1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız (Henüz oy verilmemiş)
Loading ... Loading ...

28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin 11. gününde, “abla” üç film daha görür: 8, Kırmızı Adamların Toprağı, Bir Buçuk Oda

Sinemada İnsan Hakları bölümünden, Yarışma Dışı, 8: Yönetmenler, Jane Campion, Gael Garcia Bernal, Jan Kounen, Mira Nair, Gaspar Noe, Abderrahmane Sissako, Gus Van Sant, Wim Wenders. Fransa 2008 yapımı. Festival katalogunda yazanlar: “Eylül 2000′de BirleÅŸmiÅŸ Milletler, dünyadaki yoksulluk oranını 2015′e dek yarıya çekebilmek için kolları sıvadı. Milenyum GeliÅŸim Hedefleri dedikleri sekiz hedef belirlediler. Açılışını Catherine Deneuve’ün yaptığı filmde sekiz sinemacı bu büyük meselelere dair görüşlerini paylaşıyor: Sissako açlık sınırında yaÅŸayan insanları ele alırken Gael Garcia Bernal ilköğretim hakkı; Gaspar Noé, AIDS; Mira Nair, kadın erkek eÅŸitliÄŸi; Jane Campion, çevresel sürdürülebilirlik; Gus Van Sant, bebek ölümleri; Jan Kounen, saÄŸlık hizmetleri; Wim Wenders ise geliÅŸim amaçlı küresel ortaklık üzerine eÄŸiliyor.”

Her biri çok güzeldir ama “abla” 8 film içinden en çok Jane Campion’un, Avustralya’da yaÄŸmurun yaÄŸmadığı bir bölgede, bir kadının gördüğü rüya üzerine, finalinde çocukların, ellerinde gözyaşı kavanozları tepeye çıkıp, genç kızın çaldığı çok etkili keman parçasıyla yaÄŸmur bulutlarını çağırdıkları filmi, Jan Kounen’in, yerlilerin ÅŸarkıları, söylenceleri aracılığıyla anlattığı, yoksulluk yüzünden doÄŸuma yetiÅŸtirilemeyen genç kadının öleceÄŸini anladığında, kayıkta, kucağına uzandığı yaÅŸlı kadına “nine ölünce nereye gideriz?” deyip, “abla”yı gözyaşına boÄŸduÄŸu filmi ve Wim Wenders’in, paylaşım üzerine, Yunus Muhammed’in fikir babası olduÄŸu mikro ekonomi fikrinin hayata geçirilip uygulanışını anlatan filmi beÄŸenir.

Sinemada İnsan Hakları bölümünden, İtalya Brezilya 2008 yapımı, Kırmızı Adamların Toprağı: Yönetmen, “abla”nın Garaj Olympo filmiyle tanıyıp unutamadığı Marco Bechis; oyuncular, Claudio Santamaria, Abrisio da Silva… Brezilya’nın orta batısındaki zengin geniÅŸ topraklarını beyazlara kaptırdıktan sonra bir kampta tecrit edilip yaÅŸamaya çalışırken emekleri sömürülen yerlilerden küçük bir grup, iki genç kızın intiharı üzerine topraklarına dönüp kamp kurarlar. Bu, büyük toprak sahibi beyazları korkutur, “kraliçe arıyı öldürerek” problemi çözmeye karar verirler. Hüzünlü, güzel bir film…

Uluslararası Yarışma bölümünden, Rusya 2009 yapımı Bir Buçuk Oda: Yönetmen Andry Khrzhanovsky, oyuncular, Alisa Freindlich, Sergei Yurskiy, Grigoriy Dityatkovskiy… Stalin döneminde Leningrad’da yaÅŸayan bir çocuklu, birbirine sevgiyle baÄŸlı Yahudi ailesinin hikâyesi, festival kataloguna göre “Büyük sinemacı, canlandırma sanatçısı ve belgeselci Andrey Khrzhanovsky’nin Nobel ödüllü büyük Rus ÅŸairi Joseph Brodsky’yi anlattığı eÅŸsiz bir sanat buluÅŸması.” Sanatçı ruhlu Brodsky, muhalif tavrıyla 1972′de ABD’ye sürülür; arada yoksulluk içindeki ana babasına zorlukla ulaşır, telefonda iyiliÄŸinden şüpheli annesine, “kerevitin biraz daha korkuncu” diye tanımladığı istakoz yediÄŸini söyler, annenin yorumu “çocuk yiyecek ÅŸey bulamıyor, tuhaf hayvanlar yiyor” olur. Uzun yıllar sonra, yurtdışına çıkıp oÄŸullarını görme izni alamayan ana babasının ölümünden sonra, yeni adıyla St. Petersburg’a gelen Brodsky, “abla”nın da bir önceki yaz görüp çok beÄŸendiÄŸi kentte, adım adım gezerek anıları canlandırır, televizyonun karşısındaki masa başında onlarla oturup nasıl öldüklerini sorar.� MuhteÅŸem canlandırma bölümlerle, müzikle, görsellikle bir baÅŸyapıt.


Bu yazı 165 kez okundu

Yorum yapın