- 25/07/2010 | Hey Jo:Gladiatus gibisi ne geldi ne de gelir gerek...
- 25/07/2010 | necibe:bu filmi seyretmek istiyorum
- 20/07/2010 | okuyucu:Maalesef değil.Tobey Maguire uzun süre önce...
- 20/07/2010 | rent a car:TeÅŸekkürler…
- 20/07/2010 | populer:http://www.poppuler. com/bloglar adresinde blog...
Hafta içi -mucize fiyat 3.5 TL’den- izlemeye özen gösterdiÄŸi, -Gala filmleri dışında- gördüğü 17 filmi en beÄŸendiÄŸinden baÅŸlayarak sıralayan “abla” 2009′un Filmekimi’ni verimli, bereketli bulur: 1. Kapitalizm: Bir AÅŸk Hikayesi, 2. Ay, 3. Åžark Oyunları, 4. 9, 5. Polytechnique, 6. Dönüşüm, 7. Altın ÇaÄŸdan Öyküler, 8. Londra Nehri, 9. Cennette BeÅŸ Dakika, 10. Che-2: Gerilla…
Reklam filmleri, -krizin etkisiyle olsa gerek- giriÅŸte “2 dakika sürdüğü” uyarısından da anlaşıldığı gibi pek zayıf: Ritmi önde müziÄŸiyle yetkin, güzel bir jimnastik kulübü reklamı, aÅŸk hikayesi dizisi havasında bir iletiÅŸim teknolojisi reklamı, iki de “bu aileden olmak ne istediÄŸini bilmektir” sloganı/dayatması ile, sokak giysileriyle evde oturan insanları gösteren, 45 yıllık giysi “marka”sı reklamı, topu topu dört adet!
Festival boyunca film aralarında, arkadaÅŸlarıyla, Çiçek Pasajı‘na, Saray‘a, Pano‘ya, en çok Galatasaray’daki Çorbacı‘ya giden, orada kendisini Giritli saymasına karşın “bizimkiler bunu bilmez” dediÄŸi sebzeli köfteli Girit Çorbası’yla tanışan “abla”, artan zamanda el yapımı defter ve minik kartları için görüşmeler yapar: Polipropilen’den kalpler keserek ürettiÄŸi, kürkten saçlı portrelerle süslediÄŸi kapaklar arasına koyduÄŸu güzel kalın kağıtlı defterlerle, boncuk dikerek ürettiÄŸi küçük -hediye için iyi dilek yazılabilecek- kartlar için Mefisto ile görüşür.
Bir ara, -yazılarında esip gürlese de, tek başına az pısırık “abla”, bir başına gitmeye cesaret edemeyeceÄŸi- fal bakan kahvelerden hemcinslerinin olanına sinemasever sevgili arkadaşınca götürülür, ilk kez Tarot Falı baktırır: Enine boyuna gösteriÅŸli -ruh enerjisinin tümünü tutar görünen, ışıltılı- kadın “abla”yı karşısına oturtur, desteyi üçe böldürür, dokuz kağıt çekmesini ister. Kartlara bakarak “…burada bir apartmanda kaldığını, ama asıl evinin müstakil olduÄŸu…” söyler. “…kırgınlıkların var ama kindar deÄŸilsin, elin gönlün açık… bekar mısın?… sen bu iÅŸleri kapatmışsın… kızının adının beÅŸ harfli…” der, sorduÄŸu 6-7 harfle kızının adını bulur. “İlk çocuÄŸu oÄŸlan olacak… ilkini görüyorum… damat askere, yakına bir yere gidecek…” Sonra “abla”nın hedefini sorar, gün boyu kimbilir nelerle karşılaşıyorsa, hedefini söyleyen “abla”ya, öyle fazla bir ÅŸaÅŸkınlık göstermez; “hedefine ulaÅŸacaksın,” der, “herkese söyleme nazara gelirsin”. Birkaç kağıt daha çektirir, “bir yolculuk yapacaksın, İzmir tarafına mı?” diye sorar. (“Abla” bir kaç gün sonra teyzesiyle Dalaman‘a kuzenine gidecektir) “Bir haber bekliyor musun?… alacaksın… bir kart daha çek bir soru sor” der; “abla” sorar “ne zaman?”, ışıklı kadın elindeki karta bakar “2010!” der “2010 senin yılın, kalabalıklar içindesin, müjdeler var, parasal sıkıntın yok, biraz sıkılıyorsun, ama önün açık…”
- Kategori:
- Film Festivali
|- Filmekimi

