">
">

Aşk Tutulması

- 28/01/2010
6,10(10 oy)

Futbol her geçen gün dünyada ve ülkemizde dev bir endüstri görünümü kazanmakta. Özellikle ülkemizde insanlar, her konuda olduğu gibi, futbol konusunda da ikiye bölünse de, futbolu benimseyen ve destekleyen kesimin çok daha kalabalık olduğu aşikar! Karşı taraftan da sanırım artık futbola “yirmi iki adamın bir top peşinden koşması” gözüyle bakanların sayısı hayli azaldı.

Yönetmen Murat Şeker, futbol aşkıyla sevgiliye olan aşkı harmanladığı filmi “Aşk Tutulması”nda, fanatik Fenerbahçe’li Uğur’un (Tolgahan Sayışman) tesadüfler sonucu bir araya geldiği Pınar (Fahriye Evcen) ile başlayan aşklarının, Uğur’un Fenerbahçe sevgisi ile çakışması sonucu yaşananlar, nispeten komik bir dille anlatılıyor

Uğur, babasının onu Fenerbahçe maçına götürdüğünden beri Fenerbahçe’ye tutkuyla bağlanmış. Hatta zamanında “Fenerbahçe mi, ben mi?” diye soran kız arkadışına “Kendine hiç şans tanımıyorsun” cevabını yapıştırmış. İş için taktığı kravat bile sarı-lacivert. Bazen de “totem” yapıp, takımının kazanması için maçları izlemiyor. Pınar ise aşk meşk konularından, kendisini yarı yolda bırakan erkek arkadaşı yüzünden oldukça muzdarip. İş yerindeki Burç Bey (Tim Seyfi), bir yandan onun arkadaşıyla birlikteyken bir yandan Pınar’a asılıyor. Pınar ve Uğur, bu ahval ve şerait içinde aşklarını yaşamaya başladıklarında, karşılarına, başta Uğur’un futbol aşkı olmak üzere birçok engel çıkıyor…

Filmde Tolgahan Sayışman, Fahriye Evcen ,Tim Seyfi, Ayten Uncuoğlu, Suzan Aksoy, Ali Erkazan, Murat Akkoyunlu ve Yasemin Öztürk rol alıyorlar.

Murat Şeker, kendine has niteliklerini bu filmde de sergiliyor. Filmi fazla ciddiye almadığı bölümler var yine. Kendi filminin (2 Süper Film Birden) reklamını, filmdeki karakterlere yaptırıyor. Yine aynı filmde geçen bir repliği bu filme aktarıyor vs.

Ayrıca film, daha önce “2 Süper Film Birden”in yazısında değindiğim gibi Farrelly kardeşlerin 2005 yapımı filmi “Fever Pitch”i epey bir andırıyor. Her ne kadar orada beyzbol aşkı irdelendiyse de, içerikler birbirleriyle uyuşuyor! Tabii ki iki film birbirine benzeyebilir, ama ikinci filmi çekenin, filmini biraz daha özgünleştirmesi gerekir bence bu tip durumlarda.

Her şeye rağmen, yalnızca Fenerbahçe’lilerin değil tüm futbolseverlerin beğenebileceği bir film “Aşk tutulması”. Son olarak; “Fenerbahçelilikle” ilgili bir film çekip, yalnızca 400 bine yakın insanı salonlara çekebilmenin ayrı bir meziyet(!) olduğunu belirtmekte yarar var!

Aşk Tutulması Yorumları

1 Yorum


3 + altı =

  • Giallo 3 Şubat 2010 20:52

    “Futbolun 22 adamın topun peşinden koşması olduğunu düşünmenin,kemanın telden ve yaydan,Hamlet’in kağıt ve mürekkepten ibaret olduğunu söylemekten bir farkı yoktur.” diyerek Priestley’in sözleriyle başlayayım. O düşüncede olanlar için harika bir cevap.

    G.saraylı bazı blogdaşlarım tarafından bile beğenilmişti bu film.
    Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçından görüntüler vardı bu filmde; O gün üstüme giydiğim yeşil polardan tanıdım kendimi ve hoş bir anıdır bu benim için…

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri