulda öğrenim görmüş, okulda Latince eğitim verildiğinden Roma edebiyatının klasikleriyle erken tanışmış ve o dönemdeki kültür dili olan Latincenin de etkisinde kalmıştır.

Hayatı hakkında elimizde detaylı bilgiler yoktur. Ancak kendisi hakkındaki kilise, mahkeme ve tapu kayıtları gibi resmi kayıtlardan yola çıkarak Anne Hathaway ile evlendiğini, bu evlilikten 5 çocuğunun olduğunu kızlarından birinin adının Judith, oğlunun adının da Hamlet olduğunu öğreniyoruz. Oğlunu 1596 yılında kaybetmiş ve daha sonra Londra’ya yerleşerek aktörlük ve yazarı olarak tiyatroculukla uğraşmıştır. Eline geçen paranın önemli bir kısmıyla emlak satın almış ve bu yatırımlarıyla Stratford’a oldukça varlıklı bir kişi olarak dönmüştür. 23 Nisan 1616 yılında ölmüştür.

Eserleri

Bir yaz gecesi rüyası, onikinci gece, Venedik taciri, Romeo ve Juliet, Hamlet, Kral Lear, Antonius ve Cleopatra, Othello, Titus Andronicus gibi hem İngiliz hem de dünya edebiyatında derin etkiler bırakan eserlerinden bazılarıdır. Eserleri tiyatroda ve beyazperde de değişik varyasyonları ile defalarca sahnelenmiştir. www.imdb.com* ‘dan dan edindiğimiz bilgiye göre 1899 yılından bu güne kadar 687 adet sinema filmi ve TV filmi çekilmiş.

Söz konusu filmleri çeken yönetmenlerin başında Orson Welles, Akira Kurosawa, Kenneht Branagh gibi isimler gelmektedir. Tüm dünya dillerine ve kültürlerine göre adapte edilmiş versiyonları aşağı yukarı mevcuttur. Yüzyıllar boyu eserleri ile senaristlere, yönetmenlere, oyunculara esin kaynağı olmuştur.

En başarılı bulunan bazı uyarlamalar ise şunlardır:

1. Ran(1985) - Akira Kurosawa tarafından çekilmiştir. Shakespeare’ın “Kral Lear” isimli eserinden esinlenerek, Japonya’da bir derebeyi ve 3 oğlunun hikayesi anlatılmaktadır.

2. Hamlet (1996) – Kenneth Branagh tarafından aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanmıştır.

3. The Tragedy of Othello (1952) – Yönetmenliği ve başrolü Orson Welles tarafından yapılmıştır.

4. Much Ado About Nothing (1993) – (Kuru Gürültü) Yönetmen Kenneth Branagh tarafından romantik komedi olarak beyazperdeye aktarılan filmde, Yönetmen Kenneth Branagh, Emma Thompson, Keanu Reeves, Denzel Washington, Kate Beckinsale, Michael Keaton, Imelda Stuanton gibi pek çok tanınmış aktör rol almıştır.

5. The Merchant of Venice – Venedik Taciri (2004) Yönetmenliğini Michael Radford yapmış ve başrolünü Al Pacino, Jeremy Irons, Joseph Fiennes üstlenmiştir.

Son Not: (Söz konusu filmlerin imdb* ratingleri 7.0 ın altında değildir. :))

DEATH PROOF | ÖLÜM GEÇİRMEZ

29 Ekim 2007 Jensa

8 / 10 (5 oy)
Loading ... Loading ...

Güzel Kızlar, Kucak Dansı ve Death Proof

Quentin Tarantino’s Death Proof

İşte her şeyiyle bir Quentin Tarantino filmi. İzlediğimde aklımda oluşan ilk düşünce bu oldu. Kısaca filmin konusuna değinip daha sonra filmle ilgili görüşlerimi arz etmek istiyorum.

Texas’ın ünlü DJ’lerinden olan 3 kız arkadaş hafta sonu tatillerini geçirmek için bir göl evine gitmeye karar verirler. Yolculukları esnasında mola verdikleri bir barda kendilerini takip eden dublör Mike’la tanışırlar. Dublör Mike “Ölümgeçirmez” adını verdiği güçlendirilmiş arabasıyla her şeyi planlayıp tasarlayarak kızlara son hızla çarpıp ölümlerine sebep olur ve suçlanmadan serbest kalır. Aradan 1,5 sene geçtikten sonra yine aynı bölgede film çekimi için bulunan aynı zamanda dublör olan 4 kızı takip etmeye başlar. Fakat bu defaki kızlar öncekilere hiç benzememektedir.
Devamı… »

Sinema Hakkında Niçin Yazarız?

19 Ekim 2007 Jensa

10 / 10 (1 oy)
Loading ... Loading ...

Bir film izlersiniz, o filmde insanoğlunun geleceğine dair gazetelerde de yeni yeni görmeye başladığınız haberlerle paralellikler kurduğunuz bir konu işlenmiştir. Anlatılan tamamen bir kurgu, pratikte yaşanmamış bir olay olmasına rağmen kadınlar artık doğurmamaktadır. İnsanoğlunun soyu tehlike altındadır. Bununla beraber her gün şahit olduğumuz doğum hadisesine şöyle bir bakıp geçerken, izlediğiniz film sizde öyle bir etki bırakır ki, her doğumu artık bir mucize olarak görmeye başlarsınız. (Aslında gerçekten bir mucize olmasına rağmen). Size bunu hissettirir ve bunun karşısında sessiz kalamazsınız. (Children of Men – Son Umut)

Devamı… »

13 TZAMETI

1 Haziran 2007 Jensa

7.76 / 10 (17 oy)
Loading ... Loading ...

13 TZAMETI

Fransa’da bir sahil kasabasında ailesi ile zor şartlar altında yaşayan bir göçmen olan Sebastian, geçimini sağlamak için tadilat işleri ile uğraşmaktadır. Çatısını tamir ettiği evin sahibi uyuşturucu müptelasıdır ve polis tarafından yasadışı bir bahis olayı ile ilgili olarak takip edilmektedir. Tamirat sırasında kulak misafiri olduğu kadarıyla ev sahibi gelen bir zarfı beklemektedir ve bu zarf ona büyük para kazandıracaktır. Ev sahibi olan kişi aşırı dozdan ölünce Sebastian işsiz kaldığı gibi ücretini de alamamıştır. Bu arada zarfta açık olan pencereden uçmuş ve Sebastian’ın malzemelerinin bulunduğu bir yere düşmüştür. Sebastian zarfı alır ve zarfın içinden bir tren bileti ve bir otel davetiyesi olduğunu görür. Bunun üzerine zarftan çıkan biletle ve davetiye ile nereye varacağını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Devamı… »

SYRIANA

4 Ağustos 2006 Jensa

8.5 / 10 (2 oy)
Loading ... Loading ...

Syriana | Matt Damon | George Clooney
Yönetmenliğini Stephan Gaghan’ın üstlendiği film, anlatım tarzı olarak 2001 yılında 4 dalda Oscar ödülü kazanan “Traffic” ile benzer özelliklere sahip. Zaten anılan filmin senaryosunu da yönetmenimiz yazmış ve bu özgün anlatım tarzı ile de “en iyi senaryo” ödülünü kazanmış. Bu filmde ise Stephan Gaghan karşımıza hem senarist hem de yönetmen olarak çıkıyor. Robert Baer’in “See No Evil” isimli kitabından uyarladığı senaryo ile geçtiğimiz yıl da “En iyi yardımcı oyuncu” ödülünü filmin başrol oyuncusu George Clooney ve “en iyi senaryo” ödülünü de bu film ile Stephan Gaghan kazandı.

Syrian, ülkemizde daha çok güneydoğu bölgemizde yaşayan Süryanileri tanımlamak için kullanılan bir sözcük. Syriana ise Washington ve Amerikan bilgi kuruluşlarının Ortadoğu petrol havzasını tanımlamak için kullandıkları Mezopotamya bölgesi.

Devamı… »

TAEGUKGI | BROTHERHOOD OF WAR

31 Temmuz 2006 Jensa

8.75 / 10 (4 oy)
Loading ... Loading ...

TAEGUKGI | BROTHERHOOD OF WAR
Kore sinemasının güzel örneklerinden olan bu savaş filmi giriş kısmında “Er Ryan’ı kurtarmak” filmini anımsatıyor. 1950 yılında başlayan Kuzey ve Güney Kore arasındaki savaşın yapıldığı yerlerde kazı yapan bir araştırma ekibi, savaş alanında bulduğu bazı eşyalar vasıtası ile bay Jin Tae’ye ulaşmışlardır. Savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir iz olabileceği düşüncesiyle yola çıkan Jin Tae bir taraftan da geçmişe dalar.

O yıllarda kendisi üniversite öğrencisi, ağabeyi ise ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile mutlu bir yaşantıları vardır. Ağabeyi tüm imkânlarını kardeşi ve ailesi için seferber etmiştir ve evlilik planları yapmaktadır. Ancak bu sırada komünist Kuzey Kore ile ülkeleri savaşa tutuşur. Jin Tae ve ailesi mülteci durumunda ülkenin iç kesimlerinde yaşayan ailelerinin yanına doğru yola çıkarlar. Yolculuk sırasında mola verdikleri bir sırada ordu tarafından iki kardeş silah altına alınır. Artık Jin Seok’un tek amacı vardır. Savaşta üstün başarı göstermek ve kardeşini ailesinin yanına göndermek…

Devamı… »

THE SYRIAN BRIDE | SURİYELİ GELİN

9 Haziran 2006 Jensa
(Henüz oy verilmemiş)
Loading ... Loading ...

The Syrian Bride | Suriyeli Gelin
İsrailli yönetmen Eran Riklis tarafından çekilen filmin konusu İsrail tarafından işgal edilen Golan tepelerindeki Dürzî köylerinden birinde geçiyor. Köyde yaşayan Mona isimli bir genç kız, Suriye’deki akrabaları tarafından bulunan bir damat ile evlenecektir. Görücü usulü bile olmayan bir tarz ile tamamen tanıdıklar tarafından aracılık sonucu birbirlerini fotoğrafta görerek evlenmeye karar verirler. Ancak olayın acı tarafı evlendikten sonra Mona, İsrail işgalindeki Golan tepelerine bir daha geri dönemeyecek, ailesini, akrabalarını ve doğduğu toprakları tekrar göremeyecektir.

The Syrian Bride | Suriyeli Gelin
Film düğün günü sabahı başlıyor. Düğün hazırlıkları yapan kadınların telaşı, ülkesinden ayrılmış ve bir Rus kadın ile evlenmiş olan Hatem bu yüzden babası tarafından reddedilmiştir. Hatem kızkardeşinin düğününü fırsat bilerek Rus eşini ve oğlunu da alarak memleketine dönmüştür. Ancak bu yüzden Dürzi din adamları ve babası tarafından dışlanmıştır.

Devamı… »