“Abla” 26. İstanbul Film Festivali’nin ilk günü, 3 film izler:

- 06/10/2008
5,60(5 oy)

Eve dönerken damağında HÜZÜN tadı algılar, düşünür, bulur; her üç film de kıyısından köşesinden ÖLÜM temalıdır…

Lacondina | DilenciHayalet Dalgalar | Invisible WavesYerdeniz Öyküleri | Gedo Senki

Pasolini‘nin ilk filmi “Dilenci; son derece masum, çocuksu bir saflık içeren, en büyük kötülüğün hırsızlık, hain bir fahişeyi tokatlamak, “çalışanların bayramının yılın bir günü -1 Mayıs-, çalışmayanların ise yılın hergünü” olduğu Yılmaz Güney lezzetinde bir film…

Hayalet Dalgalar” bir Uzakdoğu filmi, hiç yüksünmeden yaşanıp aynı formatta da ölünüp öldürülebilen, ölümün, yaşamın zarif bir detayı olduğu yaşam anlayışı üzerine güzel görüntülerin olduğu bir film… Şiddetin dozu da, bunun hakiki bir uzakdoğu hikayesi olduğundan şüphelenmeye neden olacak kadar düşüktü!

Yerdeniz Öyküleri bir çizgi film; “abla” bu çizgi filme konu olan kitabı, Ursula K. Leguin‘in yazdığı, serinin diğer kitaplarını da okumuştur ve betimleme konusunda kendisini bunca etkileyen az yazar olduğunu düşünür. Örnek olarak sorar “sis en güzel hangi fiille anlatılabilir?” Yazar “…camlara yaslanmak…” demiştir! “Abla”, sıcak bir yaz günü, bir İ.E.T.T. otobüsüyle işe giderken okuduğu “Atuan Mezarları”nda, yeraltı dehlizlerinde kaybolan rahibenin anlatıldığı bölümde serin, nemli bir küf kokusu aldığına yemin edebilir! “Heidi” görünümlü çizgi kahramanların uzakdoğu dillerinde konuşmaları bir yana Leguin’in ölüm, sonsuzluk, kötülük… gibi kavramları derinlemesine incelediği kitaplarına bayağı uzak bir çizgi film! Dil konusunda sızlanırken, kızkardeşinin “hangi dilde olmalıydı?” sorusuna bir cevap vermeye çalışmıştır ama “olmayan, çok az bilinen, yerli halklara ait bir dil belki ya da esperanto gibi bir şey mi…” gibisinden laflar gevelemiştir ve cevap kendi içine dahi sinmemiştir!

“Abla” 26. İstanbul Film Festivali’nin ilk günü, 3 film izler: Yorumları

Yorum Yok


bir × 8 =

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri